YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
12 Punto14 Punto16 Punto18 Punto
CHP'de iç savaş
03 Kasım 2010 15:38

Kaset komplosu ile Deniz Baykal’ın harcanması ertesinde Kemal Kılıçtaroğlu CHP’ye başkan olduktan sonra 24 Mayıs 2010 tarihinde yayınlanan “Başkan Kılıçdaroğlu, 'Önder' Sav” başlıklı yazımda CHP ve Kemal Kılıçtaroğlu’nu nasıl bir süreç beklediğini kendimce kaleme almıştım. O tarihte yazdıklarımı hatırlatmak için hiç değiştirmeden şimdi tekrar yayınlıyorum.

***

CHP’nin başı Deniz Baykal ve milletvekili Nesrin Baytok’a ait olduğu belirtilen ahlak dışı görüntülerin ortaya çıkmasından sonra CHP, vitrindeki görüntüyü yeniledi.

Daha önce de birkaç defa yazdığım gibi CHP’nin özgürlük ve demokrasi karşıtı politikaları sadece Deniz Baykal’ın partinin başında olmasından kaynaklanmıyordu. Deniz Baykal, partinin ruhuna hakim olan görüşün dışa dönük sözcülüğünü yapıyordu. Baykal değişse bile bu hakim anlayışla CHP siyasetinin değişmeyeceğini daha önce de yazdım. Şimdi değişip değişmeyeceğini test etme zamanı geldi. Çünkü genel başkan değişti.

Bu başkan değişimi ne anlama geliyor? Şimdi bunu irdelemeye çalışalım. 1930’larda İsmet İnönü liderliğindeki CHP tarafından savaş uçakları da kullanılarak yerle bir edilmiş, Dersimli bir ailenin çocuğunun statükonun kurucusu CHP’nin başına geçmiş olması derin statükoya, şeklen anlamlı bir mesaj. Ancak bu şekli değişiklik esasa da yansıyabilecek mi? Esasa da yansımasını temenni ederim. Bunu zaman gösterecek. Ancak ben bu konuda umutlu değilim. Çünkü:

1) Kemal Kılıçdaroğlu, Dersim’i yakan statükoya rağmen değil, o statükonun desteği ile bu konuma geldi. İstese bile zor.

2) Deniz Baykal genel başkan iken parti politikasını ve teşkilatı yöneten gerçek isim Önder Sav ve onun takımı idi. Deniz Baykal partinin sözcülüğünü yapıyordu. Bu kurultayda Önder Sav damgasını yine vurdu. Ve listeyi özünde o hazırladı. Yani genel başkan değişti ama CHP politikası değişmeyecek. MYK ve Parti Meclisi’nde isimlerin çoğunun değişmiş olması ise fazla bir anlam taşımıyor. Önder Sav, bilinen CHP politikasını, farklı isimlerle daha sert ve daha radikal biçimde sürdürmek istiyor. Kılıçdaroğlu ise tabana dayanmaya çalışıyor.

3) Önder Sav’ın Kemal Kılıçdaroğlu’nu desteklemiş olması sinsi bir taktikten ibaret. Önder Sav, son iki sene içinde yaptığı doğru-yanlış çıkışlarla Aydın Doğan Grubu’nun da şişirmesi ile sivrilmiş ve sol cenahta aranan adam konumuna gelmiş olan Kemal Kılıçdaroğlu’nu harcamak istiyor. Önder Sav, medyanın şişirdiği Kılıçdaroğlu’nu genel başkan yapıp, ama şimdiye kadar olduğu gibi CHP’yi arkadan kendisi yönetip “Kemal Bey’de bir numara olmadığını” onun sahte kahraman olduğunu göstermeye çalışacak. İlk harcamaya çalışacağı isimlerden diğeri de Gürsel Tekin.

4) Önder Sav, Kılıçdaroğlu’nu kendi haline bıraksa bile o, bir partiyi yönetebilecek, hele hele iktidara getirebilecek çapta biri değil. Konuşmalarına bakılırsa kafasında hala 1930’ların politikası var. Hala bürokratik devleti savunan bir söylemi savunuyor. Bu da onun dünyadan ne kadar habersiz olduğunun göstergesi.

………..

6) Kılıçdaroğlu, “Hem demokrasiyi hem de partide gençleşmeyi sağlayacağız” diyor. Bu demokratikleşme ve gençleşme vaadi CHP’nin fantezisi. Her zaman konuşulur, hiçbir zaman yapılmaz. Parti üst yönetiminin % 80’inden fazlasını Önder Sav belirledi. Parti gençleşecekse en başta Önder Sav’ın gitmesi gerekir. Önder Sav 73 yaşında. Bundan sonra da Önder Sav, partiyi Kemal Kılıçdaroğlu’na bırakmak istemeyecek. Mevcut şartlarda demokratikleşme ve gençleşme yine fantezi ve vaat olmaktan öte gidemez. Ayrıca gençleşmek için ille de biyolojik yaşa bakmamak gerekir. CHP’nin aslında politikaları yaşlanmış durumda. Türkiye’yi ve Dünya’yı keşfeden radikal bir zihniyet dönüşümü olmadığı takdirde modası geçmiş ihtiyar düşünceleri gençlerin savunması bir şey değiştirmez.

……….

8) CHP’nin politikası özgürlük, sivilleşme ve demokrasi amaçlı değil. Tasfiye, yok etme veya yok saymaya yöneliktir. Önder Sav’ın, kendisini eleştiren Yılmaz Ateş’i hedef alan şu sözleri çok açıklayıcı: ''Çok Yılmaz Ateş'leri biz cebimizden çıkardık, sokağa bıraktık. Zaten bu telaşın temelinde yaklaşan kurultayda yok olacaklarını görmeleri yatıyor'' diyor. On yıllarca CHP’nin tepesinde kalmayı marifet sayan, farklılıklara, eleştirilere tahammül edemeyen ve onu “yok etmeye” çabalayan ve eden bir zihniyetin hakim olduğu partiden nasıl bir değişim beklenebilir?

9) Partiye yine Önder Sav hakim. Kemal Kılıçdaroğlu değil. Ancak Önder Sav’ı yönlendirenler 5-6 ayı geçmez Kemal Kılıçdaroğlu ile beraber Önder Sav’ı da tasfiye edecekler.

***

Bu satırları 24 Mayıs 2010 tarihinde yayınlamıştım. Yeni bir şey söylemeye gerek olmadığını düşünüyorum. Önder Sav’ı, Kemal Kılıçtaroğlu’nu ve CHP’yi önümüzdeki süreçte neler bekliyor hep beraber göreceğiz.

Alper TAN

03.11.2010

Yazarın Önceki Yazıları
ABD'de ne oldu, ne olacak? 18.05.2017Türkiye - Batı ilişkilerinde yeni dönem! 12.05.2017Dava ve Sırat-ı Müstakim 08.05.2017Artık savunma yok taarruz var! 19.04.2017Bir devrimin ardından.. 17.04.2017Cumhurbaşkanlığı Sistemi'nin İç-Dış Boyutları ve Arka Planı 11.04.2017Dünya alt-üst oluyor! 31.03.2017Monarşik Avrupa'ya demokrasi götüreceğiz 28.03.2017Batı medeniyetinin çöküşüne hazır olun 22.03.2017Haçlı birliğine karşı hilal birliği 15.03.2017Avrupa niçin düşmanlıkta yarışıyor? 10.03.2017Niçin "hayır" demeliyiz! İşte sebepler.. 06.03.2017Aslında "kimler rahatsız" 03.03.201728 Şubat'ın 28 Günahı 28.02.2017Fethullah'ı verseler ne olacak! 23.02.2017Yazarın tüm yazıları için tıklayınız.
Takke düştü kel göründü
 // Erdoğan
Baykal zamanında bazıları tarafından şişirilen kılıçdaroğlundan lider olamayacağı anlaşılmıştır.Bunu ilk farkeden önder sav ve ekibi sonra şişiren (masalara çıkıp alkışlayanlar) en sonundada baykal olmuştur.Baykal kendisine seçime kadar süre vermiş (aynı zamanda kaset muhebbetite yavaş yavaş unutturulmaya veya unutturmaya çalışılmakta) seçimden hemen bilmem kaçıncı kurultay yapılacaktır.Sonuç itibarı ile bir kez daha takke düşmüş kel görünmüşt...
24 Kasım 2010 17:07
???
 // burakcan
Son perde asıl yapılmak istenen oyunun amacı!!!!!!!
1930 lu yıllardan sonraki, dikta rejimi chp nin başına ismet inönü gibi birisini yani SÜHEYL BATUMU getirmek. gerçi memleketim insanı artık herşeyi çok iyi biliyor ama kılıçdaroğluna yazık olacak garibim kullanıldığının farkında değil. hadi hayırlısı....
06 Kasım 2010 21:54
???
 // burakcan
Birkaç perdelik bir oyun kurgulayarak son bölüme yaklaştılar.perdeleri şöyle biraz anımsarsak... Birinci perde baykalı bitirme, ikinci perde kılıçdaroğlunu şişirme, üçüncü perde chp yi değiştirme (??????), dördüncü perde yaşı kemale erenleri egale, beşinci perde halkı kandırma, altıncı perde sağa sola çamur atma, yedinci perde ikdidar olacağız hayali ve son perdeyi oynama sırası geldi. O perdede bir sonraki yoruma kalsın 500 harfe sığmaz çünkü.....
06 Kasım 2010 21:47