YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
12 Punto14 Punto16 Punto18 Punto
Çelişkiler Ülkesi
25 Şubat 2008 11:02
Türkiye olarak çelişkiler üretmekte üstümüze yok.

Birbirimizi vatan haini ilan ederek içimizi boşaltıp kısa yoldan rahatlamak hoşumuza gidiyor. Ucuz yollu vatan kurtarma edaları psikolojik olarak geçici bir rahatlama verdiği gibi kendimizi kahraman zannetmemizi de kolaylaştırıyor.

Patrik “ekümenik” olursa:

Ortodoks patriği, ekümenik olarak tanınmak istiyor. Biz şiddetle karşı çıkıyor adamı boğmaya çalışıyoruz. Acaba anlamaya çalışsak, anladıktan sonra yine karşı çıkmak gerekiyorsa o zaman karşı çıksak ne kaybederiz. Yoksa anladığımız takdirde ön yargılarımızı ve saplantılarımızı kaybetmekten mi korkuyoruz. Türkiye’da hala düşüncelerimizi özgürce ifade etmekten ya da karşı tarafın düşüncelerini sükunetle dinlemekten neden çekiniyoruz? Çünkü düşüncelerin, şiddetle bertaraf edilmesinden korkuyoruz. Mesela Ortodoks Patriği televizyona çıkıp neden ekümenik olmak istediğini, neyi amaçladığını açık açık anlatsa Türk halkı da bunu dinleyip değerlendirse onun düşüncelerini beğenmeyenler de karşı tezlerini özgürce açıklasa, böylece halkımız olayları daha rahat anlasa ve değerlendirse kıyamet mi kopar?

Mesela İstanbul’da bulunan Türk vatandaşı patriğin ekümenik olması faydalı da olabilir mi acaba diye kaç kişi düşünüyor. Ya da ekümenik olan Türk vatandaşı patriğin ülkemiz açısından değişik faydaları olup olamayacağını biraz daha fazla düşünsek ne kaybederiz?

Ülke bölünecek:

Bir zamanlar Kürtçe şarkı çalınması yasaktı. Fakat bir çok yerde çalınıyordu. Devletimiz Kürtçe şarkı serbest olursa ülkenin parçalanacağından korkuyordu. Yıllarca yasakladı. Kürtçe şarkı serbest oldu ülke bölünmedi, kıyamet de kopmadı.

Kürtçe kurs, Kürtçe yayın ülkeyi böler deyip yıllarca yasakladık, sonra müsaade ettik. Yine ülke bölünmedi ve kıyamet kopmadı.

Memleketi satıyorlar(!):

Yabancılara mülk satılmasına karşı çıkıyor, hükümet ülkeyi satıyor diye feryat ediyoruz. Acaba Almanya’da, Hollanda’da, Belçika’da, Amerika’da mal mülk sahibi olan Türkler bu ülkeleri satın mı alıyorlar diye düşünmüyoruz. Ya da bu isimlerini saydığımız ülkelerin geri kafalı(!) aydınları Türkler ülkemizi satın alıyorlar diye neden sokaklara dökülmüyorlar kafa yormuyoruz.

Yabancı sermaye:

Aynı kafalara göre yerli sermayenin bir kısmı hortumcu, soyguncu. Diğer kısmı yeşil sermaye yani şeriatçı. İsrail’li Sami Ofer Yahudi. O gelmemeli çünkü Yahudi. Dubai prensi Türkiye’ye yatırım yapmamalı. Çünkü Arap ve İslam ülkesinden. AB ülkeleri gelmesinler. Çünkü onlar ülkemizi bölmeye çalışıyorlar. Amerikalılar gelmesinler onlar emperyalist.

O zaman ne yapalım abi?

Hadi toplanıp Kızılay’a ya da Taksim’e gidip kaldırım taşlarını sökelim eylem yapalım. Polis aracını yakalım. Belediye otobüsünü kundaklayalım. Dükkanların camlarını kıralım ve slogan atalım yeri göğü çınlatalım.

“Her şey vatan için. Her şey vatan için”

“Türk’ün Türk’ten başka dostu yoktur.”

Hayır, hayır.

Türk’ün Türk’ten başka düşmanı yoktur.
Yazarın Önceki Yazıları
Krizden fırsat çıkarma vakti 04.10.2017Doğu-Batı savaşında zihinlerin işgali... 21.09.2017Büyük hesaplaşmaya doğru... 18.09.2017Batı dünyası nereye yuvarlanıyor? 04.08.2017Mübarek beldelerimizi korumak iman meselesidir 25.07.2017Yüceltilen evrensel hukuk nedir? 14.07.2017Olaylar, tehditler ve biz 05.07.2017Aslında neler oluyor? 28.06.2017"Bizim medya" kimin veliahtı? 22.06.2017Yürüyen CHP Boğaz'ı nasıl geçmeli? 20.06.2017Katar'ı sevmek için Arab'a sövmek mi lazım? 13.06.2017Büyük patlamaya az kaldı 30.05.2017ABD ve Terör Mühendisliği 24.05.2017ABD'de ne oldu, ne olacak? 18.05.2017Türkiye - Batı ilişkilerinde yeni dönem! 12.05.2017Yazarın tüm yazıları için tıklayınız.