YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
12 Punto14 Punto16 Punto18 Punto
Bush kazansa da kaybetse de ABD hep kaybediyor
25 Şubat 2008 13:28
ABD 21. yüzyılın ilk yıllarında uygulamaya koyduğu strateji ile ABD’nin hakim olduğu ülkeleri, halkların beklentilerini de kullanarak, çağa uygun şekilde yeniden düzenleyip, elinde olmayan ülkeleri de kontrol altına alarak bir nevi dünya imparatorluğu kurmak istiyordu.
Öyle yanlış varsayımlar ve stratejiler geliştirdi ki elde olanları da kaybetmeye başladı. Aslında ABD açısından, ABD politikaları açısından tam bir zincirleme iflas süreci yaşanıyor. ABD, Güney Amerika ülkelerinde ardı ardına gelen muhalif yönetimlerle tanıştı. Venezüella, Ekvator, Meksika vs. İran’da önceki yönetime göre çok daha sert bir lider Mahmut Ahmed-i Necad geldi. Filistin’de Hamas iktidar oldu. Lübnan’da ABD’nin desteklediği İsrail, Hizbullah’a yenildi. Kuzey Kore nükleer denemeleri başarıyla gerçekleştirdi. Şimdiye kadar müttefik olan Pakistan, Türkiye ve Suudi Arabistan gibi önemli ülkeler ABD politikalarına kafa tutmaya başladı. Gürcistan, Ukrayna ve Kırgızistan’da yapılan ABD destekli renkli devrimler bir bir sarsılıyor.
Bush yönetiminin, iktidarı dönemindeki en başarılı icraatı bütün bu olup bitenleri, şimdiye kadar Amerikan halkından gizleyebilmesidir. Ama Amerikan Kongresi için yapılan son seçimler ortaya koydu ki artık Amerikan halkı da gerçekleri görmeye başlamış. Sansür çabaları gerçekleri örtemez hale gelmiş.
Neoconlar, Savunma Bakanı Rumsfeld’i kurban vererek durumu kurtaracaklarını sanıyorlarsa yanılıyorlar. Neocon kabinesi öyle hatalar yaptı ki Bush iktidarı tamamen değişse bile ABD, dünyadaki itibarını çok uzun bir süre düzeltemeyecektir.
Irak’ta ise Saddam Hüseyin’e idam kararı verildi. Bu karar Bush açısından bir seçim malzemesi olarak ne kadar işe yaradı bilemiyorum. Fakat Bush kendi başına bu kararla öyle bir çuval geçirdi ki neticesi çok ağır olabilir. Hem o kadar acı ki idam kararının uygulanması mı, yoksa uygulanmaması mı daha vahim sonuçlar doğuracak bunu kestirmek zor. Belli olan bir şey var ki, ikisinden her hangi birinin uygulanması yaşlı Saddam’dan çok ABD’nin canını acıtacaktır.
***
Eski başbakanlardan Bülent Ecevit meşakkatli bir hastane döneminin ardından hayatını kaybetti. Uzun yaşamı ve siyasi mücadelesinde bu ülkeye olumlu olumsuz çok etkisi oldu. Çok kritik dönemler onun iktidarları döneminde yaşandı. Tıpkı iktidarları gibi vefatı da sıkıntılı ve zor oldu. Şimdi gelin Bülent Ecevit’e son bir iyilik yapalım. Rejim malzemesi yapmayalım. Bari cenazesine olsun saygı gösterelim. Dışa çok da yansımayan derin bir inanca sahip Ecevit’i inancımıza uygun bir şekilde ebedi aleme huzurla yolcu edelim. Cenaze merasiminde bari onu rahat bırakalım. Bu hepimize düşen bir insanlık görevidir.
Alper TAN
09.11.2006
Yazarın Önceki Yazıları
Krizden fırsat çıkarma vakti 04.10.2017Doğu-Batı savaşında zihinlerin işgali... 21.09.2017Büyük hesaplaşmaya doğru... 18.09.2017Batı dünyası nereye yuvarlanıyor? 04.08.2017Mübarek beldelerimizi korumak iman meselesidir 25.07.2017Yüceltilen evrensel hukuk nedir? 14.07.2017Olaylar, tehditler ve biz 05.07.2017Aslında neler oluyor? 28.06.2017"Bizim medya" kimin veliahtı? 22.06.2017Yürüyen CHP Boğaz'ı nasıl geçmeli? 20.06.2017Katar'ı sevmek için Arab'a sövmek mi lazım? 13.06.2017Büyük patlamaya az kaldı 30.05.2017ABD ve Terör Mühendisliği 24.05.2017ABD'de ne oldu, ne olacak? 18.05.2017Türkiye - Batı ilişkilerinde yeni dönem! 12.05.2017Yazarın tüm yazıları için tıklayınız.