YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
12 Punto14 Punto16 Punto18 Punto
BOP, BOP'a karşı
25 Şubat 2008 11:07
BOP yani Büyük Ortadoğu Projesi 11 Eylül 2001'de ikiz kulelerin vurulmasıyla başlayan sürecin adı. Afganistan operasyonu ve Irak savaşıyla gelişen, arkasından birkaç boyalı devrimle devam eden ve şimdi İran başta olmak üzere Suriye'yi de tehdit eden Ortadoğu'da çok sayıda ülkeyi gizli açık etkileyen ve etkilemeye doğru giden bu süreç ne anlama geliyor? Bu sürece dair ortaya atılan Amerikan palavraları ile herkesin gözleri önünde yaşanan gerçekler hiç birbirine uymuyor.

Bush'un ilk işgal ettiği ülke Afganistan, kaç yıl geçmesine rağmen hala sefalet içinde ve bunun değişeceğine dair bir işaret de yok. NATO kuvvetleri hala başkent Kabil dışında yeterince etkili değil. Mevcut hükümet ise Afganistan hükümeti yerine Kabil yönetimi gibi. Aciz ve çaresiz. Irak en az savaş günleri kadar, belki ondan da kötü durumda. Her gün onlarca Iraklı şu veya bu şekilde ölmeye devam ediyor. Çocukların istikbali karanlık, kadınlara tecavüz ediliyor. İnsanların inançlarıyla dalga geçiliyor. Şimdiye kadar ölen Amerikan askerleri tek tek sayılırken kaç Iraklının öldüğünü tam olarak kimse bilmiyor. Afganistan'da, Irak'ta, Filistin'de işgalcilerin işgalleri meşru gösterilmeye çalışılırken işgale uğrayan ülkelerini savunanlar terörist ilan ediliyorlar. Bu işgalleri gerçekleştiren Bush yönetiminin dünyayı kandırmaya çalışmak için bu ağzı kullanmasını anlamak mümkün. Fakat ülkemizdeki Bushçuların bu kadar arsız ve pervasız Bushçuluk yapmalarını nereye koymak gerekiyor.

Şimdi yeni bir BOP'tan söz edilmeye başlandı. Bu yeni BOP ise Büyük Osmanlı Projesi. İlk bakışta bir hayalden bahsedildiğini düşünmek mümkün. Özellikle de siz kendinizi beşinci sınıf bir millet, sekizinci sınıf bir ülke olarak görüyorsanız, devlet olarak da Osmanlı adı geçtiğinde aklınıza geri bir Orta Çağ ülkesi geliyor kökünüzü inkar sadedinde bir utanma hissine kapılıyorsanız. Fakat bu hayal bile olsa kendini "kökü mazide bir ati" olarak görenler için güzel bir heyecan ve kendine güven duygusu veren bir açılımdır. Kavramlar içleri anlamlı şekilde doldurulduğu zaman önem ve aksiyon kazanabilirler. Büyük Osmanlı Projesi, Osmanlı devletinin yeniden ihya edilmesi girişimi değildir. Herhalde bu Osmanlı ruhunun, Osmanlı anlayışının, hoşgörüsünün, yardımseverliğinin ve aynı zamanda da ticari, iktisadi ve kültürel olarak şu anda ellinin üzerinde ülkeyi üzerinde bulunduran eski Osmanlı coğrafyasının yeni bir ruhla canlandırılması gayreti olmalıdır.

İlk paragraflarda anlatılan sıkıntıların Evangelist Amerikan yönetiminin Büyük Ortadoğu Palavrasıyla aşılması mümkün olmadığı gibi bu ülkenin meczup başkanının kulağına gelen üfürüklerle daha da derinleşebilir. Fakat Türkiye ve Türkiye gibi ülkelerdeki ruhunu Amerika ve Batıya kaptırmış, aşklarına dolardan başka duygusal bir karşılık da alamayan malum koro için durum başka olabilir. Zaten bu durumda olanlar için Amerikadan gelen her fikir vahiy, Anadoludan çıkan her düşünce ise mekruhtur. Onlara göre zaten düşünmek bile suçtur. Düşünmeye ne gerek var dostlarımız(!) en iyisini zaten düşünmüştür. Bize sadece uygulamak düşer.

İçi iyi doldurulduğu takdirde bir kısım çevreler karşı de çıksalar kendi coğrafyamız için Büyük Osmanlı Projesi uzun soluklu, gerçekçi ve faydalı bir düşünce olabilir. Mevcut psikolojik ortam aslında bunun için hiç de zor bir ortam değil.
Yazarın Önceki Yazıları
Monarşik Avrupa'ya demokrasi götüreceğiz 28.03.2017Batı medeniyetinin çöküşüne hazır olun 22.03.2017Haçlı birliğine karşı hilal birliği 15.03.2017Avrupa niçin düşmanlıkta yarışıyor? 10.03.2017Niçin "hayır" demeliyiz! İşte sebepler.. 06.03.2017Aslında "kimler rahatsız" 03.03.201728 Şubat'ın 28 Günahı 28.02.2017Fethullah'ı verseler ne olacak! 23.02.2017Bu sistemin ne zararı vardı da değiştiriyoruz? 15.02.2017ABD'nin dinci siyaseti tutar mı? 12.02.2017Sandığa giderken dünyada neler oluyor? 09.02.2017Donald Trump'a teşekkür mektubu 31.01.2017ABD gizli belgesi ve Reina saldırısı! 17.01.2017ABD, NATO, Terör ve Cuma Hutbesi! 02.01.2017Batı Savaşı Kaybetti. İstese de İç Savaş Çıkartamaz! 30.12.2016Yazarın tüm yazıları için tıklayınız.