YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
12 Punto14 Punto16 Punto18 Punto
BM Esad'a katliam süresi veriyor
16 Ağustos 2012 17:38

Suriye’de insani haklarını isteyen halka karşı, % 15’lik azınlığa dayanan  Baas yönetiminin katliamları bir buçuk seneden beri devam ediyor. Bu katliamın durdurulması ve halkın hakimiyeti ele geçirmesi için en fazla çırpınan ülke Türkiye. Sözde demokrat ve sözde hümanist Batı ise sevinçten timsah gözyaşları döküyor. İsrail ve Hıristiyan ülkeler topyekün Haçlı zihniyeti ile hareket ediyorlar. Zahiren söyledikleri politik çıkışlarda kesinlikle samimi değiller.

Haçlı dünyası, Suriye’de yaşanan mukatele konusunda gizli bir mutluluk yaşıyor. Ülkede daha fazla kan dökülmesi, hatta ve hatta çatışmanın bir mezhep savaşına dönüşerek bölgeye, diğer ülkelere de yayılması, ayaklanmaların demokratik halk hareketleri olmaktan çıkarak etnik ve mezhebi hüviyetli savaşlara dönüşmesi için çaba sarf ediyorlar.

BM Güvenlik Konseyi’nin veto yetkisi olan devletleri çok gizli bir ittifak ve rol paylaşımı ile hareket ediyorlar. Güvenlik Konseyi üyelerinden ABD, İngiltere ve Fransa iyi adam Rusya ve Çin ise kötü adam rolündeler. Suriye konusunda tam bir senaryo ve rol paylaşımı yapılıyor. Yani Suriye’de katliamların devam etmesini Baas diktatörlüğünün sürmesini sadece Rusya ve Çin değil ABD, İngiltere ve Fransa’da istiyor.

Çünkü 20. yüzyılın başında, şu anda BM Güvenlik Konseyi’nin veto hakkı olan ülkeleri tarafından kurulmuş olan Ortadoğu düzeni, aradan geçen bir asrın sonunda arkası arkasına devriliyor. Ortadoğu halkları özüne dönüyor, yönetim hakkını eline alıyor. Şimdi bu Suriye’de yaşanıyor.

Sizce bir asır önce ABD, İngiltere, Fransa ve Rusya eliyle oluşturulan Ortadoğu denkleminin kendi aleyhlerine değişmesini bu ülkeler isterler mi? Kesinlikle istemezler.

Bosna’da, Filistin’de, Sudan’da, Irak’ta, Afganistan’da ve şimdilerde Arakan’da toplam sayıları milyonları bulan Müslüman ölürken, öldürülürken, milyonlarcası sakat ve yaralı kalırken kılını kıpırdatmayan hatta katillere destek veren, zalimlerle işbirliği yapan Haçlı zihniyetindeki Batı veya zalim Çin mi Suriye’deki mazlumlara çare üretecek?

Suriye için ortaya atılan Kofi Annan planı tam bir oyalama ve Baas katliamına zaman kazandırma taktiği idi. Şimdi BM’de yeni bir kukla bularak başka bir oyalama sürecine hazırlık çabası var.

Batı bunu bilinçli olarak yapıyor. Tıpkı 1980’li yıllarda yapılan İran-Irak savaşında on binlerce Müslümanın birbirini boğazladığı anlamsız savaş gibi yeni senaryo peşindeler. Israrla söylüyorum. Senaryonun başrol oyuncuları arasında İsrail de var.

Bir daha soruyorum Suriye’de olanlar karşısında, burnunun dibindeki gelişmelere karşı İsrail neden sessiz. Sizce İsrail Suriye’de yaşananlar karşısında tarafsız kalabilir mi. Tarafsız kalamazsa Baas’ı mı tutar yoksa muhalifleri mi? Muhalifleri tutacağına ihtimal verebiliyor musunuz?

Suriye’de bütün bunlar yaşanırken şimdilerde Barzani yönetimi ile Türkiye’yi ve İran ile Türkiye’yi karşı karşıya getirme çabası harcanıyor. İsrail ve Batının bu çabaları devam ederken en acı gelişmelerden biri içerdeki muhafazakar medyanın bir kısmının hükümet karşıtlığını İran ve Barzani düşmanlığına kadar götürerek cahilane bir yol izlemeye başlamaları.. ABD elçisinin attığı taşa göre hareket etmeye başlamaları..

Neredeyse her gün sistematik olarak ellerine geçirdikleri her olumsuzluğu İran ve Barzani’ye bağlayarak Türkiye’yi bunlara karşı kışkırtmaya çalışıyorlar..

Unutmayın beyler! Türkiye’nin İran ve Barzani’ye karşı kışkırtılması sadece İsrail’in, sömürgeci Batının ve diğer Türkiye düşmanlarının işine yarar. Böyle bir şey kesinlikle Türkiye’nin ve Müslümanların işine yaramaz. Türkiye’nin İran’la, Irak’la Arabistan’la ilişkisini kestiğiniz zaman, bu ülkeyi vahşi Batı’ya mahkum hale getirirsiniz.

Türkiye halkının ve Müslümanların aklını başına devşirmesi, Haçlı senaryosunu ve bu senaryoya bilerek veya bilmeyerek alet olanların oyunlarını bozması gerekiyor.

Artık görelim. Bölgede yeni bir dünya kuruluyor. Türkiye bu yeni düzenin en önemli aktörü. Ülkemizdeki kompleksli kesimler, bunu bize yakıştıramasalar da gerçek böyle.. İnansalar da böyle, inanmasalar da böyle.. Kurulacak yeni dünyada aktör olmak varken çökmekte olan zalim düzene figüran olmayı tercih edenlere ise sadece acıyoruz. Onlara bunu yakıştıramadığımız için de son derece üzülüyoruz. Umarım gerçeği görür ve kendilerine gelirler.

Suriye ve İslam dünyasındaki krizler konusunda ise Türkiye’nin ve diğer İslam ülkelerinin kendi çarelerini üretmeleri ve çözüm konusunda Batı’nın ağzına bakmaktan vazgeçmeleri gerekiyor. Çok şükür ki Mekke’de yapılan İİT toplantısında bu konularda tarihi kararlar alındığı ve güçlü bir ittifak sağlandığı anlaşılıyor. Bunların neler olduğunu anlamak belki hemen mümkün olmayacak. Ancak ilerleyen süreç bölgede göz açıcı gelişmelere yol açabilir.

Bu konuda çok umutluyuz. Suriye konusunda İran’ın da daha makul bir noktaya gelebileceğini düşünüyorum.

Alper TAN

16.08.2012

 

Yazarın Önceki Yazıları
Batı medeniyetinin çöküşüne hazır olun 22.03.2017Haçlı birliğine karşı hilal birliği 15.03.2017Avrupa niçin düşmanlıkta yarışıyor? 10.03.2017Niçin "hayır" demeliyiz! İşte sebepler.. 06.03.2017Aslında "kimler rahatsız" 03.03.201728 Şubat'ın 28 Günahı 28.02.2017Fethullah'ı verseler ne olacak! 23.02.2017Bu sistemin ne zararı vardı da değiştiriyoruz? 15.02.2017ABD'nin dinci siyaseti tutar mı? 12.02.2017Sandığa giderken dünyada neler oluyor? 09.02.2017Donald Trump'a teşekkür mektubu 31.01.2017ABD gizli belgesi ve Reina saldırısı! 17.01.2017ABD, NATO, Terör ve Cuma Hutbesi! 02.01.2017Batı Savaşı Kaybetti. İstese de İç Savaş Çıkartamaz! 30.12.2016Suriye'de kimlerle savaşıyoruz? 27.12.2016Yazarın tüm yazıları için tıklayınız.