YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
12 Punto14 Punto16 Punto18 Punto
Biri yabancı Kürt diğer yerli Kürt
06 Ağustos 2015 17:39

Barışı sadece reklam amacıyla saz çalarken türkülerde dile getiren ama  Kobani ve Suruç olayları öncesinde Kürtleri çatışmaya ve silahlanmaya çağıran barış ve çözüm karşıtı Selahattin Demirtaş, yeni numaralar peşinde. Çözüm Süreci'nde Abdullah Öcalan’ın üstlendiği misyondan rahatsızlık duyan ama bunu açıkça dile getirmekten korkan Demirtaş ve yakın ekibi ABD’nin Çözüm Süreci'nde “3. Göz”olmasını ısrarla dile getirmişlerdi. Bu talep karşılık bulmayınca süreci bozdular. Suçu da Erdoğan ve Hükümetin üzerine attılar. Fakat bu suçlamaya Kürtleri inandıramadılar. Şimdi yeniden yakın dostları Avrupa’nın kapısını çalıyorlar. ABD’ye yalvarıyorlar.

Son olarak KCK Yürütme Konseyi üyesi Zübeyir Aydar ABD’ye “İMDAT” çağrısında bulundu. “Sen bizim elimizden tut, biz de IŞİD’le savaşta daha büyük rol üstlenelim” diyor.

Avrupa’da yaşayan KCK Yürütme Konseyi üyesi ve eski DEP milletvekili Zübeyir Aydar, Amerika'nın Sesi Radyosu’nun Kürtçe bölümüne konuşmuş. “Çözüm Süreci'nin bitmediğini, Mart ayında Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın müzakere masasını devirdiğini” iddia ediyor. Zübeyir Aydar, iletişim devam ederken Öcalan’ın söylediklerini daha önceleri çok da önemsemiş ve yerine getirmişler gibi konuşup, “Abdullah Öcalan ile iletişimin koptuğu”ndan dem vurup yakınıyor. "Sürecin devam etmesi için Türkiye'nin adım atması gerekir. Uluslararası güçler çözüm konusunda Türkiye'yi zorlarsa o zaman netice alınabilir”  diye de ekliyor. Aydar “Avrupa Birliği ve diğer ülkeler iki taraflı konuşuyor. Hem ‘Türkiye Kendini savunmak zorunda' diyorlar hem de 'Çözüm süreci devam etmeli' diyorlar” diyerek daha yeni öğrenmiş gibi Batı'nın “ikiyüzlü” davrandığını ifade ediyor.

Suruç olayından sonra başlayan askeri operasyonlarla çok kayıplar verip sıkıştıkları için manevra yapıp barıştan söz ediyor ve “Biz çatışma ve savaştan yana değiliz. Müzakere masasına dönülmesini istiyoruz” diyor. ABD ve Avrupa’yı tekrar PKK’nın yanına çekmek için IŞİD kartını açıyor ve “Bu çatışmalar IŞİD ile verilen mücadeleyi sıkıntıyı sokuyor. Bu anlamda uluslararası güçlerin devreye girmesi lazım, gidip taraflarla konuşması gerekir" teklifinde bulunuyor.

Zübeyir Aydar, çözüm karşıtı HDP-PKK yöneticilerinin öteden beri üzerinde durdukları beklentiyi yeniden dile getirip “ABD'nin de sürece dahil olarak tarafları bir masada toplamasını” istiyor. “Taraflar”derken “iki eşit taraf” vurgusu kendiliğinden anlaşılıyor zaten. Yani ABD’ye, “Nasıl ki İsrail ve Filistin taraflarını yer yer bir masa etrafında topluyorsan aynı şekilde Türkiye ve PKK ‘taraflarını’ da senin başkanlığında topla, Ankara’ya baskı yap, PKK’nın taleplerini kabul ettir. Biz de sana IŞİD’le savaşta tetikçilik yapalım. Kıymetli ABD askerleri Suriye’de ölmesinler, ölecekse Amerikalıların yerine Kürt çocukları ölsün” demek istiyor. 

Zübeyir Aydar, “Biz de IŞİD ile savaşta daha büyük rol oynarız” diyor. Daha düne kadar “sırtını PKK’ya dayayıp” Türkiye’yi “Devrimci halk savaşı” ile tehdit edenlerin bugünlerde barışı dillerinden düşürmüyor olmaları, gökyüzünden Kandil’e inen bombaların hikmetiyle açıklanabilecek bir “güzellik”olsa gerek.

Bu Kürt meselesine Batı'dan bakan Zübeyir Aydar’ın yaklaşımıydı. Şimdi bir de içerden bakan HDP’linin sesine kulak verelim. HDP milletvekili Altan Tan, PKK siyaseti içinde mütedeyyin Kürtleri temsil eden“yerli” bir isim.

Altan Tan özeleştiri yaparak HDP’nin % 13 oy aldığı “7 Haziran” sonrasının “heder edildiğini” belirtip, PKK'nın “tek taraflı çatışmasızlık ilân etmesini” ve “HDP'ye daha fazla alan açmasını” istedi.

Zübeyir Aydar Amerika’nın Sesi’ne konuşmuştu. Altan Tan ise El Cezire'ye konuştu. “Ceylanpınar'daki eylemde, Diyarbakır'daki trafik polisinin öldürülmesinde, başka yerlerdeki askerlerin veya Hakkâri Yüksekova'daki sivil astsubayın çarşıda öldürülmesi; bunların tamamı yanlış hareketlerdir. Yol kesmeler, araç yakmalar bunların hiçbiri meşrû, mâkûl görülemez” dedi.

Altan Tan, “Türkiye'nin içinde artık silahların susması lazım. Bunun da kararını Abdullah Öcalan verdi. 21 Mart 2013 Newrozu'nda, ‘silahlar taktik olarak değil, stratejik olarak artık Türkiye'de susmalıdır; Kürt hareketi bundan sonra Türkiye içerisindeki hak arama mücadelesini demokratik fikri ve siyasi olarak yapmalıdır' dedi. Bu noktada durmak lazım. Maalesef, bir çatışmasızlık dönemi oldu ama maalesef nihai bir susma sağlanamadı” diye yakındı.

Altan Tan, Kandil’in HDP’yi etkisizleştirme baskılarına da itiraz ediyor: “‘Susun konuşmayın' diyorsa o zaman bizim işimiz ne? Bize Tayyip Erdoğan da susun derse, bir başkası da susun derse, o zaman biz Ankara'ya niye gittik” şeklinde sorguluyor, “‘Ben bilirim, sen karışma' derlerse, o zaman biz de evimize gidelim” diye ekliyor.

Altan Tan da Öcalan kadar net konuşuyor: “Biz diyoruz ki ‘Kürt sorununun çözümünde silah kullanma dönemi bitmiştir', bunu söylüyoruz. Bunu devlete de, PKK'ye de söylüyoruz.” Kürt gençler ve aileler için Altan Tan’ın vurguladığı en önemli nokta şu. “PKK'nin de silahla gidebileceği daha ileri bir yer yok. Siyaset girecek devreye. Ha ‘girmesin' diyorsanız, çok savaşmak istiyorsanız siyasetçileri suçlamayın. ‘Buyurun savaşın' da diyemeyiz size çünkü ölecek olan bizim çocuklarımız.”

İşte Zübeyir Aydar’la Altan Tan yani Batı'dan bakışla yerli bakış arasındaki fark böyle.. Zübeyir Aydar çözümü Amerika’da Avrupa’da ararken Altan Tan Türkiye’de ve Kürtlerde arıyor. Kürt meselesinin çözümünde bu fark, önemli bir fark. İlerleyen süreçte bu farklar “daha fazla fark edilmeye”başlanacak..

Alper TAN

06.08.2015

AŞAĞIDAKİ YAZILAR DİKKATİNİZİ ÇEKEBİLİR

AK PARTİ-CHP KOALİSYONU MU DEDİNİZ?

HDP-PKK AZGINLIĞININ SONU NEREYE VARACAK?

HDP - DEMİRTAŞ VE DESTEKÇİLERİNDEN CEVAP BEKLEYEN SORULAR

SURUÇ'TA SUÇLU DEVLET Mİ?

“AK PARTİ-MHP” EN GÜÇLÜ İHTİMAL!

“ASKERİ AMAÇLA YOL” “ASKERİ AMAÇLA BARAJ” “ASKERİ AMAÇLA SEÇİM!”

"REJİM MÜCADELESİ" VE KÜRTLER

İSLAM DÜNYASINDAKİ VAHİM TABLO VE ÜMİT

TÜRKİYE NEDEN SIKIŞTIRILIYOR?​

SAKİN OLUN İŞLER YOLUNDA...​

7 HAZİRAN FELAKET Mİ FIRSAT MI?

HDP KÜRTLERİ DEĞİL İNGİLİZLERİ SEVİNDİRİYOR!

SEÇİM ÖNCESİ GİZLENEMEYEN, GÖZ AÇICI İTTİFAKLAR

KÜRT VE ALEVİ KİMLİĞİNE GİZLENEN ERMENİ SİYASETİ!​

Yazarın Önceki Yazıları
Yüceltilen evrensel hukuk nedir? 14.07.2017Olaylar, tehditler ve biz 05.07.2017Aslında neler oluyor? 28.06.2017"Bizim medya" kimin veliahtı? 22.06.2017Yürüyen CHP Boğaz'ı nasıl geçmeli? 20.06.2017Katar'ı sevmek için Arab'a sövmek mi lazım? 13.06.2017Büyük patlamaya az kaldı 30.05.2017ABD ve Terör Mühendisliği 24.05.2017ABD'de ne oldu, ne olacak? 18.05.2017Türkiye - Batı ilişkilerinde yeni dönem! 12.05.2017Dava ve Sırat-ı Müstakim 08.05.2017Artık savunma yok taarruz var! 19.04.2017Bir devrimin ardından.. 17.04.2017Cumhurbaşkanlığı Sistemi'nin İç-Dış Boyutları ve Arka Planı 11.04.2017Dünya alt-üst oluyor! 31.03.2017Yazarın tüm yazıları için tıklayınız.