YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
12 Punto14 Punto16 Punto18 Punto
Bir şarap muhabbeti iki Özkök
26 Aralık 2008 15:48

Hükümranlıklarını TSK’nın gölgesinde siyaset, ticaret ve yayıncılık yaparak icra edenler açısından son yıllar son derece kurak ve verimsiz geçiyor. Zamanında TSK’nın halkı rencide eden, siyasete müdahalede bulunan, yetki sınırlarını ihlal ederek ülkenin asker vesayetinde bir rejimle yönetildiği görüntüsüne yol açarak üçüncü dünya memleketi seviyesine indiren uygulamalarına alkış tutanlar.. Şimdilerde yeni çıkış yolları arıyorlar.


İçerden ve dışardan gelen darbe ve müdahale tahriklerine aldırmadan, hukuki yetkileri dahilinde görevlerini yapmaya çalışan komutanlara çamur atma seviyesizliği içindeler. Üstelik bu seviyesizlik öyle noktalara varıyor ki Deniz Kuvvetleri Komutanlığı yaptığı sıradaki yolsuzlukları hukuken sabit olduğu için hüküm giyerek ceza evinde yatmış ve suçu sebebiyle tüm rütbeleri iptal edilerek oramirallikten nefer konumuna düşürülmüş olan bir sabıkalının yönlendirmesi ile ve bu adamın dolaylı olarak masumiyeti ima edilerek yapılıyor.


Hani harika bir söz var ya; “Merd-i Kıpti, şecaat arz ederken sirkatin söylermiş” diye. Bir bakıma bu söz tecelli ediyor.


Kendisini “mahalle baskısı,” “Malezyalılaşmak” gibi filimsel tezlerinden tanıdığımız, köşesinde sık sık şarap muhabbeti yapmasıyla beraber son zamanlarda içki reklamı yaptığı yazılarının sonuna “azı karar, çoğu zarar” babında “içki sağlığa zararlıdır” eklemesi de yapan bir genel yayın yönetmeni var; Ertuğrul Özkök. Geçenlerde sabıkalı eski Deniz Kuvvetleri Komutanı İlhami Erdil’le aynı masada yemek yemişler. İlhami Erdil, Ertuğrul Özkök’e, emekli Genelkurmay Başkanı Hilmi Özkök’ün içki içmediğini, kola içtiğini anlatmış. İlhami Erdil, zamanın Genelkurmay Başkanı Hüseyin Kıvrıkoğlu’nun, Hilmi Özkök’e zorla içki içirmeye çalıştığnı da anlatıyormuş. Ertuğrul Özkök, Hürriyet’teki köşesinde bu muhabbeti nakletti. Yazıda açıkça ifade edilmese bile içki içmeyen biri olarak Hilmi Özkök’ün ne kadar geri kafalı biri olduğu ima ediliyor. Düşünün içki bile içmiyor yani! Bir orgenerale zorla içki içirmeye çalışan Genelkurmay Başkanı Hüseyin Kıvrıkoğlu da her halde son derece uygar ve çağdaş bir komutan olmalıdır Ertuğrul Özkök ve İlhami Erdil’e göre.    


Orgeneral Hilmi Özkök’ün içki içip içmediği ayrı bir konu. Ayrıca da kimin ne içtiği bizi ilgilendirmiyor. İçen içer, içmeyen içmez. Herkesin kendi bileceği iş. Ancak yıpratacağım derken seviyeyi bu kadar indirgemek ne kadar zavallı bir durum değil mi? Kendini uygar ve çağdaş zanneden bazılarının uygarlık ve çağdaşlık ölçülerini görebiliyor musunuz?


Acaba Hilmi Özkök’ü ve TSK bünyesinde onun gibi düşünenleri yıpratma amaçlı yapılan bu saldırının gerçek sebebi ne olabilir?


Bu konuyu Orgeneral Hilmi Özkök şöyle izah ediyor: “Ettiğim yemine sadık kalarak siyaseti TSK’ya sokmamaya gayret ettim. Kanunların yapmamamı söylediklerini yapmadım, ama yap dediklerini hakkıyla yapmaya çalıştım. Ne yaman ironidir ki hükümetle alenen kavga etmediğim için benimle kavga edenler, demokrat olduğum için kınayanlar oldu. Koruma kollama görevimi kapalı kapılar ardında saygın bir şekilde tartışıp, bu görevi, muhataplarımı ikna yoluyla gerçekleştirmemden memnun kalmayanlar oldu. Alenen söz düellosu yapsaydım beni coşkuyla alkışlayacaklar vardı. Ama ben kendimi kimseye dalkavukluk yapmak zorunda hissetmedim. Halkımı, ekonomiyi, dış politikalarımızdaki dengeleri olumsuz etkilemekten kaçınmamı suskunluk ve pasiflik olarak niteleyenler” var.


Orgeneral Hilmi Özkök, 28 Şubat darbesini yapan ordu mensuplarını kastederek şunları da söylüyor:
“O kadroların ders alabilecekleri geçmişte bir 28 Şubat deneyimi yoktu. Ama benim vardı. Ben iyi niyetlerle ne yapıldığını, kimleri göndermekle kimlerin yollarının asfaltlandığını gördüm. Evvelki olayları incelediğimde asker elinin dokunmasının siyasetçiler için ne kadar ‘hayırlara vesile’ olduğunu öğrendim. Bu nedenle benim tarzım farklı oldu. Ben, ulusun bütün dinamiklerinin harekete geçmesinin ve yapılacak işin, yapması gerekenler tarafından yapılmasının daha doğru olacağını değerlendirerek hareket ettim. Demokrasinin erdemine, onun zor, ama çok güvenli bir yol olduğuna daima inandım.”


Özkök, böylece siyasete müdahale yönünde kendisine ne derece baskılar yapıldığını ve kendisinin demokratik anlayışı neden tercih ettiğini açıkça ifade ediyor. Bu sözler her demokratın takdir edeceği ve altına imza atabileceği sözler. Zaten Hilmi Özkök’ün suçu(!) da bu. Yani, İlhami Erdil gibi sabıkalıları, Ertuğrul Özkök gibi modası geçmiş psikolojik harekat uzmanlarını tatmin edecek ve onların imtiyazlarını korumalarını sağlayacak adımları atmamış olması. O sebeple de Hilmi Özkök hakkında açık ve örtülü yıpratma çabaları devam edecektir.


Ancak şarap düşkünü bir avuç Beyaz Türk dışında Hilmi Özkök’ün Genelkurmay Başkanlığı dönemindeki tutumundan rahatsızlık duyan başka kimse olduğunu sanmıyorum. Ayrıca İlhami Erdil ve Ertuğrul Özkök gibi isimlerin Hilmi Özkök’e saldırması Türk milletinin Hilmi Özkök’e sevgisi, saygısı ve hayranlığını arttırmaktan başka bir sonuç da doğurmayacaktır. Koca koca adamlar zannedilen kişilerin viskili, şaraplı yemek sofralarında ne derece önemli memleket meselelerini konuştuklarının duyulması bakımından da ayrıca göz açıcı olmaktadır. Yayın Yönetmeni Ertuğrul Özkök ve İlhami Erdil’in şarap muhabbeti dolayısıyla sorulara muhatap olan Orgeneral Hilmi Özkök, ‘Cevabımı size Mevlana’dan bir şiirle vereyim’ dedikten sonra şu mısraları okumuş:
“Asaletimdendir.
Her lafa verilecek bir cevabım var,
Lakin;
Bir lafa bakarım laf mı diye,
Bir de söyleyene bakarım adam mı diye.
”
Ne diyelim bu sözler aslında her şeyi anlatıyor.


Alper TAN
26.12.2008


İZLEMEK İÇİN TIKLAYIN



 


Yazarın Önceki Yazıları
ABD gizli belgesi ve Reina saldırısı! 17.01.2017ABD, NATO, Terör ve Cuma Hutbesi! 02.01.2017Batı Savaşı Kaybetti. İstese de İç Savaş Çıkartamaz! 30.12.2016Suriye'de kimlerle savaşıyoruz? 27.12.20162017 ve sonrası neler olabilir? 22.12.2016Bu 'terör' değil, dış saldırıdır 17.12.2016İran, müflis batının Truva atı mı? 16.12.20163. Dünya Savaşının Adı "Terör" 12.12.2016Batı değerleri ve hegomonyası sarsılıyor! 08.12.2016Suriye ABD'ye giriyor 02.12.2016Küresel Düzeni Müslümanlar Kuruyor 29.11.2016Bu NATO'yla ne işimiz kaldı? 26.11.2016Batı batıyor, çözüm kendimizde 23.11.2016Batı'nın sömürge düzeni yıkılıyor 19.11.2016Batı niçin panikte? 15.11.2016Yazarın tüm yazıları için tıklayınız.