YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
12 Punto14 Punto16 Punto18 Punto
Baharın Çığlıkları
05 Mayıs 2015 17:39

Taksim’de “çevre” bahanesiyle başlayan ve PKK, Paralel, TİKKO DEV-GENÇ gibi illegal örgütlerin provokasyonlarıyla şiddet olaylarına ve “darbe” girişimine dönüşen olaylar sırasında Mısırlı yazar Fehmi Hüveydi, Şuruk Gazetesi’nde “İsrail Taksim göstericileri için dua ediyor” diye yazmıştı.

İsrail Parlamentosu Knesset Başkan Yardımcısı Moshe Feiglin “Türkiye’deki gösterilerin Erdoğan düşene kadar devam etmesi için dua ediyoruz. Kendisi Yahudi düşmanı. Onunla barışma yolunda mesafe kat etmemize ve resmî özür sunmamıza rağmen bize karşı düşmanca tavrını sürdürüyor”diyordu.

O zaman İsrail Parlamentosu Dış İlişkiler ve Güvenlik Komisyonu Başkanı olan ama Dışişleri Bakanlığı da yapan Avigdor Lieberman “Türkiye’de olup bitenler karşısında mutluluğumu gizleyemiyorum”demekten kendini alamamıştı.

Türkiye’deki darbe girişiminden memnun olan ve AK Parti Hükümeti'ne karşı olanların başarılı olmaları için dua eden, bu konuda mutluluğunu gizleyemeyen İsrail yönetimi ve uzantıları, başka ne yapıyorlardı? Taksim’de polis, provokatörlere tazyikli su sıktığı için Başbakan Tayyip Erdoğan’ı “despot” “firavun” “Nemrut” ve  “diktatör” ilan ediyorlardı.

Peki sonra..

Gezi darbe girişiminden bir yıl sonra İsrail, Gazze'ye savaş açtı. 7 Temmuz 2014'de başlayan savaş, 51 gün sürdü. 2 bin 300 civarında Müslüman katledildi. Öldürülenlerin yüzlercesi küçük çocuk ve kadındı. 11 binden fazla Müslüman yaralandı. Vahşi saldırılarda 17 bin 200 ev, 73 cami, 24 okul tamamen yıkıldı. Binlerce bina hasar gördü. Gazze harabeye çevrildi.

Siz, Türkiye’de ve dünyada İsrail devlet adamlarına “diktatör” “Nemrut” “Firavun” “despot” diyen kimseye rastladınız mı? Rastlamadınız. Niye?

"Sessizliği Kırmak" (Shovrim Shtika) isimli, Merkezi Kudüs’te, emekli İsrail askerleri tarafından kurulmuş olan bir örgüt, geçen yıl Gazze’ye saldırılara katılan 60'tan fazla İsrail askerinin tanıklıklarına dayanan bir rapor yayınladı. Askerler, "hareket eden her şeye ateş edin, Bölgede gördüğünüz herkesi öldürmek üzere ateş açın” emri aldıklarını söylüyorlar. İsrail ordusunun saldırılar süresince sivil yerleşim yerlerine binlerce güdümsüz top mermisi attığını açıkladılar. Çok sayıda evin, İsrail'in bölgede güç gösterisi veya ceza olarak havadan ve karadan vurulduğunu söylüyorlar. Bu emirleri, en üst rütbelilerden aldıklarını ifade ediyorlar. 

Bunları yapan İsrail Başbakanı Benyamin Netanyahu’nun “diktatör olarak” anıldığına şahit oldunuz mu hiç? Şahit olmadınız elbette..

Ülkeleri, uzaklardan gelen ABD başta olmak üzere Batılı devletler tarafından işgal edilen Müslümanlar, namuslarını ve topraklarını korumak üzere karşılık verdiklerinde bu “küresel terör” olarak ilan ediliyor.

2009’un Ocak ayında, yine katil İsrail tarafından yapılan Gazze saldırıları sırasında İsrail askerleri, çocuk, yaşlı, kadın, çok sayıda sivili öldürmeye başlayınca, az sayıda Yahudi, “Acaba bu masum sivillerin, çocukların, kadınların öldürülmesi Yahudilik inancına göre günah olmuyor mu?”tartışması başlatmışlardı. Bunun üzerine konu Yahudi Hahambaşı Ofade Jozef’e soruldu. Hahambaşı Ofade Josef’in fetvası kan donduracak cinstendi ve şöyle diyordu.

“Gazze halkının öldürülmesi günah değildir. Aksine İsrail halkının güvenliği söz konusu olduğunda bütün Gazze halkının ÖLDÜRÜLMEMESİ günahtır.”

İşte katil, Siyonist Yahudilerin ruh halleri ve inancı budur!!

Siyonist Yahudilerin ruh hali böyle olduğu için şimdilerde İsrail vatandaşı Etiyopyalı siyahi Yahudilerle de karşı karşıya geldiler. 1980’lerde İsrail’e getirilerek asker olarak ve bazı ayak işlerinde kullandıkları,“Falaşalar” diye küçümsedikleri Yahudi gruplar, İsrail Devleti’nin ayrımcı ve ırkçı politikaları nedeniyle isyan bayrağı açtılar. Bugünlerde “Gezi ruhu” Tel Aviv sokaklarında dolaşıyor. Bundan sonra İsrail, her geçen gün, bir önceki günü arar hale gelecek..

Bize gelince.. ABD, Avrupa ve İsrail’de olanları baharın çığlıkları olarak görüyoruz. Etiyopyalı“Falaşalar”ın İsrail’in altını üstüne getirmesi için dua etmekle kalmıyor, “İsrail’de olanlar karşısında mutluluğumuzu gizleyemiyoruz.”

Alper TAN

05.05.2015

 

AŞAĞIDAKİ YAZILAR DİKKATİNİZİ ÇEKEBİLİR

İÇİMİZDEKİ VE DIŞIMIZDAKİ İSRAİL

IŞİD KATİLSE ABD VE İSRAİL NEDİR?​

BU SOYKIRIMLARIN HESABINI KİM VERECEK?​

HAÇLILARIN KORKUNÇ “SOYKIRIM” TARİHİ​

HAÇLI TERÖRÜNE KİM “DUR” DİYECEK?​

MUHALEFETİN HEDEFİ KAZANMAK DEĞİL “KAYBETTİRMEK”​

İSRAİL’İN İÇERİDEKİ SÖZCÜLERİ​

ERDOĞAN NEDEN MÜSLÜMAN BAŞKENTLERİ SELAMLIYOR?​

DÜNYA SAVAŞININ BARUT KOKUSU YAYILIYOR!​

MÜSLÜMANLARIN TAHAMMÜLÜ SONSUZA DEK SÜRER Mİ?

BATI İÇİN "SON ASRIN EN DERİN KRİZİ"

BATI NEDEN BATIYOR ANKARA NİÇİN YÜKSELİYOR?​

İSLAM DÜNYASI KENDİNE GELİYOR

Yazarın Önceki Yazıları
Batı dünyası nereye yuvarlanıyor? 04.08.2017Mübarek beldelerimizi korumak iman meselesidir 25.07.2017Yüceltilen evrensel hukuk nedir? 14.07.2017Olaylar, tehditler ve biz 05.07.2017Aslında neler oluyor? 28.06.2017"Bizim medya" kimin veliahtı? 22.06.2017Yürüyen CHP Boğaz'ı nasıl geçmeli? 20.06.2017Katar'ı sevmek için Arab'a sövmek mi lazım? 13.06.2017Büyük patlamaya az kaldı 30.05.2017ABD ve Terör Mühendisliği 24.05.2017ABD'de ne oldu, ne olacak? 18.05.2017Türkiye - Batı ilişkilerinde yeni dönem! 12.05.2017Dava ve Sırat-ı Müstakim 08.05.2017Artık savunma yok taarruz var! 19.04.2017Bir devrimin ardından.. 17.04.2017Yazarın tüm yazıları için tıklayınız.