YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
12 Punto14 Punto16 Punto18 Punto
Ayaklanmayı kim destekliyor?
02 Mart 2011 13:39

Libya’daki halk ayaklanması farklı bir noktaya doğru çekilmeye çalışılıyor. Ayaklanmalarda, envai çeşit sömürge yöntemlerinin uygulandığı, bir asırlık baskı ve zulmün tesiri var. Daha önce de yazdığımız gibi Afganistan ve Irak’ta ABD’nin başarısız olmasında Türkiye öncülüğündeki bölge ülkelerinin kozmik çalışmaları etkili oldu. Olumlu-olumsuz her şeyi ABD ile izah edenlere bu sözler, şimdi çok iddialı gelebilir. Yıllardır Türkiye’de yaşanan değişimi ve gelişimi anlatırken de bazıları hayal gördüğümüzü ileri sürüyorlardı. Şimdi sahipleniyorlar. Bu da bir gelişme.. Önümüzdeki yıllarda bu konunun detaylarını kamuoyları daha açık görecek ve anlayacaktır diye düşünüyorum.

Türkiye, 2002’den bu yana bazı uluslar arası konularda dost ve kardeş ülkelerle müşterek hareket ediyor. Türkiye, bölgede, Pakistan, Malezya, Endonezya, İran, Suudi Arabistan, Mısır, Tunus ve Cezayir’le ortak hareket ediyor. İlk altı ülkede en düzey diyalogla bu ilişkiler sürdürülürken,  Mısır, Tunus ve Cezayir’de rejim savunucuları ile değil, rejimin içinde etkili, muhalif devlet adamları ile hareket ediliyor.

İslam ülkelerinin güvenlik ve istihbarat kurumlarının verimli bir koordinasyona kavuşturulması ve dayanışma sağlanması için 2010’da İslam Konferansı Teşkilatı (İKT) çatısı altında tek çatı altında birleştirildi. Bu çatının başına geçtiğimiz Eylül ayında bir Türk istihbaratçı getirildi. Böylece bu yapı içindeki İslam ülkeleri birbirleri ile ciddi bir istihbarat paylaşımı yapıyorlar. Ortadoğu’daki halk ayaklanmaları bu yapı tarafından çok yakından takip ediliyor. Ayaklanan halkların kendi içlerinde çatışmaya girmemesi ve dış tahriklere itibar etmemeleri için büyük bir çaba sarf ediliyor. Bunun sonucu olarak dikta rejimlerine karşı ayaklanan halk bütünlük içinde hareket ediyor. Grupların çatışmasını İKT bünyesinde kurulan Güvenlik ve İstihbarat kurumu önlüyor.

Bölge halklarının despot rejimlere baş kaldırmasının, ABD’nin Afganistan ve Irak’ta başarısız olması ve ABD’nin Irak’taki muharip güçlerini çekmesinden sonra başlaması tesadüf değil. Bu ayaklanmaları planlayan halk önderlerinin sağlam bir strateji ile hareket ettiklerini gösteriyor. Tunus’ta Bin Ali ve Mısır’da Mübarek’in halka direnemeyip kaçmaları, diğer ülkelerdeki halkların cesaretlerini zirveye çıkardı. Ayaklanan halkların meydanlarda taşıdıkları pankartlarda sadece kendi başkanlarının gitmesi talebi yok, aynı zamanda ABD’ye de “defol” deniliyor.

Libya’da 42 yıldan bu yana halk komiteleri var. Bu komiteler köy, mahalle ve kasabalarda yönetimden sorumlu. Parlamentoyu da bu komiteler belirliyor. Libya’da muhaliflerin kontrolü ele geçirdiği bölgelerde yönetim bunların elinde. Bingazi’de de yönetim halk komitelerinin kontrolunda.

ABD, İtalya ve Fransa, bölgedeki gelişmelerden, yönetimlerin, halkların eline geçiyor olmasından memnun değil. Bugün Sarkozy, Kaddafi kadar sıkıntılı. Derin Amerika Mübarek kadar üzüntülü. O sebeple Amerika bir taraftan Kaddafi’ye kızıyor görünürken arka taraftan bu diktatöre destek veriyor. Yıllardır 200 Amerikan subayı Libya kasabına destek için bu ülkede bulunuyor. Washington, söylediklerinde samimi ise Kaddafi’ye destek olan 200 subayını derhal çekmesi gerekir. Ama doğrudan ve İtalya üzerinden diktatöre destek veriyor.

Türkiye, halkların özgürlüğüne kavuşmasını hem açıktan hem de kapalı kapılar ardında savunuyor ve destekliyor. ABD ve Batı zahirde farklı, kapalı kapılar ardında farklı davranıyor. Batı’nın ikiyüzlü politikası değişmedi. ABD ve Batı diktatörlerin arkasında durmaya devam ediyor.

ABD, Kaddafi’nin daha fazla kan dökmesini teşvik ederek NATO’nun bu ülkeye girmesine gerekçe ve meşruiyet sağlamayı düşünüyor. ABD, NATO şemsiyesi ile Libya’yı kontrol altına almak istiyor. Şimdiden Amerikan savaş gemileri Libya’ya yaklaşmış durumda.

Bölgede ayaklanmalar devam ederken Türkiye ve İran savaş gemilerinin Akdeniz’de dolaşmaya başlaması çok anlamlı. Görünen o ki bu bir meydan okumadır. Yabancı güçlere karşı “Bu bölge bizden sorulur” mesajıdır.

Bu ülkelere NATO ve ABD’nin vereceği hiçbir fayda olmadığı gibi sadece zarar, kan ve şiddet olabilir. ABD’nin demokrasi ve insan hakları vaad ettiği, bu vaatlerle 2003’te işgal ettiği Irak halkı da şimdi ayakta. 9-10 senedir ABD, Afganistan ve Irak’a zulüm, kan şiddet ve sefaletten başka ne getirdi? Afganistan ve Irak’ı bu hale getiren ABD ve NATO mu Libya halkını kurtaracak? Onların kaygısı halkı kurtarmak olamaz. Olsa olsa fırsattan istifade petrol kuyularına el koymak olabilir.

Kaldı ki ABD ve NATO müdahalesine halk izin vermeyecektir. Eğer Libya’ya bir müdahale gerekecekse de bu müdahale İslam ülkeleri tarafından yapılır. Ve sadece halkın taleplerinin karşılanması için yapılır. Petrol kuyuları için değil. Nitekim Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün Mısır ziyaretinde Türkiye’nin Mısır’la birlikte Libya’daki olaylara müdahale etmesi ve daha fazla kan dökülmesini engelleme formülleri gündeme gelecektir diye düşünüyorum. Başbakan Erdoğan’ın Libya’ya NATO müdahalesine net olarak karşı çıkması boşuna değil.

Bu arada, birkaç hafta içinde ABD ve NATO, istese bile Libya’ya müdahaleyi düşünemeyecek duruma gelebilir. Afganistan’da önü alınamayacak ayaklanmalar çıkabilir. ABD ve NATO’nun kıyameti olacak bu olaylar neticesinde hem NATO hem de ABD, tası tarağı toplayıp bu ülkeden kaçmak zorunda kalabilir.

Ne diyelim? Daha beter olsunlar.

 

Alper TAN

02.03.2011

Yazarın Önceki Yazıları
ABD gizli belgesi ve Reina saldırısı! 17.01.2017ABD, NATO, Terör ve Cuma Hutbesi! 02.01.2017Batı Savaşı Kaybetti. İstese de İç Savaş Çıkartamaz! 30.12.2016Suriye'de kimlerle savaşıyoruz? 27.12.20162017 ve sonrası neler olabilir? 22.12.2016Bu 'terör' değil, dış saldırıdır 17.12.2016İran, müflis batının Truva atı mı? 16.12.20163. Dünya Savaşının Adı "Terör" 12.12.2016Batı değerleri ve hegomonyası sarsılıyor! 08.12.2016Suriye ABD'ye giriyor 02.12.2016Küresel Düzeni Müslümanlar Kuruyor 29.11.2016Bu NATO'yla ne işimiz kaldı? 26.11.2016Batı batıyor, çözüm kendimizde 23.11.2016Batı'nın sömürge düzeni yıkılıyor 19.11.2016Batı niçin panikte? 15.11.2016Yazarın tüm yazıları için tıklayınız.
selam
 // murat erzurumlu
Alper bey sanki beynimden geçenleri yazıyorsunuz.bunun için sizi çok seviyor ve destekliyorum....
15 Mart 2011 09:38
gerçek analiz
 // mert olgan
Sağa sola kıvırtmadan sataşmadan gerçekçi yazılar. Gerçek yazılar, teşekkürler Alper Tan......
08 Mart 2011 17:20
Yorum yapmaya gerek yok.
 // M.G.
Alper bey;
Analizleriniz gerçekten mantıklı.Akli melekelerinize kuvvet ve elinize sağlık....
05 Mart 2011 18:00