YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
12 Punto14 Punto16 Punto18 Punto
Atatürk: Bu bir istibdat rejimi
20 Mayıs 2011 14:32

12 Haziran seçimlerine doğru zaman hızla ilerlerken siyasi liderlerin atışmaları da hararetleniyor. Son günlerin malzemesi ise CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun akıl hocalığını eski siyasetçi Süleyman Demirel’in yapması. Demirel’in geçmişte CHP için nasıl atıp tuttuğu neler dediği ise diğer ironik hatırlatmalar..

 

Demirel gibi “Dün dündür, bu gün bugündür” lafıyla veya “Haa o gün o sözün altını mı çizmiştim. Bak şimdi de üstünü çiziyorum” hokkabazlığı ile tanınan birinin ne dediği çok mühim değil.

 

Bu yazıda CHP’nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ün CHP rejimini nasıl gördüğü ve nasıl tanımladığını hatırlatmak isterim. Zannediyorum duyduğunda herkesin gözleri fal taşı gibi açılacaktır. Aaa bunu Atatürk mü söylemiş diyenler bile çıkabilir. Atatürk’ün aşağıda hatırlatacağım sözleri, CHP’nin daha 1930’larda Atatürk’ün kontrolünden çıktığını açıkça gözler önüne seriyor ve Atatürk’ü çok ciddi rahatsız ettiğini de açıkça ortaya koyuyor.

 

1930 Temmuz ayının son günlerinde Mustafa Kemal, Fethi Okyar’a parti kurmasını emredince o da muhalefette olmanın güçlüklerini anlatıyor. Atatürk ise cevaben diyor ki:

 

‘’Bunlara tahammül edeceğiz başka çare yok. Bugünkü manzaramız aşağı yukarı bir diktatör manzarasıdır. Gerçi bir meclis var; fakat dahilde ve hariçte bize diktatör nazarıyla bakıyorlar. (…) Halbuki ben, Cumhuriyet’i, şahsi menfaatim için yapmadım. Hepimiz faniyiz, ben öldükten sonra arkamda kalacak müessese bir istibdat (sıkıyönetim) müessesesidir. Ben ise millete miras olarak bir istibdat müessesesi bırakmak ve tarihe o surette geçmek istemiyorum. (…)

 

Bugünkü idare şekli lafzen cumhuriyetse de cumhuriyetten ziyade diktatörlüğe benzemektedir. Halbuki, Cumhuriyeti şahısların hayatına bağlı tutmak tehlikelidir. Cumhuriyeti şahsi idare şeklinden kurtararak kanunlara, hukuka tabi etmek hepimiz için vazgeçilmez bir vazifedir…

 

Fakat mesele çok zordur. Kuvvet ile idareye alışmış olanlar (CHP), serbest münakaşa ve ikna yoluyla hükümeti idarede zorluk çekerler. Yalnız şurası var ki kuvvete dayanarak yönetmek kolaydır, size yakışan ise güç olan ikinci şıkkı uygulamaktır.’’

 

Görüldüğü gibi daha 1930’da Atatürk, CHP rejiminin ülkeye bir istibdat getirdiğini kendisi açıkça ifade etmekte ve bundan yakınmaktadır. Bu sözler, “Yeni CHP” denilen ama neresinin yeni olduğu tam anlaşılamayan siyasi partiyi yönetenlerin kulağına küpe olmalıdır. Tabii gerçekten Atatürkçü iseler..

 

Atatürk'ün işaret ettiği çok önemli bir gerçek de, bu yüzyılın hızla ilerleyen dünyasında, medeni ülkeler arasında yer alabilmenin yolunun yeniliğe bağlı olduğudur. Nutuk’ta yer alan, Atatürk’ün bizzat kendi sözleri ise aynen şöyle:

"Medeniyet yolunda başarı yeniliğe bağlıdır. Sosyal hayatta, iktisadi hayatta, ilim ve fen sahasında muvaffak olmak için yegane tekamül ve terakki yolu budur. Hayat ve yaşayışa hakim olan kanunların zaman ile değişmesi, gelişmesi ve yenilenmesi zaruridir. Medeniyetin buluşları, tekniğin harikaları, cihanı değişimden değişime uğrattığı bir devirde, asırlık köhne zihniyetlerle, geçmişe bağlılıkla varlığını korumak mümkün değildir." (Atatürk'ün Söylev ve Demeçleri, Cilt II, s. 181)

 

 

Atatürk’ün kendi döneminde hazırlanan 1921 ve 1924 anayasalarının hiç birinde değişmez/değiştirilemez/değişmesi teklif bile edilemez maddeler yoktur. Anayasalarda yer alan değişmezlik tabuları, 27 Mayıs ve 12 Eylül darbecilerinin ürünüdür. Ve Atatürkçülükle uzaktan yakından alakası yoktur.

 

Peki Atatürk’ün istibdat getirmekle itham ettiği kendi partisi nasıl bir Türk ve nasıl bir Türkiye doğurmuştur biliyor musunuz? Bunun cevabını 24 Ocak 1993’de bir derin devlet operasyonuna kurban giden Uğur Mumcu açıklıyor:

 

“Bir gülmece dergisinin ifadesiyle, Türk vatandaşı İsviçre medeni kanununa göre evlenen, İtalyan ceza yasasına göre cezalandırılan, Alman ceza mahkemeleri usulüne göre yargılanan, Fransız idare hukukuna göre idare edilen ve İslam hukukuna göre gömülen kişidir.” CHP istibdadı işte böyle garip bir Türk ve böyle garip bir Türkiye oluşturmuştur.

 

Uğur Mumcu ise, bu gerçekleri yüksek sesle açıkladığı için katledilmiştir. Sistematiğini CHP’nin kuruduğu ve şu an CHP iktidarda olmasa bile hüküm süren devlet istibdadının kaldırılması ve Kürt sorunu başta olmak üzere ülkemizin temel meselelerinin çözümü için insan onurunu esas alan tam demokratik bir anayasaya ihtiyacımız var. Seçim meydanlarında dolaşan yalan rüzgarları zihinlerimizi esir almamalı.

 

Seçimden sonra tüm siyasi partilerin en önemli siyasi hedefi, darbe anayasasını değiştirmek ve demokrasiye kavuşturmak olmalı.

 

ALPER TAN

20.05.2011

Yazarın Önceki Yazıları
ABD gizli belgesi ve Reina saldırısı! 17.01.2017ABD, NATO, Terör ve Cuma Hutbesi! 02.01.2017Batı Savaşı Kaybetti. İstese de İç Savaş Çıkartamaz! 30.12.2016Suriye'de kimlerle savaşıyoruz? 27.12.20162017 ve sonrası neler olabilir? 22.12.2016Bu 'terör' değil, dış saldırıdır 17.12.2016İran, müflis batının Truva atı mı? 16.12.20163. Dünya Savaşının Adı "Terör" 12.12.2016Batı değerleri ve hegomonyası sarsılıyor! 08.12.2016Suriye ABD'ye giriyor 02.12.2016Küresel Düzeni Müslümanlar Kuruyor 29.11.2016Bu NATO'yla ne işimiz kaldı? 26.11.2016Batı batıyor, çözüm kendimizde 23.11.2016Batı'nın sömürge düzeni yıkılıyor 19.11.2016Batı niçin panikte? 15.11.2016Yazarın tüm yazıları için tıklayınız.