YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
12 Punto14 Punto16 Punto18 Punto
Atamızın çiftliğini nasıl yağmaladılar?
10 Kasım 2014 16:36

Son haftalarda Ankara’da yapılan yeni Cumhurbaşkanlığı Sarayı üzerinden yoğun bir tartışmadır sürüyor. Belli medya kuruluşları tarafından manşet manşet, “Ata’nın Çiftliği”nin Tayyip Erdoğan tarafından yağmalandığı söyleniyor. Ata’nın çiftliğinin önemine binaen bir de biz eğilelim istedik.

Ortaya çıkan gerçekleri halkımızla paylaşalım.

Biz onların yalancısıyız. Ankara Mimarlar Odası’nın internet sayfasındaki bilgilere göre. Atatürk Orman Çiftliği’nin tarihçesi ve yağmalanması süreci şöyle gelişmiş.

5 Mayıs 1925’te Abidin Paşa’nın eşi Faika Hanım’dan Mustafa Kemal tarafından satın alınan 20 000 dönüm arazi üzerinde “Orman Çiftliği” kurulmuş.

1925 – 1937 arasında maşallah, Etimesgut, Balgat, Çakırlar, Güvercinlik,

Macun, Tahar ve Yağmurbaba gibi yerlerden ilaveten yeni arazilerin alınmış. Çiftlik 52 000 dönüme çıkmış.

11 Haziran 1937’de 52 000 dönüm çiftlik arazisinin Mustafa Kemal’in vasiyet mektubu ile T.C. Hazinesine hibe ve emanet edildiği yazılı.

13 Ocak 1938’de, 3308 sayılı kanunla “Devlet Ziraat İşletmeleri Kurumu” kurulmuş ve Orman Çiftliği bu kuruma devredilmiş.

1938 – 1950 yılları arasında Devlet Ziraat İşletmeleri Kurumu İdare Meclisi kararlarıyla Çiftliğin 7 372 dönüm arazisi çeşitli kuruluşlara dağıtılmış, yağmalanmış.

Bu defa 24 Mart 1950’de Çiftliğin korunması ve yağmalamanın önlenmesi amacıyla 5659 sayılı “Atatürk Orman Çiftliği Müdürlüğü Kuruluş Kanunu” çıkarılmış ve çiftliğin adı “ATATÜRK ORMAN ÇİFTLİĞİ” olarak değiştirilmiş.

Peki. Bu kanundan sonra çiftlik nasıl korundu ve yağmalamanın önüne nasıl geçildi? Bunu da anlatalım ki gizli kalmasın.

5 Ocak 1953’te 6000 Sayılı Kanun ile AOÇ arazisinin 195 dönümü satıldı.

29 Ocak 1954’te 6238 Sayılı Kanunla AOÇ arazisinin 8 070 dönümü satıldı.

10 Nisan 1957’te 6 947 Sayılı Kanunla AOÇ arazisinin 1 148 dönümü satıldı.

29 Mayıs 1959’da 7310 Sayılı Kanunla AOÇ arazisinin 725 dönümü satıldı.

19 Haziran 1976’da 2015 Sayılı Kanunla AOÇ arazisinin 167 dönümü satıldı.

6 Kasım 1981’de yani Kemalist 12 Eylül darbecilerinin döneminde 2549 Sayılı Kanunla AOÇ arazisinin 536 dönümü satıldı.

24 Mayıs 1983’te yine 12 Eylül Kemalist darbecilerinin döneminde 2823 Sayılı Kanunla AOÇ’nin 1 839 dönümü çeşitli kuruluşlara paylaştırıldı.

Buraya kadar dağıtılan veya “yağmalanan” çiftlik arazilerinin toplamı 18 213 dönüm ediyor. Bunların dışında da satışlar veya paylaşımlar olmuş. Şimdi halkımızın aydınlanması için biraz daha detay paylaşalım.

Türk Hava Kurumu 1941'de, Etimesgut'ta "uçak fabrikası" kurmuş. Sonra, Atatürk Orman Çiftliği'nde, 1945'te "uçak motoru fabrikası projesi" üzerinde çalışmalar başlamış. Ve 1948'de "uçak motoru fabrikası" çiftlik üzerinde resmen kurulmuş.

Yani Ankara’da fabrika yapılabilecek başka boş arazi bulunamadığından(!) dolayı CHP’nin başı İsmet İnönü zamanında Ata’nın çiftliğinin ortasına motor fabrikası kurulmuş. Hayırlı olsun.

Daha sonra bu fabrika traktör fabrikasına dönüştürülmüş. Ve çiftlikte turfanda traktör yetiştirilmeye başlanmış. Daha sonra devreye "Fiat" girmiş. "Koç" girmiş. Yıllar geçmiş... Fabrikanın "kamuya ait hisseleri" özelleştirme kapsamında tesadüfen(!) Koç’a devredilmiş. Koç’un Traktör Fabrikasının Ata’nın çiftliği üzerinde süslediği alan güzelinden 220 000 metrekare.

KİT Raporlarına göre, AOÇ arazilerini işgal eden kamu kurumlarının başında Türk Silahlı Kuvvetleri geliyor. Raporda, bu askeri birlikler ve işgal ettikleri arazi büyüklüğü şöyle yer alıyor. Jandarma Genel Komutanlığı 1 738 metrekare, Gazi Orduevi 86 bin 663 metrekare, Etimesgut Askeri Lojmanları park ve halı sahası 9 bin 207 metrekare.

Arazileri işgal eden diğer resmi kurumlar ise büyüklüklerine göre Gazi Üniversitesi 19 bin 702 metrekare, TİGEM 17 bin 198 metrekare ve Fişeksan 21 bin 14 metrekare diye sıralanıyorlar.

Arazilerin satış yoluyla küçültülmesi operasyonunda da TSK ilk sırada. AOÇ arazilerinden şimdiye kadar yasa düzenlenerek toplamda 21 bin 893 dönümlük bölümünün satışı yapılmış. Satışın yıllar itibariyle gösterildiği listede, satışlarda aslan payını TSK adına alım yapan Milli Savunma Bakanlığı alıyor. 1940-1980 arasında 12 bin 800 dönüm Milli Savunma Bakanlığı tarafından alınmış. 2 bin 350 dönüm Tarım Bakanlığı, 870 dönüm Orman Bakanlığı, 925 dönüm ise çeşitli kooperatifler tarafından satın alınarak imara açılmış.

Öyle bir çiftlik ki; bira fabrikası var, çimento fabrikası var, orduevi var, kışlası var...

Tarihçiler, Atamızın dünya malında gözü olmayan bir lider olduğunu özenle belirttikten sonra Atamıza ait mütevazi miktardaki arazi miktarlarını da ekliyorlar. Ulu Önderin, Ankara, Hatay, Yalova, Trakya gibi yerlerde, Türkiye geneli kendi adlarına toplamda 155 milyon metrekarecik mülklerinin bulunduğunu ifade ediyorlar.

Yeni Cumhurbaşkanlığı Sarayı 289 dönümden ibaret. Yani Ata’nın çiftliği üzerinde yer alan, Koç’un traktör fabrikasının işgal ettiği alandan biraz fazlası. Bu saray kimsenin şahsi mali değil. Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin başındaki kişilerin çalışacağı mekan.

Atamızın vefatının 76. Yıldönümünde gerçeklerin de ölmemesi için bir iki sorum olacak.

Şöyle ki: Ailesinden bir mirası olmayan Mustafa Kemal, Türkiye genelinde 155 000 dönüm veya başka bir ifade ile 155 milyon metrekare araziyi, daha savaştan yeni çıkmış bir ülkenin lideri olarak nereden kazandığı parayla satın almıştı? Bazıları bu arazilerin bir kısmının hediye veya hibe edildiğini söylüyorlar. Eğer öyle ise acaba niçin hibe edilmiştir?

Tayyip Erdoğan veya Ahmet Davutoğlu Cumhurbaşkanı veya Başbakan olduktan sonra 155.000 dönüm arazi sahibi olsaydı. Bu nasıl karşılanırdı? Birileri bir Başbakan veya Cumhurbaşkanı'na on binlerce dönüm araziyi hibe etse bu nasıl değerlendirilirdi? Mustafa Kemal’in çiftliği 1937’de hazineye devrettiği söyleniyor.

Atamız, kimin malını kime devretmiş oldu? Sahi atamız Cumhurbaşkanı iken ne kadar maaş alırlardı? O maaşın bugünkü karşılığı ne kadardı?

Biliyorum bu soruların şu anda bir anlamı yok! Bizimki lüzumsuz işler!

10.11.2014

Alper TAN

AŞAĞIDAKİ YAZILAR DİKKATİNİZİ ÇEKEBİLİR

KANLI HANÇER

KÜRTLERİ BATI'YA VE İSRAİL’E MAŞA YAPAMAZSINIZ!

BATI KENDİ SONUNU HAZIRLIYOR

IŞİD KATİLSE ABD VE İSRAİL NEDİR?

DÜNYA SAVAŞI YAYILIYOR

PARALEL KULAK KİM İÇİN DİNLİYOR?

RAKAMLARLA DÜNYA SAVAŞINA DOĞRU

DÜNYA SAVAŞI BAŞLADI HABERİNİZ OLSUN

BAŞLAYAN 3. DÜNYA SAVAŞI BATIYI KAVURABİLİR!

KÜRESEL SEFERBERLİK BAŞLADI

Yazarın Önceki Yazıları
Kanal A ve Veda 31.10.2017Krizden fırsat çıkarma vakti 04.10.2017Doğu-Batı savaşında zihinlerin işgali... 21.09.2017Büyük hesaplaşmaya doğru... 18.09.2017Batı dünyası nereye yuvarlanıyor? 04.08.2017Mübarek beldelerimizi korumak iman meselesidir 25.07.2017Yüceltilen evrensel hukuk nedir? 14.07.2017Olaylar, tehditler ve biz 05.07.2017Aslında neler oluyor? 28.06.2017"Bizim medya" kimin veliahtı? 22.06.2017Yürüyen CHP Boğaz'ı nasıl geçmeli? 20.06.2017Katar'ı sevmek için Arab'a sövmek mi lazım? 13.06.2017Büyük patlamaya az kaldı 30.05.2017ABD ve Terör Mühendisliği 24.05.2017ABD'de ne oldu, ne olacak? 18.05.2017Yazarın tüm yazıları için tıklayınız.