YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
12 Punto14 Punto16 Punto18 Punto
Asker açıldı sıra muhalefette
24 Eylül 2009 20:03

Çözümsüzlükten beslenen, çözümsüzlük üzerinden siyaset ve yayın yapanlar hayal kırıklığı ve şok yaşıyorlar. Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ’un 30 Ağustos Zafer Bayramı münasebetiyle yayınladığı açıklamayı tersinden yorumlayarak “Asker, açılımı paramparça etti” türünden manşet atanlar ve bu açıklamayı zorlama yöntemlerle tersinden yorumlayanlar üzgün ve mahcup durumdalar. Başbuğ’un açıklamalarını amuda kalkarak okuyanlara 1 Eylül 2009 da şunları ifade etmiştik:

“Bu süreçte atılan adımları kadük etmek için mücadele verenler var. Bunlar pireyi deve yaparak ve hadiseleri çarpıtarak süreci sabote ediyorlar. En fazla bel bağladıkları yer ise TSK. O kesimler Genelkurmay’ın Zafer Bayramı açıklamasını tersinden göstererek kendilerine destek hevesine girdiler. Halbuki o açıklamada Genelkurmay, bölünüyoruz, üniter devlet parçalanıyor paranoyası yaşayan kesimlere, “panik yapmayın bölünmeyiz” mesajı verdi. Nitekim 30 Ağustos kutlamaları ve resepsiyonunda verilen mesajlar da askerin, demokratik açılım sürecine destek verdiğini gösteriyor.”

Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ Ramazan Bayramında Mardin’e giderek Güneydoğu’daki vatandaşlarımız başta olmak üzere tüm Türkiye’ye hem hal diliyle hem de sözlü olarak şu mesajı verdi. Moderatörlüğünü doğal olarak hükümetin yaptığı açılımlar devleti oluşturan kurumların ortak kararıdır. TSK da bu süreci desteklemektedir. Ayrımız gayrımız yok. Sorunlarımızı birlikte çözeceğiz.

MHP’nin muhalefeti faydalı olabilir:

Genelkurmay Başkanı’nın bu açıklamalarından CHP ve MHP rahatsız oldu. Kendi siyasi yapısı ve temel söylemleri sebebiyle MHP’nin, Kürt açılımı olarak bilinen gelişmelere karşı durması ve itiraz etmesini izah etmek çok zor bir konu değil. Çünkü Türk milliyetçiliği üzerinden siyaset yapan ve son zamanlara kadar bu ülkede Kürt olmadığına, onların bir Türk boyu olduğuna dair tezler savunan bir siyasi hareket açısından “açılıma itirazı” izah etmek kolay olsa gerek.

MHP’nin bu açılım sürecine dair muhalefeti, hükümet açısından iyi değerlendirilirse bir avantaj da sayılabilir. Çünkü çözümsüzlükten beslenen bazı Kürt sözcüler ve Kürt siyasetçiler, açılım sürecini sonuçsuz bırakmak için çaba içindeler. Bazıları da doyumsuz ve olmayacak talepler peşindeler. Demokratik açılım sürecinde nelerin yapılıp nelerin yapılamayacağının netleştirilmesi konusunda hükümet bu doyumsuz kesimleri MHP’nin muhalefetini ileri sürerek dizginleyebilir. Dolayısıyla MHP’nin itirazları, bu demokratik süreçte tersinden de olsa çözüme olumlu bir katkı sağlayabilir. Çünkü, Kürt açılımı yaparken nüfus olarak ülkenin hakim unsurunu oluşturan Türkleri kuşkuya düşürecek gelişmelerden uzak durulmalı. MHP’nin tavrını bu yönüyle anlamak mümkün. Ancak MHP kullandığı dil itibariyle bölücü ve ayrıştırıcı bir üsluba yönelmekten kaçınmalıdır. Şimdiye kadar Türkiye’nin temel meselelerinde dış mihraklı oyunları bozmasıyla tanıdığımız MHP lideri Devlet Bahçeli’nin bu konuda da problemin çözümüne bir şekilde katkı yapacağından kuşku duymuyorum.

 CHP açılıma muhalefetten çark edecek?

CHP ve şu anki CHP kadrolarının eski siyasi çatısını oluşturan SHP, daha önce Kürt sorunu konusunda şimdiki hükümetin telaffuz ettiği açılımlardan daha radikal öneriler ihtiva eden raporlar yayınlamıştı. CHP bu raporları reddetmiyor. Ama atılacak adımlara karşı izah edilemez bir tutum sergiliyor. Bu tutarsız siyaseti CHP ilk defa yapıyor değil. CHP’nin uzak ve yakın tarihi bu tür çelişkilerle dolu. Darbelere karşıymış gibi görünüp darbecilere alkış ve çanak tutmak, üniversitelerdeki kız öğrencilere başörtüsü yasağını kaldıran anayasa değişikliğini Anayasa Mahkemesi’ne bozdurup hemen arkasından çarşaf açılımı yapmak, Kur’an okuyan, namaz kılanları irticacı gibi gösterip seçim öncesi Kuran Kursu açılımı yapmak gibi tenakuzlar CHP’nin olağan halidir.

Kürt sorununun çözümüne dair adımlara doğrudan veya dolaylı itiraz etmekte olan CHP kısa bir süre sonra gayet maharetli bir şekilde yine çark edecektir. CHP’nin başka bir çaresi yok. Ana muhalefet partisi neden böyle dolambaçlı yollardan geçtikten sonra doğru yola gelmeyi tercih ediyor bunun izahı zor.

CHP askerin siyasete müdahalesine karşıymış. Duy da inanma:

Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ’un TSK’nın, demokratik açılım sürecini desteklediğini açıklaması CHP’yi rahatsız etmiş. CHP Grup Başkan Vekili Hakkı Süha Okay, "TSK'nın bu kadar güncel siyasetin içinde yer almasını doğru görmüyorum" diyor. Keşke CHP ilkesel olarak her zaman askerin siyasetin içine girmesine veya siyasete müdahalesine karşı olabilse de biz de hep beraber CHP’yi alkışlasak.

CHP’nin bu siyasi yaklaşımla tutarlı olması mümkün değil. Sen Tandoğan meydanında “Ordu göreve” pankartı açanlarla yatıp kalkacaksın, defalarca darbe planı ve provası yapmış olan ve bu sebeple cezaevinde olanlara genel başkanının ağzından selam duracaksın, mahkemede aynı adamların avukatlığını yapacaksın. Ama genelkurmay başkanı Türkiye’nin bir temel meselesinde elde edilen bir fırsat için destek açıklaması yaptığında karşı çıkacaksınız.

Hakkı Süha Bey kusura bakmasın. Asker, CHP’nin hoşuna gidecek şekilde siyasete etki ederse CHP’nin hoşuna gidiyor. Hatta CHP, askerin sürekli olarak siyasete böyle müdahil olmasını istiyor. Öyle bir düzen arzu ediyor. Partide varsa eğer birkaç gerçek demokratın istisna olması CHP’nin kurumsal statükosunu değiştirmeye yetmez. 

CHP’nin çelişkiler gemisi zor günlerin girdabına doğru hızla ilerliyor. CHP tarihi boyunca hiçbir zaman “sosyal demokrat” olamadı. Zaten olmak da istemedi. Sonu hayır olur inşallah.

 

Yazarın Önceki Yazıları
Mübarek beldelerimizi korumak iman meselesidir 25.07.2017Yüceltilen evrensel hukuk nedir? 14.07.2017Olaylar, tehditler ve biz 05.07.2017Aslında neler oluyor? 28.06.2017"Bizim medya" kimin veliahtı? 22.06.2017Yürüyen CHP Boğaz'ı nasıl geçmeli? 20.06.2017Katar'ı sevmek için Arab'a sövmek mi lazım? 13.06.2017Büyük patlamaya az kaldı 30.05.2017ABD ve Terör Mühendisliği 24.05.2017ABD'de ne oldu, ne olacak? 18.05.2017Türkiye - Batı ilişkilerinde yeni dönem! 12.05.2017Dava ve Sırat-ı Müstakim 08.05.2017Artık savunma yok taarruz var! 19.04.2017Bir devrimin ardından.. 17.04.2017Cumhurbaşkanlığı Sistemi'nin İç-Dış Boyutları ve Arka Planı 11.04.2017Yazarın tüm yazıları için tıklayınız.