YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
12 Punto14 Punto16 Punto18 Punto
ANKARA-ERBİL ENTEGRASYONUNDAN KİMLER RAHATSIZ?
19 Şubat 2013 14:38

 

Türkiye ile Kuzey Irak Bölgesel Yönetimi arasında 2012 Mayıs ayında, Bağdat’ın kontrolünü devre dışı ederek ihracata yönelik boru hattı projesi konusunda anlaşmaya varılmıştı.

Kuzey Irak’ta petrol ve doğal gaz sektörüne yatırım yapmayı amaçlayan Türkiye’nin Bölgesel Yönetim ile yaptığı anlaşmalara ABD yönetimi karşı çıkıyor.

Karşı çıkma gerekçesi olarak, Kuzey Irak’ın anlaşma ile birlikte ekonomik ve siyasi bağımsızlığa erişiminin kolaylaşacağı ileri sürülüyor. O sebeple ABD, kendi güdümündeki Nuri El Maliki hükümetinin onayı olmadan Kuzey Irak’tan petrol ihracatına olumsuz bakıyor. ABD’li diplomatlara göre böyle bir anlaşma,“Irak’ın bölünmesini hızlandırabilir.” ABD’li diplomatlara göre “Eğer anlaşma sağlanırsa yeni bir enerji koridoru kurulacak ve 10 yıl içinde bu bölgeden Türkiye’ye günde 3 milyon varil petrol ve yılda 10 milyar metreküp doğal gaz gönderilecek. Bu da bölgeyi büyük oranda dönüştürebilir.” Aslında ABD yönetimi ve Maliki’nin bilip de söylemedikleri şey başka. Daha önce de defalarca yazdığımız gibi Kuzey Kürt bölgesi hızlı bir şekilde Türkiye ile entegre oluyor. Kuzey Irak Kürt bölgesi Irak’tan kopuyor, Türkiye’nin parçası haline geliyor. Bu durum cebri bir şekilde değil, iki tarafın da gönüllülük esasına göre gelişiyor. ABD, Bağdat ve bölge ülkelerince önlenemeyen bu gidişat, karşı olanları son derece rahatsız ediyor. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız’ın 4 Aralık 2012 tarihinde petrol ve gaz konferansına katılmak üzere Erbil’e giderken uçağının geri döndürülmesinin altında yatan esas sebep Maliki yönetiminin bu korkusundan kaynaklanıyor. Ankara - Erbil entegrasyonundan rahatsız olanlar sadece bunlar değil. ABD çıkarları tehlikeye girdiği ve arkasına saklandıkları yasakçı statüko bu gelişmelerle yıkılacağı için Türkiye içinde ciddi bir kesim de çok rahatsız. Ama rahatsızlıklarını doğrudan değil, dolaylı olarak yansıtıyorlar.

Merkezi Irak Hükümeti’nin Petrol Bakanı Abdülkerim Lixebi, daha önce Bölgesel Kürt Yönetimi’nin Türkiye’ye petrol satmasını “Petrol kaçakçılığı” olarak gösterip, Kürt yönetimini “Petrol kaçakçılığı yapmakla” suçlamıştı. Kuzey Irak Bölgesel Yönetimi Enerji Bakanı Aşti Hewrami ise cevabi açıklamasında, petrol kaçakçılığı yapmadıklarını, kendi bölgelerinden çıkan ham petrolü Irak Anayasası’na uygun şekilde sattıklarını ifade etmişti.

Bağdat’taki Merkezi Hükümet ile Kuzey Irak Bölgesel yönetimi arasındaki gerginlik devam ederken 14 Aralık 2012’de ABD cephesinden hem Türkiye’ye hem de Kuzey Irak Bölgesel Kürt Yönetimi’ne petrol ihracatı uyarısı gelmişti. “Türkiye, Kürt Yönetimi ile petrol anlaşması müzakere ediyor veya müzakereyi tamamladı. Türkiye’ye bu yönde gitmemesi çağrısı yapıyor musunuz” sorusu üzerine ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Victoria Nuland, “Irak hükümetinin onayı olmadan Irak’ın herhangi bir bölgesinden petrol ihracatını desteklemiyoruz. Komşu ülkelere, tansiyonu artırmaya katkıda bulunacak herhangi bir yorum veya eylemden kaçınmaları çağrısı yapıyoruz” demişti.

Ankara-Erbil hattında petrol anlaşması yapıldı:

Kuzey Irak’ta yayınlanan Kurdish Globe gazetesinde yer alan bir habere göre, enerji konusunda Ankara ile Erbil anlaştı. Kuzey Irak’tan petrol çıkarılması ve uluslararası pazara ulaştırılması konusunda Ankara - Erbil ortak hareket edecek. Anlaşmaya göre Bağdat yönetimi devre dışı bırakılarak kurulacak bir boru hattı ile Kuzey Irak petrolü, Türkiye’ye ulaştırılacak. Anlaşma, petrolün hem Türkiye’de kullanımı hem de Türkiye üzerinden satışı konusunda avantajlar sağlıyor. Çünkü Türkiye’deki resmi kurumların Kuzey Irak’ta petrol çıkarmaları, petrol ve gaz fiyatlarının indirimli alım garantisi ve son olarak da Türkiye üzerinden ihracatı, anlaşmanın unsurları arasında yer alıyor.

Bu durum ABD’nin Irak’la ilgili planlarını bozacak çok önemli bir gelişme. Irak’tan petrol çıkaran ve satan ABD petrol şirketlerini de çıldırtan bir adım.

Çözüm sürecinde Barzani faktörü:

PKK terörünün sona erdirilmesi konusunda yürütülen sürece “İmralı Süreci” denilmesine haftalardır karşı çıkıyoruz. Süreci böyle isimlendirmenin Abdullah Öcalan’ı merkeze oturtacak ve kapsamı daraltacak yanlış bir ifade olduğunu buna “Çözüm Süreci” demenin daha doğru olacağını vurguluyoruz. Nitekim birkaç gün önce başbakan Erdoğan da sürece “Çözüm Süreci” denilmesinin doğru olacağını söyledi.

Aylardır analizlerde, çözüm sürecinde görüşmelerin sadece İmralı ile sınırlı olmadığını vurguladıktan sonra, Kuzey Irak yönetimi, PKK’nın Kandil, Avrupa kadroları, Suriye’de PYD ve PKK’ya destek veren ülkelerle de görüşmeler yapıldığını belirtiyoruz.

Nitekim ilk defa resmi bir makamdan, Başbakan Yardımcısı Beşir Atalay’ın ağzından söylediklerimiz teyit edildi. Çözüm sürecinde Barzani yönetiminin de katkısı dile getirildi. Çünkü Barzani yönetimi PKK sorununu artık komşu ülkenin sorunu olarak değil kendi ülkesinin sorunu olarak görüyor. Türkiye ile Kuzey Irak arasında entegrasyon her alanda hızla ilerliyor.

ÖSO ve PYD Şam’a karşı ortak hareket edecek:

Suriye’de Özgür Suriye Ordusu (ÖSO) ile PKK’nın Suriye uzantısı PYD arasında yapılan son anlaşma ile ÖSO ve PYD, Şam rejimine karşı ortak hareket etme kararı aldılar. Halbuki daha düne kadar bu iki taraf yani ÖSO ve PYD birbiri ile çarpışıyordu. PYD, Şam rejimine destek veriyordu. PYD’deki bu ani değişimde Türkiye’nin Suriye politikası ve Çözüm Süreci’nde uyguladığı strateji etkili oldu. Tabi Abdullah Öcalan’ın PYD’ye gönderdiği mesajın da..

Bu bölgede yaşamak ve başarılı olmak kolay değil. Türkiye iyi bir yolda ve doğru bir strateji ile ilerliyor. Türkiye’nin düşmanları, hasetçileri ve rakipleri de boş durmayacaklar. Ama yılmak bize yakışmaz..

 

Alper TAN

19.02.2013

Yazarın Önceki Yazıları
Batı medeniyetinin çöküşüne hazır olun 22.03.2017Haçlı birliğine karşı hilal birliği 15.03.2017Avrupa niçin düşmanlıkta yarışıyor? 10.03.2017Niçin "hayır" demeliyiz! İşte sebepler.. 06.03.2017Aslında "kimler rahatsız" 03.03.201728 Şubat'ın 28 Günahı 28.02.2017Fethullah'ı verseler ne olacak! 23.02.2017Bu sistemin ne zararı vardı da değiştiriyoruz? 15.02.2017ABD'nin dinci siyaseti tutar mı? 12.02.2017Sandığa giderken dünyada neler oluyor? 09.02.2017Donald Trump'a teşekkür mektubu 31.01.2017ABD gizli belgesi ve Reina saldırısı! 17.01.2017ABD, NATO, Terör ve Cuma Hutbesi! 02.01.2017Batı Savaşı Kaybetti. İstese de İç Savaş Çıkartamaz! 30.12.2016Suriye'de kimlerle savaşıyoruz? 27.12.2016Yazarın tüm yazıları için tıklayınız.