YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
12 Punto14 Punto16 Punto18 Punto
AKP kesin kapatılır çünkü…
03 Nisan 2008 14:38
Ülkemizde bazı densizler AKP’nin kapatılmasının Anayasa’ya uygun olmadığını yeterli delil bulunmadığını iddia ediyorlar. Ben farklı düşünüyorum. İşi gücü bırakıp Anayasayı baştan sona okuyarak AKP’yi kapatmak için bir sürü gerekçenin mevcut olduğunu saptadım. Köşemdeki satırların olanaksızlığı nedeniyle saptadıklarımın sadece minik bir kısmını siz sevgili okuyucularımla paylaşıyorum. İşte gerekçeler. Okuyunca siz de hemen anlayacaksınız.



Bakınız. TC Anayasası 68. Madde: “Vatandaşlar siyasi parti kurma” şeklinde başlamaktadır. Buradan açıkca anlaşılıyor ki vatandaşın siyasi parti kurması kesinlikle yasaklanmıştır.



Öte taraftan Anayasanın dördüncü bölümünün III. Kısmında Siyasi partilerle ilgili bölümler başlığı altında aynen şöyle denilmektedir.


“A. Parti kurma.” “A.”dan şifreli olarak kastedilen şey “Ak”tır. Yani “Ak Parti kurma” denilmektedir. Recep Tayip Erdoğan ve belli sayıda arkadaşları, Anayasamızın bu açık emrini dinlemeyerek Ak Parti adıyla parti kumuşlardır.



Bu durum Anayasamızın Dördüncü bölümünde yer alan Siyasi Haklar ve Ödevler bölümüne alenen aykırıdır. Anayasanın “A”sını, kanunun “k”sı ile yan yana getirirsek “Ak” olur. 68. maddenin birinci fıkrasının sondan dokuzuncu kelimesi “parti” diyor. İkisini birleştirirsek “Ak Parti” çıkıyor. Adı geçen 68. maddenin altıncı fıkrasının altıncı kelimesi “üye”dir. “ü”yü silersek “ye” kalır. Onu da “Ak Parti” ile birleştirirsek “Ak Parti’ye” oluyor. Siyasi Partilerin uyacakları esaslar bölümünde yer alan 69. maddenin beşinci fıkrasının sonunda “temelli kapatma verilir” yazar. Şimdi hepsini birleştirip okuyalım. “Ak parti’ye temelli kapatma verilir.” Neymiş? Ak Partiye temelli kapatma verilir.



Anayasamızın “Hak arama hürriyeti”ni düzenleyen başlıkta gördüğünüz gibi “hak arama” yazıyor. Bu nedenle Ak Parti’liler sakın ha hak aramaya kalkmasın. Anayasaya alenen aykırı olur.



Anayasamızın 68. Maddesinin 5. fıkrasının başında “Hakimler ve savcılar” denilmektedir. 157. maddenin ilk fıkrasının sondan 14 ve 13. kelimeleri “son derece”dir. 158. maddenin birinci fıkrasının son kelimesi “yetkilidir” diyor. 93. maddenin ilk fıkrasının sondan sekizinci kelimesinde “her” yazılıdır. 19. maddenin yedinci fıkrasının dokuzuncu kelimesi “konusunun”dur. Bu kelimenin son üç harfini oluşturan “nun” Arap Elif Ba’sının bir harfinin adı olduğu için “yok” hükmünde sayarsak geriye “konu” kalır. Anayasanın Düşünceyi açıklama ve yayma hürriyetini anlatan 26. maddesinin birinci fıkrasının yirmi birinci kelimesi “da”dır. “Konu” kelimesine “da” eklenirse “konuda” haline gelir. 138. maddenin birinci fıkrasının sondan iki kelimesinde ise “hüküm verirler” deniliyor. Şimdi bütün bu bulguları birleştirirsek anayasal gerekçe olarak şu sonuç ortaya çıkmaktadır. “Hakimler ve savcılar son derece yetkilidir, her konuda hüküm verirler.”



Gelelim Abdullah Gül meselesine.


Anayasamızın İkinci Bölüm Yürütme kısmında Cumhurbaşkanının nitelikleri ve tarafsızlığı anlatılmaktadır. Abdullah Gül’ün sağına geçersen solda görünüyor, soluna geçersen sağda görünüyor. O nedenle tarafsız değildir. Öte yandan anayasamızın bu bölümü “A.” diye başlar. Buradaki “A.(nokta)” da Abdullah’ı ifade ediyor. Abdullah Arapça bir isimdir. “Allahın kulu” anlamına geliyor. Yani Abdullah Gül, Allah’ın kuludur. Allaha kul olmak Anayasamızın değişmez, değiştirilemez, temel ilkelerinden olan “Laiklik” ilkesinin ruhuna aykırıdır. Anayasaya bağlılık üzerine yemin etmiş birinin “Allahın kulu” anlamına gelen bir isim taşıması Anayasaya değil Allah’a bağlı olduğunu gösterir. Ayrıca soy ismi olan “Gül” ise İslam’ın peygamberinin sembolüdür. Abdullah Gül, adıyla da soyadıyla da laiklik ilkesine kökten aykırıdır. Laik cumhuriyette böyle birinin cumhurbaşkanlığı koltuğunda oturmasına izin verilemez.



Gereği düşünüldü.



Türk milleti adına.


Tüm bu nedenlerle Ak Partinin temelli kapatılmasına; Abdullah Gül’ün cumhurbaşkanlığından indirilmesine, CHP’nin kabineyi nasıl kuracağının Veli Küçük’e sorulmasına; kimin cumhurbaşkanı olacağı konusunun Cumhuriyet gazetesinden İlhan Selçuk’a sorulmasına yediye dört oy çokluğu ile karar verildi.



Ne mutlu Türküm diyene.


Türkiye laiktir laik kalacak.


Yazarın Önceki Yazıları
Batı medeniyetinin çöküşüne hazır olun 22.03.2017Haçlı birliğine karşı hilal birliği 15.03.2017Avrupa niçin düşmanlıkta yarışıyor? 10.03.2017Niçin "hayır" demeliyiz! İşte sebepler.. 06.03.2017Aslında "kimler rahatsız" 03.03.201728 Şubat'ın 28 Günahı 28.02.2017Fethullah'ı verseler ne olacak! 23.02.2017Bu sistemin ne zararı vardı da değiştiriyoruz? 15.02.2017ABD'nin dinci siyaseti tutar mı? 12.02.2017Sandığa giderken dünyada neler oluyor? 09.02.2017Donald Trump'a teşekkür mektubu 31.01.2017ABD gizli belgesi ve Reina saldırısı! 17.01.2017ABD, NATO, Terör ve Cuma Hutbesi! 02.01.2017Batı Savaşı Kaybetti. İstese de İç Savaş Çıkartamaz! 30.12.2016Suriye'de kimlerle savaşıyoruz? 27.12.2016Yazarın tüm yazıları için tıklayınız.