YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
12 Punto14 Punto16 Punto18 Punto
Abdullah Gül'ün ''bir ay'' sırrı ne?
19 Ekim 2012 15:58
Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ve Başbakan Erdoğan’ın geçtiğimiz günlerde BDP milletvekilleri ile kamuoyuna açıklanmadan yapılan görüşmeleri gazetelere yansıdı. 9 Ekim’de Pervin Buldan, Ahmet Türk ve Sırrı Süreyya Önder ile görüşen Cumhurbaşkanı Gül, “Terör eylemleri sona ermeli. Önümüzdeki 1 ay çok önemli” mesajını vermiş. BDP’lilerin PKK ile aynı söylemi kullanmalarını da yanlış bulduğunu ifade etmiş.

Terörle mücadele konusunda son günlerde kısmen de olsa öncesine göre daha iyimser bir atmosfer oluştu. Bazıları, cumhurbaşkanı ve başbakanın bu temaslarını kış ayları geldiği için PKK’nın eylemleri yavaşlatma durumunun bir yansıması olarak görüyorlar. Bu doğru değil. Çünkü son yıllara özellikle de geride kalan kış ayına bakılacak olursa, devlet “artık kış geldi, PKK fazla eylem yapamaz. Biz de operasyonları durduralım” anlayışında değil. Aksine terör örgütüne en büyük kayıplar geçen kış aylarında verdirildi. Bunu unutmamak gerekir.

Cumhurbaşkanı Gül’ün “önümüzdeki bir ay önemli” uyarısının altındaki sebebin daha farklı olduğunu düşünüyoruz. Hatırlarsanız Genelkurmay Başkanı Necdet Özel, Eylül ayının son günlerinde PKK yöneticilerine yönelik operasyonlarla ilgili olarak 'çok iyi korunuyorlar ve çok sık yer değiştiriyorlar. Etkisiz hale getirmek için çalışıyoruz' demişti.

Necdet Özel ayrıca, “işbirlikçilerle mücadele, teröristlerle mücadele kadar önemlidir. Korku uygulayan örgüte, zorla eleman kazandıranların yakalanması hayati önemi haizdir” ifadesini kullanmıştı. “İşbirlikçilerle mücadele, teröristlerle mücadele kadar önemlidir” sözü çok dikkat çekiciydi. Bu sözlerden, PKK’ya destek olan dış etkenler kastedildiği kadar ve hatta daha fazla iç etkenler akla geliyor. Mesela terör örgütüne eleman kazandırmak için çalışan BDP’li vekiller, veya teröristlerle kucaklaşarak onlara moral ve motivasyon veren tuzu kuru Meclis üyeleri ve diğerleri..

İki boyutlu strateji

Bütün bunlar zaten biliniyor. Göründüğü kadarıyla devlet iki yönlü bir strateji izlemeye çalışıyor.

      1) PKK’nın silah bırakıp demokratik yollarla mücadeleyi düşünen kanatlarını ikna edip kazanmayı hedefleyen çalışmalar.

      2) Derdi Kürt meselesi olmayan, işi, bölgeden ve bölge dışından bazı devletlerin taşeronluğunu yapmak olan, Türkiye ile “savaş” isteyen PKK gruplarına yönelik çalışmalar.

Birinci grubun Kürtler adına, olmasını arzu edipte gerçekleşmeyen problemler çok azalmış durumda. Anayasa değişikliği ile zaten geri kalan meselelerinde tamamına yakını çözülebilecek nitelikte. Geriye, toplumda daha fazla gelişmesi gereken hoşgörü ve anlayış konusu kalıyor. Bunun gelişmesinde BDP ve PKK’ya daha fazla sorumluluk düşüyor. Toplumu tahrik eden kışkırtan tutum ve davranışlardan uzak durmaları gerekiyor.


PKK’nın “terörcü” kanadı Öcalan’a tecridin sürmesini ister

PKK ve BDP’nin en fazla istismar ettikleri konulardan biri de Abdullah Öcalan’ın tecritten kurtarılması. Bana kalırsa PKK’nın “terörcü” kanatları Öcalan’ın tecridinin devam etmesini istiyor. Çünkü tecrit kalkar, Öcalan kendi mesajlarını doğrudan vermeye başlarsa PKK’nın terörü tırmandıran kanatları çok zor durumda kalabilirler. Bu grupların liderleri iyice marjinal hale gelebilirler. Ama “devlet nasıl olsa tecridi kaldırmaz” düşüncesiyle bu konuda diretiyorlar.

Avukatlar PKK’ya Öcalan’ın mesajını mı veriyor?

Devletin Öcalan’la görüşmeleri yeniden başladı. Öcalan, geçen ay kardeşi Mehmet Öcalan ile görüşmesinde yeni dönemin ipuçlarını verdi. Daha önce Abdullah Öcalan’ın, örgüte olan mesajları avukatları üzerinden gidiyordu. Öcalan mı avukatlar üzerinden örgüte mesaj gönderiyor yoksa avukatlar mı hem Öcalan'ı hem de örgütü yönlendiriyor konusu son derece karışıktı. Daha çok avukatların hem Öcalan’ı hem de örgütü yönlendirdikleri biliniyor. Bu nedenle Öcalan, avukatlarıyla görüşmemeyi tercih etmeye başladı.

İmralı’ya ziyaretçi kısıtlaması kaldırılacak

Daha önce Abdullah Öcalan’a ziyaretçi kısıtlaması uygulanıyordu. Görünen o ki artık ziyaretçi kısıtlaması kaldırılacak. Öcalan BDP’li vekillerle de, akrabaları ile de, aşiret reisleri ile de, muhtemelen PKK yöneticileri ile de görüşebilecek. Böylece Öcalan’ın mesajları çeşitli kanallardan örgüt tabanına ulaşmış olacak. Bu sayede Öcalan adına ahkam kesenler etkisiz hale gelecek. Neticede örgütte “terör” isteyenlerle “barış” isteyenler daha net ayrışmış olacaklar.

“Terörcü” liderlere nokta operasyon

PKK içinde terörün devamını isteyen grupların lider kadrosuna yönelik ise nokta operasyonlar bekleniyor. Bu gruplarının lider kadrolarının cesetleri gelebilir. Bu konuda önümüzdeki birkaç hafta içinde gelişmeler yaşanabilir. İşte cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün görüştüğü BDP heyetine 9 Ekim tarihinde ifade ettiği bir aylık sürenin sırrının bu olduğunu düşünüyorum.

PKK‘nın terör yanlısı taşeron gruplarının liderleri bu yoldan vaz geçmezlerse onları kötü bir son bekliyor. Hükümetin, devletin bu kadar iyi niyetli çabalarına olumlu bir karşılık gelmezse muktedir bir ülkenin soğuk yüzünü göstermesi kaçınılmaz hale gelir.
Cezaevinde açlık grevi yapan PKK’lılara gözyaşı dökenler, eğer gerçekten Kürt çocuklarını samimi olarak seviyorlarsa bu uyarıları, PKK ve BDP olarak iyi değerlendirmeliler.
 

Alper TAN

19.10.2012
 

Yazarın Önceki Yazıları
Krizden fırsat çıkarma vakti 04.10.2017Doğu-Batı savaşında zihinlerin işgali... 21.09.2017Büyük hesaplaşmaya doğru... 18.09.2017Batı dünyası nereye yuvarlanıyor? 04.08.2017Mübarek beldelerimizi korumak iman meselesidir 25.07.2017Yüceltilen evrensel hukuk nedir? 14.07.2017Olaylar, tehditler ve biz 05.07.2017Aslında neler oluyor? 28.06.2017"Bizim medya" kimin veliahtı? 22.06.2017Yürüyen CHP Boğaz'ı nasıl geçmeli? 20.06.2017Katar'ı sevmek için Arab'a sövmek mi lazım? 13.06.2017Büyük patlamaya az kaldı 30.05.2017ABD ve Terör Mühendisliği 24.05.2017ABD'de ne oldu, ne olacak? 18.05.2017Türkiye - Batı ilişkilerinde yeni dönem! 12.05.2017Yazarın tüm yazıları için tıklayınız.