YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
12 Punto14 Punto16 Punto18 Punto
70 yaşındaki Baykal CHP'yi değiştirecekmiş!
02 Eylül 2008 17:51

 

Özellikle son bir buçuk yıldır Türkiye’de yüksek gerilim yaşanıyor. Ne yazık ki gerilimden beslenen ve ülke yönetimini oldum olası gerilim stratejisiyle gerçekleştiren çevreler, bu alışkanlıklarından vazgeçmek istemiyorlar. Onlar bu stratejiyi uygulamak istedikçe hem ülke kaybediyor hem de bu kesimler kaybediyorlar. Bu çevreler her geçen gün marjinalleşmeye ve toplumdan daha fazla kopmaya başladılar.

 

Ergenekon iddianamesi, şimdiye kadar tahmin edilen ama toplumun genelince tam bilinmeyen gerçekleri gün yüzüne çıkarmaya başladı. Girift ilişkiler, şaibeli konular, gayr-i ahlaki münasebetler, skandal işbirlikleri, tel tel dökülüyor artık.

 

Ergenekon davasından taviz verilmeden bütün kirli ilişkiler deşifre edilmeli ve adaletin karşısında hak ettiği cevabı muhakkak almalı. Tam demokrasi, temiz, şeffaf ve denetlenebilir devlet, temiz toplum için herkes elinden geleni yapmalı.

 

Türkiye sonu gelmeyen kısır çekişmeleri bırakıp artık gerçek gündemlerine dönmeli ve etrafına daha fazla dikkat etmeli. Bu ülkede kimsenin laiklikle bir derdi yok. Eğer 80 milyonluk bir ülkede parmakla sayılabilecek kadar bazı marjinaller varsa bile buların yüzünden toplumun büyük kesimini rahatsız edecek tutum, davranış ve uygulamalardan herkes uzak durmalı. Laiklik konusunu arzın merkezine yerleştirerek, laikliğe karşı, olmayan tehlikeleri varmış gibi gösterip ülkede demokrasiye karşı odak oluşturanlar, bu konunun toplumun dikkatinden kaçtığını sanmamalılar.

 

Belli yerlerde belli sayılarla bazı kararlar alabilirsiniz. Ancak toplumun ma’şeri vicdanının kabul etmediği hiçbir karar, kalıcı ve tesirli olamaz. O sebeple hepimiz toplumun değerlerine ve kararlarına saygılı olmalıyız.

 

İlginç haberler duyuyoruz. CHP yeni vizyon peşinde imiş. Baykal, önümüzdeki yıl yapılacak belediye seçimlerinde “dinamik ve vizyonu olan bir parti” hedefliyormuş. Bunun için program ve tüzükte değişiklikler düşünülüyormuş. Partinin örgüt yapısı da yeniden yapılandırılacakmış. Tabi yönetim CHP’nin dinamik değil geri kalmış vizyonsuz bir parti olduğunu nihayet anladıysa bu güzel. Ama şimdi sıkı durun. Bu konuya CHP’nin Genel Sekreteri Önder Sav çalışıyormuş. Yani CHP’nin yeni yapılanmasını Önder bey planlayacakmış. “Yeni, dinamik ve vizyonu olan bir CHP” oluşturulacakmış. CHP’deki bu değişimin yapılması için 1938 doğumlu, 70 yaşındaki genel başkan Deniz Baykal, 1937 doğumlu yani 71 yaşındaki Önder Sav’a talimat vermiş. Ne diyelim CHP’ye kolay gelsin.

 

Eğer CHP’ye oy verenler bu yönetimden gerçekten bir vizyon ve iktidar bekliyorlarsa çok acı. Bu beklentiyi torunlarına da vasiyet betseler hayal.

 

2009’un Mart ayında belediye seçimleri yapılacak. Siyasetteki ibrenin hareketine bakılacak olursa Belediye seçimleri ile birlikte bir erken genel seçimin de ayak sesleri geliyor. Belediye seçimleri ile erken genel seçim yapılmasa bile Anayasa Mahkemesi’nin 5 Haziran kararıyla yaraladığı ve işlevsizleştirdiği bu parlamentonun ve yine Anayasa Mahkemesi’nin kapatma davasında verdiği kararla yolları daraltılan iktidar partisinin dört yıl görevde kalması pek mümkün görünmüyor. Siyasetçiler ve yandan çarklı siyaset yapanlar, milletin vereceği cevabı görecekler. Bu sebeplerle iktidarı ve muhalefeti ile siyasi partiler, çalışmalarının karnesini alacaklar. Her halükarda bu ilk karne Mart 2009’da olacak. Siyasetçiler, seçmenden rey isteyecekler.

 

Doğrusu Ana muhalefet partisinin halkın karşısına nasıl çıkacağını, hangi gerekçelerle vatandaştan oy isteyeceğini çok merak ediyorum. CHP acaba şöyle demeyi düşünüyor olabilir mi?

 

Ey vatandaş bize oy ver. Çünkü biz bu ülke için neler yapmadık ki?

 

Bakınız:

 

Sizin seçtiğiniz parlamentonun cumhurbaşkanı seçmemesi için Cumhuriyet mitingleri düzenledik, destek olduk.
 
Sizin değerlerinize hakaret eden kutsallarınıza saldıran 27 Nisan bildirisine destek verdik.

 

Cumhurbaşkanını halkın seçmesi istendiğinde bu yetkiyi size kaptırmamak için Anaysa Mahkemesine gitmek dahil var gücümüzle savaştık.

 

Çeyrek asırdan bu yana bu ülkeye on binlerce can, yüz milyarlarca Dolar kaybettiren PKK terör örgütüne karşı yapılan sınır ötesi kara harekâtını zayıflatacak ağır eleştiriler yaptık.

 

Özgürlüklere karşı çıktık. Sanal öcüler icat ederek sizi korkuttuk.

 

On yıllardır ülkenin kanını emen, milletle savaşan Ergenekon operasyonlarının engellenmesi için seferber olduk. Ergenekoncuları savunduk. Olmadı Ergenekoncuların avukatlığına bile soyunduk.

 

Size “bidon kafa”, göbeğini “kaşıyan adam” diyenlerin sırtını sıvazladık.

 

Sizin bize mahalle baskısı yapacağınızı iddia ettik.

 

Size güvenmedik bunlar adam olmaz, bunlar ülkeyi Malezya’ya benzetecekler dedik.

 

Askerin siyasete müdahil olması, darbe yapması için elimizden geleni yaptık.

 

Ülkede siyasi itibar kaybına ve büyük ekonomik zafiyete yol açan kapatma davasına destek olduk. Sandıkta yenemediğimiz rakibimizin kapatılması için ne numaralar çektik.

 

Sizin dini inançlarınızı hafife aldık. Peygamberinizle haccınızla dalga geçtik.

 

Yani ey millet, biz sizin için neler yaptık, nelere katlandık. Oyunuzu bize vermeyecekseniz de kime vereceksiniz?

 

İşte CHP, ya şimdiye kadar yaptığı gibi böyle yapacak. Veya varsa, kafasını ellerinin arasına alıp bir muhasebe yaparak halkı kazanmanın yollarını arayacak.      

 

Ekim ayında TBMM açılacak ve siyaset yeniden hareketlenecek. Muhalefet, artık ülkeyi geriye götürmek için milletin paçalarına yapışmak yerine ülkeyi, geleceğe taşımak için iktidarın gerçek yanlışlarına muhalefet etmeli. Yoksa Ortadoğu’da ülkelerin siyaseti yeniden şekillenirken, Kafkasya’da savaş çanları çalarken, dünya yeniden kurulurken, mide gurultusu gibi bir siyasi muhalefet veya kimsenin inanmadığı “değişim” yalanı ne ülkeye bir şey getirir ne de o partiye..

 

Ha! Bu laflara, bu eski ayaklara hala ve gerçekten inanlar varsa onlara…
İyi uykular…

 

02.09.2009

Yazarın Önceki Yazıları
ABD ve Terör Mühendisliği 24.05.2017ABD'de ne oldu, ne olacak? 18.05.2017Türkiye - Batı ilişkilerinde yeni dönem! 12.05.2017Dava ve Sırat-ı Müstakim 08.05.2017Artık savunma yok taarruz var! 19.04.2017Bir devrimin ardından.. 17.04.2017Cumhurbaşkanlığı Sistemi'nin İç-Dış Boyutları ve Arka Planı 11.04.2017Dünya alt-üst oluyor! 31.03.2017Monarşik Avrupa'ya demokrasi götüreceğiz 28.03.2017Batı medeniyetinin çöküşüne hazır olun 22.03.2017Haçlı birliğine karşı hilal birliği 15.03.2017Avrupa niçin düşmanlıkta yarışıyor? 10.03.2017Niçin "hayır" demeliyiz! İşte sebepler.. 06.03.2017Aslında "kimler rahatsız" 03.03.201728 Şubat'ın 28 Günahı 28.02.2017Yazarın tüm yazıları için tıklayınız.