YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
12 Punto14 Punto16 Punto18 Punto
Türkiye’nin eli armut toplamıyor! (2)
17 Ağustos 2015 09:31

AK Parti – CHP koalisyonu kurulamadı diye hem terör örgütleri saldırılarını artırdılar, hem de bilumum medya neredeyse ekonomik krize girmek üzereymişiz yaygarasını abartılı bir şekilde seslendirmeye başladılar. Başta PKK olmak üzere bilumum terör örgütlerinin Devletin sert yumruğunu enselerinde bulmaları üzerine paralel şebelekler utanmadan, arlanma hissine bile kapılmadan dinî bir kavram olan şehit – şahadet kavramlarını ölü ele geçirilen terör örgütü mensupları için kullanmaya başladılar. Üstelik bu paralel şebelekler önlerine atılan kemiğin hakkı için seslendirmiyorlar bu şehit adlandırmasını! Sadece ve sadece AK Parti ve Recep Tayyip Erdoğan düşmanlıkları Türkiye düşmanlığına dönüştüğü için yiyorlar bu naneyi! Recep Tayyip Erdoğan’ın Cumhurbaşkanı olduğu bir Devlet paralel şebeleklere göre kendini savunursa insanlık suçu işlemiş olur! Bu Devletin insanlık suçu işlediğine inanır gibi yaptıklarından Türkiye’yi dünyanın tüm Türkiye düşmanı kurum ve kuruluşlarına şikâyet ediyorlar. Türkiye’nin Kuzey Suriye ve Kuzey Irak’a yaptığı hava bombardımanlarında da Kandil’de sivillerin öldürüldüğü yaygarasını koparmışlardı. PKK baronlarının ikametgâhı Kandil’de sivillerin ne işi var şeklinde yöneltilen sorular karşısında ise hemen bu iddialarını dillendirmeyi bırakmışlardı. Şimdi de öldürülen, ya da bir resmi kuruma intihar saldırısı yaparken ölen PKK’lılar için şehit ifadesini kullanıyorlar. Bakalım bu ifadeleri kullanmayı hangi uyarı üzerine bırakacaklar? Bir kesim bu kadar da savrulmaz ki! Nereden nereye geldiklerinin farkındalar mı acaba?

Önlerine kemik atılsa da atılmasa da canhıraş bir şekilde yaygara koparan bu şebelek tayfası herhalde MHP Lideri Devlet Bahçeli’nin seslendirdiği gayri meşru adlandırmasını da duymadılar! Devlet Bahçeli bilen bilir 2002 yılı Temmuz ayından bu yana bazı kritik zamanlarda Devlet’in görüşlerini seslendirir. 7 Haziran seçimleri sonrası Devlet Bahçeli’nin seslendirdiği en önemli görüş HDP isimli partinin gayri meşruluğu görüşüdür. Bu görüş sadece Devlet Bahçeli’nin görüşü değil. HDP 7 Haziran seçimleri sonrasında izlediği politika, seslendirdiği görüşler dolayısıyla Devlet tarafından da gayri meşru bir oluşum olarak kabul edilmeye başlandı! Ki bunu kararlı bir şekilde ve olabildiğince gür bir sesle Devlet Bahçeli dile getirmekten imtina etmedi!

Amerika’da yapılan görüşmeler ve toplantılar sonrası eş başkanın çağrısı üzerine serhildan kalkışması sonucu Kurban Bayramı’nın ikinci gününden itibaren 50’nin üzerinde gariban vatandaş katil sürüsü tarafından öldürüldü. 7 Haziran seçimleri süreci ve sonrasında Almanya’da yapılan toplantılar sonucu HDP milletvekilleri Kürt vatandaşları tehdit ederek “bu keleşi size çevirmesini de biliriz, hepiniz defolup gideceksiniz buradan” tehdidini savurdular. Aslında bu tehdit Amerika’nın Kuzey Suriye’de bombaladığı yerlerdeki şehir nüfusunun şehirlerini terk etmesi üzerine oraları önce IŞİD’in işgal etmesi, ardından da o şehirlerin PYD’ye devredilmesi örnek alınarak yapılmış bir tehditti. Yani HDP milletvekili kadın demek istiyor ki, “PKK karşıtı iseniz hepiniz buralardan defolup gideceksiniz. Defolup gitmezseniz keleşleri size çevirmesini bilir ve keleş zoruyla sizi buralardan süreriz”!

Bir başka HDP milletvekilinin PKK’ya gönderilen silahlara kuryelik yapmasının arka planında bu süreçte Amerika ve Almanya’da yapılan toplantılarda alınan kararlar sonucu uygulamaya konulan proje yer alıyor! Bu projenin ayaklarından birini bazı bölgelerin PKK karşıtı olmasa bile PKK yandaşı olmayan Kürt vatandaşların sürülmesi oluşturuyor. Projenin başarıya ulaşabilmesi için milletvekili olmasına aldırmadan herif PKK’ya gönderilen silahlara kuryelik yapmaktan çekinmiyor! Nasılsa dokunulmazlığı var, hiçbir güvenlik gücü onu gözaltına bile alamaz. Üstelik çözüm süreci hatırına TBMM’de kimse dokunulmazlığının kaldırılmasına cesaret edemez. Hatta dokunulmazlık dosyasının Meclis’e gelmesine bile müsaade edilmez! Yeni Devlet’in reflekslerini okuyamayan, eski Devlet’in göstereceği tavrı göstermesini bekleyen bu şımartılmış partinin bir diğer eş başkanı da açıkça “biz sırtımızı PYD’ye yasladık, KCK’ya, PKK’ya yasladık” gibi abuk sabuk cümleler kurmaktan geri durmadı! Bilmedikleri, ya da görmek istemedikleri ise artık Devlet için belirli bir eşiğin aşıldığı ve bu eşikten sonrası için merhamet gibi, hoşgörü gibi, hatır gibi kelime ve kavramların herhangi bir anlamının kalmadığı idi. O eşikten sonrası için ölenler sadece birer istatistik rakamıdır! Nüfusun, ya da o bölgenin bilmem kaçta kaçının öldüğünün hesaplanması için kullanılan rakamlardan ibarettir toprağa düşenler! Acımanın olmadığı noktadır orası!

AK Parti – CHP koalisyon hükümetinin kurulmayacağının kesinleşmesi üzerine terör örgütlerinin saldırılarını artırmasının, PKK’nın güneydoğunun bazı il ve ilçelerinde özerklik girişiminde bulunmasının da arka planında bu projenin gerçekleşebilme ihtimali yer alıyor. Yani “keleşlerin çevrildiği PKK karşıtı Kürt vatandaşların oralardan sürülmesi” girişimidir bu! Bunu becerebilirler mi? Bunlar henüz Devlet denilen soyut yapının balyoz yumruğunun nelere kadir olduğunu bilmedikleri gibi, görmediler de daha! Bu koalisyonun olmayacağı kesinleştiği halde Türkiye’yi ne yapması için zorluyorlar diye bir soru akla gelebilir! Madem AK Parti – CHP koalisyonu kurulamadı, o zaman AK Parti – MHP koalisyonu hiç, ama hiç kurulamasın! İlk adımda elde edilmeye çalışılan sonuçlardan biri muhtemelen bu. 7 Haziran sonrasında AK Parti’nin MHP ile koalisyon kurabilme ihtimali üzerine zaten yaygarayı basmışlardı “bu savaş kabinesi olur” diye! Terör örgütlerinin ensesine binmek için ne mevcut hükümetin, ne de Devlet’in MHP ile kurulacak bir koalisyona ihtiyacı var! Zaten eşik aşıldığında MHP’nin hükümete dâhil olması beklenmeden enselerine binildi!

Bilmedikleri ve görmedikleri için de terör olaylarını alabildiğine tırmandırmanın peşinde olacaklardır. Bir yandan terör olaylarını tırmandıracaklar, bir yandan da Türkiye’yi BM’de dâhil olmak üzere tüm kurum ve kuruluşlara şikâyet etmeyi sürdürecekler. Nitekim eş genel başkanlardan biri Türkiye’yi Kandil’e yaptığı saldırılardan şikâyet etti bile. Öyle ya Kandil’de bombalananlar arasında abisi de yer alıyor! Üstelik rivayetlere göre eş genel başkanın abisi bu bombalamalarda yaralanmış bile! Açıklanan ilk verilere göre ise terör örgütünün kamplarının yüzde 80’i yok edilmiş, teröristlerin ise yarısı etkisiz hale getirilmiş! Ortaya çıkan bu tablo üzerine HDP “çözüm süreci de çözüm süreci” diye zırlamaya ve yalvarmaya başladı! Bu tavır değişikliği de gösteriyor zaten Devlet’in reflekslerini algılama yeteneklerinin olmadığını. Onların bildiği eski devletin refleksleriydi!

Terör örgütleri saldırılarını artırırken bilumum medya ve küresel baronların peçetecisi İstanbul baronları da ekonomik kriz de ekonomik kriz diye tutturdular. Becerebilseler yağmur duasına çıkar gibi ekonomik kriz duasına çıkacaklar, ama dinleri farklı olduğu için dua nasıl yapılır bilmiyorlar, yağmur duasına nasıl çıkılır bilmiyorlar! Onlar da bir yandan AK Parti – MHP koalisyonu kurulmasın diye canhıraş bir gayret içindeler. Bir yandan da erken seçim yapılmasın diye seçimin ekonomik krize sebep olacağı yaygarasını piyasaya satmaya çalışıyorlar! Bilumum medyanın tüm unsurlarıyla birlikte fısıltı gazetesini de devreye sokmuş durumdalar ekonomik kriz çıkacağı kanaatini pekiştirmek için! Ekonomik kriz çıkar mı? Ekonomiden anlamadığım halde şunu söylerken gayet emin ve gayet rahatım: Doları 4 liraya da tırmandırsalar merak etmeyin bu ülkede ekonomik kriz çıkmaz! Temmuz ayı itibariyle Türk Lirası yüzde 18 civarında değerli zaten! Bunu ekonominin uzmanları ve milli olanları dile getirmeye başladılar bile! Merak etmeyin!

Peki, AK Parti – MHP koalisyon hükümeti kurulur mu? Bunun cevabını da MHP Lideri Devlet Bahçeli bugün yapılacak görüşmede verecek! Herhangi bir tehdit, ya da çok önemli gelişme olmaz ise koşar adım erken seçime gidiyoruz! Yok, uluslar arası ciddi bir tehdit, ya da önemli bir gelişme varsa AK Parti – MHP hükümeti hayırlı olsun! Bunu da bugün akşam vakti öğreneceğiz!

Yazarın Önceki Yazıları
Bugün 30 Temmuz 2016 30.07.2016Meclise saldırı Devleti yok etmeyi amaçlıyor! 29.07.2016Anadolu Ajansı destan yazdı 26.07.2016Medya ikili oynadı! 25.07.2016Kim bu fuatavni? 22.07.2016Fısıltı gazetesi kuryesi kimin kuryesiydi? 20.07.2016Bu bir darbe değil, İMHA HAREKÂTIYDI! 18.07.2016İnsan bu kadar mı ucuz! 29.02.2016Kanal D haberleri ya da insan bu kadar mı ucuz? 22.02.2016Merhametten maraz doğdu işte! 19.02.2016Aşk –ı Hece’de muhabbet vardı 22.01.2016ODTÜ’de namaz hep sorundu 15.01.2016ODTÜ’den Amerikancı yetişir 13.01.2016Geçen gün ömürdendir 12.01.2016Hece bunu hep yapıyor! 11.01.2016Yazarın tüm yazıları için tıklayınız.