26 Mayıs 2017 Cuma
  • Altın143,932
  • BIST97.713
  • Dolar3,5669
  • Euro4,0007
  • Euro/Dolar0.00
  • Sterlin4,6158
  • İstanbul16 °C
  • Ankara12 °C
  • İzmir14 °C
  • Konya8 °C
  • Adana16 °C
  • Antalya16 °C
  • Diyarbakır12 °C
  • Bursa15 °C
  • Kayseri12 °C
  • Kocaeli11 °C
  • Şanlıurfa17 °C
  • Gaziantep14 °C
  • İçel19 °C
ABD VE TERÖR MÜHENDİSLİĞİ
YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
12 Punto14 Punto16 Punto18 Punto
Sessizliğin Dili Ürkütücüdür
29 Ekim 2015 08:36

Türkiye’de duyan kulakları sağır edecek kadar yoğun bir sessizlik var. Ortama sessizlik hâkim adeta. Üstelik bu sessizlik tamamen seçime ayarlanmış bir sessizlik gibi de görünüyor. Son iki haftadır Türkiye’de yer yerinden oynuyor, ama yine de hâkim unsur sessizlik. Şunun şurasında seçime, 1 Kasım’a 10 günden de az bir zaman kaldı, ama ortada ne bir seçim havası var, ne de seçim heyecanı.

Sessizliğin kulakları sağır eden bu sesinden galiba korkmak gerekiyor. İnsanı ürküten bir, tedirgin eden bir sesi var bu sessizliğin. Sessizliğin bu dili insanı ürkütüyor. Nasıl ürkütmesin ki? Seçim için neredeyse son haftaya girdik ve ne partilerden bir heyecan yansıyor, ne de seçmenden! Üstelik bu seçmenin büyük bir kesimi seçime katılan partilerin tabanını oluşturmanın yanı sıra bu partilerin üyeleri! Taban, parti üyeleri bu kadar heyecansız ise bunu nasıl okumak gerekir?

Oysa partileri ve tabanlarını heyecanlandıracak o kadar fazla malzeme sunuluyor ki insanın şaşıp kalmaması mümkün değil! Terörün her gün Anadolu’nun farklı şehirlerine gönderdiği şehitler mi ararsınız, Türkiye’nin başkentinde kendini patlatan biri IŞİD, diğeri Muhaberat mensubu iki canlı bomba mı? Üstelik kendilerini patlatan bu canlı bombaların faturası şimdilik 102 kişinin ölümü olarak çıkmışken! Ne meydanlarda, ne de seçim sathında herhangi bir hareketlenme ve heyecan göze çarpmıyor!

Üstelik meydanları ve seçim sathını hareketlendirmek için bir yandan Rusya, bir yandan İsrail, bir yandan İran, bir yandan Almanya ellerinden gelen gayreti gösterdikleri halde başaramıyorlar bunu! Ya da Türkiye’de yaşayanlar artık öyle bir noktaya gelmişler ki hiçbir şeye tepki gösterecek, hiçbir şeyin kendilerini hareketlendirecek bir etkiye sahip olmadığını düşünüyor!

Bundan korkulmaz da neden korkulur? Ya da bundan ürkülmez de neden ürkülür?

Bir yandan terör örgütünün en büyük destekçisi partinin eş genel piyonlarından biri Ankara’da iki canlı kendini patlattıktan hemen sonra ölenlerin sorumlusu olarak Devleti, katil olarak bu ülkenin Cumhurbaşkanı ile hükümetini işaret etmişken, doğrudan suçlama yapmışken yine herhangi bir kıpırdanma bile göze çarpmıyor! Terör örgütünün bu en büyük destekçisi partinin diğer eş genel piyonu, şunun şurasında seçime çok az bir süre kalmışken özyönetimden bahsederken de bir kıpırdanma yaşanmıyor!

Bundan ürkülmez de neden ürkülür? Bundan korkulmaz da neden korkulur?

Üstelik paralel çetenin elinden gelen tüm gayreti göstererek desteklediği Cumhuriyet gazetesi Ankara’da kendini patlatan canlı bombalardan sonra ölen 102 kişinin AK Parti’nin yükselen oylarını durdurduğunu itiraf ettiği bir ortamda da hareketlenmiyorsa ortalık, seçmen dediğimiz kitle, seçime katılacak partiler heyecanlanmıyorsa ne zaman hareketlenecekler, ne zaman heyecanlanacaklar?

Bunlardan korkmayacak da neden korkacağız? Bunlardan ürkmeyeceğiz de neden ürkeceğiz?

Ankara’da kendini patlatan iki canlı bombayla ilgili yayın yasağı getirilmesine rağmen, özellikle birkaç gazete ısrarla bu yasağı takmayacakları açıklaması yapmalarına ve bu sözlerini tutmalarına rağmen de ortalık hareketlenmedi! Hiç kimse heyecanlanmadı! Hürriyet – Cumhuriyet – Taraf gibi gazetelerin Ankara’da kendini patlatan iki canlı bomba ile ilgili yayın yasağına rağmen, hem canlı bombaların kimliği, hem de iki canlıya yardım ve yataklık etmiş olma ihtimali olan kişilerle ilgili yayın yapmaları da ortalığı hareketlendiremedi, hiç kimseyi heyecanlandıramadı! O yayınlar sonrasında ne mi oldu? Ne olacak? İki canlı bombayı bir yerlere bağlayabilecek, canlı bombalardan sonraki ikinci halkayı, belki üçüncü halkayı ortaya çıkarabilme ihtimali olan 9 kişi kaçtılar! Diyeceksiniz ki Hürriyet gazetesi zaten buna benzer şeyleri çok eskiden beri yapmıyor mu? Zaten biz de onu diyoruz! Hürriyet gazetesi son yıllarda yapabileceği en büyük yardım ve yataklığı yaptı terör konusunda! Deyim yerindeyse tam altın vuruşu yaptı! Ankara’da kendini patlatan iki canlı bombanın ikinci, üçüncü halkalarını aydınlatabilecek 9 kişinin kaçmasını temin ettiler! Hep birlikte el ele vererek yaptılar bunu! Yine de buna rağmen, seçim sathı mailinde herhangi bir hareketlenme, herhangi bir heyecan meydana gelmedi!

Bundan ürkmeyecek de neden ürkeceğiz? Bundan korkmayacağız da neden korkacağız?

1 Kasım seçimleri Türkiye’nin kader seçimi olacak gibi görünüyor. Son yılların en önemli seçimi bu seçimler. Taraflar belli. Tarafların kimler olduğunu da bırakın ben söylemeyeyim! Ya çok sıkıntılı bir dönemin kapıları aralanacak, ya da Türkiye aksak da olsa kendine gelmeye başlayacak! Türkiye’ye diz çöktürmek isteyenler boş durmuyor, durmayacak da üstelik. Türkiye diz çökerse, orta doğu diz çökecek, orta doğu diz çökerse İslâm dünyası diz çökecek!

Bu seçim bir kesime fena halde diz çöktürecek! Üstelik meselinin karakolda çözülme ihtimali her geçen gün artıyor! Ortada çok fazla unsur var! Ve bu unsurların kahir ekseriyeti Türkiye’ye diz çöktürmek için gayret sarfediyor! Türkiye’ye diz çöktürülebilirse, bir taraf tamamen tasfiye olacak!

Üstelik bu tasfiyeyi temin edebilmek için çok fazla gayret harcanıyor! Ve seçim sonrasına ilişkin ortaya sürülen alternatifler arasında hiç de tercih edilebilecek bir alternatif yok! Teklif edilen alternatiflerin hemen hepsinde mesele karakola taşınıyor! Karakola taşınmayan tek alternatif var: AK Parti – CHP koalisyon hükümeti! Onun dışındaki tüm alternatifler Türkiye’yi meseleyi karakolda çözecek bir zemine sürüklüyor! Sadece iyi saatte olsunlar değil, tüm kötü polisler de devredeler 1 Kasım öncesi seçimlerinde!

Bundan ürkmeyeceğiz de neden ürkeceğiz? Bundan korkmayacağız da neden korkacağız söyler misiniz?

Türk milletinin böyle sessizlik anlarında hiç de beklenmeyen cevaplar verdiği vakidir geçmişte! Sessizliğin bu kadar yoğun olduğu bir ortamda Türk milletinin doğru karar vermesini beklemek, daha doğrusu ummak dışında ise yapılabilecek bir şey yok galiba! Bu milletin sessizliğinden de korkulur aslında!

Yazarın Önceki Yazıları
Bugün 30 Temmuz 2016 30.07.2016Meclise saldırı Devleti yok etmeyi amaçlıyor! 29.07.2016Anadolu Ajansı destan yazdı 26.07.2016Medya ikili oynadı! 25.07.2016Kim bu fuatavni? 22.07.2016Fısıltı gazetesi kuryesi kimin kuryesiydi? 20.07.2016Bu bir darbe değil, İMHA HAREKÂTIYDI! 18.07.2016İnsan bu kadar mı ucuz! 29.02.2016Kanal D haberleri ya da insan bu kadar mı ucuz? 22.02.2016Merhametten maraz doğdu işte! 19.02.2016Aşk –ı Hece’de muhabbet vardı 22.01.2016ODTÜ’de namaz hep sorundu 15.01.2016ODTÜ’den Amerikancı yetişir 13.01.2016Geçen gün ömürdendir 12.01.2016Hece bunu hep yapıyor! 11.01.2016Yazarın tüm yazıları için tıklayınız.