YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
12 Punto14 Punto16 Punto18 Punto
Paris’te katil devlet yoktu!
23 Kasım 2015 07:07

Gündemden düşmüş olması gerekirken halen Paris’teki patlamalar meşgul ediyor medyamızı! Nasıl etmesin ki? Medyamızın kahir ekseriyeti tarafından demokrasinin beşiği olarak kutsanan Fransa, medyamızın yüzünü yere eğdirecek bir karar almasına rağmen, bizde yüzünü yere eğme medenî cesaretine sahip bir medya olmadığı için yüzsüzce medenilik kutsamalarına devam ediyorlar! Biliyorsunuz Fransa olağanüstü halin üç ay daha devam etmesi kararı aldı ve bizim medyamız gibi Fransız medyası “Nerde bu demokrasi? Nerde bu devlet? Nerde pijamalarım?” yaygarası koparmadılar!

Ne olmuş yani? Paris’te 7 yerde eşzamanlı olarak patlamalar olmuş, patlamaların ardından silahlar da konuşmuş ve alt tarafı 130 civarında insan ölmüş! Stalin’in de dediği gibi 1 kişinin ölmesi cinayettir, ama 100 kişinin ölmesi istatistikte bir rakamdır sadece! Başta Fransa olmak üzere Avrupa ülkelerinin ödleri bilmem nelerine karıştı! Sınırları kapattılar, olağanüstü hal ilan ettiler, askeri sokağa saldılar! Kimse de çıkıp “Yahu o bombaları, o silahları zaten siz ürettiniz!” bile demedi! Bomba ve silahların patladığı şehir Fransa nam ülkenin başkenti olduğu halde, kimse de çıkıp “Yahu Fransa daha bir gencin yaşı kadar bile eskide kalmayan tarihte senin yüzünden Afrika’da birkaç ay içinde 1 milyondan fazla kara çocuk öldü! Üstelik bu kara derili insanları öldürenlerin arasında senin askerlerin de vardı!” diye bir soru yöneltmedi! Hatta hiç kimse de çıkıp “Suriye ismiyle kurulan devlet Osmanlı devletinden ayrıldıktan sonra senin payına düşmüştü ve sen yıllarca o ülkede istediğin gibi at koşturdun! İzlediğin politikalar sonucunda o ülkede kaç yüz bin kişi öldü, çetelesini tuttun mu hiç?” diye de soran olmadı! Tüm bu soruların sorulmadığı Fransa’ya tabii ki kimse de çıkıp “Yahu ne oldu? Hani demokrasi diyordunuz, hani özgürlük diyordunuz! Şimdi niye zır zır ağlıyorsun?” sorusunu yöneltmedi bile!

Türk medyası mı? Medyanın kahir ekseriyeti Suruç’ta, Ankara’da patlayan bombalar karşısında dökmedikleri kadar gözyaşı döktüler Paris’teki patlamalar üzerine! Sanki bombalar onların sokağında patlamış, sanki o patlayan bombaların öldürdükleri kendilerinin yakın arkadaşıymış gibi zırıl zırıl gözyaşı döktüler! Paralel çetenin medyası ise rol gereği ağlak bir görüntü sergileyen locaefendilerini örnek aldıkları için olsa gerek, Paris patlamalarının ardından çift birinci sayfayla çıktı okurunun karşısına! Locaefendilerinin ağlaklığından alışkın oldukları için okurları paralel çetenin bu gazete müsveddesine “Yahu Ankara patlamalarında yapmadığını Paris patlamaları için yapmanın anlamı nedir?” diye bir dönüp sorma ihtiyacı bile hissetmediler!

Hemen hatırlayacaksınız, Ankara’da iki canlı bombanın kendisini patlatmasının ardından paralel çetenin bu müsvedde mevkutesi devleti suçlayan haberler, yayınlar yapmıştı. Unuttuysanız bile yandaş – havuz tesmiye olunan medya Ankara patlamalarının ardından paralel çete ile birlikte Cumhuriyet gibi doğrudan kendilerinin yemlediği, Hürriyet gibi paralel hareket ettikleri gazetelerin manşetlerini sayfalarında tekrar yayınladılar! Unutmanız, siz unutsanız bile bizim unutturmamız mümkün değil! Bu ülkeye, bu millete, bu devlete, bu milletin değerlerine düşmanlık eden, saldıranları unutturmak gibi bir niyetimiz hiç olmadı, olmayacak da! İsmet Özel’in tabiriyle bu millete gavurluk yapanları unutmak ve unutturmak niyetinde değiliz!

Paralel çetenin müsvedde mevkutesi daha dünkü nüshasında Fransa’da medyanın özgürlüğünü kutsayan haber analiz yayınlamaktan hayâ etmedi! Hayâsı olmayandan sizi bilmem ama ben çok korkarım! Hayâsı olmayanın insafı da olmaz! İnsaf yerine siz istediğiniz tüm kötü sıfatları koyabilirsiniz! Bütün kötü sıfatları o kelimenin yerine koymak isterim, ama edebimiz müsaade etmiyor!

Ankara patlamaları sonrası Türk medyasının kahir ekseriyetinin terör örgütünün en büyük siyasi destekçisi partinin eş şebeleğinin Ankara patlamalarından birkaç dakika sonrası höykürerek suçluyu “devlet – saray gladyosu – hükümet” olarak işaret etmesini sayfalarında ne kadar büyüterek verdiklerini bir hatırlayın! Gazete sayfalarında nal gibi harflerle devleti suçlamayı bir marifet olarak gördüler! PKK’nın en büyük destekçisi siyasi partinin eş şebeleği patlamadan birkaç dakika sonraki höykürmesini sürdürmedi, ama paralel çetenin müsvedde mevkutesi ile Cumhuriyet gibi paralel çetenin doğrudan yemlediği gazeteler o iftirayı günlerce sayfalarından indirmediler. Patlamaların sonrasında ise medyanın cici çocuğu bu eş şebelek halkı “hayatı durdurma”ya çağırdı! Yeni baronun medyası durur mu bunu da büyütmekte hiçbir sakınca görmediler!

Paris patlamaları sonrası bu medyanın Fransa Cumhurbaşkanı, Fransız hükümeti, Fransız güvenlik kuvvetleri ve Fransız medyası aleyhine tek satır olumsuz bir ifade yazdıklarına şahit oldunuz mu? Fransa kutsamaları, Fransa güzellemeleri dışında tek satır olsun olumsuz bir ifade yazabildiler mi? Varsa da yoksa da demokrat Fransızlar, Fransız medyasının özgürlüğü! Hükümet yayın yasağı getirmemiş de, elindeki bilgileri medya ile paylaşmış da! Yerseniz! Paralel çetenin mevkutesi öyle diyor ya, biz de sadece onlar dediği için inandık! İnsanda biraz kızaracak yüz olur diyeceğiz, ama bunlardaki yüzün derisi manda gönünden daha kalın! Onun için o kızarmayı bu dünyada görmeyi unutun!

Bırakın Fransa’nın Afrika’da 1 milyondan fazla insanın ölmesine sebep olmasını hatırlatmayı, bırakın Fransa’nın Suriye’de ne işinin olduğunu sormayı, yeni baronun emrindeki bu medya Paris’teki patlamalar için bile Türkiye’yi suçladılar! Utanmasalar Paris’teki saldırıları da saray gladyosu organize etti diyeceklerdi! Fakat o kadarını söylemeye dilleri varmadı bereket! Toplu iğne ucu kadar bile utanma duyguları olduğu için değil, sadece gavurluklarını bu kadar ayağa düşürmenin bir ücretini alamayacakları için yapamadılar bunu! İnandırabilecekleri birkaç kişi bulsalar, ücretini tahsil edebilecekleri birkaç enayi bulsalar inanın bu iddiayı da dillendirmekten çekinmezlerdi! Çünkü onların ücret karşılığı yapamayacakları hiçbir adilik, hiçbir şerefsizlik yok! Tıpkı başlarındaki baronun da yapamayacağı hiçbir adilik, hiçbir şerefsizlik olmadığı gibi! Yeter ki yaptıkları adilik, yaptıkları şerefsizlik bu millete, bu milletin değerlerine zarar versin! Yeter ki gavurluklarını icra edebilsinler!

Hatırlayanınız var mı bilmiyorum, 3 Temmuz 1993’teki Sivas olaylarının ardından İsmet Özel’i yazdığı bir yazıdan dolayı neredeyse linç edeceklerdi. Saldırmayan bir tek adi ve şerefsiz medya mensubu kalmamıştı! İsmet Özel olayların perde arkasına dikkat çekmek, tehlikeye işaret etmek için mealen “Sivas semalarında Sırp tayyareleri görmek isteyip istemediğimizi” sormuştu o yazısında! Şairdir ve kullandığı metaforlarla olayın ciddiyetine dikkat çekmek istemiştir diye hatırlatan bir tek Allahın kulu bile çıkmadı!

Türkiye’nin güvenlik güçlerine ağızlarına gelen her neviden hakareti saydırmaya çekinmeyen bu medya yeni barondan da aldıkları destekle Fransız polisinin insanları sokak ortasında donuna varıncaya soyduğu halde bununla da yetinmeyip ters kelepçe ile gözaltına alma ameliyesine çıt bile çıkaramadılar! Nasıl ki terör devleti İsrail’in Filistinli çocukların kollarını taşla ezerek kırmasına çıtlarını bile çıkaramadılarsa, Fransa’da polisin ve askerin yaptıklarına da çıtlarını çıkaramadılar! Ellerinden gelse o askerin, o polisin postallarını yalamayı kutsal bir vazife bilecekler, ama postal yalamak için Fransa’ya kadar gitmeye eriniyorlar galiba! Fransa’ya kadar gitmeye erinmeyenleri ise Fransa’nın ilan ettiği olağanüstü halden dolayı Fransa’ya giremedikleri için şimdilik postal yalamayı ertelemiş gibiler!

Yazarın Önceki Yazıları
Bugün 30 Temmuz 2016 30.07.2016Meclise saldırı Devleti yok etmeyi amaçlıyor! 29.07.2016Anadolu Ajansı destan yazdı 26.07.2016Medya ikili oynadı! 25.07.2016Kim bu fuatavni? 22.07.2016Fısıltı gazetesi kuryesi kimin kuryesiydi? 20.07.2016Bu bir darbe değil, İMHA HAREKÂTIYDI! 18.07.2016İnsan bu kadar mı ucuz! 29.02.2016Kanal D haberleri ya da insan bu kadar mı ucuz? 22.02.2016Merhametten maraz doğdu işte! 19.02.2016Aşk –ı Hece’de muhabbet vardı 22.01.2016ODTÜ’de namaz hep sorundu 15.01.2016ODTÜ’den Amerikancı yetişir 13.01.2016Geçen gün ömürdendir 12.01.2016Hece bunu hep yapıyor! 11.01.2016Yazarın tüm yazıları için tıklayınız.