YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
12 Punto14 Punto16 Punto18 Punto
Paralel çete önce uydurur, sonra gerçek diye bu yalanı sunar
03 Eylül 2015 07:28

Muhtemelen sizin de dikkatinizi çekmiştir, paralel çete bir meseleyi köpürtmek, bir meseleyi sulandırmak, ya da birilerini korumak istiyorsa önce sosyal medyadan bir yalan uydurur. Sosyal medyadan uydurduğu yalanı genellikle birkaç hesap üzerinden yapıyor. Bunlardan birini artık hepiniz tanıyorsunuz, fuatavni nam birden fazla kişinin kullandığı hesap. Bu haberlerin dolaşıma sokulduğu bir diğer hesap ise Emre Uslu’nun twitter hesabı. Başkalarının da olduğunu herkes biliyor. Fakat son zamanlarda bu iki hesap üzerinden dolaşıma sokulan haberler çok fazla öne çıktığı için bunları zikrediyoruz! Taraf gazetesi yazarın twitter hesabından dolaşıma sokulan bilgilerin bu ismi taşıyan gerçek kişi tarafından mı dolaşıma sokulduğu, yoksa başkaları tarafından mı dolaşıma sokulduğunu ise biz tabii ki bilemeyiz! En iyi ismindeki Allah lafzını sildiren kişi bilir! İyi ki de ismindeki Allah lafzını sildirmiş, bu lafız isimde halen duruyor olsaydı eleştiri yöneltirken biraz sıkıntıya girerdik herhalde!

Neyse, meselemiz bu zatın isminden bu lafzı niçin sildirdiği meselesi değil! Hatırlayanlarınız mutlaka olacaktır, önce fuatavni ortak hesabı üzerinden dolaşıma sokulan bir haber vardı, bu haberi geçen hafta Emre Uslu da twitter hesabı üzerinden tekrar dolaşıma soktu: AK Parti Hükümeti’ni (aslında geçici seçim hükümeti var başta) kullanarak Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan (yine aslında onlar bu ismi kullanmıyor, hakaret içeren başka bir isim zikrediyorlar) 200 kişilik bir medya listesi hazırlamış ve bunları içeri almak için fırsat kolluyormuş!

Dolaşıma sokulan bu haberin serencamını hepiniz hatırlıyorsunuz. Paralel çete bu haberin dolaşıma sokulduğu andan itibaren sosyal medya başta olmak üzere bünyesindeki tüm kanalları kullanarak haberin üzerine atladı! Haberin dolaşıma sokulduğunun ertesi günü de yine hatırlıyorsunuz paralel çetenin gazeteleri haberi kocaman kullandılar. Bununla da yetinmediler. Peki ya ne yaptılar? Paralel çetenin tabiriyle sarayın aleyhine cümle kurma ihtimali olan herkese mikrofon uzattılar. Mikrofon uzatılan herkes de papağan gibi benzer cümleleri tekrarlayıp durdular. Bu yetti mi peki? Tabii ki yetmedi.

Paralel çetenin Türkiye dışındaki elemanları Türkiye’de çıkan bu haberleri bir gerçekmiş gibi batılı tüm Türkiye muhaliflerine servis yaptılar. Servis yaparak istedikleri sonucu tevlit etmişlerdi: Türkiye muhalifi tüm isimler, tüm kurum ve kuruluşlar Türkiye’de medyaya korkunç boyutlarda bir baskı yapıldığına inandırılmışlardı. Artık bir sonraki aşamaya geçilebilirdi!

Bir sonraki aşamayı ise tahmin ettiğiniz gibi batılı Türkiye muhalifi isimlerden Türkiye’de medyaya yapılan baskının durdurulması yönünde demeçler almak oluşturuyordu! Fakat bu demeçler yine tahmin ettiğiniz gibi muhalif medyaya baskı şekline dönüşmüş olarak okuduk biz Türkiye’de! Çünkü paralel çetenin elemanları medyaya baskı söylemiyle yetinmemiş, baskının saraya muhalif olan medya üzerinde olduğu kanaatini oluşturmak için bu sonucu tevlit edebilmek üzere karşılarındaki kişilere yöneltmişlerdi!

Bir müddet hem Türkiye’deki saray muhalifi siyasi kişiler, sivil toplum kuruluşları (ne biçim sivil toplum kuruluşuysa artık!) üzerinden, birtakım tüccar üzerinden aldıkları benzer görüşleri gazetelerindeki büyüterek kullandılar. Hem de aynı işlemi batılı Türkiye muhalifi isimler üzerinden yürüttüler. Üstelik batılı isimler başında bulundukları kuruluşlar aracılığıyla Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti’ne “derhal medyaya bu baskıları durdur” müracaatları yapmışlardı! Tabii paralel çetenin medyasında yer alan haberler doğruysa! Böyle bir tereddüdü dile getiriyoruz. Çünkü başta paralel çetenin kendisi olmak üzere herkes de biliyor ki bu haberlerin kahir ekseriyeti sadece bir algı oluşturmak için kurgulanmış ve algıyı tevlit edebilmek üzere yapılmış haberlerdir!

Aradan bir müddet daha geçip medyaya baskı falan gerçekleşmeyince bu defa yine sosyal medya üzerinden aynı haberi bir başka isim üzerinden tekrar dolaşıma soktular! Bu defa haberi dolaşıma sokan isim Taraf gazetesi yazarı Emre Uslu idi! Paralel çeteye ait tüm gerçek ve sahte hesaplar yine mal bulmuş mağribi gibi dolaşıma sokulan bu haberin üzerine balıklamasına atladılar! Tabii paralel çetenin tüm yayın organları da benzer tavrı sergilediler. Fakat meselenin medyaya baskı olmadığı çok sonra ortaya çıktı!

Meselenin Akın İpek’i korumak üzere tezgâhlandığı geçtiğimiz Pazartesi günü ortaya çıktı! Yazının başında da dikkat çektiğimiz paralel çete bu defa bu kadar büyük yaygarayı aslında Akın İpek’i korumak üzere koparmıştı!

Olay daha çok taze olduğu için hepiniz harlayacaksınız, FETÖ kapsamında koza – ipek grubuna ait 23 şirkete geçtiğimiz Pazartesi günü baskın düzenlendi ve arama yapıldı. Şirketlere baskın yapılmadan önce Akın İpek bekleneceği gibi özel uçağına atlayıp Türkiye dışına kaçtı!

Pazartesi günü bu olaylarla karşılaşınca anlıyoruz ki paralel çetenin medyaya baskı var, medyaya çok geniş çaplı bir operasyon hazırlanıyor yaygarasının sebebi iddia ettikleri baskı ve operasyon değilmiş! Peki ya neymiş? Bu yaygaranın tamamı cambaza bak diyerek tırtıkçının ceplerimizi boşaltması gibi Akın İpek’e zaman kazandırmak, gerekli belgeleri ya imha etmesini, ya değiştirmesini, ya da bir yerlere gizlemesini temin etmekmiş! Bilmem mesele açık mı? Paralel çete tüm medya unsurlarını devreye sokarak bir yandan kamuoyunu bu mesele ile oyalarken, bir yandan da Akın İpek’in ihtiyaç duyduğu düzenlemeyi yaparak Türkiye dışına kaçmasına zemin hazırlamaya çalışıyormuş!

Akın İpek fareler gibi gemiyi ilk terk eden olduğuna göre demek ki gerekli düzenleme istenilen şekilde yapılamamış! Gerekli düzenleme yapılabilmiş oysaydı eğer gayet iyi biliyoruz ki muzaffer bir komutan gibi gemisinin başında kalacak ve 23 şirketine yapılan baskına göğsünü gererek meydan okuyabilecekti! Oysa Akın İpek muzaffer bir komutan gibi davranmayı değil, korkak fareler gibi kaçmayı tercih etti!

Şimdi ise paralel çetenin tüm yayın organları aynı ağızla tekrar yaygara koparıyorlar: 23 şirkete yapılan baskın muhalif medyayı susturma baskınıymış! İnsanın aklına da, ağzına çok ilginç kelime ve deyimler geliyor, ama yine efendilik bizde kalsın da ağzımızı bozmayalım diyoruz!

Zaten bu yazının tek mazereti de bu!

Yazarın Önceki Yazıları
Bugün 30 Temmuz 2016 30.07.2016Meclise saldırı Devleti yok etmeyi amaçlıyor! 29.07.2016Anadolu Ajansı destan yazdı 26.07.2016Medya ikili oynadı! 25.07.2016Kim bu fuatavni? 22.07.2016Fısıltı gazetesi kuryesi kimin kuryesiydi? 20.07.2016Bu bir darbe değil, İMHA HAREKÂTIYDI! 18.07.2016İnsan bu kadar mı ucuz! 29.02.2016Kanal D haberleri ya da insan bu kadar mı ucuz? 22.02.2016Merhametten maraz doğdu işte! 19.02.2016Aşk –ı Hece’de muhabbet vardı 22.01.2016ODTÜ’de namaz hep sorundu 15.01.2016ODTÜ’den Amerikancı yetişir 13.01.2016Geçen gün ömürdendir 12.01.2016Hece bunu hep yapıyor! 11.01.2016Yazarın tüm yazıları için tıklayınız.