YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
12 Punto14 Punto16 Punto18 Punto
“Özel Harpçi Gazeteci Yok” Diyorlar Biz de Bunu Yedik! (2)
21 Temmuz 2015 12:51

Mensubu olmaktan gurur duyduğumuz bu millet şeytan taşlamaktan bir türlü namaz kılmaya vakit bulamıyor! Bırakın namaz kılmayı böyle giderse abdest almaya da fırsat bulamaz hale gelmekten endişe edilecek vakitleri yaşıyoruz! İsmet Özel aktarmıştı galiba Çinliler birine beddua edecekleri zaman “ilginç zamanlarda yaşayasın” derlermiş! Öylesine bir zamanda yaşıyoruz. Çinlilerin bedduası mı tuttu nedir! Baksanıza şu an bulunduğu yeri İslâmcı camia içinde yer almakla temin etmiş kişiler İslâm düşmanlarıyla aynı cephede, hatta aynı mevzide tırnak içinde “İslâmcı” bir Cumhurbaşkanı’nı gayrı meşru hale düşürmek, o Cumhurbaşkanı’nı alaşağı etmek için canhıraş bir biçimde ve işbirliği içinde uğraş veriyorlar. Üstelik bunların birçoğunun alnının secdeye geldiğine şahitlik edenimiz çoktur da!

Dün Türkiye olarak acı bir olaya daha maruz kaldık. Suruç’ta canlı bomba eylemiyle sarsıldı Türkiye. Gece itibariyle ölenlerin sayısının 31 olduğu, yaralıların ise 104 olduğu açıklanmıştı. 104 yaralıdan 40’ı hastanelerde tedavi görüyor. Hastanelerde tedavi gören bu yaralılardan 9’u ise yoğun bakımda yatıyor Durumu ağır olanlar var. Ölü sayısının artması bekleniyor. İşte bu alnı secde gören İslâmcı Özel Harpçi Gazeteciler ölenlerin sayısının ne kadar çok olduğuyla, Türkiye’yi ne kadar istikrarsızlaştıracağıyla ilgileniyorlar ve muhtemelen şu anda çıkıp ortaya bir göbek atmadıkları kalmıştır! Diyarbakır’da patlayan bombalar neyi tahsil etmek istiyorduysa Suruç’ta patlayan canlı bomba da muhtemelen yakın hedef olarak onu amaçlıyor. Olayın duyulmasının ardından Eş Genel Başkan Selahattin Demirtaş’ın yaptığı açıklama ise 6 – 8 Ekim’de yaşanan ve 50’nin üzerinde vatandaşımızın öldüğü Kobani kalkışmasını hatırlattı. Demirtaş, birinci aşamayı atlayarak doğrudan silahlanma çağrısı yaptı! Birinci aşama biliyorsunuz Serhildan aşamasıydı! 6 – 8 Ekim’da maruz kaldığımız ise Serhildan’a benzer bir kalkışmaydı. Tabii, insanları sokağa çağırmadan hemen önce Eş Genel Başkan’ın Amerika’dan geldiğini unutmadık! Amerika dönüşü böyle bir sokak çağrısı yapılması talimatın bu ülkeden verildiği şüphelerini öne çıkarmıştı! Eş Genel Başkan’ın dün yaptığı silahlanma çağrısı talimatını nereden aldığı sorusu takıldı insanların aklına.

Böyle bir zamanda maruz kaldığımız kumpasları da hesaba katarsak Çinlilerin ilginç zamanlar dediği zamanların bu zamanlar mı olduğu takılıyor ister istemez! Halkı silahlandırmaya çağıran Eş Genel Başkan’ın bu ülkede Başbakan Yardımcısı olabilmesi için canla başla çalışan çevreler, canhıraş bir biçimde çaba harcayan gazeteciler gözlerimizin önünde icra ediyorlar bu faaliyetlerini! Ve bu gazeteciler arasında alnı secdeli İslâmcı Özel Harpçi Gazeteciler akil adamlık yapıyorlar! Bugünden itibaren ağızlarından salyalar akıtarak timsah gözyaşları dökmeye başlayacaklar! Güvenlik ihlallerinden bahsedecekler, sınır güvenliği diyecekler, IŞİD’e yeterli derecede sert tavır takınılamadığından bahsedecekler! Oysa olanlardan son derece memnunlar! Çünkü sonuçta Türkiye’nin istikrarsızlaştırılması için önemli adımları atılıyor onlara göre. Yeni durumun asimetrik savaşın yeni adımlarından olduğunu hatırlamak lazım. Geçtiğimiz Mart ayının başında Bursa’da yaptığımız bir konuşmada İslâmcı Özel Harpçi Gazetecilerin henüz devreye alınmadığını, onlar devreye girdikten sonra Türkiye’yi çok kanlı bir dönemin beklediği uyarısını yapmıştık! Bu gazetecilerin devreye girmesiyle kanlı ortam da kendini göstermeye başladı!

Bir önceki yazıda Yeni Şafak gazetesi yazarı Tamer Korkmaz’ın 15 Temmuz’da yayınlanan köşe yazısında bir İslâmcı Özel Harpçi Gazetecinin 1999 yılında katıldığı bir gizli toplantıyı ifşa ettiğini hatırlatarak bir noktayı dikkatlerinize getirmeye çalışmıştık. O gizli toplantıya geçmeden önce 2003 yılı başlarında Başbakanlık’ta gördüğüm ve okuduğum bir rapordan bahsetmek istiyorum.

AK Parti Hükümeti’nin ilk aylarında muhtemelen bazı evraklar gözden geçirilirken yeni bürokratlar tarafından elde edilmiş bir rapordu bu! Rapor 2001 yılı Kasım ayında Başbakanlık’ta hazırlanmış. Hazırlanan bu rapor dönemin Başbakanı Bülent Ecevit, koalisyon hükümetini oluşturan partilerin Genel Başkanları’na (aynı zamanda Başbakan Yardımcısı olarak Hükümet’te görev almaktadırlar) sunulmuş. Rapor medyayla ilgili bir rapordur. Medyadaki birçok ismin kimi iltisaklarını masaya yatırmaktadır! İşte o raporda Tamer Korkmaz’ın ifşa ettiği İslâmcı Özel Harpçi Gazeteci de ABD istihbaratıyla iltisaklı gösterilmektedir! Doğrudur, değildir, bunu ben bilemem! Başbakan’a sunulmak üzere hazırlanan bir raporda herhalde yanıltıcı bilgi vermeye pek kimse cesaret edemez! Bunun doğru olup olmadığını ancak ehl –i vukuf sahibi kimseler bilebilir! Yeni Şafak’ta yayınlanan yazı bize 2003 yılının başlarında gördüğümüz ve okuduğumuz raporu hatırlattı! Biz de bunu anıp öyle geçelim istedik!

Son zamanlarda AK Parti – CHP Hükümeti kurulmasının iyiliği üzerine, ortamı rahatlatacağı üzerine kalem oynatan sözünü ettiğimiz İslâmcı Özel Harpçi Gazeteci pek yapmadığı bir şeyi yaparak doğrudan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a nasıl davranması gerektiği konusunda tavsiyelerde bulunmaya başladı! Biliyorsunuz bu gazeteci güçlü olana karşı sen yanlış yapıyorsun, şöyle yap gibi bir üslup benimsemez! Mesela bu İslâmcı Özel Harpçi Gazeteciye göre Cumhurbaşkanı hemen Saray’ı boşaltması, Saray’dan çıkması gerekiyormuş! İnsanın aklına “sen ne ara bu hale geldin!” demek gibi cümleler geçiyor, hatta “sen bu talimatı 1999 yılında katıldığın gizli toplantıda mı aldın?” gibi cümleler de geçiyor! Fakat talimatların 16 yıl boyunca geçerli kalıp kalmayacağı konusunda tereddüt taşıyorum! Ayrıca 1999 yılı Ağustos ayında yapılan gizli toplantıyı düzenleyenler, eğer 2015 yılında Türkiye’de bu neviden olaylar yaşanacağı ve bu olaylara böyle müdahale edilmesi durumunda sonuç alınabileceği gibi bir öngörüde bulunabiliyorlarsa bu uzak görüşlülüğün önünde şapka çıkarmak gerekir! Her ne kadar CIA Başkanlığı yapmış bir zat gizli toplantı katılımcısı olsa da 16 yıl sonrasında yaşanacakları bilebilmek farklı bir istidat gerektirir herhalde!

Mesele yine çok uzadı ve şeytan taşlamaktan bu defa abdest almaya bile fırsat bırakmadı. Bir sonraki yazıda kaldığımız yerden devam edeceğiz.

Yazarın Önceki Yazıları
Bugün 30 Temmuz 2016 30.07.2016Meclise saldırı Devleti yok etmeyi amaçlıyor! 29.07.2016Anadolu Ajansı destan yazdı 26.07.2016Medya ikili oynadı! 25.07.2016Kim bu fuatavni? 22.07.2016Fısıltı gazetesi kuryesi kimin kuryesiydi? 20.07.2016Bu bir darbe değil, İMHA HAREKÂTIYDI! 18.07.2016İnsan bu kadar mı ucuz! 29.02.2016Kanal D haberleri ya da insan bu kadar mı ucuz? 22.02.2016Merhametten maraz doğdu işte! 19.02.2016Aşk –ı Hece’de muhabbet vardı 22.01.2016ODTÜ’de namaz hep sorundu 15.01.2016ODTÜ’den Amerikancı yetişir 13.01.2016Geçen gün ömürdendir 12.01.2016Hece bunu hep yapıyor! 11.01.2016Yazarın tüm yazıları için tıklayınız.