YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
12 Punto14 Punto16 Punto18 Punto
ODTÜ’de namaz hep sorundu
15 Ocak 2016 08:46

Bu yazı da bir önceki yazı gibi ODTÜ olayının yaşandığı günlerde kaleme alınmış, ama yayınlanmamıştı. İmzacı akademisyenler ve kendine aydın diyenlerin vukuatı üzerine her iki yazıyı da yayınlamak gerekti. Üstelik bugün YÖK Genel Kurulu toplanacak. Ayrıca, Başbakanımız Sayın Ahmet Davutoğlu, dün yaptığı açıklamada imzacı akademisyenlere YÖK Genel Kurulu Toplantısı’na kadar süre vermişti! Bu gelişmeleri de göz önüne alarak ODTÜ içerikli bu yazıyı dikkatinize sunmak istedim. Tabii, hatırlatmaya gerek yok, yazıdaki ODTÜ kelimelerinin yerine malum akademisyenleri ve kendine aydın diyen, ama bu millete ve bu milletin değerlerine düşman herhangi bir kelime, ya da kavramı koyabilirsiniz!

Türkiye’nin gelecek tasavvurları bizim tespitlerimize göre en az üç defa aks değiştirmiş durumda! İlkinin cumhuriyeti kuran irade ve kurucu kadro tarafından yapıldığını söylemek Amerika’nın yeniden keşfi anlamına gelmez! İkinci defa gelecek tasavvuru ise 1944 yılı ortasında Türkiye’nin ABD safına dâhil olmasıyla yapıldı demek mümkün. Üçüncü gelecek tasavvuru yapılıncaya kadar bu ikinci gelecek tasavvurunun arada bir revize edilerek 2006 yılı Mayıs ortasına kadar gelindiğini söylemek belki çok az duyduğunuz bir gerçeğimizi oluşturuyor. Üçüncü gelecek tasavvuru ise 2006 yılı Mayıs ayı ortasında girilen yeni süreçle oluşturuldu. Bu son gelecek tasavvuru aynı zamanda ilk iki gelecek tasavvurlarının inkâr ettiklerinin, itibarsızlaştırdıklarının iade –i itibara kavuşmasını temin edeceğini söylemek belki bir kehanette bulunmak olarak algılanabilir, ama bu bir kehanet değil! Önümüzdeki 10 – 15 yıl içinde ömrü olanların hepsinin şahitlik edeceği bir gerçeklik olduğu ortaya çıkacak!

Belki biliniyordur, bilinmiyorsa da biz kısaca izah edelim. Gelecek tasavvurlarının tasavvura uygun bir yol haritasıyla ilerleyebilmesini temin eden en önemli unsurları Devletin İdeolojik Aygıtları (DİA) temin eder. Bu ifadelere aşina olanlar hemen Fransız felsefeci Louis Althusser’i hatırlayacaklardır. Althussergil anlamda DİA’nın en önemli unsurlarından birini Eğitim Aygıtı oluşturur. Gelecek tasavvuru çerçevesinde eğitim aygıtı zihinlerin fabrika ayarlarına uygun hale getirilmesinin temin edilmesinde en önemli görevi ifa eder.

Türkiye’nin birinci gelecek tasavvurunu muasır medeniyet seviyesini yakalamak şeklinde formüle edebiliriz. Eğitim aygıtı da ona göre şekillenmiş ve müfredatını da buna göre oluşturmuştur. İkinci gelecek tasavvurunu ise Amerikan değerlerine aşina, bu değerlere meftunluk şeklinde kısaca ifada edebiliriz. Muasır medeniyet seviyesini yakalamak üzerine kendini oluşturan eğitim aygıtı, yeni gelecek tasavvuruyla bu yapısını Amerikan değerlerine meftunluk şekline dönüştürmüş ve yapısını da ona göre yeniden şekillendirmiştir. Her iki gelecek tasavvurunun ortak bir özelliğini hemen bu noktada hatırlatalım: “Öteki” olarak adlandırılan ve DİA’ların kendi yaptıklarını meşrulaştırmak ve tanımlamak için kullandıkları Osmanlı ve Osmanlı’nın temsil ettiği değerlerdir.

Öteki” olarak konumlandırılanın tanım gereği yok edilmesinde herhangi bir sakınca yoktur. Onun için de Türkiye’nin ikinci defa aks değiştirdiği gelecek tasavvuru çerçevesinde yeniden biçimlendirilen eğitim aygıtı bünyesinde Amerika’nın desteğiyle ODTÜ kurulmuş ve bu üniversitenin yönetiminde görev yapanlar bugün de dâhil olmak üzere bu milletin değerleriyle kavgalı olanlardan teşekkül etmiştir. Onun için de 1960’lı yıllardan bu yana ODTÜ’de namaz kılmak, namaz kılınacak bir mekâna sahip olmak her zaman en önemli sorunlardan biri haline gelmiştir. 12 Eylül darbesinin bile ODTÜ’de namaz kılmanın bir sorun haline gelmesini engellemeye gücü yetmemiştir!

Geçtiğimiz hafta ODTÜ’de yaşanan namaz kılan öğrencilere saldırılması ve namaz kılanların darp edilmesi hadisesi ise yeni bir aşamadır! Namaz kılmak ODTÜ’de her dönemde bir sorun olmasına rağmen, bugüne kadar namaz kılan öğrencilere saldırılmamış, namaz kılan öğrenciler darp edilmemiştir! ODTÜ’de yeni bir dönemin başlangıcı da olabilecek bu aşamanın Türkiye’nin yeni gelecek tasavvuruyla alakasının olmadığını kim söyleyebilir? Türkiye’nin yeni gelecek tasavvurunda ise hem bağımsız, hem de Müslüman bir Türkiye vardır. 2006 yılı Mayıs ayı ortasında siyasal olarak hâkimiyetini yitiren Amerikan değerleri direnişini Türkiye’nin mevcut gelecek tasarısına saldırarak sürdürüyor!

ODTÜ’nün yönetimine hiçbir dönemde bu milletin değerleriyle barışık kişiler gelmediği için geçtiğimiz hafta yaşanan namaz kılan öğrencilere saldırılması ve darp edilmesinin ardından üniversitenin rektörü hayâ bile etmeden namaz kılan öğrencilerin IŞİD mensubu olmadıklarını ispat etmeleri gerektiği açıklamasını yapabilmiştir! Namaz kılan ve namaz kıldıkları için darp edilen öğrencileri IŞİD mensubu olmakla damgalayan ODTÜ Rektörü önümüzdeki dönemde üniversitede yaşanması muhtemel vahim olayların şimdiden fitilini ateşlemiş ve Türkiye’ye diz çöktürmek isteyenlerle birlikte hareket ettiğini kamuoyuna ilan etmiştir!

Oysa ODTÜ’nün solun kalesi bir üniversite imajını oluşturan öğrenci kesimi mevcut ODTÜ öğrencilerinin arasında yüzde 1 bile değildir! Üniversite yönetimi bu eylemci sol kesiminin sesinin bu kadar gür çıkmasını alabileceği basit birkaç tedbirle aşabilir halbuki. Fakat üniversite yönetimi Eski Türkiye’ye mensubiyet hislerini gizleyemeyecek bir duruma düşmüşlerdir! Umarız teenni ile hareket etmeyi tercih ederler!

Yazarın Önceki Yazıları
Bugün 30 Temmuz 2016 30.07.2016Meclise saldırı Devleti yok etmeyi amaçlıyor! 29.07.2016Anadolu Ajansı destan yazdı 26.07.2016Medya ikili oynadı! 25.07.2016Kim bu fuatavni? 22.07.2016Fısıltı gazetesi kuryesi kimin kuryesiydi? 20.07.2016Bu bir darbe değil, İMHA HAREKÂTIYDI! 18.07.2016İnsan bu kadar mı ucuz! 29.02.2016Kanal D haberleri ya da insan bu kadar mı ucuz? 22.02.2016Merhametten maraz doğdu işte! 19.02.2016Aşk –ı Hece’de muhabbet vardı 22.01.2016ODTÜ’den Amerikancı yetişir 13.01.2016Geçen gün ömürdendir 12.01.2016Hece bunu hep yapıyor! 11.01.2016Bilgemiz Aliya için Hece’den özel sayı 04.01.2016Yazarın tüm yazıları için tıklayınız.