YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
12 Punto14 Punto16 Punto18 Punto
Nihayet İslâmcı Özel Harpçi gazeteciler de devreye girdi
08 Temmuz 2015 09:51

Koalisyon görüşmeleri henüz başlamadı, ama bazı çevreler şimdiden hükümeti kurmuş gibi davranmaya başladılar bile! Meselenin şaka kısmı bir yana, önceki yazılarda da dikkat çektiğimiz AK Parti – CHP koalisyonunu oldurabilmek adına atılmadık takla bırakılmayacak gibi görünüyor. Hele koalisyon görüşmeleri bir başlasın asıl o zaman göreceğiz atılacak taklaları!

AK Parti – CHP koalisyonunun olmazlığını dile getiriyor değiliz. Tabii ki olabilecek koalisyon alternatiflerinden biri de bu. Fakat bu koalisyonu oldurmaya çalışan kesimleri göz önüne getirince, oldurabileceklerini düşününce insanın içi ürperiyor! Çünkü bu koalisyonu oldurmaya çalışmak için canhıraş bir biçimde mesai harcayanlar arasında Türkiye’nin çıkarı için parmaklarını bile oynatmayı aklının ucundan geçirmeyecek kesimler yer alıyor! Son birkaç gündür bu koalisyonu oldurmaya çalışanlara İslâmcı Özel Harpçi gazeteciler de dâhil edildiler! Bu gazeteciler kıyısından köşesinden AK Parti – CHP koalisyon hükümetinin faziletlerini dile getirmeye başladılar.

Söz konusu koalisyon hükümetinin faziletlerini duyunca, sizin de biran önce bu koalisyon hükümeti kurulsun diyesiniz geliyor! AK Parti – CHP koalisyonu kurulursa Türkiye tekrar Batı ile ilişkilerini düzeltecek bir zemin yakalarmış. Türkiye’nin itibarı artarmış. Türkiye’ye güven yeniden tesis edilirmiş. Türkiye’deki gerginlik sona erermiş. O gazetecilerden biri AK Parti – CHP koalisyonunun faziletlerini anlattığı yazısında CHP ve MHP liderleri hakkında hiç de gerçekle uzaktan yakından alakası olmayan değerlendirmeler de yaptı. Mesela o gazeteciye göre CHP lideri muhteşem bir uzlaşma tavrı sergiliyormuş! Kemal Kılıçdaroğlu, o kadar uzlaşmacı bir kişiliğe sahipmiş ki, salt bu tavrı ile AK Parti – CHP koalisyonunun gerçekleşmesini temin edebilirmiş! MHP lideri Devlet Bahçeli ise o kadar uzlaşmaz bir tavır sergiliyormuş ki eğer AK Parti – MHP koalisyonu kurulamazsa sadece MHP liderinin bu tavrı yüzünden kurulamayacakmış! Ne denir? Bunları yazmak için kimlerden, ya da hangi çevrelerden talimat aldın? Bu cümlenin dışında kurulacak bir cümle bulmakta zorlanıyor insan! Daha önce de bir biçimde İslâmcı Özel Harpçi gazetecilere dikkat çekmeye çalışmıştık. Bu hassasiyetimiz onların da bir biçimde oyuna dâhil edilecekleri endişemizden kaynaklanıyordu. Onlar oyuna dâhil ediliyorlar galiba! Yandaş tesmiye olunan gazetelerde yazan bazı kalemler ise (Ali Bayramoğlu onlardan biri mesela) 8 Haziran’dan bu yana ortamın yumuşatılması, onun için de büyük uzlaşmanın gerekliliğine dikkat çeken yazılar kaleme alıyorlar! Özellikle dikkat çektikleri arasında AK Parti – MHP koalisyon hükümetinin mahzurları yer alıyor! Eğer bu koalisyon kurulursa “küçük parti büyük partiyi eritirmiş” cümlesini kurarak güya AK Parti’yi düşündüklerini dile getirmiş oluyorlar!

İslâmcı Özel Harpçi gazetecilerin dile getirdiği bu gerekçeleri TÜSİAD da dile getiriyor, Şahin Alpay da dile getiriyor, paralel gazeteciler de dile getiriyor, Ali Bayramoğlu da dile getiriyor, Doğan Medyası da dile getiriyor, besleme kadrosundan paralel yapının gazete ve televizyonlarında istihdam edilenler de dile getiriyor. Üstelik Selahattin Demirtaş da farklı bir dille benzer gerekçeleri dile getiriyor. Tüm bu kesimlerin hepsinin birden Türkiye’nin çıkarlarını gözeterek mi bu gerekçeleri dile getirdiğini sanıyoruz yoksa?

On üç yıldır hükümette olan AK Parti’nin es geçtiği en önemli alanın medya olduğu kanaatini taşıyoruz. Bu dönemde bazı medya organlarının hükümete yakın işadamları tarafından satın alınmasıyla medyanın tavrını, medya çalışanlarının hükümet karşıtlığı tavrını değiştirdiklerini sandılar! En büyük yanılgıları bu oldu aslında. Medyanın abartısız yüzde 90’dan fazlasının Eski Türkiye sevdalılarının hâkimiyeti altında olduğunu bile söyleyebiliriz! Öyle olmasaydı yandaş tesmiye olunanlar da dâhil, medyanın kahir ekseriyetinin AK Parti – CHP koalisyon hükümetini oldurabilmek için canla başla çalıştıklarına şahit olmazdık! Bu arada hemen şu bilgiyi de verelim: MUHTEMEL BİR TEKRAR SEÇİM ÖNCESİ YAYINA GİRMESİ HAZIRLIKLARI YAPILAN YENİ BİR GAZETE VAR! BU GAZETE MUHTEMELEN ESKİDEN TARAF GAZETESİNİN YÜRÜTTÜĞÜ İŞLEVİ YERİNE GETİRECEK! PATRONU, YANİ PARAYI BULMUŞLAR! NİHAYET CUMHURBAŞKANI’NDAN KORKMAYAN BİR CESUR PATRON ÇIKMIŞ ORTAYA! Telaş etmeyin gazeteyi çıkaracak olanlar sektöre yeni girecek isimler tarafından çıkarılmayacak! Gazeteyi çıkaracak olanlar eskiden yandaş tesmiye olunan isimlerden oluşuyor! Edindiğimiz bilgilere göre bu gazete Abdullah Gül – Ahmet Davutoğlu birlikteliği üzerine yayın yapacakmış! AK Parti ile Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın birlikteliğini bitirmeye oynayan bir yayın çizgisi olacak yani!

On üç yılda üç Başbakan gördü bu ülke, iki de Cumhurbaşkanı. Abdullah Gül’ün Başbakanlığı döneminden (Cumhurbaşkanlığı’nda durum değişmedi) itibaren Kurtlar Medyası mensupları hep el üstünde tutuldu, muteber ve makbul gazeteciler hep onlar oldu. Başbakanlığı’nın ilk aylarında MİT uçağıyla Türkiye’ye getirilen Irak devletinin iki numaralı isminin bu ziyareti bile Bakanlar Kurulu’nda ele alınarak Doğan Medyası’na sızdırıldı. Bir nevi Bakanlar Kurulu Kararı ile Sedat Ergin’e sızdırıldı bu ziyaret! Böyle zamanlarda belli oluyor sizin kiminle iş tuttuğunuz! Eski Türkiye sevdalısı gazetecileri makbul ve muteber gazeteci olarak görür ve öyle muamele ederseniz, bu kesim tarafından yandaş olarak adlandırılan bir medya ile iş tuttuğunuz suçlamasına da maruz kalırsınız!

Oysa Eski Türkiye sevdalılarının yandaş olarak adlandırdığı medya ne geçmişte, ne şimdi, ne de gelecekte size asla yandaş olacaklardan müteşekkil bir yapı arzetmiyor! Öyle telaş etmenize falan gerek yok, en küçük bir sıkıntıya düştüğünüzde sizi ilk satacak olanlar bu yandaş tesmiye olunan medyadır. Paralel medyanın yaptığını göz önüne alabilirsiniz mesela! İlk sıkıntıda sizi satıp, Doğan Medyası’ndan daha arsız ve kudurmuş bir üslupla size saldırmaya başlamadılar mı?

Geride kalan on üç yıl boyunca Rasim Ozan Kütahyalı’yı Ahmet Kekeç’ten daha değerli gördünüz! Nagehan Alçı’yı Ayşe Böhürler’den daha değerli gördünüz! Ali Bayramoğlu’nu Ahmet Taşgetiren’den daha değerli gördünüz! Murat Belge’yi Yusuf Kaplan’dan daha değerli gördünüz! On üç yıl boyunca sizin muteber ve makbul gazeteci olarak gördüğünüz isimler arasına yandaş tesmiye olunan hiçbir gazeteci giremedi! Hasan Cemal – Cengiz Çandar – Can Dündar – Nazlı Ilıcak – Erdal Şafak – Ahmet Altan – Emre Uslu – Önder Aytaç – Mehmet Baransu – Mehmet Altan – Mehmet Ali Birand – Yasemin Çongar – Sevilay Yükselir, hatta Zeyno Baran bile makbul ve muteber gazeteci oldu da, Celal Kazdağlı – Alper Tan – Tamer Korkmaz – Mehmet Ocaktan – Akif Emre – Salih Tuna – Fatma Barbarosoğlu – Halime Kökçe vd. makbul ve muteber gazeteci olamadılar bir türlü!

Türkiye üzerine birtakım tuzaklar kurulmaya, Türkiye dizüstü çökertilmeye çalışıldığı ilk anda makbul ve muteber görülen gazetecilerin hemen Türkiye karşıtı koalisyon içinde mevzilendiklerini gördük. Makbul ve muteber olarak görülmeyen gazeteciler ise kırılmış, alınmış olmalarına rağmen halen Türkiye’nin çıkarlarını savunan cepheyi terk etmediler.

Yazının başlığında kullandığımız her iki cümleyi de önümüzdeki süreçte kullanır hale gelmeyiz umarım! Eğer Eski Türkiye sevdalılarının mevzilendiği cephe birazcık da olsa mevzi kazanır ve AK Parti’nin temsil ettiği çıkarlardan bir nebzecik olsun geri adım attırabilirlerse fazla sürmez kısa zamanda o cümleleri kurmak durumunda kalabiliriz! İçine düşülen durumu tavsif etmek için “Rasim Ozan’a falancadan, Yasemin Çongar’a filancadan fazla değer verildiği için bunları yaşadık” demek durumunda kalabiliriz. Aman dikkat, “İslâmcı Özel Harpçi gazetecilere dikkat” denildiğini, ama bu cümlenin i’rapta mahallinin olmadığını görebiliriz!

İslâmcı Özel Harpçi gazeteciler önümüzdeki süreçte nihayet devreye alınacak galiba. Şimdiden işaretlerini vermeye başladılar! İslâmcı olması, Özel Harpçi olması gerekmez, eğer bir gazeteci Doğan Medyası ile Şahin Alpay ile TÜSİAD ile hatta Kemal Derviş ile aynı cümleleri kurduğunun farkında değilse ya idiot derecesinde bir aptaldır, ya da aynı projenin içinde yer alıyor demektir! Hele o geniş cephenin Türkiye’nin çıkarları için böyle yaptığını görmüyorsa onun hakkında söylenebilecek tek olumlu cümle, tek olumlu kelime yoktur!

Yazarın Önceki Yazıları
Bugün 30 Temmuz 2016 30.07.2016Meclise saldırı Devleti yok etmeyi amaçlıyor! 29.07.2016Anadolu Ajansı destan yazdı 26.07.2016Medya ikili oynadı! 25.07.2016Kim bu fuatavni? 22.07.2016Fısıltı gazetesi kuryesi kimin kuryesiydi? 20.07.2016Bu bir darbe değil, İMHA HAREKÂTIYDI! 18.07.2016İnsan bu kadar mı ucuz! 29.02.2016Kanal D haberleri ya da insan bu kadar mı ucuz? 22.02.2016Merhametten maraz doğdu işte! 19.02.2016Aşk –ı Hece’de muhabbet vardı 22.01.2016ODTÜ’de namaz hep sorundu 15.01.2016ODTÜ’den Amerikancı yetişir 13.01.2016Geçen gün ömürdendir 12.01.2016Hece bunu hep yapıyor! 11.01.2016Yazarın tüm yazıları için tıklayınız.