YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
12 Punto14 Punto16 Punto18 Punto
Kürtlerin yeni bir düşmanı mı oluyor?
15 Ekim 2015 09:10

Geçtiğimiz Cumartesi günü Ankara, dolayısıyla Türkiye çok ağır bir havaya uyandı. Gar binası, Gençlik Parkı ve Arena Spor Salonu arasındaki üçgende iki canlı bomba kendini patlattı. Çarşamba akşamı itibariyle 99 Türkiye vatandaşı hayatını kaybetti. Hastanelerde ise yoğun bakımda günlerini geçiren 60’ın üzerinde ağır yaralı var. Ölenlerin sayısının 99’da kalıp kalmayacağı şimdilik meçhul gözüküyor.

Türkiye’de faaliyet gösteren ve canlı bomba kullanan terör örgütlerinin sayısı bir elin parmak sayısını bile bulmuyor: PKK, DHKP –C, IŞİD. Canlı bombaların kendilerini patlattıkları noktalarda hangi kesimlerin bulunduğuna, bomba düzeneklerinin Suruç’ta patlatılan canlı bombayla benzerlik göstermesinden hareketle şimdilik fatura IŞİD isimli terör örgütüne kesilecek gibi görünüyor. İki canlı bombadan biri HDP üyelerinin bulunduğu noktada, bir diğeri ise Suruç’ta hedef alınan solcu gençlerle aynı sol kesimden olanların bulunduğu noktada patlattı kendilerini. Cumartesi günü Ankara’da iki canlı kendilerini patlatmadan çok kısa bir süre önce Moskova’da ses getirecek eylemler icra etmek için giriş yapmış 10 tane IŞİD teröristi yakalandığı bilgisi de yansıdı medyaya. Rusya’da yakalanan 10 canlı bombanın taşıdıkları bomba düzeneklerinin de Ankara’da patlatılan canlı bombaların düzenekleriyle aynı olduğu bilgisi yansıdı. Medyaya yansıyan bilgilerin doğruluk derecesini test edebilecek bir mekanizmaya sahip değiliz! Yansıyan bilgiler doğru bilgiler midir, yomsa bir algı oluşturmak için servis edilmiş bilgiler midir bunu bizim bilmemiz mümkün değil! Doğru bilgiye kuşkusuz bu neviden meseleler konusunun erbabı olan kişiler sahiptir!

Aynı gün, yani 10 Ekim Cumartesi günü bölgemizi, daha doğrusu Türkiye’yi doğrudan ilgilendiren iki farklı gelişme daha yaşandı: Biri hemen güneyimizde Barzani’yle ilgili bir gelişmeydi: Kuzey Irak’taki yönetimde az da olsa sandalye sahibi olan Goran hareketi PKK ile bile hareket etmeye başladı. Barzani’nin binaları saldırıya uğradı. Ve sıkı durun önümüzdeki dönemde seçim yaşanacak Kuzey Irak’taki seçimlerle ilgili Barzani’ye karşı yürütülen kampanyada kullanılacak slogan size çok tanıdık gelecek: SENİ BAŞKAN YAPTIRMAYACAĞIZ. Bu hemen sınırımızda yaşanan gelişme.

Türkiye’yi doğrudan ilgilendiren diğer gelişme ise biraz daha güneyimizde yaşandı: Suudi Arabistan’da. Suudi Arabistan’da yaşanan gelişmeyi MOSSAD’a ait DebkaFile isimli internet sitesi duyurduğu için doğruluğu hakkında şüphe taşıyabilirsiniz, ama gelişmenin doğru olup olmamasından ziyade oluşturulmak istenen algıydı önemli olan. Ve o algı oluşturuldu: Suudi Kralı’na karşı bir suikast düzenlenmiş ve zehirlenen Kral hastaneye kaldırılmış. Yerine ise veliaht prens getirilmiş. Sizin anlayacağınız tam bir saray darbesine sahne olmuş Suudi Sarayı. Bu saray darbesinin bizi ilgilendiren kısmı ise zehirlendiği bilgisi sızdırılan Kral Türkiye ile birlikte hareket ediyordu! DebkaFile sitesinin servise soktuğu bilgi doğruysa eğer (eğer şartını özellikle koyuyoruz, çünkü internet sitesi MOSSAD’a ait), bundan Türkiye Suudi Arabistan nasıl etkilenir bunu kestirebilmek mümkün değil. Mümkün değil, çünkü zehirlendiği söylenen Kral ölürse yerine gelecek yeni Kral’ın Türkiye ile ilişkilere nasıl bakacağını kestirebilmek de mümkün değil! Türkiye’yle sıcak ilişkiler yürütüp yürütmeyeceği de bilinemez şimdiden! Sıcak ilişkiler yürütecek bir Kral getirilecekse tahta, eskisini niçin zehirledikleri sorusu cevapsız kalıyor! Türkiye’yle birlikte hareket etmeye gayret eden Katar’da meydana getirilmeye çalışılanları ise hatırlatmıyoruz bile!

Ankara’da patlatılan iki canlı bombayla birlikte değerlendirilmesi gereken diğer gelişmeleri şimdilik bir kenarda tutarak sadece Kuzey Irak’ta yapılacak seçimler öncesi Barzani’ye karşı kurulan yeni ittifakın işaretlerine kısaca değinelim.

Biliyorsunuz 7 Haziran seçimleri öncesinde de PKK terörünün Meclisteki ve siyasal alandaki destekçisi HDP isimli partinin eş genel piyonunun seçim sloganını hatırlatalım: SENİ BAŞKAN YAPTIRMAYACAĞIZ! Biliyorsunuz bu eş genel piyon (bu deyimi Yeni Şafak gazetesi yazarı Tamer Korkmaz’dan ödünç aldığımı hatırlatayım) Doğan Medyası tarafından allanıp pullanıp bize cici çocuk olarak yutturulmaya çalışılmıştı! 7 Haziran seçimlerine 2 gün kala Diyarbakır’da iti bomba birden patlatılmış ve fatura yine IŞİD isimli terör makinesine kesilmişti! Seçimden sonra Diyarbakır’daki bombaların PKK isimli terör makinesi tarafından patlatıldığı ele geçirilen bir militan tarafından itiraf edilmişti, ama Doğan Medyasıyla birlikte paralel çetenin medyası ısrarla bu bilgiyi gizlemişti! Faturanın kesildiği IŞİD isimli terör örgütü ise sadece bahaneydi! Patlayan iki bomba amaçlananı sağlamaya yetmişti ne yazık ki! 13 yıldır iktidarda olan AK Parti kendisinden sonra gelen iki partinin oylarının toplamından fazla oy aldığı halde tek başına hükümet kurma yeterliliğini yitirmişti! Bu sonuç onlar için yeterliydi! 20 Temmuz’dan sonra maruz kaldığımız terör sarmalını şimdilik yine bir kenarda tutalım!

Cumartesi günü Ankara’da canlı bombalar patlatıldıktan sonra PKK isimli terör makinesinin çatışmasızlık açıklaması yapması kafalarda kocaman soruların uçuşmasına sebep oluyor! Çünkü Cumartesi açıklanan bu çatışmasızlık kararı sızan bilgilere göre 6 Ekim tarihinde alınmıştı. Fakat hikmetinden sual olunmaz Cumartesi günü Ankara’da canlı bombalar patlatıldıktan sonra ilan edilmişti! Sadece bunun bile PKK terör makinesinin IŞİD isimli terör makinesi (şimdilik fatura ona kesilecek gibi görünüyor!) tarafından Ankara’da patlatılan canlı bombalardan haberdar olduğunun göstergesi olarak görülüyor! Fakat terör destekçisi HDP ve kurmaylarının bu noktada atladığı bir şey var: Eğer canlı bombaları IŞİD isimli terör makinesi patlattıysa, Kuzey Irak’ta izledikleri politikaya dikkat etmeleri, hatta kökten gözden geçirmeleri gerekiyor! Niçin dikkat etmeleri gerektiğini az sonra yüzeysel de olsa açıklarız!

Gelelim Kuzey Irak’ta yapılacak seçimler öncesinde Barzani’ye karşı başlattıkları kampanyaya! Aynen 7 Haziran öncesinde Türkiye’de HDP isimli terör destekçisi partinin eş genel piyonunun kullandığı sloganı kullanmaya başladılar. Kuzey Irak’taki yönetimde 5 sandalyeyi işgal eden Goran Hareketi seçim öncesi PKK ile birlikte hareket etmeye başladı ve bu Hareket Türkiye’deki kardeşlerinin kullandıkları sloganı seçim sloganı olarak kullanıyorlar: SENİ BAŞKAN YAPTIRMAYACAĞIZ. Barzani’nin Türkiye ile birlikte hareket ettiği sağır sultan tarafından bile biliniyor! Barzani için bu sloganı kullananlar, dikkat edin PKK ve HDP ile birlikte hareket ediyorlar! Türkiye’de sonuç aldıklarını gördüler, Kuzey Irak’ta da sonuç alacaklarından neredeyse emin gibiler! Fakat unuttukları bir şey var: PKK’nın karşısında TSK gibi, Türk Güvenlik güçleri gibi bir güvenlik mensubunun olabileceği kadar merhametli bir güç var! Türk güvenlik kuvvetleri en azından şu an kadın – erkek, eli silahlı – sivil, yaşlı – genç ayrımı yapıyor!

Fakat bir müddet sonra çıkarları (petrol konusunda mesela) çatışacağı için karşılarına geçebilecek, hatta kendilerine karşı da eylemler düzenleyebilecek terör makinesi (IŞİD) için bu ayrımların hiçbir önemi, hatta hiçbir anlamı yok! Öldürdüklerinin ne yaşına, ne cinsiyetine, ne elinde silah olup olmadığına bakmayan bir terör makinesi olarak kendini kabul ettirmiş bir örgüt! Üstelik örgütün yönetiminde Saddam’ın generallerinden, tecrübeli Çeçen savaşçılar var. Sadece Rusya kökenli (çoğunluğunun Kafkas kökenli olduğunu anlayın siz) 7 bin civarında IŞİD mensubunun olduğu bilgisi var! Barzani’yi devirdiklerinde, ya da güçsüz duruma düşürdüklerinde muhtemelen Irak Merkezi Hükümeti’nin Irak petrollerinden Kuzey Irak’a vereceği paydan hisselerini almak isteyecek aç bir PKK – Goran Hareketi’ne Saddam’ın generalleri ne der acaba? Saddam’ın generalleri demek aynı zamanda IŞİD isimli terör makinesi de demektir hatırlatalım!

Ben olsam Kürtlerin yerine korkardım! Şu an aldıkları talimat ve emir üzerine birlikte hareket ettikleri, birlikte eylem koydukları IŞİD isimli terör makinesi silahları kendilerinden tarafa çevirirse korkmaları da gerekir! Çünkü bu terör makinesi için 3 günlük bebek ile 30 yaşında eli silahlı militan, evinin mutfağında yemek pişiren kadınla elinde silah çelik çomak oynayan PKK militanı kadın arasında herhangi bir fark yok! Ha 3 günlük bebek ölmüş, ha 70 yaşında bir ihtiyar ölmüş, ha eli silahlı PKK’lı ölmüş! Onlar için fark etmez! Ölen sayısı ne kadar çok olursa o kadar korku salacaklarını bilecek kadar sahada kalmış, adam öldürmüş bir ekip yönetiyor çünkü bu terör makinesini!

Yazarın Önceki Yazıları
Bugün 30 Temmuz 2016 30.07.2016Meclise saldırı Devleti yok etmeyi amaçlıyor! 29.07.2016Anadolu Ajansı destan yazdı 26.07.2016Medya ikili oynadı! 25.07.2016Kim bu fuatavni? 22.07.2016Fısıltı gazetesi kuryesi kimin kuryesiydi? 20.07.2016Bu bir darbe değil, İMHA HAREKÂTIYDI! 18.07.2016İnsan bu kadar mı ucuz! 29.02.2016Kanal D haberleri ya da insan bu kadar mı ucuz? 22.02.2016Merhametten maraz doğdu işte! 19.02.2016Aşk –ı Hece’de muhabbet vardı 22.01.2016ODTÜ’de namaz hep sorundu 15.01.2016ODTÜ’den Amerikancı yetişir 13.01.2016Geçen gün ömürdendir 12.01.2016Hece bunu hep yapıyor! 11.01.2016Yazarın tüm yazıları için tıklayınız.