23 Ekim 2017 Pazartesi
  • Altın151,855
  • BIST107.785
  • Dolar3,7047
  • Euro4,3527
  • Euro/Dolar0.00
  • Sterlin4,8803
  • İstanbul23 °C
  • Ankara22 °C
  • İzmir25 °C
  • Konya22 °C
  • Adana29 °C
  • Antalya24 °C
  • Diyarbakır25 °C
  • Bursa27 °C
  • Kayseri23 °C
  • Kocaeli25 °C
  • Şanlıurfa27 °C
  • Gaziantep24 °C
  • İçel26 °C
YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
12 Punto14 Punto16 Punto18 Punto
Kanal D haberleri ya da insan bu kadar mı ucuz?
22 Şubat 2016 07:27

Uzun zamandır doğru düzgün haber izlemiyorum televizyonlarda. Özellikle de Aydın Doğan’ın televizyon kanallarından mümkün olduğunca uzak durmaya özel gayret harcadığımı bile söyleyebilirim. Televizyon ekranlarından haber izleme rutinim genellikle şöyle: Eğer TRT 1’de herhangi bir dizi izlenecekse (çocuklar, ya da ben fark etmez haftada üç gün genel olarak TRT 1 ekranına bakılır evde!) TRT 1 ana haber, evde dizi izlenmeyecekse ve ben o saatte evdeysem Kanal A ana haber, prime time denilen saatlerde televizyon açık değilse ve saat gece 11’de Ardan Zentürk’ün sunumu varsa gece 12’ye kadar 24 tv, 12’de ise TRT Haber kanalında haberlere şöyle bir bakılır! Fakat olur da o saatlere kadar televizyon açık değilse, ya da herhangi bir kanaldan habere şöyle bir bakılmamışsa gece saat 1’de ya a hbr’de, ya da TRT Haber’de göz ucuyla bakılır.

Uzun zamandır haber izleme rutinim böyle! O da bilemedin haftada birkaç günü geçmez! Çünkü artık tahammül edemiyorum televizyon ekranlarında ahkâm kesen cühela tayfasının seslendirdiklerine. Onların seslendirdikleriyle kulaklarımı ve gözlerimi kirletmek istemiyorum artık. Denilebilir ki “zaten televizyon seyretmek gözleri ve kulakları kirletmek değil midir?” Böyle diyenlerdenseniz sizinle ortak bir zeminimiz var demektir! En azından dile getirdiklerimiz konusunda ortak duyarlıklarımızın çokluğuna işaret eder bu tavır! Mesela ekran kadısı çıkmış televizyona Sykes – Picot hakkında ahkâm kesiyor, üstelik isminin önünde koskocaman prof. vb. unvan var, ya da en azından stratejist gibi çok havalı bir unvan! Fakat dile getirdiklerine bakıyorsunuz ortaokul seviyesinde bile tarih bilgisine sahip değil! Üstelik anlaşmanın üçüncü ayağını oluşturan Sazanov’dan ise hiç bahsetmiyor bile! Ya Sazanov’un Çarlık Rusyası adına anlaşmanın üçüncü ayağını oluşturduğunu bilmiyor, ya da Sykes – Picot’nun üçüncü ayağını bilerek perdeliyor!

Hangisi olursa olsun ortada korkunç bir ahlâksızlık var! Haber programlarında itina ile ağırlandıkları gibi, dile getirdiklerinde çok büyük hikmetler varmış gibi de takdim ediliyorlar! Güneyimizdeki komşularımızla ilgili her gelişmeyi Sykes – Picot ile izah etmeye çalışıyorlar! Bir de Yeni Osmanlılık gibi ne anlama geldiği konuşanlar tarafından bile bilinmeyen kavramlar kullanmaları yok mu? Tam o noktada kopuyorum işte! Oysa hemen güneyimizde oluşturulmaya çalışılan koridorla ilgili enerji hatları noktasından meseleyi değerlendirebilseler belki daha ayağı yere basan cümleler kurabilirler! Ama enerjiyi bilen, enerji hatlarını bilen kaç uzman var ki? Üstelik enerjiyi bilen uzmanlar televizyon ekranlarından alabildiğine uzak duruyorlar! Belki de özellikle uzak tutuluyorlar! Bunlara maruz kalmaktan kendimi koruyabilmek için ne haber programı, ne de benzer programlar izliyorum. Gözlerim ve kulaklarım o kadar ucuz değil! Benim için her iki organım da çok değerli, çok kıymetli! Cühela tayfasının ahkâmlarıyla meşgul edemem onları! Bana başka alanlarda gerekli o organlarım, cühela tayfasının saçmalıklarıyla heba edemem onları!

Mesela geçtiğimiz Çarşamba günü Ankara’da patlayan bomba sonrasında ilk defa dün akşam haber izledim televizyon kanallarından! Üstelik haberleri Aydın Doğan’ın Kanal D tesmiye olunan ekranından izlemek gaflet – delalet ve hatta hıyanetini işledim! İzlemez olaydım desem abartmış olmam! Yarım saat tahammül edebildim Kanal D’nin ana haber bültenine!

Kanal D ana haberde çizilen tabloya göre terör örgütü o kadar güçlü bir yapı ki, Türk Devleti malum terör örgütü karşısında çaresiz kalmış vaziyette! Sakın yanlış anlamayın Kanal D terör örgütünün gücüyle ilgili küçücük de olsa bir cümle kurmadı! Fakat peş peşe verdiği haberlerle öyle bir resim çizdi ki ben beşinci haberi peş peşe yayınlanan haberlerden kendimiz çıkarabildik! Bu da nereden çıktı demeyin sakın! Yine Aydın Doğan’ın yayınladığı bir kitaptan ve birkaç gün önce toprağa karışmış bir İtalyan yazardan hareketle söylüyorum bunları. Bilenler hemen hatırlayacaktır Umberto Eco’nun Sıfır Sayı isimli bir kitabını yayınladı Aydın Doğan. İşte o kitapta Eco mealen gazeteciliğin “dört haberi yan yana getirmekle beşinci haberin kendiliğinden çıkarılabileceğini” de anlatır.

Kanal D dün akşamki ana haber bülteninde ardı ardına Sur’da, İdil’de, kısacası güneydoğuda terörle mücadelede şehit olan asker ve polislerin cenaze haberlerini verdi, kaç şehit olduğunun haberlerini verdi. Bu haberlerin peşinden de biri terörle mücadelenin sürdürüldüğü bölgede güvenlik güçlerinin öldürdüğü 1 kişinin, diğeri ise İstanbul’da polis karakoluna yapılan saldırıda öldürülen kişinin haberlerini verdi. Kanal D’nin sunumuyla anlıyorsunuz ki İstanbul’da öldürülen o kişi karakola saldırı yapmamış, polis onu boşu boşuna öldürmüş! Bu haberlere ilaveten Diyarbakır’da terör örgütüne yönelik mücadeleyi protesto eden gruba karşı polisin TOMA ve gaz bombalarıyla (!) yaptığı müdahaleyi verdi haber olarak! O da yetmemiş olmalı ki Artvin’de yapılan bir gösteriye yapılan müdahaleyi de gazlı müdahaleyi haber olarak verince, biz de anladık ki terörle mücadele yapıyoruz diyerek güvenlik güçlerinin ne kadar çaresiz kaldıklarını hemeninden anlayıverdik!

Bu arada şunun altını özellikle çizmek gerekiyor: İlk yarım saatte verilen bu haberlerin ardından bugün yapılacak Bakanlar Kurulu haberlerine geçince, terörle ilgili başka haber vermeyeceğini anladık ve Kanal D ana haberi izlemekten vazgeçtik! Terörle ilgili verilen o kadar haber arasında dün Sur’da, Nusaybin ve İdil’de “ölü ele geçirilen teröristler” ile ilgili tek cümlelik bile haber yoktu! Eco’nun mealen “dört haberi yan yana getirmeyi biliyorsanız, beşinci haber kendiliğinden o haberler arasında yerini bulur” şeklinde özetlenebilecek yaklaşımından biz de beşinci haberi o haberler arasında izlemiş olduk: Terör örgütü o kadar güçlü ki güvenlik güçleri ne yapacağını şaşırmış vaziyette! Hem durmadan kayıp veriyorlar, hem de terör örgütüne bir şey yapamadıkları için hınçlarını gariban sivil halktan alıyorlar!

İyi de bunun insanın ucuzluğuyla ilgisi ne diyeceksiniz! Mesele çok uzadığı için o konuya giremedik. Bir sonraki yazıda da onu ele alalım. Fakat bu arada hemen şunu hatırlatalım: Yeni medya baronunu etkisini dil üzerinden oluşturacak, çok daha sinsi ve gavurca saldıracak tespitlerini yapmıştık burada. Evet gavurluk çok sinsice ve dil üzerinden yürütülüyor. Bunu şimdilik bu kadarıyla bilin yeter! Meseleyi devam edeceğiz.

Yazarın Önceki Yazıları
Bugün 30 Temmuz 2016 30.07.2016Meclise saldırı Devleti yok etmeyi amaçlıyor! 29.07.2016Anadolu Ajansı destan yazdı 26.07.2016Medya ikili oynadı! 25.07.2016Kim bu fuatavni? 22.07.2016Fısıltı gazetesi kuryesi kimin kuryesiydi? 20.07.2016Bu bir darbe değil, İMHA HAREKÂTIYDI! 18.07.2016İnsan bu kadar mı ucuz! 29.02.2016Merhametten maraz doğdu işte! 19.02.2016Aşk –ı Hece’de muhabbet vardı 22.01.2016ODTÜ’de namaz hep sorundu 15.01.2016ODTÜ’den Amerikancı yetişir 13.01.2016Geçen gün ömürdendir 12.01.2016Hece bunu hep yapıyor! 11.01.2016Bilgemiz Aliya için Hece’den özel sayı 04.01.2016Yazarın tüm yazıları için tıklayınız.
bunlar ermeni bile değil
 // Muammer Bekaroğlu
Üstadım bugün ülkemiz allah muhafaza etsin işkal edilsin bu hayinler bayram yaparlar.şimdi diyorlarki tayyip diktatör bunlar ya diktatör görmemiş eğer sen hergün devletini küçültecek haber yapacaksın 90 yıllardaki gibi vurgun peşinde koşacaksın benim ülkemi.polisimi.askerimi küçükgöreceksin yok öyle dava mesele devlete söylediklerini eskaza bana söyleseya göreyim ono dünya kaçbucak görür ben C.Başkanı gibi efendide olamam bunlar vatan değilse kim vatan haini ondan sonrada traş yapıyorlar....
22 Şubat 2016 Pazartesi 17:22