YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
12 Punto14 Punto16 Punto18 Punto
Kâinat İmamı’nın İlahiyat Talimatı
07 Haziran 2015 15:35

Hizmetçileri temsil edip etmediğini bilmediğimiz malum gazetenin köşe yazarı AK Parti’yi “28 Şubat kültürüne sahip çıkmakla” suçluyor, bir önceki yazıda yaptığımız alıntıda. Ve bu sahiplenme dolayısıyla AK Parti ile Diyanet’te düşünülen değişikliğin yapılamayacağı kanaatini dile getiriyor. Ona göre Diyanet İşleri Başkanı üzerinden yürütülen tartışmanın durdurulabilmesi bu parti ile mümkün değil. Kendince bizim aklımızla dalga geçiyor. Malum insan nisyan ile malul ya! Unuttuğumuzu, hatırlamayacağımızı sanıyor.

28 Şubat sürecinde bu hizmetçilerin nerede durduğunu, kimlerin nerelerini yalamaktan bırakın namaz kılmayı abdest almaya bile fırsat bulmadıklarına dair kanaatlerimizi sonraya bırakarak söz konusu köşe yazarının dikkat çektiği bir hususu hatırlatalım: “(…)vatandaşlarımızın inanç özgürlüğüne, dinlere, din adamlarına saygı bu reformu gerektiriyor.”

Muhtemelen sizin de dikkatinizi çekmiştir, bu hizmetçi köşe yazarı reformdan söz ediyor. Dini temsil eden bir kurumda reformun ne anlama geldiğini söylemeye gerek var mı bilmiyorum. Üstelik reform önerilerinden birisi inanç gruplarının kendi Diyanetlerini kurmalarının yolunu açmayı gerektiriyor. Yani mevcut Diyanet’i kapatıp her isteyenin kendi Diyanet’ini kurmasını temin etmeyi reform olarak öneriyor.

Hizmetçilerin bu önerisi bana 2003 veya 2004 yılında vakıf olduğum bir meseleyi hatırlattı: Kâinat imamı talimat göndermişti Türkiye’deki hizmetçilere: “Bu yıl tüm ilahiyat ve hukuk fakültelerini siz dolduracaksınız, bu okullara sizin öğrencileriniz girecek.” Sonra başka bir meseleyi daha hatırladım: Büyük kızım geçtiğimiz yıl ODTÜ Sosyolojiyi bitirdi. Üniversite sınavına gireceği yıl hizmetçilerin dershanesine gidiyordu. Dershane öğretmenleri sınav tarihine yakın eşimden ısrarla kızımızın “hukuku tercih etmesi için ikna” etmesini istemişler. Eşim kızımızın “hukukta okumak istemediğini, hem istese bile Ankara Hukuk’a girecek kadar puan alamayabileceğini” söyleyince aldığı cevap çok çarpıcı: “Siz ikna edin. Gerisi kolay.” Bunların ne anlama geldiğini yazının ilerleyen kısımlarında dile getireceğiz.

Ona geçmeden önce kâinat imamının talimatı bilgisini kimden aldığımı söylemem gerekiyor: Hizmetçi olmasına rağmen 28 Şubat sürecinden 17 – 25 Aralık darbe teşebbüsleri dönemine kadar ağırlıklı olarak bugün kimileri tarafından havuz medyası, kimileri tarafından ise yandaş medya olarak tesmiye olunan gazetelerde savunma muhabirliği yapmış biri getirmişti haberi. Şimdilerde millet adına çıktığını iddia eden bir gazetenin mutfağında muhabirlik yapmanın yanı sıra hizmetçilerin kanallarına çıkıp ahkâm kesiyor. Tek özelliği bu olsa belirtip geçilebilirdi. Fakat bu muhbirin başka özellikleri de var: Mesela anlamasının asla mümkün olmadığı bir konuda eline tutuşturulan dosyanın dil hatalarını bile düzeltme gereği duymadan imzasını atıp kitap olarak bastırmasını hatırlatabiliriz. Hadi dil hatalarını, Türkçe hatalarını “bildiği ancak bu kadar” diyerek görmezden gelelim. Fakat ortaya çıkan garabet o kadar vahamet arzediyor ki, meseleye uzaklığı kilometrelerle ölçüldüğü için eline tutuşturulan dosyadaki “kopyala - yapıştır” yöntemiyle bir araya getirilmiş bilgilerde alıntının nerede başlayıp, nerede bittiğinin bile belirsizliğini giderme zahmetine katlanmadığı için takibin imkânsız hâle geldi bir kitap haline dönüşmüş altına imza attığı kitap. Yine eline tutuşturulan TSK’nın bir harekâtıyla ilgili dosyayı da altına imza atarak kitap halinde piyasaya sundu. Özellikleri bununla bitmiyor muhbir şahsiyetin: 28 Şubat sürecinden sonra cihet –i askeriyeye hem hizmetçilerle ilgili, hem de Müslümanlarla ilgili sürekli bilgi taşıdığı biliniyor. Özellikle AK Parti Hükümetleri döneminde başta Şener Eruygur olmak üzere Levent Ersöz – Hurşit Tolon – Tuncer Kılınç gibi kudretli generallere hem hizmetçilerden hem de İslâmî çevrelerden eksik – fazla bilgi taşımasıyla maruf hâle geldi. Cihet –i askeriyeden temin ettiği bilgi ve belgeleri ise birileri vasıtasıyla kâinat imamına gönderiyordu. Doğrudur yanlıştır bilemem, ben onun yalancısıyım! Yandaş olarak tesmiye olunan medyada yerini cihet –i askeriye ile olan irtibatını kullanarak temin etti. Muhtemelen cihet –i askeriyeye çalıştığı gazetelerden mahrem bilgiler taşıdı. Yandaş medya yöneticileri ise bu irtibatına meftun oldukları için hep ayrıcalıklı tuttular. Havuz medyası tesmiye olunan gazetelerde ise hizmetçi kadrosundan istihdam temin etti.

Meselenin daha fazla ayrıntısına girmeye gerek yok. İşte bu muhbir söylemişti bana kâinat imamının ilahiyat ve hukuk fakülteleriyle ilgili talimatını. Hizmetçilerin gazetesinde köşe yazan kişinin hem herkesin kendi Diyanet’ini kurma, hem de reform önerisini okuyunca bu talimatın niçin gönderildiğini ve neye işaret ettiğini izah etmeye kalmıyor herhalde!

Şimdilerde kendi Diyanetlerini kuracak kadar ilahiyatçı yetiştirdiklerine kanaat getirmiş olmalılar ki böyle bir teklifi hem de kendi gazetelerinde dile getirebiliyorlar. Köşe yazarının hizmetçileri ne oranda temsil ettiğini bilmediğimi hem bir önceki yazıda, hem de bu yazının başında belirttim. Teklifin kendi gazetelerinde dile getirilmiş olması, teklifin hizmetçiler tarafından onaylandığını gösterir. Siyasî, ya da gündelik bir meseleyle ilgili bir teklif değil çünkü köşe yazarı tarafından dile getirilen teklif. Doğrudan din ile ilgili, dinî kurumlarla ilgili bir teklif sunuyor. İnanç kesimlerinin kendi Diyanetlerini kurmaları teklifi dinî kurumlarla ilgili bir teklif olarak çıkıyor karşımıza. Fakat reform ile ilgili teklif doğrudan din ile ilgili bir teklif, çünkü dinde yenilemeye gitmenizi gerektiriyor!

Hizmetçilerin 28 Şubat’ta nerede durduklarıyla ilgili meseleye bir sonraki yazımızda değinelim.

Yazarın Önceki Yazıları
Bugün 30 Temmuz 2016 30.07.2016Meclise saldırı Devleti yok etmeyi amaçlıyor! 29.07.2016Anadolu Ajansı destan yazdı 26.07.2016Medya ikili oynadı! 25.07.2016Kim bu fuatavni? 22.07.2016Fısıltı gazetesi kuryesi kimin kuryesiydi? 20.07.2016Bu bir darbe değil, İMHA HAREKÂTIYDI! 18.07.2016İnsan bu kadar mı ucuz! 29.02.2016Kanal D haberleri ya da insan bu kadar mı ucuz? 22.02.2016Merhametten maraz doğdu işte! 19.02.2016Aşk –ı Hece’de muhabbet vardı 22.01.2016ODTÜ’de namaz hep sorundu 15.01.2016ODTÜ’den Amerikancı yetişir 13.01.2016Geçen gün ömürdendir 12.01.2016Hece bunu hep yapıyor! 11.01.2016Yazarın tüm yazıları için tıklayınız.