YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
12 Punto14 Punto16 Punto18 Punto
İnsan bu kadar mı ucuz!
29 Şubat 2016 08:19

Hatırlayanlar olacaktır, burada yeni medya düzeniyle ilgili epey yazı yazdık, yeni medya düzeniyle ilgiyi düşündüklerimizi dile getirdik. Medyanın yüzde 90’dan fazlasının gâvurluk ettiğini üstüne basa basa söyledik. Yaşlı Kurt tesmiye olunan medya baronunun ihtiyarlık sebebiyle görevini yine yaşlı sayılabilecek, ama kendinden biraz daha genç birine devrettiğini, yeni medya baronunun da çok önemli bir vakfın kurucu başkanı olduğunu ve yeni medya düzenini onun oluşturmaya başladığını da dile getirdik. Yeni medya düzeninde gâvurluğun dil üzerinden yürütüleceğini de altını çizerek belirttik. Ayrıca, gâvurluk kelimesi asla itikada atıf yapan bir kelime olmadığını, bu kelimeyi kültürel anlamıyla, yani “Türk’e düşmanlık eden, bu millete, bu milletin değerlerine düşman” anlamıyla kullandığımızı da yine üstüne basarak söyledik. Mesela bu millet kendi komünistine, kendi dinsizine gâvur demez, ama mesela bir Sırp – Alman dindarına hiç çekinmeden gâvur der. Bu anlamda kullandığımızı ısrarla belirttik.

Yeni medya düzeninde gâvurluk dil üzerinden yürütülecek derken aslında belki biraz da şunu kastediyorduk: Mesela köşe kadısı yazısında ahkâm keserken 10 cümle kuracak ve bu 10 cümlenin en az 8’i doğru olacak. Zaten o 8 doğru cümleyi de yazacağı 2 yanlış cümle için kuracak. Sadece köşe kadılarının ahkâmında değil, gazetenin masa başı haberlerinde de aynı durumla karşı karşıya kalacağız. Fakat bu arada kurulan 8 doğru cümle içinde “derde deva, sadra şifa” herhangi bir bilgi yer almayacak. Mesela herif (ya da kadın) paralel çete ile mücadeleyi sonuna kadar destekleyen cümleler kuracak, ama diyelim ki bildiği halde gölge imamlar hakkında, paralel çetenin bürokrasideki uzantıları üzerine, bu uzantıların nerelere ve kimlere yanlış bilgiler aktardıkları üzerine tek cümle kurmayacak. Veya terörle yürütülen mücadelede yabancı desteğini dile getirecek “vay şerefsizler” gibi cümleler kuracak. Ama mesela Cizre’deki bodrumlardan çıkarılan yabancı istihbaratçı leşlerinin sayısını bildiği halde, bu leşlerle ilgili tek cümle bile kurmadığı gibi, terör örgütünün TBMM çatısı altındaki vekillerinin neden bazı yerlerini yırtarcasına Cizre’deki bodrumlarda kalanları kurtarmak için gayret ettiklerini gündeme bile getirmeyecek. Ve yine mesela herif (ya da kadın) çıkacak sesinin çıkabildiği kadar gür haliyle “Tayyip Erdoğan’ın bir sonraki seçimde de ezici bir çoğunlukla seçimi alacağını, Tayyip Erdoğan’ın karşısına kim çıkarsa çıksın hiçbir şansının olmadığını” dile getirecek, ama mesela Türkiye için parlamenter sistemin taşıdığı önemi savunacak. Üstelik Başkanlık sistemiyle ilgili bir mesele açıldığında da “Tayyip Erdoğan kesinlikle ezici bir oranla kazanacağını” dile getirecek, ama mevcut anayasa ile bunun mümkün olamayacağını savunacak. Ardından da Meclis’in bu parçalı haliyle anayasa değişikliğinin gerçekleşmesinin imkân dışı olduğunu savunacak. Bunlarda yanlış olan herhangi bir şey var mı? Yanlış olan neredeyse hiçbir şey yok, ama Türkiye için parlamenter sistemin taşıdığı öneme yapılan vurgu, mevcut Meclis yapısıyla yeni bir anayasanın mümkün olmadığı, anayasa değişmeden de Başkanlık sisteminin imkânsızlığı ısrarlı vurgu kalacak zihinlerde. Zaten Tayyip Erdoğan’ı o kadar canhıraş biçimde savunmanın arka planını da Türkiye için Başkanlık sisteminin imkânsızlığı düşüncesine milleti ikna etme düşüncesi oluşturuyor. Ve bu gâvurluk da havuz – yandaş tesmiye olunan medya üzerinden yapılacak. Candaş ve paralel çetenin gâvurlukları (düşmanlıkları) tescilli olduğu için onları iğrab dışı bıraktık!

Yeni medya düzeninin dili ve gâvurluk meselesini bu kadar basit ve yüzeysel bir biçimde aktarmak durumunda kaldığım için affınızı istirham ediyorum. Meseleyi bu kadar basit ve yüzeysel aktarmaya çalışmamın sebeplerinden en önemlisi tırnak içinde “İslâmcı” ve yine tırnak içinde “Yeni Türkiyeci” arkadaşların bile Devlet’in değiştiğine, yeni bir Devlet’in işbaşında olduğuna inanmamaları. Hatta bazılarının Devlet denilen şey her ne ise işte onun varlığını bile kabul etmemeleri meseleyi bu kadar basit ve yüzeysel bir tarzda ele almama vesile oldu. O arkadaşlar Devlet’i tek kişiyle izah etme, tek kişiye indirgeme tavrı içindeler. Bizim gibi yeni Devlet’ten bahsedenleri ise komploculukla itham ederek itibarsızlaştırmaya çalışıyorlar.

Neyse…

Meselemiz yeni medya düzeni oluşturulurken yandaş – havuz tesmiye olunan medya içinde gerçekleştirilen bir operasyonla insaf sahibi olabilen, yanlış düşünseler de bu millete, bu milletin değerlerine asla düşmanlık etmeyecek (yani gâvurluk yapmayacak) bazı arkadaşların tasfiye edilmesinin oluşturacağı zaaflar! Bu arkadaşların hiç mi hataları yoktu? Olmaz olur mu? Vardı tabii ki! Mesela AK Parti iktidarı döneminde (yani son 13 yılda) medyanın kahir ekseriyetinin onların etrafında pervane olmaları gerekirken, içlerinden bazı arkadaşların Dumanlı Ekrem’in etrafında pervane olmaları en büyük hatalarıydı! Dumanlı Ekrem’in arayıp “şu haberi görmeyelim, şu haberi büyütelim” şeklinde bir nevi talimatlarına kendilerini açık hâle getirmeleridir en büyük hataları! Bunu Devlet görmüyor muydu? Devlet bundan haberdar değil miydi sanki? Yanlış anlaşılmaması için hemen şunu belirtelim: Devlet derken tek kişiyi yahut tek siyasi kesimi kastetmiyoruz. Kastettiğimiz daha önce burada yine defalarca dile getirdiğimiz Devlet denilen soyut kavram her neye işaret ediyorsa işte o Devlet! Bu arkadaşlar bu yaşadıklarının niçin kendi başlarına geldiğini sahiden anlamak istiyorlarsa, dönüp bir de bu açıdan baksalar hatalarına daha hakkaniyetli bir sonuca ulaşırlar!

Siyasi iktidarın bu meselede hiç mi hatası yoktu? Olmaz olur mu? Hem de o arkadaşlardan daha çok siyasi iradenin hatası! Mesela her şeyden önce ROK tesmiye olunan zat gibi, onun karısı gibi,  Ahmet – Mehmet Altan gibi, Dumanlı Ekrem gibi zatları, bundan birkaç yıl önce boğazda yeni medya baronunun eniştesinin evindeki yemekli toplantıya katılan 12 kişinin neredeyse 10’unu birden bu arkadaşlardan daha yakınlarında tutmak siyasi iradenin en önemli hatalarından biriydi. Şimdi o arkadaşlar da devre dışı kaldığı için meydan olduğu gibi gâvurluk yapanlara kaldı. Bu yapının oluşmasında siyasi iradenin de günahı çok fazla! Şu an yakınlarında bulunan gâvurlukları müseccel bu gazeteci taifesi ilk sıkıntıda kendilerini satar ve gâvurluklarına geri dönerler. En ön safta saldıran yine onlar olur. Oysa o arkadaşlar en sert şekilde saldırsalar bile satmazlar, bu millete ve bu milletin değerlerine gâvurluk etmezler! Çünkü gâvurluk maya meselesidir! Tanıdığım itikat anlamında gâvur diyebileceğimiz, ama kültürel anlamıyla bu millete, bu milletin değerlerine gâvurluk yapmayacak o kadar çok insan var ki! En azından bu arkadaşların itikat anlamında da gâvur denilemeyecek durumda olduklarını cümle âlem biliyor!

Aslında bu durum adam harcama sistemimizden kaynaklanıyor! En kolay yaptığımız şey adam harcamak. En ucuzu adam çünkü! Türkiye’de en ucuza temin edebileceğiniz, daha doğrusu harcayabileceğiniz iki şey var: Zaman ve İnsan!

Oysa ağzımızda tüy bitti söyleye söyleye: Türkiye artık 2006 Mayıs ayı ortasının öncesindeki Türkiye değil! Türkiye’de yeni bir Devlet var! Her ne kadar bu cümleye komplo teorisi deseniz de Türkiye’nin Devleti artık eski Devlet değil! İnsan artık o kadar ucuz değil! Diyelim ki bizim burada dile getirdiklerimiz tamamen kurgu ve hepsi de komplo teorisi! İyi de kardeşim burada geçtiğimiz yazdan bu yana dile getirdiklerimizin hiç mi firesi olmaz! Niye hep bu kurgular gerçekleşiyor? Niye hep bu komplo teorileri gerçekleşiyor Türkiye’de?

Yazarın Önceki Yazıları
Bugün 30 Temmuz 2016 30.07.2016Meclise saldırı Devleti yok etmeyi amaçlıyor! 29.07.2016Anadolu Ajansı destan yazdı 26.07.2016Medya ikili oynadı! 25.07.2016Kim bu fuatavni? 22.07.2016Fısıltı gazetesi kuryesi kimin kuryesiydi? 20.07.2016Bu bir darbe değil, İMHA HAREKÂTIYDI! 18.07.2016Kanal D haberleri ya da insan bu kadar mı ucuz? 22.02.2016Merhametten maraz doğdu işte! 19.02.2016Aşk –ı Hece’de muhabbet vardı 22.01.2016ODTÜ’de namaz hep sorundu 15.01.2016ODTÜ’den Amerikancı yetişir 13.01.2016Geçen gün ömürdendir 12.01.2016Hece bunu hep yapıyor! 11.01.2016Bilgemiz Aliya için Hece’den özel sayı 04.01.2016Yazarın tüm yazıları için tıklayınız.