YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
12 Punto14 Punto16 Punto18 Punto
İçte mandacılar, paralel çete ve beslemeler kaybetti
02 Kasım 2015 09:24

Sessizliğin dili çözüldü ve millet söyleyeceğini gür bir seda ile söyledi: İç savaş da çıkaramazsınız, darbe de yapamazsınız, manda da olmayız! Bundan sonrası verilen mesajın alınıp alınmamasıyla ilgili! Mesajı almayanlar artık iç savaş mı çıkarır, yoksa darbe mi yaparlar, bunu bizler bilemeyiz! Bilenler başkaları! Hatta bilenler arasında iç savaş çıkaracakların, ya da darbe yapacak olanların bile bulunduğunu sanmıyorum! İç savaş ve darbenin en önemli unsurları bile çıkaracakları iç savaştan, ya da yapacakları darbeden muhtemelen haberdar değiller! Ne yapalım? O da onların sorunu!

Dün Türkiye cumhuriyet tarihinin en önemli, adeta bir kırılma noktası oluşturabilecek seçimlerini geride bıraktı. Sonuç? Sonuç Türkiye’ye diz çöktürmek isteyenlerin hiç de tahmin etmedikleri, temenni etmedikleri bir tablo ortaya çıkardı. (Buraya konu dışı gibi görülebilecek bir ekleme yapmak lazım: Tablonun buna yakın çıkabilme ihtimalini en azından Washington görmüş. Bunu nerden anlıyoruz? Şurdan: Tabloyu görmüş olmalı ki, neredeyse bir yıldır sonuçlandırmadığı bir meselede, önündeki kâğıtları birden imzalayacağı tutmuş! Hem de seçim haftasında imzalamış kâğıtları! Bu da her ne kadar yatırımını Türkiye’ye diz çöktürme üzerine yapmış olsa da, en azından 1 Kasım’da bunun gerçekleşmeyeceğini gördüğünü gösterir! Mandacıları açıkta bırakan Alman şansölyesi Angela Merkel’in tüm ısrarlara, dilekçelere, mektuplara rağmen Türkiye’ye gelmesini de bu tabloyu görmesiyle izah edebilir miyiz? Bilemeyiz! Bilsek de emin olamayız!) Türkiye’ye diz çöktürmek isteyenlerin içteki müttefiklerinin mandacılar, paralel çete, bu çetenin istihdam ettiği beslemeler, bilumum terör örgütleri ve küresel baronların peçetecisi İstanbul baronları olduğunu artık sağır sultan bile duydu! Sağır sultanın bile duyduğunu, üstelik kulakları sağır edecek bir ses frekansından duyurmaya çalışanların sesleri bir türlü duyulmak istenmedi.

Duymak istemeyen kulakların kendileri bilir, ama duymaya açsalardı kulaklarını en azından seçim sonuçlarının netleşir gibi olduğu saatlerde ekranlarda yüzleri o kadar kararmazdı! Hele sandıkların yüzde 85’inin açıldığı bilgisinin ekranlara yansıdığı anlardaki matem havalarına hiç de gerek kalmazdı! Belki hatırlarsınız o anlarda terör örgütünün en büyük destekçisi parti barajın altında görünmeye başlamıştı! Bu rakamlar tıkalı kulakların hop oturup hop kalkmalarına vesile olmuştu! Terör örgütüne destek çıkanlar karşısında ne kadar müşfik bir kalbe sahip olduklarını gördük o anlarda! 7 Haziran’dan bu yana terör örgütünün yaptığı her saldırı karşısında şımarık çocuklar gibi bir tavır takınmanın bir bedeli mutlaka olmalıydı! Ve bu bedel de kesinlikle terör örgütü destekçisi o partiyi barajın altında bırakmalı, hatta hiçbir mensubunun meclise girememesi şeklinde tecelli etmeliydi! Fakat bu beklenti ve temenni de gerçekleşmedi ne yazık ki! Ama şu görüldü: Terör destekçisi bu parti kendine bir çeki düzen vermezse görüp görebileceği en yüksek oy oranının da bu seçimde aldığı oy oranı olacak gibi görünüyor! Bu oy oranı bile aslında çok fazla! Çünkü bir siyasi parti olarak terör örgütüne yaslandığını söylerseniz, ülkenin herhangi bir ilçesinden iç savaşı başlattığınızı söylerseniz size verilen her oy, aynı zamanda bir ayrışmaya taşınan malzeme anlamına gelir. Eğer işin en başından terör örgütünün siyasi kanadı olduğunuzu söyler ve bu oyları alırsanız, işin rengi değişir!

Mandacıları biliyoruz, onlar ta Birinci Dünya Savaşı’ndan bu yana herhangi bir tavır değişikliği içine girmiş değiller! Mandacı taifesi sırtlarını dayayabilecekleri düvel –i muazzamadan herhangi bir devlet bulmadan rahat edemezler! İlla ki sırtlarını birilerine dayayacaklar! Sırtlarını verdiklerine başka neler verirler onu biz bilemeyiz haliyle! Nelerini verebileceklerini de göremedik de hamdolsun! Herhangi bir devletin mandası olmadık şimdiye kadar! Duyun da inanmayın! 1919 yılı Mayıs ayının başında Erenköy’deki köşkte yapılan toplantıyı ve toplantı sonucunda ne kararı alındığını, karar sonrasında neler olduğunu unutuyor değiliz! 1944 yılı Haziran ayının ilk yarısında yapılan devir teslim törenini de unutuyor değiliz! Bunları bilerek diyoruz bugüne kadar herhangi bir devletin mandası olmadık diye! Siz yine de duyun ve inanmayın! Ve 2006 yılı 15 Mayıs tarihini unutmayın. O tarih Türkiye sınırları içindeki ve dışındaki tüm mandacı, tüm paralel çeteleri, bu çetelerin istihdam ettikleri tüm beslemeleri teyakkuza geçirdi! O tarihten bu yana çok amansızca ve bazı zamanlar çok da kanlı bir hale gelen çatışmalar yaşandı, ama Türkiye’ye hamdolsun diz çöktürülemedi!

Türkiye’ye 1 Kasım seçimlerinde de diz çöktürülemedi ya, biraz olsun rahatlanabilir artık! Desek de inanmayın! Çünkü her türlü rahatlama bir kibrin göstergesidir! Kibre kapılanların başına gelenlerin neler olduğunu ise bizim anlatmamıza gerek yok! Üstelik bu konularda ne karar vermeye mezunuz, ne de böyle bir şey bizim haddimize!

Aslında böyle bir tablonun çıkacağı bilgisini alanların başında cihet –i siyasiyeden AK Parti ve seçim hükümetinin geldiği bilgisini vermekte şu aşamada herhangi bir sakınca yok! Bunu nerden çıkarıyoruz? Şurdan: Hemen hatırlayacaksınız (gerçi unutacak olsanız da paralel çetenin medyası, Doğan medyası bunu size unutturmak niyetinde değil!), seçim haftasına girerken yargı Koza – İpek grubuna kayyum atadı! Okuryazar olan herhangi birine sorsanız bu türden büyük riskler taşıyan kararların uygulamaya konulmasında siyasi otorite haberdar edilir! Karar uygulamaya konulacaksa, ya da kararın uygulamaya konulma zamanı hakkında siyasi otorite riskleri hesap ederek ve riskleri göğüsleyebilecekse onay verir! Bu kayyum atama olayına benzer iki büyük olayı enerji sahasında son 10 yıl içinde yaşadık. Bu her iki olay da muhtemelen unutuldu gitti! Sadece meseleyi yakından izleyenler ve işin erbabı tarafından hatırlanan iki olay haline geldiler!

Biri hatırlattığımızda hepinize “ya öyle olmuştu” dedirtecek bir olay: AK Parti hükümetlerinin ilk yıllarında Uzan grubuna yapılan benzer bir müdahale sonucunda Kemal – Cem – Hakan Uzan malvarlıklarının neredeyse tamamını kaybettiler! Ellerinde kala kala müdahaleye maruz kalmadan önce Türkiye dışına aktardıkları paralar kaldı! Diğeri ise hatırlatsak bile sadece işin erbabının hatırlayabileceği bir olay: EPDK başta Koç ve Doğan olmak üzere büyük enerji firmalarına kestiği 1 milyar dolarlık ceza! 1 milyar dolarlık ceza kararı alındıktan ancak bir buçuk ay sonra ilan edilebilmişti! 2006 yılının Temmuz ayı ortasında kesilen 1 milyar dolarlık ceza ancak Ağustos ayının sonunda ilan edilebilmişti! Siyasi irade ancak bir buçuk ay sonra karar verebilmişti çünkü! Dolayısıyla Koza – İpek grubuna kayyum atanması kararının uygulamaya konulması, üstelik de seçim haftasına girilirken uygulamaya konulması ancak siyasi iradenin, bu kararın taşıdığı riskleri göğüsleyebileceği bilgisine sahip olmadan gerçekleşemezdi! Bendeki bilgi, AK Parti’nin yüzde 49 gibi bir oy oranıyla açık ara farkla seçimi alacağını gösteren araştırma sonuçları yetkili makamın önüne konulduğu yönünde! O araştırma sonuçlarını görmeden herhangi bir siyasi iradenin seçim haftasında böylesine riskli bir kararın uygulamaya konulmasına cesaret edemeyeceğini herkes bilir!

Böyle bir tablonun çıkacağını bilmesi gerekenler biliyordu! Bilmeyenler ise ne yazık ki gariban mandacılar, paralel çetenin orta ve alt tabakaları, bu çetenin istihdam ettiği beslemeler gibi kesimlerdi! Sonuçta da Türkiye’ye diz çöktürülmesi operasyonlarının 1 Kasım tarihli olanında içerde kaybedenler de onlar oldu!

Devlet Bahçeli ve Kasım ayı sendromunu da bir başka yazıda ele alırız inşallah.

Yazarın Önceki Yazıları
Bugün 30 Temmuz 2016 30.07.2016Meclise saldırı Devleti yok etmeyi amaçlıyor! 29.07.2016Anadolu Ajansı destan yazdı 26.07.2016Medya ikili oynadı! 25.07.2016Kim bu fuatavni? 22.07.2016Fısıltı gazetesi kuryesi kimin kuryesiydi? 20.07.2016Bu bir darbe değil, İMHA HAREKÂTIYDI! 18.07.2016İnsan bu kadar mı ucuz! 29.02.2016Kanal D haberleri ya da insan bu kadar mı ucuz? 22.02.2016Merhametten maraz doğdu işte! 19.02.2016Aşk –ı Hece’de muhabbet vardı 22.01.2016ODTÜ’de namaz hep sorundu 15.01.2016ODTÜ’den Amerikancı yetişir 13.01.2016Geçen gün ömürdendir 12.01.2016Hece bunu hep yapıyor! 11.01.2016Yazarın tüm yazıları için tıklayınız.