YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
12 Punto14 Punto16 Punto18 Punto
Fısıltı gazetesi kuryesi kimin kuryesiydi?
20 Temmuz 2016 10:18

Paralel gavurların 15 Temmuz gecesi bu millete yaşattığı çok ciddi bir badireyi milletimiz başarıyla atlattı. Çok büyük bir melanetle karşı karşıyaydık. Bu melaneti defettik hamdolsun. Melaneti defetmek tehlikenin sona erdiği anlamına mı geliyor? Tabii ki hayır! Tehlike geçmiş falan değil. Belki bir daha darbe teşebbüsünde bulunmazlar, ama halkı birbirine kırdırmak gibi, kaos ortamı tesis etmek gibi girişimlerde bulunmayacaklarını, bazı ses getirecek suikastlar, infiale sebep olabilecek bombalamalar yapmayacaklarının garantisini kimse veremez! İnfiale sebep olacak bombalamaların nasıl yapıldığı üzerine epey ihtisas sahibi oldukları bile söylenebilir! Reyhanlı – Suruç – Ankara Gar Meydanı – Merasim Sokak – Güvenpark bombalamalarında, hatta yine Ankara’da Kumrular Caddesi’ndeki bombalamada bu gavurların katkısı tespit edildiği sırrını neredeyse herkes biliyor!

Neyse meselemiz bunlar değil. Meselemiz 15 Temmuz gecesini tüm Türkiye’ye zehir eden bu paralel gavurların Yeni Türkiye’yi İMHA ETME niyetleri bilinmesine rağmen, hiç de kendilerine bulaştırmamaları! Pensilvanya’daki herifin yabancı medya mensupları aracılığıyla yaptığı açıklamalar yansıyor birkaç gündür! Pensilvanya’da doğrudan CIA ve ABD korumasında oturduğu yerde oturan herife göre bu darbe teşebbüsü AKP’nin planladığı bir darbe girişimi! Bu darbe teşebbüsüyle TSK içindeki paralel gavurları temizlemek için bir kumpasmış!

Darbeyi kim planladı, uygulamaya kim koydu bunu ben bilebilecek konumda değilim! Bunu ancak mesele hakkında ihtisas sahibi kişiler bilebilir! Bizimse böyle bir ihtisasımız yok! İhtisasımız yok, ama birtakım şahitliklerimiz var! Biz o şahitliklerimizi anlatarak belki, meselenin izah edilmesine küçük de olsa bir katkı yapabiliriz! Bu yazıyı da bizim şahitliğimiz olarak okuyunuz. Bu yazı paralel gavurların darbe teşebbüsünü teşrih masasına yatıran değildir, sakın yanlış okumayın! Bu bir şahitliğin aktarılması yazısıdır, o kadar!

Bu şahitliğimizi anlatmak için neredeyse bir yıl öncesine gitmemiz gerekiyor. Acılı günlerimizdi, Ağustos ayının ilk haftasıydı. Neredeyse 5 – 6 yıldır görmediğim, telefonda bile mükâlemede bulunmadığım bir eski tanıdık evimize taziyeye geldi. Bir müddet oturduktan sonra evimizin balkonuna çıktık ve kendi halimizce güya balkonda birtakım gizli sayılabilecek meseleler konuştuk! Kendimizce gizli olduğu için bu meseleler eşim ve çocuklarımın, tabii onun eşi ve çocuklarının da duymaması gereken meselelerdi! Meseleyi ben açmadım tabii ki! Acılıydık, bu neviden meselelerle ilgilenebilecek bir durumda da değildik! Bu ve benzer meselelerin gündemimizde bir biçimde yer edebilmesi için muhtemelen ayların geçmesi gerekiyordu! Balkonda epey kaldık. Birden fazla sigara içtiğimi söylersem ne kadar kaldığımızı tahmin edebilirsiniz belki! Yarım saat bir saat arası bir zaman aralığında bir sigara içtiğimi de belirteyim bu arada!

O eski tanıdık balıklama daldı meseleye: Üstad, Tayyip en geç 2016 Temmuzunda gidiyor. Yargı yoluyla olmasa, darbe yoluyla gidiyor. Mayıs’ta, en geç Temmuz’da darbe ile gidecek. 2016 yılının ortasından itibaren Tayyip yok. Yüzde bir katrilyon ihtimalle darbe olacak.

Tabii ki konuştuklarımız sadece bunlar değildi! Daha birçok meseleden konuştuk! Tutuklanacaklar arasından kimler var? Mesela bunları konuştuk! Kimlerin bu listelere hangi günahlarından dolayı girdiğini konuştuk mesela!

Neyse meseleyi uzatmayalım! Biz zaten acılıydık, o eski tanıdık ise ailesiyle birlikte bizde taziyedeydi. Meseleyi fazla uzatmadık! “Bundan sonra daha sık görüşelim” cümlesiyle balkon sohbetini sonlandırdık. Kendimizce gizli sohbetimizi hitama erdirdik!

Mesele bununla kalsa muhtemelen unutur ve bir daha da hatırlamazdım. Çünkü biz acı içindeyken anlatılmış bu darbe hazırlığı, darbeden sonra neler yapılacağı gibi hususların aklımda kalması mümkün değildi. Ben bana anlatılan bu darbe hazırlıklarını, acılı halimizde kafamızı dağıtmak, bizi başka şeylerle meşgul ederek acımıza sebep olan hadiseyi bir müddet de olsa unutmamızı temin etmek için anlatıldığını bile düşünürdüm! Fakat mesele bununla kalmadı.

O eski tanıdık, görüşelim cümlesiyle biten ziyareti unutmamıştı! Ve ondan sonra 1 Kasım seçimlerine kadar düzenli aralıklarla ziyaretlerini sürdürdü. 1 Kasım seçimlerinden sonra ise düzensiz aralıklarla bu ziyaretler Ocak ayına kadar sürdü! Bu ziyaretler tabii ki artık evde olmuyordu. Dışarıda görüşüyorduk. Fakat neredeyse her görüşmede şu iki cümle mutlaka o eski tanıdık tarafından dile getiriliyordu: Yüzde bir katrilyon ihtimalle en geç Temmuz’da darbe olacak. Yüzde bir katrilyon ihtimalle 2016 yılı ortasından itibaren Tayyip yok.

Bu arada bu eski tanıdığın mensubiyeti konusunda bir bilgi de vermem gerekiyor sizlere: Ben tanıdığımda paralel çete müntesibi idi. Tabii ki o zaman bu kesime ne biz, ne Devlet, ne de bir başka kesim paralel çete adlandırmasını yapmıyordu. O zamanlar ismi başka idi. Yüz yüze tanışmamız muhtemelen Mayıs 1997 idi. Muhtemelen demem şundan kaynaklanıyor, Nisan da olabilir. Fakat muhtemelen Mayıs’tı. Çünkü ben o tarihlerde Yeni Şafak gazetesindeydim ve 28 Şubat sürecinin başlarındaydık ve ben Nisan MGT Toplantısı ile ilgili birkaç gün o dönem için epey önemli haberlere imza atmıştım! Yine birden ortaya çıkmış ve tanışmıştık! Yüz yüze görüşmeden önce ise 1995 yılında bir – iki defa telefon görüşmesi yapmıştık! O zaman ise bir derginin başındaydım! Telefon görüşmelerinin ardından iki yıl boyunca hiçbir irtibatımız olmamıştı!

Paralel çete müntesibi bu eski tanıdık AK Parti iktidarının ilk yıllarında Pensilvanya için belge toplar ve bir kurye vasıtasıyla elde ettiği bu belgeleri Pensilvanya’ya gönderdiğini söylerdi! Doğrudur, değildir bunu ben bilemem! Ben onun yalancısıyım, bana söylediklerinin yalancısıyım!

O dönemde de cihet –i askeriye içinde bağlantıları vardı. Bağlantılarının cihet –i askeriye içindeki önemini ben bilemem! Belki önemli bağlantılarmıştır! Belki de değildir! Bunun ne önemi var ki! 2015 yılı Ağustos ayının ilk haftasından itibaren bana yaptığı düzenli ziyaretlerde halen cihet –i askeriye içinde çok önemli bağlantılarından söz ederdi! Doğruluğu yanlışlığı beni o kadar ilgilendirmiyor!

İlgilendirmiyor da bunları niye anlatıyorsun diyebilirsiniz! Haklısınız! Niçin anlattığımı hemen aktarayım efendim:

15 Temmuz gecesini tüm Türkiye’ye zehir eden paralel gavurların darbeye benzeyen, ama tam bir İMHA HAREKÂTI olan kalkışmasının ardından hemen ertesi gün Genelkurmay Başkanı Hulusi Akar’ın yaveri ve özel kalem müdürünün gözaltına alınması o eski tanıdığın düzenli ziyaretleri esnasında anlattığı bazı şeyleri hatırlattı bana!

Mesela Genelkurmay Başkanı ile görüştüğünü, Genelkurmay Başkanı’na onun asla kıramayacağı bir isim vasıtasıyla gittiğini anlatmıştı. Hulusi Akar’ın da yaveri ve özel kalem müdürüne talimat vererek bu eski tanıdığa her tür konuda yardımcı olmalarını istediğini anlatmıştı mesela. Bu talimat sayesinde ihtiyaç duyduğu her bilgiye bu yolla çok kolay ulaştığını biraz da hava atarak anlatmıştı! Fakat ne anlatırsa anlatsın, her görüşmede yüzde bir katrilyon ihtimalle diye başlayan cümleleri kurması o dönemde bana hep aba altından sopa gösterme olarak görünmüştü! Ve bu tehdit olarak algıladığımız bu cümlelerden dolayı da burada bu bir katrilyon ihtimalle diye başlayan cümleleri daha önce defalarca dile getirmiştik! Fısıltı gazetesinin darbe söylentileri olarak aktarmıştık bunları! Tehditlerin işe yaramadığını gördüğünden dolayı mı, yoksa bana anlattıklarının bir kısmının ifşa edilmesinden dolayı kulağı çekildiği için mi bilinmez, birden benimle görüşmesini kesiverdi bu eski tanıdık!

Şimdi sıkı durun, bu eski tanıdığa bizzat Hulusi Akar’ın talimatıyla her konuda yardımcı olan bu iki kişi paralel gavurluktan dolayı darbeye teşebbüsten tutuklandılar. Yani Genelkurmay Başkanı’nın yaveri ve özel kalem müdürü darbeye teşebbüsten şu anda tutuklular! Bu bizim eski tanıdık acaba o dönemde TSK içine yuvalanmış bu paralel gavurlar adına mı kuryelik yapıyordu dersiniz!?!

Yazı çok uzamasaydı bizim bu eski tanıdığın 11 ve 13 Temmuz tarihinde attığı tivitlerden, hemen ardından da 16 – 18 Temmuz tarihlerinde attığı tivitlerden bahsedecektim. O tivitler de bir sonraki yazıya kalsın artık!

 

Ali Sali (sabiherden@gmail.com)

Yazarın Önceki Yazıları
Bugün 30 Temmuz 2016 30.07.2016Meclise saldırı Devleti yok etmeyi amaçlıyor! 29.07.2016Anadolu Ajansı destan yazdı 26.07.2016Medya ikili oynadı! 25.07.2016Kim bu fuatavni? 22.07.2016Bu bir darbe değil, İMHA HAREKÂTIYDI! 18.07.2016İnsan bu kadar mı ucuz! 29.02.2016Kanal D haberleri ya da insan bu kadar mı ucuz? 22.02.2016Merhametten maraz doğdu işte! 19.02.2016Aşk –ı Hece’de muhabbet vardı 22.01.2016ODTÜ’de namaz hep sorundu 15.01.2016ODTÜ’den Amerikancı yetişir 13.01.2016Geçen gün ömürdendir 12.01.2016Hece bunu hep yapıyor! 11.01.2016Bilgemiz Aliya için Hece’den özel sayı 04.01.2016Yazarın tüm yazıları için tıklayınız.