YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
12 Punto14 Punto16 Punto18 Punto
Demirtaş yetmez, belediye başkanları da alınmalı!
03 Ocak 2016 11:48

Terör örgütü PKK’nın siyasi destekçisi ve uzantısı HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş yine yaptı yapacağını! 2014 yılı Kurban Bayramı’nın hesabını vermeden şimdi de hendekleri savunmaya, silahlı mücadeleyi meşru göstermeye çalışıyor. Kurban Bayramı’nda biliyorsunuz eş genel başkan çıkmış ve Kürtleri sokağa çağırmıştı. Sokağa çıkan PKK’nın şehir yapılanması üç gün içinde resmi rakamlara göre 53 Kürt vatandaşını sokak ortasında, üstelik bazısını da linç ederek öldürdü. Öldürülen Kürt vatandaşların ortak bir özelliği vardı: Ne terör örgütü PKK’yı destekliyorlar ne de terör örgütünün şehir yapılanmasına katkı sağlıyorlardı! 53 Kürt vatandaşının çoğunluğunu muhafazakâr Kürtler oluşturuyordu, Yasin Börü ve arkadaşları gibi mesela.

Kurban Bayramı’ndan hemen önce Amerika’dan dönmüştü eş genel başkan. Birtakım Neocon zevatın kulağına fısıldadıklarını ise Türkiye’ye döndükten sonra hayata geçirmeye çalıştı. Eş enel başkanın kulağına birtakım işleri fısıldayanlar da biliyordu Türkiye’de PKK’nın, ya da onun siyasi uzantısı HDP’nin çağrısı ise bir Serhildan başlatılamaz, başlatılsa bile sokağa çıkanlar sadece terör örgütünün elemanları ve uzantıları olur. Üstelik PKK’nın çağrısı ile girişilen Serhildan'ın asla başarılı olma şansı yoktur. Bunu eş genel başkan bildiği gibi kulağına fısıldayanlar da, eş genel başkanın iplerini ellerinde tutanlar da gayet iyi biliyor olmalarına rağmen başlattılar 2014 yılı Kurban Bayramı olaylarını. Çözüm süreci adı verilen sürecin sona erdirilmesini amaçlıyordu örtük hedeflerinden biri olarak! Nitekim Kurban Bayramı’nda yaşananların hemen ardından Devlet denilen soyut mekanizma çözüm masasını devirmemiş, ama hazırlıklarını da savaş üzerine yapmaya başlamıştı. PKK’nın da, siyasi uzantısı partinin de çözüm istemediğini açıktan ilan etmeleri için 7 Haziran seçimlerinin atlatılması gerekmişti. 7 Haziran seçimleri sonrasında yaşananları hatırlıyoruz hepimiz. Yaşananlar çok taze daha.

Amerika dönüşü ABD’deki birtakım düşünce kuruluşlarında ve özel olarak görüştüğü Neocon'ların kulaklarına fısıldadıklarını Türkiye’ye gelir gelmez uygulamaya sokmaya çalışan eş genel başkan, şimdi de Rusya’da kulağına fısıldananları uygulamaya sokmaya gayret ediyor. Biliyorsunuz eş genel başkan Rusya’ya yine batıdan döndükten hemen sonra gitti ve Rusya Dışişleri Bakanı ile görüştü. Sonuç? Hep birlikte gördük kulağına fısıldananları! Rusya dönüşü ayağının tozuyla “özyönetim” açıklaması, 'silahlı mücadelenin meşruluğu'nu savunan açıklamalar yaptı! Ve hakkında fezleke düzenlendi!

2003 – 2004 yıllarını hatırlayanlarınız kaldı mı bilmiyorum. O yıllarda AK Parti Hükümeti’nin bir yerinden yönetim projesi vardı. Proje Kamu Yönetimi Reformu çerçevesinde uygulamaya sokulacaktı. Yerel yönetimlerin yetkilerini artırıyor, bazı kurum ve kuruluşların işleyişini yerel yönetimlere devrediyordu. Yapılamadı. Yapılamamasının en önemli sebeplerinden biri de MGK’nın özellikle Doğu ve Güneydoğu’da yerel yönetimlere verilecek bu yetkilerin ilerde Türkiye’nin başına ciddi sorunlar açabileceği endişesini dile getirmesiydi. Sebeplerden biri buydu, ama dönemin Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer Kamu Yönetimi Reformu’nu imzalamadığı için mesele askıya alınmıştı. O dönemleri belki yine hatırlayan kalmamıştır, Eski Türkiye’nin hâkim olduğu bir dönemdi o dönemler. Eski Türkiye’nin egemenleri istememiş ve reform paketi rafa kaldırılmıştı. Yine belki hatırlamazsınız Kamu Yönetimi Reformu’nun başındaki bürokratı itibarsızlaştırmak için medyanın kahir ekseriyeti mevzi tutmuştu! Dönemin Başbakanlık Müsteşarı Ömer Dinçer hakkındaki saldırgan, tahfif edici, itibarsızlaştırmayı hedefleyen yayınları bir hatırlayın hele!

O dönemde yerel yönetimlerin yetkileriyle ilgili bu düzenlemeler yapılabilmiş olsaydı, bugün bu sıkıntıların hiçbiri yaşanmayabilirdi! Sokaklarda hendekler kazıp, hendekleri patlayıcılar ile tahkim etmek gerekmeyebilirdi. Nereden baksanız 10 yıllık bir deneyimle Stalinist özyönetim saçmalıklarıyla muhatap olmak durumunda kalınmayabilirdi.

Şimdi terör örgütünün eş genel başkanı hakkında fezleke düzenlendi. Silahlı mücadeleyi meşru gösterme gayreti, özyönetimi savunması Devlet açısından ciddi bir suç teşkil etmektedir ve “medya ne der, batı ne der” gibi tereddütlere aldırış etmeksizin eş genel başkana Devleti hatırlatacak cezanın kesilmesi gerekmektedir. Sadece eş genel başkana değil, hendeklerin kazıldığı il ve ilçelerdeki belediye başkanları, belediye yöneticileri de zaman geçirilmeden İçişleri Bakanlığı tarafından görevden alınıp cezalandırılmalıdır. Çünkü o hendekler o belediyelere ait iş makinaları tarafından, o belediyelerin çalışanları vasıtasıyla kazılmıştır. O hendeklere patlayıcı tahkimatında o belediyelerin aksamı kullanılmıştır. “Batı ne der – medya ne der” tavrını bir kenara bırakmak gerekiyor.

Bir de Başbakanımız Ahmet Davutoğlu’nun HDP görüşmesini iptal etmesi birtakım merkezler tarafından itibarsızlaştırılmaya çalışılıyor. Sanki kaçak çay meselesi yüzünden iptal edilmiş gibi göstermeye çalışıyorlar. Buna TRT de alet oluyor. Aman dikkat.

Yazarın Önceki Yazıları
Bugün 30 Temmuz 2016 30.07.2016Meclise saldırı Devleti yok etmeyi amaçlıyor! 29.07.2016Anadolu Ajansı destan yazdı 26.07.2016Medya ikili oynadı! 25.07.2016Kim bu fuatavni? 22.07.2016Fısıltı gazetesi kuryesi kimin kuryesiydi? 20.07.2016Bu bir darbe değil, İMHA HAREKÂTIYDI! 18.07.2016İnsan bu kadar mı ucuz! 29.02.2016Kanal D haberleri ya da insan bu kadar mı ucuz? 22.02.2016Merhametten maraz doğdu işte! 19.02.2016Aşk –ı Hece’de muhabbet vardı 22.01.2016ODTÜ’de namaz hep sorundu 15.01.2016ODTÜ’den Amerikancı yetişir 13.01.2016Geçen gün ömürdendir 12.01.2016Hece bunu hep yapıyor! 11.01.2016Yazarın tüm yazıları için tıklayınız.