YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
12 Punto14 Punto16 Punto18 Punto
“Çelebi! Bizde böyle olur seçim dediğin!”
17 Haziran 2015 08:17

Seçimlerin yapılmasının üzerinden 10 gün geçti. Başta İsrail, İngiltere, Almanya ve Amerika olmak üzere seçim sonuçlarından memnun olmayan kimse yok gibi. Seçim sonuçları üzerine bir zil takıp oynamadıkları kaldı! Küresel güçler de, küresel sermaye de ortaya çıkan tablodan alabildiğine memnun! Türkiye içindeki büyük sermaye mi? Onların da bir zil takıp oynamadıkları kaldı! Bir yıldır çok sert bir şekilde üzerine gidilen ve hesap sorulmaya çalışılan Devlet evrakına göre paralel yapı tesmiye olunan kesimin ise ağzı neredeyse kulaklarına varacak! Sonuçta 13 yıldır geri adım attıramadıkları, boyun eğdiremedikleri AK Parti’yi tek başına hükümet kuramayacak bir seçim sonucuyla karşı karşıya bıraktılar. 13 yıldır yapılan tüm seçimleri ezici bir üstünlükle kazanan AK Parti, 7 Haziran’da yapılan seçimlerde değerlendirmelere göre ilk yenilgisini tatmış oldu!

Paralel Yapı ile mücadele edilirken bu yapının emniyet içindeki unsurlarının ceza maksatlı doğu ve güneydoğuya sürülmelerinin sonuçlarını ise seçim sandıklarında gördük: Polis lojmanlarındaki seçmenlerin oy kullandıkları sandıklarda HDP AK Parti’nin 4 katı oy aldı. Askeri lojmanlardaki seçmenlerin oy kullandıkları sandıklarda ise yine HDP AK Parti’nin 5 katı oyla sandıktan çıktı. Bunun da şu anlama geldiğini söyleyebiliriz: Kâinat İmamı salt Kürt olduğu için gidip tanışmaktan imtina ettiğini söylediği Said Nursî’nin yolundan gittiklerini iddia etmelerine rağmen, bırakın Kürt olmayı Kürtçülük üzerine siyaset üreten bir partiye elleri titremeden rey vermekten imtina etmemişti bu yapının müntesipleri. Onlar sevinmesin de kim sevinsin! Seçim sürecinde mahut bölgede yaşanan güvenlik sorunları masaya yatırılsa, bu sorunların yaşanmasında paralel emniyet mensupları ile paralel askeri personelin etkisi mutlaka tespit edilecektir. Kobani kalkışmasında bu kadar çok insanın ölmesinde, ortalığın bu kadar toz duman olmasında paralelin bu müntesiplerinin kolaylaştırıcı rolünün olduğu zaten tespit edilmişti. Mersin ve Adana ile Diyarbakır bombalarında da etkilerinin olup olmadığı zaten masaya yatırılmış durumda! Büyük sermayenin memnun, Kurtlar Medyasının memnun, Doğan medyasının memnun, Hizmetçilerin medyasının memnun olduğu bir sonucun ortaya çıkarılması öyle kolay temin edilebilecek bir sonuç değil!

Tamam, AK Parti’nin seçimin mağlubu tek parti olduğu genel kanaatini kabul edelim! 13 yıllık iktidarına, dolayısıyla iktidar yıpranmasına rağmen, yüzde 41’lik bir oy oranıyla halen birinci parti olarak çıkmak, en yakın takipçisi ile arasında neredeyse 16 puanlık bir fark bulundurmak artık nasıl bir mağlubiyetse! Diğer üç parti kazanan taraf mı oldu şimdi? Seçim sonuçlarının ortaya çıkmasıyla sevinç çığlıkları atıp açıklamalar yapan Yeni Türkiye’nin düşmanlarına bakılsa kazananın aslında kim olduğu gayet açık bir şekilde görünebilecekken, meseleyi “komisyona havale ederek” asıl tabloyu perdelemek mümkün gibi görünebilir! Fakat kazın ayağı hiç de öyle değil gibi görünüyor! Nasipse ilerde kazın ayağının nasıl göründüğünü de izah etmeye çalışırız! Şimdilik seçim sürecinde ve seçimden sonra geçen 10 günlük zaman içinde hedef tahtasına kimin oturtulduğundan hareketle bir şeyler söylemeye çalışalım. Söylemeye bile gerek yok hedef tahtasına oturtulan Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’dı.

Seçim sürecinde seçmenden oy isteyen partilerin neredeyse tamamı kampanyalarını Recep Tayyip Erdoğan karşıtlığı üzerine kurdular. Oysa Cumhurbaşkanı Erdoğan, seçim sandığının muhatapları arasında yer alan bir kurumsal şahsiyet değildi. Kurucu Genel Başkanı olduğu AK Parti’yi dışarıda tutacak olursak tüm partiler Erdoğan karşıtı bir seçim stratejisi yürüttüler. Kampanyaların özetini ise HDP’nin eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş dile getirdi: “Seni Başkan yaptırmayacağız!” Seçime katılan tüm partilerin sanki sandıkta Recep Tayyip Erdoğan oylanıyormuş gibi bir kampanya yürütmeleri, 7 Haziran seçimlerini bir nevi 13 yıllık AK Parti iktidarlarının sandıkta oylanması seçimine dönüştürdü. 7 Haziran seçimleri 13 yıllık AK Parti hükümetlerinin oylanması penceresinden değerlendirilecek olursa eğer, ortaya çıkan sonuç yine de iddia edildiği gibi AK Parti’ye milletin “bu kadar yeter, artık seni istemiyoruz” dediği şeklinde değerlendirilemez. Tamam, AK Parti’ye tek başına hükümeti kurmasına yetecek kadar oy vermedi, ama Meclise giren diğer 3 partiye de “gelin hükümeti siz kurun” demedi. CHP – MHP – HDP üçü bir araya gelip koalisyon hükümeti kurabilirler. Sayı olarak bu üç partinin koalisyon hükümetini gerçekleştirmeleri mümkün. Fakat MHP’yi ikna etmeleri gerekiyor. MHP ise Devlet Bahçeli aracılığıyla içerden ya da dışarıdan HDP’li hiçbir oluşumun içinde yer almayacağını kesin bir dille açıkladı. Bu 3 parti açısından HDP’nin içerden ya da dışarıdan desteğinin olmadığı bir hükümetin kurulması ise mümkün gözükmüyor. Bu süreçte paralel yapının kasalarında gizlenen kasetler devreye sokularak MHP ikna edilebilir mi? Onu da yaşayıp göreceğiz. Paralel yapı “ak akçe kara gün içindir” fehvasınca kıyıda köşede çok sayıda kaset biriktirmiştir. Bundan kimsenin şüphesi yok. Koalisyon pazarlıkları sırasında o kasetlerin tehdit maksadıyla ortaya çıkarılacağı da neredeyse kesin gibi! Tabii, bizim o kasetlerden haberimiz ancak MHP’nin koalisyon için yan çizmesi sayesinde olabilecek! MHP yan çizmezse o kasetlerden haberimiz bile olmayacak! Eğer kaset tehditlerine rağmen MHP yan çizmeye çalışırsa kaset pazarını seyreyleyin siz! 2011 seçimleri öncesinde MHP’li adaylarla ilgili servis edilen kasetleri aratmayacak yeni kasetlerle karşı karşıya kalacağımızdan hiç kimsenin kuşkusu olmasın!

Seçim sandıklarının nasıl bir tabloyu ortaya çıkaracağı belli olur olmaz yapılan ilk açıklamalar da dâhil bugüne kadar söylenenlerin hemen hepsinin ortak kanaati şu cümlelerde özetlenebilir: “Seçimlerin kaybedeni Recep Tayyip Erdoğan’dır. Millet Erdoğan’a başkanlık yolunu kapattı. Cumhurbaşkanlığı şaibeli hâle geldi.” Bir de şu: “Recep Tayyip Erdoğan Cumhurbaşkanı olarak anayasal sınırlar içine çekilmeli.” Gerçekten öyle mi? Millet seçim sonuçlarıyla Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’a iddia edilen bu mesajları mı verdi sandık sonuçlarıyla?

Milletin bu mesajları verdiğini sanmıyorum. Cumhurbaşkanlığı ve Recep Tayyip Erdoğan 7 Haziran seçimlerinde sandıkta seçmenin muhatabı değildi. Bu bir. İkincisi Cumhurbaşkanı’nın anayasal sınırları tartışmalı bir mevzudur. Vatana ihanet dışında hiçbir şeyden mesul olmayan bir Cumhurbaşkanlığı ile karşı karşıyayız 1982’den bu yana. Seçimi yazmaya devam edeceğiz.

Yazarın Önceki Yazıları
Bugün 30 Temmuz 2016 30.07.2016Meclise saldırı Devleti yok etmeyi amaçlıyor! 29.07.2016Anadolu Ajansı destan yazdı 26.07.2016Medya ikili oynadı! 25.07.2016Kim bu fuatavni? 22.07.2016Fısıltı gazetesi kuryesi kimin kuryesiydi? 20.07.2016Bu bir darbe değil, İMHA HAREKÂTIYDI! 18.07.2016İnsan bu kadar mı ucuz! 29.02.2016Kanal D haberleri ya da insan bu kadar mı ucuz? 22.02.2016Merhametten maraz doğdu işte! 19.02.2016Aşk –ı Hece’de muhabbet vardı 22.01.2016ODTÜ’de namaz hep sorundu 15.01.2016ODTÜ’den Amerikancı yetişir 13.01.2016Geçen gün ömürdendir 12.01.2016Hece bunu hep yapıyor! 11.01.2016Yazarın tüm yazıları için tıklayınız.