26 Temmuz 2017 Çarşamba
  • Altın142,760
  • BIST107.324
  • Dolar3,5643
  • Euro4,1426
  • Euro/Dolar0.00
  • Sterlin4,6381
  • İstanbul29 °C
  • Ankara28 °C
  • İzmir32 °C
  • Konya29 °C
  • Adana32 °C
  • Antalya34 °C
  • Diyarbakır35 °C
  • Bursa31 °C
  • Kayseri28 °C
  • Kocaeli28 °C
  • Şanlıurfa35 °C
  • Gaziantep33 °C
  • İçel32 °C
"MÜBAREK BELDELERİMİZİ KORUMAK İMAN MESELESİDİR"
YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
12 Punto14 Punto16 Punto18 Punto
Bürokrat hükümetinin önü mü açılıyor?
21 Ağustos 2015 07:20

Ufukta seçimlerin tekrarlanmasının kesinleşmesinin görünmesi üzerine ülke gündemi Cumhurbaşkanı’nın kuracağı geçici hükümet meselesine kilitlendi. Gündemi işgal eden artık geçici hükümetin yapısının nasıl olacağı meselesi haline geldi. MHP’nin geçici seçim hükümetine üye vermeyeceğini açıklamasının ardından CHP önce hükümet kurma görevinin kendisine verilmesini istedi. Hükümet kurma görevinin kendisine verilmeyeceğinin işaretleri ufukta gözükür gözükmez de birtakım şartlar öne sürmeye başladı. Başbakan’ın hükümet kurma görevini Cumhurbaşkanı’na iade etmesinin ardından hemen AK Parti ile yeniden koalisyon görüşmesine devam etme isteğini izhar etmesine rağmen, bu talebi dikkate bile alınmadı. Alınmadı, çünkü hükümet kurma görevi iade edildi ve Cumhurbaşkanı tekrar bu görevi AK Parti’ye vermeden bu neviden bir görüşmenin yapılabilmesi mümkün değil. CHP bunu görmezden geldi. Talebinin AK Parti tarafından dikkate bile alınmaması üzerine geçici seçim hükümeti ile ilgili birtakım şartlar ileri sürmeye devam etti.

Önce HDP isimli terör örgütü destekçisi partinin geçici hükümette yer almaması durumunda kendisinin de hükümete üye vermeyeceği açıklamasını yapan CHP, ardından bu partinin geçici hükümete üye vereceğini açıklamasına rağmen geçici seçim hükümetine üye vermeme kararını değiştirme ihtiyacı duymadı. Bu kararı küresel baronların peçetecisi konumundaki İstanbul baronlarının talimatı ile mi aldı bunu bizim bilme şansımız yok! Geçici hükümete üye vermeme kararını bir talimat üzerine almamış olsa bile ülkenin hükümetsiz kalmasında etkisi gözlerden saklanamayacak kadar bariz bir biçimde meydana çıktı.

MHP yahut CHP’nin geçici seçim hükümetine üye verip vermemeleri Cumhurbaşkanı’nın söz konusu hükümeti kurmasının önünde bir engel teşkil etmiyor! Nitekim dün itibariyle bazı medya kanallarında (sadece görsel medyadan bahsetmiyoruz) kurulabilecek geçici seçim hükümetinin yapısı üzerine bazı görüşler dile getirilmeye başlandı. Dile getirilen geçici seçim hükümetinde MHP ve CHP’nin katılmaması üzerine yapılan hesaplamalara göre kabinenin 19 üyesinin bağımsız üyelerden oluşacağı gibi bir tablo da vardı. Sayıyı kafaya takmayın! Kafaya takmayın, çünkü kabinedeki bakan sayısı bu tabloya göre 30’un üzerine çıkıyor! Bunu görmüyor değiliz! Burada önemli olan sayı değil. Önemli olan bağımsız üye tabir edilen kabine üyelerinin hangi bağımsızlardan oluşacağı! Mecliste bağımsız milletvekili olmadığına göre bazı milletvekilleri partilerinden istifa ederek bağımsız milletvekili haline mi gelecekler, yoksa burada sözü edilen bağımsız üye tabiri başka bir şeye mi işaret ediyor?

Medya kanallarında dile getirilen bu geçici hükümetin yapısının milletvekillerinin dışında kurulabilir mi? Niye olmasın ki? Kanun gereği seçim tarihine üç ay kala üç bakanlık zaten bağımsız üyelere teslim edilmiyor mu? Biliyorsunuz kanun seçime üç ay kala İçişleri Bakanlığı, Adalet Bakanlığı ve Ulaştırma Bakanlığı’nın başına getirilecek bakanların bağımsız üyelerden oluşması şartını getiriyor. Yerleşik teamül, özellikle AK Parti’nin iktidarda olduğu geçtiğimiz on üç yıl boyunca bu üç bakanlığın müsteşarlarının seçim sürecinde bakanlık koltuğuna oturması şeklinde. Şu an da zaten geçtiğimiz Mart ayı başından bu yana bu üç bakanlık koltuğunu söz konusu üç bakanlığın müsteşarları dolduruyorlar. Muhtemelen en uzun zaman bakanlık koltuğunda oturan bakanlık müsteşarları unvanına da sahipler. Bu unvanları yakın zamanda da ellerinden alınabilecek gibi gözükmüyor. Üstelik önlerinde daha en azından iki ayın üzerinde zamanları var. Bu koltuklarını en az iki ay daha koruyacak gibi görünüyorlar.

Peki, bu üç bakanlık koltuğuna bağımsız üye sıfatıyla bürokratlar oturabiliyor da, diğer bakanlık koltuklarına niçin bürokratlar oturamasın ki? Dün itibariyle geçici hükümetin yapısını açıklamaya çalışan medya kanalları kabine üyesi sayısının neredeyse yarıdan fazlasını bağımsız üyelere verileceği hesabını ve haberini yaparken bir bilgiyi mi dile getirdiler, yoksa bir temenniyi mi dile getirdiler? Bunu bizim bilmemiz mümkün değil! Yoksa bu formülü dile getirenler “kulaklarına fısıldanan söylentinin” neye işaret ettiğini göremedikleri için birilerinin uygulamaya çalıştığı strateji için kullanıldılar mı? Bunu da bilemeyiz tabii ki!

Siyasî söz dağarcımızda teknokratlar hükümeti diye bir adlandırma var. Hatırlayanınız var mı acaba? Geçmişte sıkıntılı her durumda ısıtılıp ısıtılıp önümüze sürülen bir hükümet formülü olarak hatırlıyoruz bu adlandırmayı! Üstelik bu adlandırmanın ilk kelimesini oluşturan teknokratların illa da bürokrat olmaları gerekmiyor. Geçmişte Kemal Derviş nam küresel baronların hizmetindeki kişi de bir teknokrat olarak bakan yapılmamış mıydı koalisyon hükümetinde? Cumhurbaşkanı geçici seçim hükümetini kurarken böyle bir tercih yapar mı? Bunu da bizim bilmemiz mümkün değil! Fakat Sayın Cumhurbaşkanı’nın son yaptığı konuşmalarda özellikle HDP için dile getirdikleri dikkate alınacak olursa, sanki bu partinin geçici seçim hükümetine üye vereceğini açıklamasına rağmen, geçici seçim kabinesi malum partiye kapalı gibi görünüyor! MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin Devlet kararı olarak açıkladığı (tabii ki bu ifadeyi kullanmadı) bu partinin gayri meşruluğuna sanki Sayın Cumhurbaşkanı da katılıyor gibi! Sayın Cumhurbaşkanı doğrudan gayri meşru değerlendirmesi yapmıyor, ama bu parti yönetimine tercih yapmalarını söylüyor: Ya silah, ya siyaset. Hem silah, hem siyaset kabul edilebilir bir şey değil! Eş genel başkanlar ve üyeler Sayın Cumhurbaşkanı’nın bu tercih çağrısını dikkate alırlar mı, bilemeyiz! Fakat buradan dikkate almadıkları yönünde bir görüntü öne çıkıyor!

Diyarbakır Belediye Başkanı ve bir önceki dönemin eş genel başkanı Gültan Kışanak özerklik ilan etmelerinin faturasını Devlete ve Devletin terörle mücadelesine kesme yüzsüzlüğünü gösterirken yüz kasları sinirden bir hal olmuştu! Parti adına açıklama yapan bir yetkili de geçici seçim hükümetine verecekleri üyeleri kendilerinin belirleyeceğini, bu konuda dışarıdan yapılacak bir yönlendirmeyi kabul etmediklerini dile getirdi! Bu tavırlarla mı Sayın Cumhurbaşkanı’nın tercih konusundaki çağrısına cevap veriyorlar? Eğer böyleyse ve bu tavırlarını sürdüreceklerse şimdiden teknokratlar hükümeti hayırlı olsun diyebiliriz! Çünkü tercihini yapmamış, üstelik bu tercihini siyasetten yana yapmamış bir partinin geçici de olsa seçim hükümetinde yer alabileceğini sanmıyorum!

CHP – MHP – HDP AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun son çağrısına olumlu cevap vermezlerse hem ülkenin götürülmesi, hem de geçici seçim hükümeti kurulması konularında tek belirleyici kişinin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan olmasının önünü açacaklar. Biliyorsunuz Başbakan mealen “gelin seçim kararını Meclis olarak biz alalım ve seçim hükümetinin kurulmasını biz sağlayalım” çağrısı yaptı her üç partiye! Bu çağrıya olumlu cevap verirler mi? Ben olumlu cevap vereceklerini sanmıyorum! En azından MHP Lideri Devlet Bahçeli olumlu cevap vermeyecektir! Çünkü bu çağrıdan önce muhtemel bir taleple karşılaşmamak için açıklamasını yapmıştı bile: Ülkede terör aldı başını gidiyor, böyle bir ortamda erken seçime gidilmez! Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın fiili bir Başkan gibi davranmasının önündeki tüm engelleri teker teker kaldıran Devlet Bahçeli, bu saatten sonra belirleyiciliğin Sayın Cumhurbaşkanı’nın elinden kayıp gitmesine izin vermez gibi geliyor bana! Şimdiye kadar çok kritik zamanlarda Devletin çıkarları için parti çıkarlarını bir köşeye fırlatıp atmakta tereddüt etmeyen Devlet Bahçeli böylesine karışık bir ortamda parti çıkarlarını gözetecek bir politika izler mi Allah aşkına?

Yazarın Önceki Yazıları
Bugün 30 Temmuz 2016 30.07.2016Meclise saldırı Devleti yok etmeyi amaçlıyor! 29.07.2016Anadolu Ajansı destan yazdı 26.07.2016Medya ikili oynadı! 25.07.2016Kim bu fuatavni? 22.07.2016Fısıltı gazetesi kuryesi kimin kuryesiydi? 20.07.2016Bu bir darbe değil, İMHA HAREKÂTIYDI! 18.07.2016İnsan bu kadar mı ucuz! 29.02.2016Kanal D haberleri ya da insan bu kadar mı ucuz? 22.02.2016Merhametten maraz doğdu işte! 19.02.2016Aşk –ı Hece’de muhabbet vardı 22.01.2016ODTÜ’de namaz hep sorundu 15.01.2016ODTÜ’den Amerikancı yetişir 13.01.2016Geçen gün ömürdendir 12.01.2016Hece bunu hep yapıyor! 11.01.2016Yazarın tüm yazıları için tıklayınız.