YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
12 Punto14 Punto16 Punto18 Punto
Bünyân –ı Mersûs’un Kilit Taşıdır Tayyip Erdoğan (2)
18 Eylül 2015 08:51

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı Başbakanlığı dönemi de dâhil olmak üzere devirmeye yönelik tüm darbe teşebbüslerine rağmen, Cumhurbaşkanı’nın etrafında birbirine kenetlenmiş yapıda bir bozulma bugüne kadar sağlanamadı. Cumhuriyet tarihi boyunca hiçbir Başbakan, hiçbir Cumhurbaşkanı Erdoğan kadar saldırıya maruz kalmadı. Osmanlı’nın son döneminde bu kadar saldırıya maruz kalan bir tek kişi vardı: Sultan İkinci Abdülhamid Han. Ona yapılan saldırıların benzerleri yapılıyor Cumhurbaşkanı’na! 33 yıl tahtta kalan Sultan İkinci Abdülhamid Han’a da tahtta kaldığı süre içinde bu ülkeye, bu millete yaptığı hizmetlerin hiçbiri göz önüne alınmadı ve tahttan indirilinceye kadar yerli ve yabancı saldırılar acımasızca devam ettirildi. Sultan İkinci Abdülhamid Han tahttan indirildikten çok kısa bir zaman sonra ise Osmanlı topraklarının ne hale geldiğini unutmadık! O dönemde saldırının öncülüğünü İttihatçılar yapıyordu. Şimdi Cumhurbaşkanımıza yapılan saldırıların öncülüğünü de paralel çete müntesipleri yapıyor! Üstelik bu çetenin müntesipleri kendi iradeleriyle yapmıyorlar bu saldırıları. Önlerine kemik atanlar adına yapıyorlar bu hayâsız ve edepsiz saldırıları! En hayâsızca saldıranları ise paralel çetenin yayın organlarında maaşlı besleme kadrosundan yazarlık yapanlar oluşturuyor!

Başbakanlığı döneminde Erdoğan’ın “üslubu çok sert” dediler, “falancalar bu konuda daha mülayim, ortalığı yatıştırıcı bir politika izliyor” dediler, ama birbirine kenetli yapıda bir zafiyet oluşturamadılar. Taksim’deki gezi kalkışmasının neredeyse hiçbir tahribat olmadan atlatılabilmesinin, darbe teşebbüslerinin küçük sıyrıklarla atlatılabilmesinin sebeplerinden biri de budur. Şimdi ise tıpkı Sultan İkinci Abdülhamid’e saldırırken kullandıkları sıfatların bir kısmını kullanarak yapıyorlar Cumhurbaşkanı’na yaptıkları saldırıları!

Bilirsiniz, özellikle kemerli yapılarda kemeri ayakta tutan kilit taşıdır. Binaya, kemere zarar vermek istiyorsanız kilit taşını hedef alırsınız. Bunları bilmek için öyle ciddi bir mimari eğitimine, ciddi bir mimari bilgisine sahip olmak gerekmiyor. Taksim’deki gezi kalkışmasına katılan, darbe teşebbüslerine katılan yerli ve yabancı çevrelerin tamamının hedefinde Cumhurbaşkanı (o olaylar döneminde Başbakan) Erdoğan’ın olmasının en önemli sebebi de budur zaten. Bünyân –ı mersûsun kilit taşı Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan olduğu için saldırıların hedefinde olmasından daha tabii bir şey yok. Yeter ki kilit taşı yerinden oynamasın. Yeter ki, sendeler gibi bile olmasın! Türkiye’ye karşı kurulan tuzağın farkında olan kesim bir bünyân –ı mersûs gibi durdular Cumhurbaşkanıyla birlikte.

Tıpkı Türkiye’deki bütün teşebbüslerde olduğu gibi, Geçtiğimiz yılki Ramazan ayında Gazze’de İsrail’in katliamlarına karşı da Filistinli mazlumlar bir bünyân –ı mersûs gibi durdular bebek katillerinin karşısında. Hamas’ın başını çektiği bebek katillerine karşı direnişte ABD, BM, AB, İngiltere, Almanya, Fransa ve bilumum düvel –i mağrib, maşrık, şimal ve cenuba rağmen bünyân –ı mersûs halini korudu İsrail’e karşı Gazze halkı. Bebek katillerinin, en savunmasız oldukları anda, en zayıf oldukları anda üzerlerine kurşun ve bomba yağdırmasına rağmen direndiler. O dönemde de İsrail’in bebekleri katletmesi karşısında Erdoğan kadar sesi gür çıkan biri olmadı. İsrail’in bebekleri katletmesi Devlet olarak zevale uğramadan hiçbir zaman bitmeyecek olmasına rağmen, Gazze’de 2 binin üzerinde insanın katledilmesinin ardından bölgenin imarı için birçok ülke yardım taahhüdünde bulunmuştu. O dönemde açıklandı, yardım taahhüdünde bulunan ülkelerin hiçbiri taahhütlerini yerine getirmediler. Üstelik bu ülkeler arasında Suudi Arabistan gibi, Kuveyt gibi, BAE gibi adeta petrol gelirlerinin içinde yüzen halkı Müslüman ülkeler de bulunuyor.

Gazze’deki direnişte de, mazlumların zalimlere karşı tüm başkaldırışlarında da bu bünyân –ı mersûs halinin korunduğunu, bunun için de tüm saldırıların hedefine kilit taşının oturtulmasının bir garipliği yok. Her milletten mazlumun oluşturduğu tüm bünyân –ı mersûsların başarıya ulaştığını tespit edebilirsiniz. Ve tamamında da saldırıların merkezinde kilit taşının yer aldığını görürsünüz. Mazlumların oluşturduğu ve dünyayı ayakta tutan bünyân –ı mersûsun, bu duvarı ayakta tutan kemerin kilit taşıdır aynı zamanda Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan. Bu özelliğinden dolayı yerinden oynatılmaması gerekiyor. Daha doğrusu oynatılamaması gerekiyor.

Üst yapı uzun zamandır paralel çete müntesipleri aracılığıyla Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı itibarsızlaştırma ve tahfif etmeye yönelik saldırılar düzenliyor. Terör unsurlarından biri olan DHKP / C aracılığıyla yürütülen eylemleri, Birleşik Haziran ismi altında toplanan kesimin yaptığı ve yapmayı tasarladığı eylemleri, bir diğer terör unsuru olan PKK’nın son olarak terörü tırmandırmasını, çatışmayı şehirlere taşımaya gayret etmesini görmezden gelerek söylüyoruz bunu. Üst yapının terör unsurlarından bir diğeri olan Hizbullah’ın ise ne zaman devreye sokulacağını merakla beklediğimizi de belirtip geçelim. Hele paralel çete müntesiplerinden ilk martyir’in ne zaman gündemimize bir bomba gibi düşeceği ise bir diğer merak ettiklerimiz arasında yer alıyor! Hatırlayacaksınız itibarsızlaştırma ile ilgili son saldırıyı Zaman gazetesi üzerinden yürüttüler. Saldırıya katılanlar arasında hepiniz tanıyorsunuz eski kulağı kesikler, hatta eski Maocular, eski ülkücü militanlar, eski kulağı kesik İslâmcılar da bulunuyor paralel çete müntesiplerinin dışında. Saldırının merkezinde ise Erdoğan ailesinin sade hayatı yer aldı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı itibarsızlaştıracağız, onun nezdinde aileyi tahfif edeceğiz diye kurulan cümleler gayretullaha dokunacak kadar seviyeden uzak cümleler. Erdoğan ailesinin sade hayatı niçin tercih ettiğini biz bilemeyiz tabii ki. Müslüman oldukları için sadece bir sünnete riayet etmek, sünnete uymayı hayatlarının bir gayesi olarak gördükleri için sade hayatı tercih ediyor olabilirler. Eğer böyleyse paralel çete müntesipleri ve onların maaşlı besleme kadrosunda yer alan bilumum Türkiye ve Devlet düşmanları kurdukları bu cümlelerle doğrudan Fahr –i Kâinat Efendimize saldırmış oluyorlar. Hemen hatırlayacaksınız Efendimiz üç şey sayar ümmetinin uymasını istediği ve o üç şeyden biri de “az yiyin” öğüdüdür. Efendimize saldırmak, onu tahfif etmek gayretullaha dokunur. Erdoğan ailesi sade hayatı bir sağlıklı hayat gerekçesiyle tercih ediyor olabilir. Sağlıklı bir hayat için tercih edilse de bu tercihin temelinde bir hadisi tespit ediyoruz: EfendimizŞu üç şeyde sıhhat vardır: Az yemek, az uyumak, az konuşmak”. Hangi gerekçeyle yapıyor olsalar fark etmez, neticede bir sünneti ihya etmeye, bir sünneti hayatlarında hâkim kılmaya gayret eden bir aile salt bu yaptığından dolayı itibarsızlaştırmayı, tahfif edilmeyi hak etmiyor. Bu da gayretullaha dokunur. Bir önceki yazıda dikkat çektiğimiz hususları da ilave edin bunlara!

Bünyân –ı mersûsun kilit taşını yerinden oynatabilmek için girişilen tüm bu saldırılar şimdiye kadar savuşturuldu. Bundan sonra da Allah’ın izniyle savuşturulacaktır. Kilit taşı bir yerinden oynatılabilse duvarı yıkmak kolaylaşacak. Fakat üst yapı her cephedeki unsurlarını devreye sokmasına rağmen bir türlü bu kilit taşını yerinden oynatamadı. Kilit taşını yerinden oynatamayacağını öğrenmeye de niyetli görünmüyor. Veya çıkmadık candan umut kesilmez fehvasınca talihini denemeye devam ediyordur. Bunu da üst yapı, ya da bu yapıyla çok içli dışlı olanlar bilebilir. Bu bizim bilgimizin dışında!

Üst yapı son çare olarak paralel çete müntesiplerinden sonra özel harp bağlantılı İslâmcıları devreye sokar mı? Onu da yaşayıp göreceğiz. Eldeki bütün malzeme şimdiye kadar üst yapının verdiği görevi yerine getiremedi çünkü! Özel harp bağlantılı İslâmcılar bünyân –ı mersûsun kilit taşını yerinden oynatabilir mi acaba? Bunu da Mümtaz’er Türköne’ye, ya da Ali Bulaç’a, veya Ahmet Turan Alkan’a sormak lazım!

Yazarın Önceki Yazıları
Bugün 30 Temmuz 2016 30.07.2016Meclise saldırı Devleti yok etmeyi amaçlıyor! 29.07.2016Anadolu Ajansı destan yazdı 26.07.2016Medya ikili oynadı! 25.07.2016Kim bu fuatavni? 22.07.2016Fısıltı gazetesi kuryesi kimin kuryesiydi? 20.07.2016Bu bir darbe değil, İMHA HAREKÂTIYDI! 18.07.2016İnsan bu kadar mı ucuz! 29.02.2016Kanal D haberleri ya da insan bu kadar mı ucuz? 22.02.2016Merhametten maraz doğdu işte! 19.02.2016Aşk –ı Hece’de muhabbet vardı 22.01.2016ODTÜ’de namaz hep sorundu 15.01.2016ODTÜ’den Amerikancı yetişir 13.01.2016Geçen gün ömürdendir 12.01.2016Hece bunu hep yapıyor! 11.01.2016Yazarın tüm yazıları için tıklayınız.