YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
12 Punto14 Punto16 Punto18 Punto
Bilgemiz Aliya için Hece’den özel sayı
04 Ocak 2016 08:38

Aliya İzzetbegoviç bizim gündemimize Doğu ile Batı Arasında İslâm kitabıyla, o kitabının Türkçeye çevrilmesiyle girdi desek yanılmış olmayız. Bu kitabıyla bizim gündemimize bir yazar olarak giren merhum Aliya, daha sonra bir devlet adamı, bir savaşçı, bir bilge olarak girdi.

Bilge Kral denildi ona Türkiye’de. Bilgeliğine hiç kimsenin itirazı yoktu. Fakat kral ifadesi bize biraz yabancı geldi, benimseyemedik. Kral bize ait değildi çünkü. Muhtemelen merhum Aliya’ya da ait bir ifade değildi kral. Yazdıklarından hareketle, kitaplarında dile getirdiklerinden hareketle onun hiyerarşi anlayışının farklı olduğunu, onun hiyerarşisinde kralın yerinin olmadığını söyleyebiliriz. Galiba bilge kral adlandırmasından da kurtulacağız gibi görünüyor.

Kurtulacağız gibi görünüyor, çünkü Hece Dergisi yeni bir adlandırma yaptı ve derginin yaptığı bu adlandırma daha bir bize ait, daha bir bize yakın: Bilgemiz Aliya İzzetbegoviç. Bu ifade aynı zamanda Hece Dergisi’nin Ocak 2016 sayısının ismi, Aliya İzzetbegoviç Özel Sayısı’nın ismi.

Hece Dergisi’ni çıkardığı bu özel sayıdan dolayı ne kadar kutlasak azdır. Dergi dediysem zannetmeyin ki 80 – 100 sayfalık bir toplamdan bahsediyorum. Bilgemiz özel sayısı tam 832 sayfalık bir toplam oluşturuyor. Evladiyelik, arşivlik, kütüphanelik, tam saklamalık gibi ifadeler kullanılır ya, işte o ifadelerin hepsini bu özel sayı için kullanabilirsiniz. Hece Dergisi 2016 yılına girerken böyle bir güzellik yaparak aslında okura, ele aldığı konulara ne kadar önem verdiğini de başka bir tarzda göstermiş oluyor. Bilgemiz Aliya İzzetbegoviç Özel Sayısı derginin çıktığı günden bu yana hazırladığı ve okurla buluşturduğu 31’inci özel sayısı. Daha önce ne denli güzel özel sayılar çıkardığını, eğer o özel sayıları görmediyseniz tahmin bile edemezsiniz. Üstelik Hece Dergisi sözünü ettiğimiz bu özel sayılar için yeni baskılar yaptığında ilave yazılar ekleyerek yapıyor yeni baskılarını. Daha önce çıkardığı özel sayının eksik kalmış, ya da bir biçimde o özel sayıda olması gereken yazıya özel sayının hazırlandığı dönemde ulaşamamış olduğu yazılara ulaştığında onları da ilave ederek yeni baskılarını yapıyor. Bu da okura karşı, özel sayı hazırladıkları konu ya da kişilere karşı duydukları saygıdan, yaptıkları işe verdikleri önemden kaynaklanıyor.

Hece Dergisi’nin Ocak 2016 sayısı olan özel sayı 10 ayrı bölümden meydana gelmiş. Özel sayının içinde birçok şey var. Mesela merhum Aliya’nın koruması Nurudin İmamoviç ile yapılmış bir söyleşi bile var diyeyim de siz nelerin olabileceğini tahmin etmeye çalışın. Bu özel sayı için Aliya’nın hapishane arkadaşları bile aranıp bulunmuş ve söyleşi yapılarak derginin sayfaları arasında mutena yerlerini almışlar. Özel sayının “Aliya ve Bosna Mücadelesi Üzerine Şiirler” bölümü ise Mustafa Kara’nın tarih düşürme şiirleri ile açılıyor. Tabavvuf tarihçisi olarak tanıdığımız Mustafa Kara’nın tarih düşürme şiirleri yazdığını bilenler biliyordu, ama bu özel sayı ile bilmeyenler de haberdar edilmiş oldu. Bu bölümde Arif Ay – Erdal Çakır – Mehmet Aycı – Kamil Eşfak Berki – Cahit Yeşilyurt – Mehmet Aycı – Dinçer Eşitgin’in şiirleri yer alıyor. Sadece şiirlerden kısa alıntılar yapmak bile yazıyı çok ciddi biçimde uzatacağı için sadece Mustafa Kara Hocamızın Hicri 1424 ve Miladi 2003 tarihlerini düşürdüğü tarih düşürme kıtalarını alacağım buraya:

Hikmet ile siyaseti birleştiren er idi

İlim ile firaseti buluşturan ser idi

Geldi iki müjdeci tarihe ışık tuttu

“FEDHULÛHÂ HÂLİDÎN” gideceği yer idi (1424)

 

Avrupa’nın ortasında vahyin sesidir Hû, Hû

dikenler ortasında bülbül sesidir Hû, Hû

elif çıkıp söyledi vefatına bir tarih

Bu Aliyâ “TARİHİN İZZETİDİR YÂ HÛ” (2003)

 

Üsküplü Beyatlı’nın ak tolgalı neferi

aşkla şevkle sürdürdü Bosna için seferi

Doğu ve Batı çıksın vefatını söylesin

İşte azizim “OSMANLININ BÜYÜK ZAFERİ” (2003)

 

Yine bu özel sayıda yazısı yayınlanan isimleri saymaya çalışsak onlar bile sayfalar tutar. Sadece bölüm başlıklarını vermek bile bu özel sayının ne kadar kapsamlı bir özel sayı olduğunu göstermeye yeter de artar bile: “Hayatın Farklı Konumlarında Aliya İzzetbegoviç”, “Aliya İzzetbegoviç’in Düşünce Hayatı”, “Dünyada Aliya İzzetbegoviç”, “İzzetbegoviç’ten Turgut Özal’a Mektuplar”, “Mekânlar, Şehirler, Geziler”, “Bosna Şehit ve Gazileri Anısına”, “Aliya’ya ve Aliya Portresine Farklı Yamlaşımlar”, “Aliya ve Bosna Mücadelesi Üzerine Şiirler”, “Kaynakça” ve “Albüm”.

Bir alıntı da Hece imzalı özel sayıyla ilgili sunuş yazısından yapalım:

Gönül rahatlığıyla doğal bir edayla Bilgemiz diyoruz Aliya İzzetbegoviç için. Çünkü bu ülkede yaşayan insanların zihinlerindeki haritada, gönüllerindeki haritada Aliya İzzetbegoviç de Bosna da bu ülke haritasının içinde bir yerlerde yer alıyor. Gökyüzüne asılı yıldızların yeryüzünü ışıtması gibi bazı yıldız insanlar da hem yeryüzünü ışıtırlar hem de yeryüzünden gökyüzüne yansırlar. Aliya İzzetbegoviç o yıldızlardan biridir. Derinliğine irdelenmesi, her açıdan değerlendirilmesi ve hep gündemde tutulması gereken yıldız isimlerden birisidir o. Bu özel sayı umarız diri duru bir hatırlama için başlangıç olur.

Evet, geç kalmış bir özel sayıydı Hece Dergisi’nin çıkardığı bu özel sayı. Bu özel sayının editörlüğünü ise üç güzel insan yapmış: Prof. Dr. Mustafa Orçan – Doç. Dr. Rahman Âdemi – Doç. Dr. Mustafa Balcı. Her üç güzel insanı tanımak ise benim için büyük bir mutluluk kaynağını oluşturuyor. Rahman Âdemi Türkiye’ye göçen Boşnak kardeşlerimizden biri. Dergide yer alan bazı konuşmaların yapılmasında onun katkısını görmemek mümkün değil. Bu üç güzel insanı ve özel sayıya bir biçimde katkıda bulunan herkesi tebrik etmek gerekiyor. Çok önemli bir işe imza attılar.

Tabii özellikle de derginin genel yayın yönetmenliğini yapan Rasim Özdenören’i tebrik etmek gerekiyor.

Hece Dergisi’nin sahibini unuttuğumu sanmayın. En büyük tebriki ve teşekkürü asıl o hak ediyor: Ömer Faruk Ergezen. Kimsenin kültürle edebiyatla ilgilenmeye fırsat bulamadığı bir dönemde Ömer Faruk Ergezen tüm riskleri üstlenerek hem Hece’yi, hem Hece Öykü’yü çıkarmaya devam ettiği gibi Hece Yayınları’nın da maddi olarak yükünü çekiyor. Bir edebiyat okuru olarak ne kadar teşekkür etsek azdır.

aly.jpg

Yazarın Önceki Yazıları
Bugün 30 Temmuz 2016 30.07.2016Meclise saldırı Devleti yok etmeyi amaçlıyor! 29.07.2016Anadolu Ajansı destan yazdı 26.07.2016Medya ikili oynadı! 25.07.2016Kim bu fuatavni? 22.07.2016Fısıltı gazetesi kuryesi kimin kuryesiydi? 20.07.2016Bu bir darbe değil, İMHA HAREKÂTIYDI! 18.07.2016İnsan bu kadar mı ucuz! 29.02.2016Kanal D haberleri ya da insan bu kadar mı ucuz? 22.02.2016Merhametten maraz doğdu işte! 19.02.2016Aşk –ı Hece’de muhabbet vardı 22.01.2016ODTÜ’de namaz hep sorundu 15.01.2016ODTÜ’den Amerikancı yetişir 13.01.2016Geçen gün ömürdendir 12.01.2016Hece bunu hep yapıyor! 11.01.2016Yazarın tüm yazıları için tıklayınız.