22 Eylül 2017 Cuma
  • Altın145,627
  • BIST104.123
  • Dolar3,4910
  • Euro4,1702
  • Euro/Dolar0.00
  • Sterlin4,7266
  • İstanbul21 °C
  • Ankara17 °C
  • İzmir21 °C
  • Konya20 °C
  • Adana25 °C
  • Antalya25 °C
  • Diyarbakır30 °C
  • Bursa17 °C
  • Kayseri21 °C
  • Kocaeli17 °C
  • Şanlıurfa28 °C
  • Gaziantep24 °C
  • İçel27 °C
Doğu - Batı savaşında zihinlerin işgali
YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
12 Punto14 Punto16 Punto18 Punto
Anadolu Ajansı destan yazdı
26 Temmuz 2016 09:24

Paralel gavurların devlete ve millete Cumhuriyet tarihinin ağır saldırısını yaptıkları gece medyanın ikili oynadığını yazdık dün burada! Burada medya üzerine epey yazı kaleme aldık ve bu yazılarımızın kahir ekseriyeti medya hakkında olumsuz yazılardı!

Dün burada yayımladığımız yazımız da medya hakkındaki olumsuz yazılarımızdan biriydi. Ne de olsa medyanın kahir ekseriyetinin bu ortamda bile gavurluk yaptığı günlerdeyiz ve böylesine bir gavurluk karşısında olumlu şeyler yazabilmemiz mümkün değil! Fakat bu yazımız medyanın sadece bir kurumu için geçerli olmak üzere olumlu şeyler olacak.

Hakkında olumlu şeyler yazacağımız kurum devletin resmi haber ajansı 15 Temmuz gecesinin kahramanıydı! Bir avuç inanmış genç insan ara vermeden bazısı 20 saat, bazısı hiç uyumadan 36 saat çalıştılar. Kurumun bazı yöneticileri ise bacaklarında şortlar, ayaklarında terliklerle çalıştılar 15 Temmuz gecesi ve ertesi günü! Bu bir avuç inanmış genç insan sadece habercilik yapmadılar o gece! Paralel gavurluğa karşı kendileri vücutlarından bir set oluşturdukları gibi, o gece canlarını ortaya koyarak çalışmalarına aldırmadan kendi yerlerini bile yedeklemişlerdi!

Ne demek istiyoruz?

Belki de şunu: Kalkışmanın başladığı ilk anlarda evlerinde olan kurumun bazı yöneticileri üzerlerini bile değiştirmeden, o anda üzerlerinde ne varsa onlarla kurumun merkezine koştular! Şortlu ve ayakları terlikli yöneticiler bunlardı! Hatta içlerinden biri arabasının arkasına park etmiş arabanın durumuna aldırmaksızın o arabanın tamponuna çarpa çarpa manevra yaparak ancak çıkarabildiği arabasıyla koşmuştu kuruma! Kuruma geldiklerinde ilk yaptıkları meselenin ne olduğunu anlamaya çalışmak oldu!

Genelkurmay’ın önünde sıkıntı olduğunu öğrenir öğrenmez oraya ikinci bir ekip, içerden silah sesleri gelmesi üzerine üçüncü bir ekip yönlendirerek meseleyi anlamaya çalıştılar! Meselenin bir cuntanın kalkışması olduğu kanaatine varır varmaz patlattılar flaşı: FETÖCÜ ASKERLER DARBEYE GİRİŞİMİNDE! Flaşın bu kelimelerle verildiğini falan sanmayın sakın! Flaş olarak geçtikleri haberden bu sonuç cümlesini çıkarıyordunuz!

Canlarını ortaya koyarak çalışan bu bir avuç genç aynı zamanda şunu da yaptılar: Ajansa olur da teröristler girerse haber yayınını bir başka yerden sürdürmek üzere sistemde gerekli hazırlıkları yaptılar! Gecenin o saatinde ajansa gelenlerin birçoğunu evlerine gönderdiler ve “bize bir şey olursa, siz evlerden haber yayınını sürdürün” talimatını verdiler! Ve tabii sistemi nereye yönlendireceklerinin tedbirini de aldılar! O gece kurumda bulunan her yönetici, birimindeki birini arayarak “bana bir şey olursa, görev sende, sen arkadaşları yönlendir” diyerek, kuruma gelmek isteyen arkadaşlarının kuruma gelmesini istemediler! Her çalışanın kendini yedeklediği dediğim bu işte!

O gece kurumda çalışan yöneticiler bir de şunu yapmışlardı:

Paralel gavurların TRT’ye girdiği sıralarda ve hemen ardından Anadolu Ajansı’na girileceği beklentisi oluşmuştu! Üstelik paralel gavurların Anadolu Ajansı’na girmek üzere olduğu yolunda haberler de yapılmıştı bazı televizyon kanallarında! Ayrıca şuna da dikkat çekmek ve bir kenara not etmek gerekiyor: Bazı televizyon kurumları Anadolu Ajansı’nı hedef göstermişlerdi paralel gavurlara! Fakat paralel gavurlar yayınlanacak televizyon kanalı olmadıktan sonra Anadolu Ajansı’nın geçtiği haberler bir işe yaramaz rahatlığıyla hareket ettikleri, ya da kalkışmaya 6 saat önce başlamalarının şaşkınlığıyla gerekli planlamada bir aksaklık ve Anadolu Ajansı’na gönderecek asker bulamamışlardı! Artık hangisi doğruysa önemli değil, kurumda çalışan yöneticiler askerlerin kuruma girmesi halinde ne yapacaklarını da hesaba dâhil etmişlerdi!

Kurumun önüne araba çekmişlerdi, ama tankla da gelseler, cemseyle de gelseler fark etmezdi, çünkü sonuçta bir timin içeri girmesi kurumu teslim almaya yetebilirdi! Yöneticiler bunu da hesaba katarak kurumun korumalarına kendilerine bir zarar gelmesini istemediklerini belirterek silahlarını çekmeceye kaldırmaları talimatını verdiler!

Fakat onlardan tek talepleri vardı: Gelen askerlerin içeri girmelerini engellemeye çalışarak kendilerine 5 dakika kazandırmalarını istediler! Bu 5 dakika içinde Anadolu Ajansı kurum binasından yaptığı kesecekti! Kurum binasından yayının kesilmesi durumunda yeniden yayına geçilebilmesi için epey bir uğraşılması, epey zaman harcanması gerekecekti çünkü! İşte kurum binasından yayının kesilmesinin hemen ardından mobil güçler devreye girecek ve haber yayınını onlar sürdüreceklerdi! Araya herhangi bir virüsün sızmamasını gözeterek ana merkez dışında “yayın yetkisi” olan şubelerin yayın yetkilerini de geri almışlardı! İşte tüm bunları planlayan ve uygulamaya koyan bir avuç inanmış gençti ve hepsi de canlarını ortaya koyarak çalıştılar o gece!

Anadolu Ajansı’nın FETÖ'CÜ askerlerin darbe girişiminde bulunduğunu duyurduğu sıralarda, ne Sayın Cumhurbaşkanımızla, ne de Sayın Başbakanımızla herhangi bir bağlantıya geçilebilmiş değildi! Cumhurbaşkanımız da Başbakanımız da darbe girişimine karşı milletin sokaklara ve meydanlara çıkması çağrısını yapmamışlar, hiçbir medya kuruluşu darbe girişiminde bulunanların FETÖ'CÜ paralel gavurların olduğunu dile getirmemişlerdi! Türk milletinin maruz kaldığı bu paralel gavurluğun adını Anadolu Ajansı’nda o gece görev yapan bir avuç inanmış genç insandı!
Ve o gençler çatışma bölgelerinden gelen haberlere göre hem bir yandan flaş geçtiler, hem de sıkıntı olan yerlere bu aziz milleti yönlendirdiler! Nasıl mı? Mesela Genelkurmay önünde sıkıntı mı var, hemen bir haber geçerek milletin Genelkurmay’a yönelmesini temin ettiler! Mesela Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde mi sıkıntı var, hemen yaptıkları haberlerle milletin Külliye önünde etten bir duvar oluşturmasını temin ettiler!

Anadolu Ajansı’ndaki bir avuç inanmış genç insan o gece sadece habercilik yapmadılar! O genç inanmış insanlar aynı zamanda paralel gavurların bu mübarek millete yaptığı saldırıyı da püskürtmek için canla başla çaba harcadılar! Dediğim gibi bu bir avuç genç ve inanmış insanların bazıları bacaklarında şortlar, ayaklarında terliklerle gelmişlerdi o gece Anadolu Ajansı’na ve o halleriyle bir destan yazdılar! Tam rakamı bilmiyorum, ama tahmini olarak söylüyorum, o gece Anadolu Ajansı 80’in üzerinde flaş geçtiler! Gazetecilik ve habercilik üzerine az çok bilgisi olanlar bir gecede 80’in üzerinde flaş geçmenin ne anlama geldiğini çok iyi anlayacaklardır!

O gençlerin bir kısmıyla yıllarca mesai arkadaşlığı yaptım, bir kısmıyla ise yurtiçi ve yurtdışı görevlere birlikte gittim. Neredeyse hepsi benden yaşça küçük olduğu için onların hepsini alınlarından öpüyorum! Onlar alınlarından öpülmeyi gerektirecek bir destana imza attılar çünkü!

Buradan Anadolu Ajansı’nın üst yönetimine bir teklifim var: Yaptıkları işin maddi karşılığı yok bunu biliyorum, inanmış bu bir avuç genç bu canla başla çalışmayı bir beklenti karşılığında yapmadılar bunu da biliyorum, ama bu çalışanların bir biçimde ödüllendirilmesi ve taltif edilmesi gerekiyor! Ne ile ödüllendirirsiniz, ne ile taltif edersiniz bunu ben bilemem tabii ki!

Yazarın Önceki Yazıları
Bugün 30 Temmuz 2016 30.07.2016Meclise saldırı Devleti yok etmeyi amaçlıyor! 29.07.2016Medya ikili oynadı! 25.07.2016Kim bu fuatavni? 22.07.2016Fısıltı gazetesi kuryesi kimin kuryesiydi? 20.07.2016Bu bir darbe değil, İMHA HAREKÂTIYDI! 18.07.2016İnsan bu kadar mı ucuz! 29.02.2016Kanal D haberleri ya da insan bu kadar mı ucuz? 22.02.2016Merhametten maraz doğdu işte! 19.02.2016Aşk –ı Hece’de muhabbet vardı 22.01.2016ODTÜ’de namaz hep sorundu 15.01.2016ODTÜ’den Amerikancı yetişir 13.01.2016Geçen gün ömürdendir 12.01.2016Hece bunu hep yapıyor! 11.01.2016Bilgemiz Aliya için Hece’den özel sayı 04.01.2016Yazarın tüm yazıları için tıklayınız.