18 Ekim 2017 Çarşamba
  • Altın151,481
  • BIST106.991
  • Dolar3,6762
  • Euro4,3196
  • Euro/Dolar0.00
  • Sterlin4,8356
  • İstanbul15 °C
  • Ankara3 °C
  • İzmir11 °C
  • Konya6 °C
  • Adana14 °C
  • Antalya16 °C
  • Diyarbakır9 °C
  • Bursa8 °C
  • Kayseri1 °C
  • Kocaeli4 °C
  • Şanlıurfa13 °C
  • Gaziantep13 °C
  • İçel17 °C
YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Ziyaretçileri duygulandıran müze
Ziyaretçileri duygulandıran müze
16 Aralık 2012 13:52
Sivas'ta şehitlerin kişisel eşyalarının sergilendiği Şehitler Müzesi, ziyaretçilerine duygu dolu anlar yaşatıyor.

Yukarı Tekke Mezarlığı'ndaki Garnizon Şehitliği'nde bulunan Şehitler Müzesi'nde, 75 şehidin kişisel eşyası, fotoğrafları ve ailelerine yazdıkları mektuplar sergileniyor. Özellikle şehitlerin, şehitlik mertebesine ulaşmadan önce annelerine, babalarına, eşlerine, çocuklarına ve diğer aile bireylerine yazdığı mektuplar ile hatıra defterlerinden notlar, okuyanları duygulandırıyor.

Sivas Şehit Aileleri ve Gazileri Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği Başkanı Mustafa Hızal, AA muhabirine yaptığı açıklamada, 2004 yılında 3 katlı dernek binasının üst katını müze yaptıklarını söyledi.

Türkiye'nin ilk şehitler müzesi olan, yaklaşık 70 metrekare alana sahip bu bölüme şehit ailelerinden gelen eşyaların sığmaması nedeniyle yeni bir müze yapma fikrinin ortaya çıktığını belirten Hızal, dönemin Valisi Hasan Canpolat ve Garnizon Komutanı Tuğgeneral Fahri Erenel'le müze için Garnizon Şehitliği'ni uygun gördüklerini ifade ederek, müzenin temelinin 2008 yılında atıldığını anımsattı.

Türkiye'nin ikinci şehitler müzesi olan bu müzenin de 18 Mart 2009 tarihinde, Çanakkale Deniz Zaferi'nin yıl dönümünde açıldığını hatırlatan Hızal, gelecek nesillerin geçmişten ders çıkarmaları ve acıların bir daha yaşanmaması için bu müzeyi oluşturduklarını ifade etti.


-Kurşun isabet eden kol saati de var-


Sivas'ın 278 şehidi ve 78 gazisi olduğunu bildiren Hızal, müzede sergilenen eşyalar arasında şehitlere ait çakmak, künye, mektuplar, elbiseler, saatler, kurşun isabet eden kol saati ve para bulunduğunu belirterek, şunları söyledi:

''Bunların hepsi ailelerimizde de kalabilirdi. Ama ailelerimiz zaten bu acıyı yaşıyor. Evlatlarının acısı onlarla birlikte mezara kadar gidecek zaten. Önemli olan yeni yetişen neslimizin bu oluşuma dikkat etmesi ve bu oluşumdan ders çıkartması. Bizde Kürt, Türk, Alevi, Laz ayrımı söz konusu değil. Burada baktığınız zaman Alevi şehidimiz de var, Kürt şehidimiz de var, Sünni şehidimiz de var. Böyle bir ayrım zaten Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nde söz konusu değil. Ama bunu birileri kullanmak istiyor. İnşallah millet olarak biz bu fırsatı vermeyeceğiz. Biz buradaki birlik, beraberlik ruhunu nasıl yaşatıyorsak inşallah diğer derneklerimiz de diğer yetkililerimiz de bu konuda bir an önce adım atarlar. Çünkü sadece bu ruhun Sivas'ta olması yetmiyor. Türkiye'nin her yerinde bu oluşumun olması gerekiyor. Her yerde çocuklarımızın bu ortamı görmesi gerekiyor.''

Bu açıdan Sivas'ı ve Sivaslıları şanslı gördüğünü anlatan Hızal, müzenin oluşturulması konusunda yetkililerden ve vatandaşlardan destek aldıklarını söyledi.

Şehitlerin değerli eşyalarının bulunduğu müzeyi gezenlerin duygulandığını belirten Mustafa Hızal, ''Gün içerisinde en az 500'e yakın ziyaretçi geliyor. Cuma günleri bu 2 bin-3 bine çıkabiliyor. Bayramlarda bu rakamın kaydını tutamıyoruz. Vatandaşımızın duyarlılığı bizleri memnun ediyor ve yaptığımız çalışmayı daha ileriye götürebilmek için mücadele gücü veriyor'' dedi.


-''Ailelerimiz şehidimizin saçının bir telini bile saklıyor''-


Ailelerden şehitlerin kişisel eşyalarını müzede sergilemek için almanın çok zor olduğunu ifade eden Hızal, diğer illerde müze oluşturulamamasının sebebini buna bağladı. Hızal, ''Şehidimizin saçının bir teli bile düşse ailelerimiz onu saklıyor. Sivas'ta 10 yıldır bu görevdeyim. Şehit ailelerimizin yapısını çok yakınen biliyorum. Buradaki oluşum onlara gerçekten güven verdi. Şehit annemiz 'Benim içim yanıyor, evlat acısı benim içime kor gibi düştü ama başka aileler ağlamasın' diyor. Bu açıdan baktığınız zaman biz o emaneti en iyi şekilde sahiplenmek ve en iyi şekilde de korumak zorundayız'' diye konuştu.


-Şehit annesi, oğlunun kıyafetlerini müzeye yerleştirdi-


Bu arada, Ankara'da 2011 yılında askeri helikopterin düşmesi sonucu şehit olan Üsteğmen Şükrü Pürlü'nün ailesi, şehidin kıyafetlerini sergilenmek üzere müzeye getirdi.

Eşi Fevzi Pürlü ile Şehitler Müzesi'ne gelen şehit annesi Neşe Pürlü, oğlunun pilot tulumunu, montunu, şapkasını, ayakkabısını, eldivenini, fularını, kemerini ve öz geçmişinin yazılı olduğu fotoğrafını müzedeki camekanlı bölmeye yerleştirdi.

Neşe Pürlü, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Şehitler Müzesi'nin Türkiye'de ilk defa Sivas'ta açıldığını belirtti. Dernek başkanı Hızal'ın kendilerine her zaman destekçi olduğunu ifade eden Pürlü, ''Böyle bir müze olduğu için gururluyuz. Gidip gelip buradaki eşyalara bakarak avunuyoruz. Oğlumun en çok giydiği kıyafetlerinden birisini getirdim ama şehit olurken üzerinde bulunan kıyafeti bende. Buraya her geldiğimde içimde bir şeyler oluyor. O acı benimle beraber, unutulacak bir acı değil ki. Her an, her dakika, her saniye, uyuyorum, uyanıyorum hala aynı, ilk günkü gibi. Hiç değişmiyor ki o acı. Ama böyle bir yer olduğu için de insan geliyor, görüyor.''

Evinin bir odasını şehit oğlunun fotoğrafları ve kıyafetleriyle donatan Neşe Pürlü, Şehitler Müzesi'nin yapılmasında emeği geçenlere teşekkür etti.

AA

 

YEREL Kategorisindeki Diğer Haberler