YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Sığınmacılar için güvenli bölge talebi
Sığınmacılar için güvenli bölge talebi
15 Ekim 2014 11:17
Türkiye'nin, Suriye'de güvenli bölge oluşturulması gerektiği yönündeki talebinde, 2 milyona yaklaşan sığınmacıların önemli etken oluşturduğu belirtiliyor.

Suriye'de, IŞİD'in ilerleyişi karşısında ABD önderliğinde kurulan koalisyona Türkiye'nin vereceği destek üzerine görüşmeler sürerken, Suriye sınırları içinde güvenli bölgeler oluşturulması Türkiye'nin öncelikleri arasında yer alıyor.

Bu noktada henüz anlaşmaya varılamamış olmasına rağmen, Türkiye'nin ısrarlı tutumu karşısında ABD'nin konuya daha ılımlı yaklaşmaya başladığı kaydediliyor.

- Temel gerekçe sığınmacılar

Türkiye'de 1,5 milyonu aşan Suriyeli sığınmacıların, bölgede devam eden iç savaş nedeniyle her geçen gün sayılarının artması karşısında yeni çözüm arayışları gündeme gelmeye başladı. Bu kapsamda Suriye'de belli alanlarda uçuşa yasak bölge ilan edilerek güvenli bölgelerin oluşturulması ve ilk planda yeni sığınmacı akınının önlenmesi planlanıyor. Geçen haftalarda Kobani'deki IŞİD saldırısı nedeniyle sadece bir günde 130 bin Suriyeli Kürt'ün Türkiye sınırına dayanması, sorunun ehemmiyetini bir kez daha gözler önüne serdi.

Türkiye, ilk aşamada yeni sığınmacı akınını önlemek ve zamanla da Türkiye'deki sığınmacıları bu alanlara yerleştirerek, tüm ihtiyaçlarını sınırın Suriye tarafında karşılamak amacıyla güvenli bölgeler oluşturulmasını istiyor.

Ortadoğu Stratejik Araştırmalar Merkezi (ORSAM) Uzmanı Oytun Orhan, Türkiye'nin sığınmacı akını karşısında siyasal, sosyal, ekonomik ve güvenlik alanlarında zaman zaman sorunlar yaşamaya başladığına dikkati çekerek oluşturulacak güvenli bölgelerle bu soruna çözüm bulunmaya çalışıldığını kaydetti.

Türkiye'ye bir günde gelen sığınmacı sayısının, neredeyse Avrupa'daki tüm sığınmacı sayısına eşit olduğunu vurgulayan Orhan, "Türkiye, IŞİD'e karşı Suriye'de geniş kapsamlı bir plan istiyor. Türkiye, inandığı bir plana dahil olmak istiyor. Bu planda da güvenli bölgelerin oluşturulmasını önemli bir şart olarak ortaya koyuyor" dedi.

Güvenli bölge konusunun 2-3 yıl önce de Türkiye tarafından dillendirildiğini anımsatan Orhan, Suriye'deki ılımlı muhaliflerin de güvenli bölgelerden yararlanarak daha rahat hareket edebileceğini belirtti.

- Kalıcı çözüm arayışı

Uluslararası Stratejik Araştırmalar Merkezi (USAK) Uzmanı Mehmet Yeğin de güvenli bölge gereksiniminin temel olarak sığınmacı akınından kaynaklandığını söyledi. Kobani'den gelen göç dalgasıyla sığınmacı sayısının 2 milyona yaklaştığına işaret eden Yeğin, "Mülteci sorunu kaldırılamayacak noktaya geldi. Oluşturulacak güvenli bölgelerde ihtiyaçlar karşılanabilir" diye konuştu.

Ancak Suriye içinde oluşturulması planlanan güvenli bölgelerin yeri konusunda netlik bulunmuyor. Nitekim Suriye ile 911 kilometre olan kara sınırında, IŞİD'in, YPG'nin ve Özgür Suriye Ordusu'nun (ÖSO) kontrolünde bulunan bölgeler var. Uzmanlar, güvenli bölgelerin ÖSO'nun kontrolünde bulunan İdlib ve Halep civarındaki alanlarda oluşturulabileceğini ifade etti. Ayrıca Hatay-Kilis hattında da bu tür bir bölgenin oluşturulabileceği kaydedildi.

- Güvenlik nasıl sağlanacak

Oluşturulması planlanan güvenli bölgelerde hangi kara gücünün konuşlandırılacağı yönünde de henüz netlik bulunmuyor.

Orhan'a göre, Türkiye tek başına değil ama ana güç olarak böyle bir girişimin güvenliğinin sağlanmasında rol oynayabilir. Orhan, Türkiye'ye yönelik IŞİD, YPG ya da PKK tarafından doğrudan bir saldırı olması durumunda, meşru müdafaa hakkından hareketle Türkiye'nin tek başına böyle bir girişimde bulunma ihtimalini de göz ardı etmedi.

Bu noktada da ne kadar asker konuşlandırılması gerekeceği sorusu ortaya çıkıyor. Orhan, oluşturulacak güvenli bölgenin büyüklüğü ve sayısına göre asker sayısının belirleneceğini belirterek bunun ilerleyen aşamalarda tartışılacak bir konu olduğunu ifade etti.

- Ilımlı muhalefete destek

Türkiye-ABD arasında mutabakata varıldığı açıklanan, Suriye'deki ılımlı muhalefeti eğit-donat stratejisiyle destekleme planında da güvenli bölgelerin önemli bir yeri olduğu belirtiliyor.

Yeğin, ÖSO'nun güvenli bölgelerde eğitilmesi ve silah yardımında bulunulmasıyla daha da güçlenebileceğini ve bu güçlenmeyle kendi safına daha fazla kişi çekebileceğine dikkati çekti. Yeğin ayrıca güvenliğin sağlanması konusunda BM şemsiyesinden ziyade NATO şemsiyesi altında bir yapının oluşturulabileceğini ve böylece de hiçbir grubun NATO'nun adı altındaki bir güce karşı saldırı girişiminde bulunmaya cesaret edemeyeceğini vurguladı.

 

YEREL Kategorisindeki Diğer Haberler