YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
İstanbul Şubat'ta baharı yaşayacak
İstanbul Şubat'ta baharı yaşayacak
13 Ağustos 2014 12:10
İstanbul Teknik Üniversitesi'nde hazırlanan Türkiye'nin gelecek iklim projeksiyonlarına göre, İstanbul'da hava, yıl boyu artan sıcaklık, kışın artan, yazın azalan yağışıyla tipik Akdeniz iklimine dönüşecek.

İTÜ Avrasya Yer Bilimleri Öğretim Üyesi Ömer Lütfi Şen, Türkiye'de iklim değişikliği ve olası etkilerine ilişkin enstitü bünyesinde gerçekleştirdikleri araştırma sonuçlarını, AA muhabirine anlattı. 

Hükümetlerarası İklim Değişikliği Paneli'nin (IPCC) son Değerlendirme Raporuna temel teşkil eden iklim değişikliği model simülasyonlarının sonuçlarını aktaran Şen, buna göre yüzyılın sonuna doğru Türkiye'de yıllık ortalama sıcaklıkların günümüze göre 2,5 - 5,4 derece arasında artacağının öngörüldüğünü söyledi.

Genel olarak kışın sıcaklık artışlarının yazın yarısı kadar gerçekleşeceğini dile getiren Şen, "Aynı simülasyonlara göre Türkiye genelinde yağışlar azalacak. Ancak yağış azalımı Türkiye'nin güney bölgelerinde, özellikle Akdeniz bölgesi ile Ege bölgesinin güney kısımlarında, daha fazla (yüzde 30'lara varan seviyelerde) olacak. Karadeniz ve Marmara bölgelerinde yıllık yağış değişiminin fazla olmayacağı öngörülüyor" bilgisini aktardı.

"Politikalara dikkat edilmeli"

Şen, Avrasya Yer Bilimleri Enstitüsü'nde 7 kişilik bir ekip tarafından Türkiye'de geleceğe yönelik iklim simülasyonlarının hazırlandığını bildirdi.

İklimde meydana gelmesi beklenen değişikliklerin daha kolay anlaşılması için benzetim yöntemine başvurduklarını dile getiren Şen, "Bu yöntem, iklimde sıklıkla kullanılan bir yöntem. 2010 yılında Dünya Bankasının yayınladığı bir raporda Türkiye'deki belli başlı şehirlerin gelecekte hangi ilin bugünkü iklimine sahip olacağı öngörüsü yer almıştı" görüşünü bildirdi. 

Simülasyonlara göre yaz sıcaklıklarının artması ve yağışın azalmasıyla birlikte özellikle Türkiye'de bazı bölgelerde Akdeniz iklimi karakteristiklerinin daha fazla alanda görüleceğini belirten Şen, bu durumun özellikle İstanbul ve Batı Karadeniz'de hissedileceğini söyledi. 

Şen, İstanbul ve Batı Karadeniz'deki iklim değişimini şu sözlerle anlattı:

"İstanbul'un havası, yıl boyu artan sıcaklığı ve kışın artan ama yazın azalan yağışı ile tipik Akdeniz iklimine doğru değişecek. Benzetmek gerekirse İstanbul'da hava İzmir gibi olacak, İzmir'de ise Antalya gibi... Genel olarak yazlar daha kurak ve sıcak; kışlar daha ılık ve yağışlı geçecek. Özellikle Batı Karadeniz bölgesi artacak sıcaklık ile tipik Akdeniz iklimi özelliklerine daha fazla yaklaşacak. Türkiye'de sıcaklık ve yağış rejiminin bu şekilde değişmesi ile beraber İstanbul'da ve Batı Karadeniz'de Akdeniz iklim tipi özellikleri 2030'lu yıllardan itibaren kendini daha fazla hissettirecek."

Doğu ve Güneydoğu daha çok ısınıyor

İTÜ Avrasya Yer Bilimleri Enstitüsü araştırmacıları tarafından elde edilen iklim değişikliği projeksiyonlarının sıcaklığın, zamansal ve mekansal farklılıklar göstermekle beraber bütün Türkiye çapında yükseleceğin gösterdiğini bildiren Şen, sıcaklık artışının yaz mevsiminde kış mevsimindekinin iki katına yaklaşacağını söyledi. 

Ayrıca sıcaklık artışının Doğu Anadolu ve Güney Doğu Anadolu bölgelerinde diğer bölgelere göre daha fazla gerçekleşeceğini belirten Şen, aynı iklim değişikliği projeksiyonlarının yağışların yıllık bazda başta Akdeniz bölgesi olmak üzere Ege ve Güney Doğu Anadolu bölgelerinde azalacağını ve başta Doğu Karadeniz sahil kesimi olmak üzere ülkenin kuzey kesimlerinde az da olsa artış göstereceğini kaydetti.

Trabzon'un sıcaklığı da Antalya gibi olacak 

Prof. Dr. Şen, gelecekte Trabzon'un sahip olacağı iklimin de sıcaklık açısından bugünkü Antalya'yı andıracağının tahmin edildiğini belirtti. 

Sıcaklıklardaki değişimi yağış için söylemenin mümkün olmadığını kaydeden Şen, Trabzon'un kış yağışlarını gelecekte arttıracak olmasına rağmen yine de kış aylarında oldukça yüksek yağış alan Antalya'ya benzemesinin söz konusu olmayacağını belirtti. 

Türkiye'de nüfusun büyük kısmının Marmara, Ege ve Akdeniz bölgelerinde yığıldığını, nüfus yoğunluğunun en fazla olduğu illerin başta İstanbul olmak üzere Kocaeli, İzmir, Gaziantep, Bursa, Hatay, Yalova ve Ankara şeklinde sıralandığını anımsatan Şen, özellikle İstanbul ve Batı Karadeniz'de beklenen Akdeniz ikliminin yaşamsal alanlara etkisini şu sözlerle değerlendirdi:

"Genel olarak Akdeniz ikliminin Türkiye'de daha fazla alanda kendini hissettirecek olması yaşam konforu açısından olumlu neticeler verebilir. İklim değişikliğinin insan üzerine olumsuz etkileri ise en fazla yaz mevsiminde artacak sıcaklıklar üzerinden görülecek. Artacak sıcaklıklar ve daha sık oluşma ihtimali olan sıcak hava dalgaları yaşlı veya sağlık sorunları bulunan insanlar için risk teşkil edecek." 

Havzalar da kuruyor

Türkiye'de kişi başına düşen su miktarının bin 500 metreküp dolayında olduğunu ve bu miktarın Türkiye'yi "su eksikliği" olan ülkeler kategorisine soktuğunu ifade eden Şen, havzalar bazında benzer bir değerlendirme yapıldığında İstanbul, İzmir ve Ankara gibi başlıca illerin bulunduğu havzaların ve genel olarak ülkenin batısının "mutlak su kıtlığı" ve "su yetersizliği" kategorilerine dahil olduğunu bildirdi. Şen, geri kalan diğer bölgelerin ise nispeten su kaynakları açısından şimdilik sıkıntıda olmayan bölgeler olduğunu söyledi.

Şen, su potansiyelindeki azalmanın içinde bulunulan yüzyılın ortalarına kadar Akdeniz havzalarında yüzde 37'lere, Konya havzasında yüzde 70'lere ve Fırat ve Dicle havzalarında ise yüzde 10'lara kadar ulaşabileceğini kaydetti.

Şehirler göç aldıkça ısınıyor, su kaynakları azalıyor

Göç edenlerin birinci tercihlerinin de İstanbul olmasının su kaynaklarının sınırlılılığı sebebiyle sıkıntılı bir durum teşkil ettiğini belirten Şen, kırsal kesimlerden kentlere göçün aynı zamanda plansız yapılaşmaya da neden olduğunu, bunun sonunda şehirlerdeki ısınmanın da arttığını söyledi.

Şen, bu durumun şehirlerde yaz mevsiminde gerçekleşebilecek sıcak hava dalgalarına olan kırılganlığı arttırdığını ifade etti.

Türkiye'nin dünyada iklim değişikliğinden en çok etkilenecek kırılgan bölgelerden birinde yer almasından dolayı iklim değişikliğinin riskleri daha da kötüleştireceğine şüphenin bulunmadığını söyleyen Şen, "Sıcaklıklardaki artış ve yağışlardaki azalış Türkiye'de çoraklaşmayı arttıracaktır. Ülkenin su kaynaklarında önemli bir azalma meydana gelecektir. Ülke ölçeğinde kişi başına su miktarı Türkiye'yi muhtemelen "su yetersizliği" kategorisindeki ülkeler seviyesine düşürecek" dedi. 

Prof. Dr. Ömer Lütfi Şen, nüfus dağılımının gelecekte değişmemesi halinde ülkenin batısında kişi başı su miktarlarının dramatik seviyelere düşebileceğini sözlerine ekledi.

YEREL Kategorisindeki Diğer Haberler