YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Gizli belge davasında flaş gelişme
Gizli belge davasında flaş gelişme
21 Ekim 2014 16:42
İzmir'de 357 sanığın tamamının tutuksuz yargılandığı "gizli bilgi ve belge bulundurma" davasında, mahkeme heyeti, soruşturmada ele geçirilen materyaller üzerinde DNA ve parmak izi tespiti yapılıp yapılamayacağının bildirilmesi için İzmir Adli Tıp Kurumu'n

İzmir 5. Ağır Ceza Mahkemesinde görülen davanın, öğleden sonraki oturumunda, sanıkların ve müdafilerinin talepleri alındı.

Bir kısım sanık, aramalarda ele geçirilen materyallerin kendilerine ait olmadığını iddia ederek, bu materyaller üzerinde parmak izi ve DNA tespiti yapılmasını, bir kısım sanık da kendilerine ait olan materyaller içinde bulunan dijital verilerin oluşturulma ve kayıt zamanlarının tespitini istedi.

- Bilirkişi sorunu

Sanık avukatlarından Kemal Nevzat Güleşen de Ege ve Dokuz Eylül üniversiteleri akademisyenlerinden bilirkişi heyeti oluşturulması yönünde önceki duruşmada alınan karara ilişkin Ege Üniversitesi'nden gelen yazıyla bu konuda uzman akademisyenlerinin bulunmadığını öğrendiklerini söyledi.

Adli bilişimin ayrı bir uzmanlık alanı olduğunu ve her bilgisayar mühendisliği bölümünün bu ihtiyaca karşılık veremeyebileceğini belirterek, mahkeme heyetine bu konuda Adli Bilişim Derneği ile İstanbul Adli Komisyonu'nda kayıtlı üç uzman bilirkişiden yararlanılabileceğini kaydetti.

- Mahkeme heyetini güldüren teklif

Güleşen, bilirkişi incelemesinin sağlıklı olarak yaptırılmasının Türkiye'de mümkün olmaması halinde bu konuda uzman ABD'de 2, Almanya'da da 1 firmadan da yararlanılabileceğini söylemesi, mahkeme heyetince gülümsenerek karşılandı.

Mahkeme heyeti, taleplerin alınmasının ardından sanıkların talep ettikleri DNA ve parmak izi tespitlerinin, el konulmadan bugüne kadar geçen süre de dikkate alınarak tespit edilip edilemeyeceği ve yapılacak bu incelemelerin birinin diğerine zarar vermeksizin ikisinin birden tespitinin mümkün olup olmadığının ivedilikle bildirilmesi yönünde yazı yazılmasına karar verdi.

Davaya, yarın yapılacak oturumla devam edilecek.

- Dava

TMK 10'uncu maddesiyle görevli savcı Zafer Kılınç'ın "Askeri gizli bilgi ve belgeleri ele geçirme, bulundurma" suçlamasıyla 49'u muvazzaf asker, 79'u tutuklu 357 sanık hakkında hazırladığı iddianamede sanıklar hakkında 2 yıl ile müebbet hapis arasında değişen cezalar istenmişti.

İddianamede adı geçen 831 mağdurdan arasında devlet memuru, asker ve MİT mensuplarının da bulunduğu çok sayıda kişinin suç örgütü tarafından "fişlendiği" iddia edilmişti. Çete lideri olduğu iddiasıyla suçlanan marina işletmecisi Bilgin Özkaynak ile Narin Korkmaz hakkında, "suç işlemek amacıyla örgüt kurmak, kişisel verileri kaydetmek, devletin güvenliğine ilişkin belgeleri temin etmek" suçlarından müebbet ve 9'ar yıl, sanıklar arasındaki Deniz Kuvvetleri Komutanlığı Kurmay Başkanı Koramiral Veysel Kösele hakkında ise "suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olmak, yasaklanan bilgileri temin etmek" suçlamasıyla 2 ila 6 yıl hapis cezası talep edilmişti.

TMK 10. maddesiyle görevli İzmir 12. Ağır Ceza Mahkemesi'nde 16 Nisan 2013 tarihinde görülmeye başlanan davada bugüne kadar 44'ü Bursa 6. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından olmak üzere tutuklu 69 kişi tahliye edilmişti.

TMK 10. maddesiyle görevli 12. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen davanın, özel yetkili mahkemelerin kaldırılmasına ilişkin düzenlemenin ardından İzmir 5. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülmesi kararlaştırılmış, bu mahkemece görülen son duruşmada 5'i asker 10 tutuklunun da tahliye edilmesiyle 357 sanıklı davada tutuklu sanık kalmamıştı.

 

YEREL Kategorisindeki Diğer Haberler