YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Foça'da sessiz çığlık eylemi
Foça'da sessiz çığlık eylemi
07 Temmuz 2013 12:55
İzmir'de oluşturulan Vardiya Bizde Platformu üyeleri, İzmir'in Foça ilçesinde bir araya gelerek sessiz çığlık eylemi gerçekleştirdi.

Eyleme, Emekli Koramiral Atilla Kıyat, Silivri'de tutuklu bulunan emekli Koramiral Lütfi Sancar'ın eşi Feride Sancar, CHP Eski Grup Başkan Vekili Kemal Anadol, CHP İzmir İl Başkanı Ali Engin, Askeri Casusluk Davası kapsamında tutuklu bulunan Kurmay Albay Ömer Faruk Erdoğan'ın eşi Nalan Erdoğan, Yazar Şair Hüseyin Yurttaş ve Foça Belediye Başkanı Gökhan Demirağ konuşmacı olarak katılırken, İşçi Partisi ve CHP Foça İlçe Örgütü üyeleri ve bazı sivil toplum örgütlerinin temsilcileri ile birlikte çok sayıda vatandaş da katılarak destek verdi. Foça Demokrasi Meydanı'nda toplanan eylemciler, yanlarında getirdikleri Türk bayraklarıyla slogan attı.

Hep bir ağızdan okunan marşların ardından katılımcılara hitaben yaptığı konuşmada Balyoz Davası'nı değerlendiren ve silah arkadaşlarına sert eleştirilerde bulunan Emekli Koramiral Atilla Kıyat, "Beni hüzünlendiren şu, bugün bir Ortadoğu Teknik Üniversitesi, bir Boğaziçi Üniversitesi, bir Ege Üniversitesi Rektörünün öğrencilerine sahip çıkma basiretini, maalesef komutanlarımız kendi arkadaşlarına sahip çıkma yolunda gösteremediler. Oysa biz gereğinde vatanımız için ölmek üzere yetiştirildik. Bunun için de cesaret ve korkusuzluk gerekir. Eğer bu korkusuzluk ve cesaretten yoksunsak, inanın bizim itibarımız omuzlarımızdaki yıldız sayısıyla ölçülmez, bu yıldızların nasıl bir onurla taşınıldığı ile ölçülür. Ben herkese bu yıldızları onurla taşımaya davet ediyor ve dört yıldızlı komutanlara da, 'arkadaşlar uğraşmayın, beşinci yıldız yok' diyorum" dedi.

Silivri'de tutuklu bulunan emekli Koramiral Lütfi Sancar'ın eşi Feride Sancar, sessiz çığlığın Balyoz davası nedeniyle yargılanıp tutuklanmış komutanların dört duvar arasındaki seslerini dışarıya duyurabilmek amacı ile gerçekleştirildiğini belirterek, "Özelde Balyoz Davası, genelde tüm hukuksuzlukların sesi olmak için buradayız. Siyasallaşmış hukuk sistemi, bugün yargıyı derinden etkilemektedir.

Bunu; Balyoz, Ergenekon, casusluk davası ve Deniz Feneri gibi davalarda çok net görüyoruz. Size kısaca Balyoz davası hakkında fikir vermek istiyorum. Balyoz davası 2003 yılı Ocak, Şubat, Mart aylarını kapsar dönemde sözüm ona bir darbe planı yapılmıştır iddiası üzerine kuruldu. Bu iddia hiçbir dayanağı olmayan, tutarsız, gerçek dışı, hayali senaryolarla hazırlanmış sahte CD'lere dayandırılmıştır" dedi.

Feride Sancar, konuşmasının ardından Balyoz davasında 18 yıl ceza alan eşi Lütfi Sancar'ın ceza evinden gönderdiği mektubu okudu.

Silivri'de ve Hasdal'da yatan komutanların yakınlarına ve eşlerine sabır dileyerek, sessiz çığlık katılımcılarını verdikleri mücadeleden dolayı kutlayan CHP İzmir İl Başkanı Ali Engin şunları kaydetti: "Gerçekten örnek davranışlar sergiliyorsunuz. Partimizin, milletvekillerimizin, genel başkanımızın beraber her zaman sizlerle olduğunu bilin. Silivri, Hasdal mahkemelerine ben de İzmir İl Başkanı olarak defalarca kez gittim. Umuyorum bundan sonra hukuk tecelli eder.

Öncelikle bu olayın en mağdur kesimi aileler. Burada bir çocuğumuzun pankartını gördüm "ben babamı sevdim" diyordu. Gerçekten çok hüzün dolu. Gerçekten ben hayatta en çok babamı sevdim. Hiç kimse, aileler evlatlar ve eşler kadar bu acıyı yüreklerde hissedemez. Ama şunu ifade edebilirim ki 2-3 yıl hapis yattıktan sonra ben şiir okudum diye ortalığı ayağa kaldıran, sonra da 10 yıldan beri zalimce başbakanlık yapan bir kişi var. Dünyanın gittiği her yerinde ben şiir okuduğum için hapis yattım oysa 10 yıldan beri bu ülkede milletvekillerimiz, paşalarımız, Genelkurmay Başkanımız tutuklu. Profesörlerimiz, aydınlarımız, yazarlarımız tutuklu. Ama şunu bilin ki Türkiye; Mısır, Suriye, Irak olmayacak. Çünkü sizler varsınız, buna müsaade etmeyeceğiz".

 

İHA

Etiketler: , ,
14:27
 // BİR ERGENEKON ÜSSÜ OLARAK İZMİR
Nerde bir vatan millet din düşmanı varsa, İzmir e konuşlanmış durumda. Dikkatimi çeken, bu hainler nedense hep kıyı şeritlerinde kolonileşmiş. Etnik köken analizi yaptığımızda, Türk olmayan bu koloniler, nasıl oluyorda, faşistlik derecesinde türkçü ve Atatürkçü oluyor. Asıl garip tarafı, nasıl oluyor da devletin yönetim kadrolarında, yargı ve üniversitelerde yönetici konuma geliyor? Kast sistemi bunlar için kurulmuş sanki. Bir savaş hali olduğunda, düşman askerlerini karanfillerle karşılayacak tek şehir İzmir olacaktır. Kimse bu gerçeği saklamasın....
07 Temmuz 2013 14:27
YEREL Kategorisindeki Diğer Haberler