YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
En güzel Mekke'nin fethi mesajları 2016
En güzel Mekke'nin fethi mesajları 2016
01 Ocak 2016 16:43
Mekke'nin fetih yıl dönümün kutlama mesajlarıyla paylaşılıyor. uzakta olanlar Mekke'nin fethini fetih mesajlarıyla birbirine hatırlatıyor. Sizler için Mekke'nin Fethi mesajlarını derledik. İşte Mekke'nin Fethine dair kutlama mesajları ve Mekke'nin fethi

Müslümanlar için bü,yük önemi olan Mekke'nin fethinin yıldönümündeyiz. Bu özel günü birbirlerine mesaj göndererek kutlamak isteyenler Mekke'nin fethine dair mesajları, güzel, özlü sözleri şiirleri arıyor.  Mekken'nin fethinde birbirine mesaj gödnermek için en özel Mekke Fethi şiirlerini sizler için derlerdik...

Mekke’nin Fethi Müslüman âlemi açısından büyük önem taşımaktadır. Bu günü en anlamlı şekilde kutlamak için özel sözler söylenir, şiirler okunur bugünün önemi ile ilgili paylaşımda bulunur. En güzel Mekke’nin Fethi sözleri ile Mekke’nin fethi dursun ali Erzincanlı sözleri ve şiirlerini haberimizin ayrıntılarında bulabilirsiniz.

MEKKE’NİN FETHİ DURSUN ALİ ERZİCANLI SÖZLERİ
Mekke’nin Fathi ile ilgili Dursun Ali Erzincalı sözleri herkes tarafından büyük ilgi görmektedir Dursun Ali Erzincanlı tarafından anlatılan fetih olayı dinleyenlere o günleri adeta yaşatmaktadır.  Mekke’nin Fethi ile ilgili sözler haberimizde.

DURSUN ALİ ERZİNCALI MEKKE’NİN FETHİ SÖZLERİ

Mekkenin Fethi Her şey bir şiirle başladı.Peygamber huzurunda okunan bir şiirle…, Kızgın kum fırtınalarından,Adem vadisinden kopup gelen bir şairle…;

Ardında kırk süvari,

Ve alev alev yanan gözlerinde ihanet haberleri.

Bu şair, huzaa kabilesinden Amr bin Salim’di.

En üst perdeden okudu şiirini,

Ve gözlerini kırpmadan dinledi Nebi;

Kureyşîler sana verdikleri sözde durmadılar,

Hudeybiye’de seninle yaptıkları misakı bozdular.

Dursun Ali Erzincanlı Mekke’nin Fethi Şiirleri

Bizi Vetir’de,

Kendi yurdumuzda gafil avladılar.

Benim kimseyi yardıma çağırmayacağımı,

Çağıramayacağımı sandılar.

Dedi ve durdu.

Şair ağlıyordu.

Peygambere çevrildi tüm gözler

Ve o an tutuldu nefesler.

Sahabenin başları yere değiyordu,

Çünkü mübarek alınlarındaki damar belli oluyor,

Peygamber celalleniyordu.

Ey Nebi!

Allah’ın kullarını yardıma çağır,

İçlerinde Allahın Rasulü de olsun

Yapılan zulme, öfkesinden renkten renge girsin,

Ve büyük bir ordunun başına geçip,

Denizler gibi köpürerek akıp gelsin.

Şiir bitmişti,

Şair de bitmişti.

Gözler hâlâ peygamberdeydi,

Allahın râsûlü, ridasını toplayıp ayağa kalktı!

Ve sahabe ayağa kalktı.

Şimdi konuşan peygamberdi;

Eğer kendime yardım ettiğim şeylerle

Huzaalara yardım etmezsem,

Ben de yardım görmeyeyim.

Varlığım kudret elinde olan Allah’a andolsun ki,

Kendimi ve ev halkımı koruduğum gibi,

Bunları da koruyacağım.

Şimdi haber salın yeryüzüne!

Allah’a ve Ahiret gününe iman edenler Medine’de toplansın.”

Medine dağlarında savaşın ritmi,

Sokaklarında peygamber sessizliği…

Konuşmuyor nebi

Hane-i saadet’te kılıçlar bileniyor

Hane-i Saadet’te zırhlar temizleniyor

Ve şehirlerin anası gülüyor.

Mekke-i mükerreme uzaktan gülüyor.

Gül ey Mekke! Gün senin günündür

Gün senin fetih günündür.

Gül ki, bu dönüş sanadır.

Baksana,

Dün bağrından koparılan yiğitler dönüyor sana

Erak topraklarını savuran rüzgar dönüyor önce

Ardından büyük bir birlik;

Başlarında Halid bin Velid!

Arkadan ey Mekke!

Senin topraklarında yaşarken

Rabbim Allah’tır dedi diye sövülen,

İşkence gören,

Her tarafı kıpkızıl kurban taşları gibi

Kan içinde kalan muhacirler geliyor.

En önde Zübeyr bin Avvâm geliyor

Hani sekiz yaşında müslüman olan

Hani onbeş yaşında senden koparılan

Amcası onu bir hasıra sarmıştı hani

Ateş dumanına tutmuştu

Küfre dönsün diye.

Ama o dönmedi küfre

Ve peygamber yıldızlarından biri olarak

En önde sana dönüyor ey Mekke!

Sonra bir bölük halinde Beni gıfarlar geliyor!

Bayrakları Ebu Zer Gıfari’nin elinde…

Şu müslüman oluşunu Kâbede ilan edince

Bayılana kadar dövülen Ebu Zer geliyor.

Eslemler geliyor bölük halinde

Müzeyneler bin kişilik alayla geçerken çölden

Tekbir sesleri geliyor göklerden

Ey Mekke başka kimi bekliyorsun söyle!

Hz.Hamza’yı mı?

Musab bin umeyr’i mi?

Onlar,

Şehitler ordusuyla tebessüm ediyorlar sana

Ve baksana

Gözleri ışıl ışıl

sana yaklaşan ve tozu dumana katan

bir alayı seyrediyorlar

Kapkara bir taşlığı andıran bu alay da kim

Bir hareketlilik semada…

Bunlar ölüme susamış savaş erleri Ensâr!

Ve en ortada simsiyah sarığıyla Yâr!

O an Peygamberler ayakta,

Melekler ayakta

Şehitler ayakta…

Ey Mekke Kalkabilirsen sen de kalk

Çünkü gönüllere safâ geliyor

Hazreti Muhammed Mustafa! geliyor

Sekiz yıl geçti aradan

Sensiz tam sekiz yıl geçti…

Gittiğin gece

Uzaktan dönüp Kâbe’ye bakınca;

Mekke!demiştin,

Sen benim için bütün dünyadan daha değerlisin

ama senin insanların beni rahat bırakmıyor

deyip gitmiştin.

Yıldızlar da seninle birlikte gitmişti.

Kapkaranlık geceler kalmıştı ardında.

Mekke öksüz kalmıştı.

Ve Mekke çocukları…

Çocuklar hep

Sümeyye’nin toprağa düştüğü yerde oynadı,

Habbâb bin Eret’in ateşe atıldığı yerde oynadı

Hane-i Saadetin üzerinde

Sevr mağarasından kalma güvercinler bekledi seni .

Kâbe-i Muazzama’da namaz kılışını özleyen Hârem,

Haticetül Kübrâ’nın hatıraları,

O gül kokuna hasret kalan sokaklar bekledi seni.

Şimdi Kasva’dan inmez misin Ya RasulAllah!

İnmez misin ki,

Ayaklarından öpsün mekke toprakları

Ve kaldırmaz mısın başını ki

Nur çehreni seyretsin âlem

İşte Rasulullah’ın nur yüzü göründü.

İşte Rasulullah bakıyor.

Başında yemen işi simsiyah bir sarık.

O Alnındaki nura kurban olalım.

Rasulullah Kâbe’ye bakıyor.

Ve işaret ediyor Hz. Bilâl’e…

Bilâl, Kabe-i Muazzamâ’nın üzerinde…

Şimdi Bilâli dinlesin yer ve gök.

Dursun Ali Erzincanlı

-Ey Müslüman Bugün Mekke Fethi!
Ümmeti Muhammed'in Şerefli günün Yıldönümü!
Ey Müslüman, sana verilen bu Şâni onurla taşı,
taşı ki neslin tükenmesin!
Ey Müslüman, bu Fetih En Şerefli Liderin Fethi!

-Ümmeti Muhammed'in bu mübarek günü anması ve hayirlara vesile olmasi dileği ile..

-Bugün mekkenin fetih yıldönümü.tüm islam aleminin (bu fetihin yüzü suyu hürmetine)uyanıp birlik ve beraberlik içerisinde olmalarını ,daha nice gönül fetihlerine vesile kılmasını rabbım'dan niyaz ederim. 

-Bugün Mekkenin fetih yıldönümü hayırlı olsun hepimize... 

-31 Aralık Mekke'nin Fethinin Mübarek olmasını Cenab-ı Allah'tan diler, Yeni yılın ise kendi inancımıza göre karşılanmasını temenni ederim.

-Her yeni gün ve her yeni yılın doğan bir umut olduğu, Anaların ağlamadığı, Şehitlerin gelmeyeceği inancıyla, Mekke’nin Fethi’nin Müslüman alemine yeni yılda huzur ve güven ortamına kavuşması dileğimle.

-İslam için çekilen hiçbir sıkıntının boşa gitmediğini ve rabbimizin bunun karşılığında Mekke'nin Fethini müyesser kıldığı gerçeği kılavuzumuz olsun. Tüm İslam aleminin fetih yıl dönümünü de kutluyorum.

MEKKE'NİN FETHİ

Peygamberimiz (sav), Mekke'nin kan dökülmeden fethedilmesini istiyordu. Bu amaçla Hicretin 8. yılı olan 630 yılında, Ramazan ayının 10. günü 12 bin kişilik büyük bir ordu ile Medine'den çıktı ve gizlice Mekke şehrini kuşattı.

Bu ani kuşatma karşısında Mekkeli müşrikler neye uğradıklarını şaşırmışlar ve savaş hazırlığını bile yapamamışlardı. Mekkeliler korkularından şehri savunamadılar ve Müslümanlar hiç kan dökülmeden Arabistan'ın en büyük, en kutsal şehrini savaşsız fethettiler. Bundan sonra Mekke halkının tamamı Müslüman oldu ve İslâm dînini kabul ettiler. Peygamberimiz (sav) Mekke'deki eski düşmanlarına karşı çok iyi davrandı. Mekke, bu tarihten sonra yeni bir dönemi yaşamaya başladı.

Kabe etrafında yaklaşık olarak 360 civarında put vardı. Bunların en büyüğü olan "Hubel", Kabe'nin üstüne konulmuştu. Diğerleri Kabe'nin etrafına ve içine yerleştirilmişlerdi. Hz. Muhammed (sav) fetihten sonra tüm putları yıkmıştır. Allah'ın mübarek kıldığı, İslam dininin merkezi olan bu belde, böylelikle şirkten, putperestlikten ve bütün diğer hurafelerden arındırılmış yeni bir hayata kavuştu.

Mekke alındıktan sonra çevredeki diğer bütün Arap kabileleri de İslam dinine katıldı. Böylelikle İslamiyet büyük bir güç kazandı.

Fetihten sonra Mekke'nin ekonomik ve sosyal durumu da değişmiştir. İhtiyaçların temini için gereksinim duyulan kervan faaliyetlerine olan bağımlılık ortadan kalktı. Mekke'de Kuran ahlakının hakim olması ile birlikte şehrin elde ettiği gelirler ihtiyaç olan yerlere adil bir sekilde paylaştırılıyor ve böylelikle Mekke'nin ihtiyaç duyduğu her şey sağlanıyordu. Mekke artık Hac zamanlarında hareketli ve canlı günler yaşıyordu. Bu zaman zarfında çok yoğun bir ticari faaliyete de sahne oluyordu.

Mekke'nin Fethine ilişkin Kuran-ı Kerim'de yer alan ayetler ise şunlardır:

Ve de ki: "Rabbim, beni (girilecek yere) doğru bir girdirişle girdir ve (çıkarılacak yerden) doğru bir çıkarışla çıkar ve Katından bana yardımcı bir kuvvet ver." De ki: "Hak geldi, batıl yok oldu. Hiç şüphesiz batıl yok olucudur." (İsra Suresi, 80-81)

Şüphesiz, sana Kur'an'ı farz kılan, seni dönülecek yere elbette döndürecektir... (Kasas Suresi, 85)

İslami Terimler Sözlüğü

Beytü'l Haram: Mukaddes, korunulan ve sakınılan ev. Mekke'de Kabe'nin bulunduğu sahadaki mescidin adı. Beytü'l-Haram ifadesi Kur'an-ı Kerîm'de iki defa zikredilir:

"Ey iman edenler, Allah'ın şiarlarına, haram olan Ay'a, kurbanlık hayvanlara, (onlardaki) gerdanlıklara ve Rablerinden bir fazl ve hoşnutluk isteyerek Beyt-i Haram'a gelenlere sakın saygısızlık etmeyin..." (Maide Suresi, 2)

"Allah, Beyt-i Haram (olan) Kabe'yi insanlar için bir ayaklanma (kıyam evi) kıldı..." (Maide Suresi, 97)

 

YEREL Kategorisindeki Diğer Haberler