YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Zara nasıl kaçırıldığı anlattı
Zara nasıl kaçırıldığı anlattı
25 Temmuz 2010 12:09
Türküleri gençliğe sevdiren güçlü ses Zara ilk kez geçmişini ve hayallerini anlattı.

Küçükken kaçırıldığını söyleyen ünlü türkücü, "Çocuğu olmayan bir kadın dondurmayla beni kandırdı. Saatler sonra beni annem buldu" dedi...

Röportaj: Şebnem ÖZCAN

Yaklaşık 20 yıldır türkü ve şarkılarıyla sanat dünyasının içinde olan Zara aynı zamanda oyuncu olarak da kendisini ispat etmiş bir isim. 1999 yılında 'Eylül Fırtınasında Tarık Akan ile başrol oynamış ve çok övgü almıştı. Keza, 2001 yılında 'Deli Yürek Bumerang Cehennemi' filmindeki oyunculuğuyla da oldukça dikkat çekti.

Dizilerde de rol alan ve ekranda yıllardır pek çok müzik programı sunan Zara, şu günlerde 'Türkünü Söyle' isimli yarışmada jüri üyeliği yapıyor. Sevilen sanatçıyla ilginç yaşamını ve hayata bakışını konuştuk.

Geçmişe dönmenizi istesem bana çocukluğunuzu anlatır mısınız?

Çocukluğum İstanbul Üsküdar' da geçti. Tek çocuktum 7 yaşına kadar. Bir tek derdim vardı o da kardeşimin olması. Çok sıcakkanlıydım. Küçükken beni kaçırdılar biliyor musunuz?

ANNEM DEFALARCA ARAR

Ne, kaçırıldınız mı?

Aynen öyle. Bir dondurmayla beni kaçırdılar. "Ayyy ne tatlısın sen öyle" demiş ve onlarla gitmişim. Beni kaçıran kadının çocuğu yokmuş. Beni gözüne kestirmiş, çokbeğenirmiş. Sabah 10'dan akşam 5'e kadar bütün ailem beni aramış. Sonra annem bu kadının beni kaçırmış olduğunu tahmin etmiş. Kadının evine gitmiş ve beni bulmuş. Annem beni almak istemiş kadın şiddetle karşı çıkmış, "Ne olur benden almayın, bende kalsın, ben bakayım" demiş. Annem bana hâlâ deli olur. Günde defalarca arar.

Aileniz nasıldı?

Babam esnaftı. Gömlek işiyle uğraşırdı. Mütevazı bir ailenin çocuğuyum. Ben kendimi bildim bileli müstakil evlerde oturdum. Babamın adı Kemal; annemin adı Hatice. Annem öğretmen olmuş ama evlendikten sonra çalışmamış. İstanbul hanımefendisidir kendisi. Görgüsüyle, kültürüyle, birikimiyle ona çok şey borçluyum. Kız kardeşim doğduğunda ben 7 yaşındaydım. O doğduğunda bana dedi ki, "Bu senin. Ben senin için kardeşin olsun istedim" Bu senin denilen şeye insan kıyar mı?Bahar ikinci kardeşim, üçüncü kardeşim de Mesut'tur. Onların her şeyine koştururdum.

HER ŞEYE SAYGIM VAR

Siz anladığım kadarıyla el bebek gül bebek büyütülmüşsünüz...

Öyle, ailem temiz hava alayım diye beni Belgrat Ormanlarına götürürdü. Benim ailem örf ve adetlerine bağlıdır. Hâlâ, babamın annemin yanında bacak bacak üstüne atmayız. Bize edebin, yeryüzünde yaratılmış taştan, topraktan, çiçekten, böcekten insana kadar her şeye saygı olduğunu öğrettiler. Yaratılmış her şeye, ne varsa her şeye saygı duymak.

YABANCI MÜZİK DİNLERDİM

Ailenizle birlikte yaşadığınızı duydum doğru mu?

Evet, ailemle birlikte yaşıyorum. Bence aileyle birlikte yaşamak da bir zenginlik, bir nasip.

Genç kızlığınız nasıl geçti?

Annem, babamdan daha kuraladır. Genç kızlığımda ilkokul, ortaokul ve lisede hep okudum. Gördüğüm, bulduğum bütün yarışmalara katildim. Türkiye birincilikleri de aldım.

O zamanlar hangi tür müzik dinlerdin?

Ben üniversiteye gidene kadar türkü reper-tuvarım yoktu, tek bir türkü bilmezdim, söylemezdim. Yabancı müzik dinlerdim, Türk Sanat Müziği dinlerdim. Bizim aile sanat müziğine çok düşkündür. Konservatuvara girerken sanat müziği diye girmiştim. Türkiye birincisi olmuştum lisedeyken halk müziği dalında. Orada bir öğretmenim illa halk müziği oku demişti. Tam sanat müziği diye konservatuvara evraklarımı verecekken hocam, 'Aaaay sen deli misin, halk müziği olarak gireceksin konservatuara. Bu ses halk müziğinde olmalı" diye beni çevirdi.

PİLOT OLMAK İSTİYORDUM TÜRKÜCÜ OLDUM

Türkücü olmasaydınız ne olmak isterdiniz?

Benim hep kendimle ilgili hayallerim vardı. "Hollyvvood'a gideceğim, filmler çevireceğim. Dünyaca ünlü bir sanatçı olacağım. Doktor olmak beni kesmez" diyordum. 7 yaşındayken dayımın düğününde dört saat şarkı söyledim. Kimse beni sahneden indiremedi. Ondan sonra herkes, "Benim sünnetime de gelsin, düğünüme de gelsin şarkı söylesin" demeye başladı. Annem beni 15 yaşına kadar durdurdu. Ondan sonra üniversiteye gittim ve sahne almaya başladım. Düğünlerde çok şarkı söyledim. Aslında konservatuvara gitmek de hiç derdim değildi.

DERSTE HİÇ NOT ALMADIM

Nasıl yani?

Benim amacım pilot olmaktı aslında.

Neden pilotluk?

Belki, teyzemler Almanya'daydı, 1 onlara yetişmek arzusu muydu bilmiyorum. "Pilot olacağım" diye tutturuyordum. Hatta pilotluk dersi aldım. 52 saat pilotluk dersi alırsanız uçabiliyorsunuz, ben 1 saat ders aldım. Annem dedi ki, "Sen müziği hiçbir zaman bırakmayacaksın. Müziği seviyorsun. Müzik senin hayatında var. Hiç olmazsa söz sahibi bir sanatçı ol. Sazların senden daha fazla söz sahibi olursa ezilirsin. Bu yüzden senin konservatuvara gitmen lazım."

İyi tamam dedim annemi kırmayacağım. Konservatuvarı bölüm ikincisi bitirdim. Asla derste not almadım. Eve gidip çok çalışmazdım. Pilot olsaydım, çok kafama vururdum, neden müzik eğitimi almadım diye. Sonra TRT'nin sınavlarına girdim, kazandım. Çok değerli hocalarla çalıştım.

BENİM İŞiM HAKK'LA YARADAN'LA

Tasavvufla ilginiz nasıl başladı?

Ben hayatım boyunca kandırılan insan oldum. Çünkü karşımdakini kendim gibi bilirim. Allah'ın bana sunduğu zenginlik ve şöhret nimetiyle başa çıkamayabilirdim, bunu kötüye kullanabilirdim. Belki değerlerim, belki ailem buna izin vermezdi ama ben kendi nefsime hizmet ederdim. Şiştikçe egom şişerdi. İnsanız, beşer şaşar. Başarı kazandıkça oturup ağladım, “Aman Yarabbi beni sen koru, bana hata yaptırma ” diye dua ettim.

Tasavvuf hayatımın içinde. Sadece Hazreti Mevlana değil, Yunus Emre, Gazi Sunullah hazretleri. Onlar büyük zatlar.

KURAN’DA YAZANA İNANIRIM

Ben Kuran’da yazan, dualarımızda söylenen ve Peygamber Efendimiz’in sözleriyle mübarek ağzından çıkanlara inanıyorum. Bunun dışındaki hiçbir şey beni ilgilendirmiyor. Bu demek değil ki ben on numara bir Müslümanım. Haşa, ben herkesin en arkasından gelen biriyim. Herkes güzel insanlar olarak bir kuyruk oluştursa ben herkesin en arkasından gelirim. Ama en azından benim işim Hakk’la, Yaradan’la. Bugün bir yerde varsam, bir işi kabul ediyorsam, bir karar alıyorsam bütün bunları yüce Rabbim’e danışarak, ondan izin alarak yapmaya çalışırım. BUGÜN
 

YAŞAM Kategorisindeki Diğer Haberler