YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Yusuf Kavaklı merak edilenleri yanıtladı
Emekli İstanbul Müftü Yardımcısı Yusuf Kavaklı, Peygamberimiz SAV'in bugünü nasıl gördüğünü hadislerle açıkladı. Kavaklı ayrıca yaklaşan kurban bayramı ile ilgili önemli bilgiler verdi.
Yusuf Kavaklı merak edilenleri yanıtladı
29 Ağustos 2014 / 05:04 Güncelleme: 29 Ağustos 2014 / 06:28

Kanal A'da yayınlanan, Yard. Doç. Dr. Hikmet Atan’ın sunduğu ve Emekli İstanbul Müftü Yardımcısı Yusuf Kavaklı’nın daimi konuğu 'olduğu Sorun Söyleyelim’de seyircilerden gelen sorular cevaplandı.

Kavaklı, konuşmasına bugün Ortadoğu'da yaşanan felaketleri Hz. Peygamberimiz SAV'in nasıl önceden gördüğünü, Allah'ın ona nasıl bildirdiğini hadislerle açıklayarak başladı. Kavaklı, Peygamber Efendimiz SAV'in hadisini hatırlatarak şöyle konuştu:

Peygamber Efendimiz SAV buyuruyor ki; "Benim vefatımdan sonra ümmetimin başına ne gibi felaketler geleceği onların birbirinin kanını haksız yere nasıl dökeceği, daha önceki milletlerin uğradığı belalara uğrayacağı bana bildirildi. Ben de Cenab-ı Hak'tan kıyamet gününde onlara şefaat etmeyi bana nasip etmesini istedim. Niyazını da kabul buyurdu."

Bu hadiste dikkatimi çeken şey, 'Benim vefatımdan sonra ümmetimin başına gelecek felaketler' ve 'Onların haksız yere kanının akıtılacağı'. Azizim; "Bir mümin aynı delikten iki defa ısırılmaz" hadisi sahidir. Peki bu Müslümanlar neden hala aynı delikten 4-5 defa ısırılıyor. Şimdi Mısır'ı, Suriye'yi unuttuk geldik Irak'a. Vuran da Allah-u Ekber diyor, ölen de Allah-u Ekber diyor. Ya böyle saçmalık olur mu? Kim bunlar? Bunlar İngiliz'in maşası. Orada üç katrilyon dolarlık petrol var. Kavga onun kavgası. Ama kendisi geride duruyor.

Peygamber SAV'in hadisleri ibret alınmalı

O yüzden Peygamber SAV Hazretler'inin bu hadislerinden Müslümanlar ibret almalı. Allah bana gösterdi diyor. Kur'an'da, 'Sizin başınıza bir felaket geldiğinde o üzülür' demiyor mu? Peygamber Efendimiz SAV de; "Cenab-ı Hak bana bunları bildirdi. Ben de şefaat hakkımı istedim ki onlar her ne kadar birbirlerinin kanını döküyorlarsa da ben onlara şefaat edeyim" diye de Allah'tan müsaade istedim diyor.

"Kıyamet gününde Allah insanların hepsini dümdüz bir yerde toplayacak". Onlara seslenen birisi sesini duyurabilecek. Tüm dünya orada olmasına rağmen duyuracak. Onlara bakan birisi de hepsini görebilecek. İnsanlar yaratıldıkları gün gibi yalın ayak ve çırılçıplak olacak ve herke derin bir sükut içerisinde olacak ve Allah izin vermeden de kimse konuşamayacak.

Şefaat kimler içindir?

Hadise göre; "Şeffatın samimiyetle  Lâ ilâhe illallah Muhammeden Resûlullah diyen dili kalbini, kalbi de dilini doğrulayanlar içindir" Yani sen söylediğin bir iddiayı ispat etmek zorundasın. Hep Müslümanız diyoruz ama o zaman kimsenin kılına dokunma hakkın yok.

Müslüman odur ki, elinden dilinden kimsenin zarar görmediği kimsedir. Biz böyle insanlarken 600 yıl ayakta durduk. Hazreti Peygamber SAV'in tarif ettiği mümine muhtaç değiliz.

Dedikodu yapmamak terbiyesinden uzaklaştık

Müslümanlar dedikodu yapmamak, eline hakim olsa diline hakim olma terbiyesinden uzaklaştıkları için diğerlerine de model olamıyorlar. Sıradanlaşmış. Bizi o hale getirmişler ki, ecdadın icat ettiği, bizim mucitlerimizin icat ettiği eserleri almışlar, onlara yabancı isimler vererek onları bize lanse etmişler. "Bize bulduğunuz neyin var?" diyorlar. Bizim bulduğumuz çok şey var da, sahip olamadık. Onlar bizim kütüphanelerimizi işgal ederek başarılı oldular. Geldiler, oturup burada okudular. İşleri aynen bizim dinimiz gibi sağlam, dinleri de bizim işlerimiz gibi çürük. Amerika bizi yıkmak için birçok plan yaptı. Misyoner okullarla bizi yıkmak istediler. Türklerin kültürlerini yok etmek istediler. Onun için de Peygamber Efendimiz SAV, bugünü o günden görmüş.

İmanlı ölmenin şartı nedir?

Bu sorunun cevabı, namaz, oruç, zekat vd. Amenna ama imanlı ölmenin şartı helal yemektir. Helal kazanmaktır, gavura muhtaç olmamaktır. Cebimizde gezdirdiğimiz flash disklerin neyinde emeğimiz var? Gençler bunlar üzerinde düşünecekken, önüne koyduğumuz topla 'koştur babam koştur'. Koymuşun önlerine modern bir hayat, bakıyoruz.

Kilo ile kurban kesilir mi?

Kilo üzerinden anlaşılır, kilo üzerinden hesap kitap yapılırsa kilo olarak kesilebilir. Ama fiyat belli değilse, 'kesin, tutun, ondan sonra paranızı verin' gibi pazarlıklar olmamalı.

Namaza başladığımda aklıma başka şeyler geldiğinde ve şaşırıldığında ne yapılmalı?

Namazdan önce bizim aklımızda dünyevi konular vardır. Biz farkında olmasak da namaza başladığımızda da vardır. Namaza başladığımızda bu dünyevi konuların aklımıza gelmesi namaza mani olmaz. Ama namazda aklımıza bir şey gelmemesini istiyorsak bizi iki namaz arasında meşgul edecek dünyalığın olmaması lazım. O da mümkün değil. Bunu asgariye düşürmek için gayret etmeliyiz.

Kulun affettiği bir insanı Allah affeder mi?

Kul hakkı ile gitmeyin diye söyleyip duruyoruz. İbadette, amelde kusuru olanlar bile bunu bilir. Ama namaz, oruç, komşu, devlet, millet hakkını unutma. Kul hakkı ile gitmeyin de neyle gidersiniz gidin diye bir düşünce var. Burada bile bellidir ki Allah kul hakkını affetmiyor. Affetmediğine göre, siz affederseniz Allah da affediyor, O karışmıyor. Ama siz affetmezseniz o öylece kalır. Cennet kapısında helallik alınmaz. Oraya gelmeden önce bu iş halledilmeli. Önceden helalleşmiş olmak esastır.

Ölü kurbanı var mıdır?

Ölü veya kabir kurbanı diye bir kurban çeşidi yoktur. Ancak ölü adına veya sevabı ölüye bağışlanmak üzere kurban kesilebilir. Ancak vasiyeti yoksa, ölü kimseler için mirasçılarının kurban kesmeleri gerekmez.

Alkollü yerde çalışanın kazandığı para helal midir?

Bu adam para kazanıyor ve eve getiriyor. Evdeki insan ne yapacak? Evdeki insan yiyecek. Bu adamın kazandığı paranın tamamı haram değil. Bunun için de bu aile mecburen bir kısım ihtiyaçlarını bu adamın kazancından temin edecek.

Hakkımızı helal etmezsek sırattan geçilmez mi?

Eşinden şiddet gören kadın hakkını helal etmek istemiyor. Ancak "Hakkını helal etmezsen sırat köprüsünden geçemezsin" diye korkutuyorlarsa, bu bir yalandır, uydurmadır. İnsanlar hakkını helal etmeme hakkına sahiptir.

Adak adayan bir kişi adak parasını verdikten sonra bu adağın etini yiyebilir mi?

Adak kurbanında esas olan şey adağı hiç eve sokmadan fakire fukaraya dağıtmaktır. Bir kısım akıllılar taze et olduğu için yenebilir düşüncesi aşılıyorlar. Zaten önemli olan şey adağa hiç elini sürmemektir. Müslüman buna tenezzül etmemelidir.

Alevilik nasıl başlamıştır?

Türkiye'de bir sıkıntı var. Ateist olan bir kısım kişiler Alevi vatandaşlarımızı "Alisiz aleviler" olmakla suçluyorlar. Yani atesit olan insanlar aleviliği kullanıyorlar. Alevi olan vatandaşlarımız ehl-i beyittir.

Peygamber SAV Efendimiz, ehl-i beyitini sevenler hakiki alevilerdir. Biz etle tırnak gibiyiz. Alevilerin elbise ile insan gömdükleri de yalandır. Yıkıyolar, cemevlerinde cenaze namazı da kılıyorlar. Hz. Ali'siz bir aleviliği kimse istemez. Bir kısım vatandaşlarımızı yanlış yönlendirme olmamalıdır.

Kredi kartı kullanmak faiz mevzusundan dolayı haram mıdır?

Kredi kartına faiz bulaştırmıyorsanız kredi kartı kullanabilirsiniz. Vaktinde öderseniz sorun yok. Uygun olanı banka ile işinizin olmamasıdır o da bu yüzyılda mümkün değil.

 

KANALAHABER.COM/ÖZEL İÇERİK

YAŞAM Kategorisindeki Diğer Haberler