YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Tedavi sürecinde bir aksama oldu mu?
Tedavi sürecinde bir aksama oldu mu?
Tedavi sürecinde bir aksama oldu mu?
08 Temmuz 2008 / 15:17 Güncelleme: 00 0000 / 00:00


Adalet Bakanlığı, Ergenekon soruşturmasında gözaltına alınan ve tahliyesinin ardından ölen Kuddisi Okkır'ın ölümü hakkında soruşturma başlattı.


Adalet Bakanlığı, ''Ergenekon'' soruşturması kapsamında tutuklandıktan sonra sağlık sorunları nedeniyle tahliye edilen iş adamı Kuddusi Okkır'ın ölümüyle ilgili olarak ''tedavi sürecinde bir aksama olup olmadığı ve sorumluların bir ihmalinin bulunup bulunmadığının'' tespiti amacıyla iki müfettiş görevlendirerek soruşturma başlattı.


Adalet Bakanlığı'ndan, Okkır'ın, hastalanma ve tedavi süreciyle ilgili olarak yazılı ve görsel basında çıkan haberler üzerine yazılı bir açıklama yapıldı.


Kuddusi Okkır'ın, ''Ergenekon Örgütü'' soruşturması kapsamında İstanbul 9. Ağır Ceza Mahkemesinin 23 Haziran 2007 tarihli kararıyla tutuklanarak İstanbul H Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumuna konulduğu anımsatılan açıklamada, tutuklunun, 4 Temmuz 2007 tarihinde Tekirdağ 1 No'lu F Tipi Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumuna nakledildiği belirtildi. Tutuklunun bu cezaevine kabul edildiği 4 Temmuz 2007'deki ilk muayenesinde sağlığına ilişkin herhangi bir şikayetinin olmadığının belirtildiği vurgulanan açıklamada, Okkır'ın tutuklu bulunduğu dönemdeki sağlık durumuna ilişkin şu bilgilere yer verildi:


''Kuddusi Okkır, sağlığıyla ilgili çeşitli şikayetleri üzerine 16 Temmuz 2007 ile 15 Mart 2008 tarihleri arasında 9 kez kurum revirinde muayene edilmiş ve kendisine ilaç tedavisi uygulanmıştır. Aynı tarihler arasında 6 kez de diş tedavisi görmüştür.


Okkır, kurum tabipliğine başvurusu üzerine 19 Mart 2008 tarihinde Tekirdağ Göğüs Hastalıkları Hastanesine sevk edilmiş, yapılan muayenesi sonucunda, 'solda bronşektazi sol maxiller sinüzit' tanısı konularak ilaç tedavisi verilmiştir. Ayrıca kontrol için dahiliye konsültasyonu önerilmiştir.


1 Nisan 2008 tarihinde Tekirdağ Devlet Hastanesi Göğüs Cerrahi Polikliniğine kontrole gönderilmiş, yapılan klinik ve radyolojik değerlendirmede cerrahi patoloji izlenmediği belirtilmiş, KOAH akut atak tanısı ile Göğüs Hastalıkları Hastanesine sevki uygun görülmüştür. 2 Nisan 2008 tarihinde Tekirdağ Göğüs Hastalıkları Hastanesine sevk edilmiş, ancak tutuklunun dilekçe vererek hastaneye gitmek istemediğini belirtmesi nedeniyle anılan hastaneye sevki gerçekleştirilememiştir. 8 Nisan 2008 tarihinde tutuklunun başvurusu olmamasına rağmen kurum tabipliğinde muayenesi yapılmış, kilo kaybı, aşırı derecede halsizlik ve durumunun kritik görülmesi üzerine acilen Tekirdağ Devlet Hastanesine sevk edilmiştir. Hastanede muayene sonucunda majör depresyon tanısıyla ilaç tedavisi verilmiş ve iki hafta sonrasına kontrol önerilmiştir. Ayrıca dahiliye uzmanınca yapılan muayenesi sonucunda ise 'pnömoni' teşhisi konularak hastaneye acil yatırılmasına gerek duyulmamış, antibiyotik tedavisi ile taburcu edilmesi uygun görülmüştür. 18 Nisan 2008 tarihinde Tekirdağ Devlet Hastanesi dahiliye ve psikiyatri polikliniklerinde yapılan muayenesinde, majör depresyon bozukluğu tanısıyla ve intihar riski olduğu belirtilerek acilen Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesine ambulans ile sevk edilmiş ve yatışı sağlanmıştır.


Klinik izleme, tetkik ve muayeneleri sonucunda mevcut akciğer rahatsızlığı nedeniyle göğüs hastalıkları servisi bulunan bir hastaneye sevkinin gerektiği belirtilerek, 25 Nisan 2008 tarihinde Bayrampaşa Devlet Hastanesine yatışı yapılmıştır. Burada pnömoni tanısı ile tedavisi sağlanmıştır. 30 Nisan 2008 tarihinde Haseki Eğitim ve Araştırma Hastanesinde pnömoni akut böbrek yetmezliği tanısı ile tedavi altına alınmış, yapılan psikiyatri konsültasyonu neticesinde psikiyatri kliniğinde tedavisinin devamı uygun görülerek 1 Mayıs 2008 tarihinde Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesine sevk edilmiştir.


Burada tedavisine devam edildiği sırada nöroloji konsültasyonu, iç hastalıkları konsültasyonu, göğüs hastalıkları rekonsültasyonu yapılmış, tedavisine Yedi Kule Eğitim ve Araştırma Hastanesinde devam edilmesi uygun görülerek 6 Mayıs 2008 günü buraya sevk edilmiştir. 8 Mayıs 2008 tarihinde Bayrampaşa Devlet Hastanesinde yapılan muayenesinde majör depresyon solda bronşektazi tanısı ile ilaç tedavisi önerilerek ceza infaz kurumuna iade edilmiştir. Ancak kuruma kabulü sırasında yapılan muayenesinde genel durumunun düzelmediğinin anlaşılması üzerine acil olarak Trakya Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesine (Edirne) sevk edilerek yatışı sağlanmıştır. Durum, Okkır'ın oğluna cep telefonuyla irtibat kurularak bildirilmiştir.


Okkır, 9 Mayıs 2008 tarihinde Trakya Üniversitesi Tıp Fakültesi acil servisinde muayene edildikten sonra mahkum koğuşuna yatırılmış, burada göğüs hastalıkları bölümü başkanı ve doktorları tarafından muayene edilerek tedavi uygulanmıştır. 29 Mayıs 2008 günü kemik iliğinden biyopsi alınmış, 5 Haziran 2008 tarihinde kemik iliği biyopsisi üzerinden yapılan patolojik inceleme sonucu kanser teşhisi konulmuştur. Onkoloji bölümündeki odaların dolu olması nedeniyle 11 Haziran 2008 tarihinde onkoloji bölümü servisine yatırılmıştır.


Trakya Üniversitesi Sağlık Araştırma ve Uygulama Merkezinin 30 Haziran 2008 tarihli yazısı ile ekindeki Onkoloji Bilim Dalının raporu, 1 Temmuz 2008 günü saat 09.27'de Kurum Müdürlüğüne faks ile ulaşmıştır. Söz konusu yazı, Tekirdağ Cumhuriyet Başsavcılığınca 1 Temmuz 2008 tarihinde İstanbul 13. Ağrı Ceza Mahkemesine faksla gönderilerek tahliye talep edilmiştir. Aynı gün, tutukluluk halinin mahkemece kaldırılması üzerine Tekirdağ Cumhuriyet Başsavcılığınca, Edirne Cumhuriyet Başsavcılığına müzekkere yazılarak hastanede tedavisi süren Okkır'ın tahliye işlemi gerçekleştirilmiştir. Bu süreçte yapılan tüm tedavi giderleri devlet tarafından karşılanmıştır.


Ayrıca Bakanlığımız, Okkır'ın ölümüyle ilgili olarak tedavi sürecinde bir aksama olup olmadığı ve sorumluların bir ihmalinin bulunup bulunmadığının tespiti amacıyla iki müfettiş görevlendirerek soruşturma başlatmıştır.''

YAŞAM Kategorisindeki Diğer Haberler