YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Şerbetleri imrendiren su 'Zemzem'
Şerbetleri imrendiren su 'Zemzem'
30 Haziran 2014 18:30
Hazret-i Hacer ve oğlu İsmail, Mekke'nin kızgın güneşinin altında kavrulup susuzluktan bitkin düşer; bu hal ile Hacer'in sütü kesilir. İsmail'in açlık, susuzluktan kıvranmasına dayanamayan Hacer, su arar. Cebrail aleyhisselam yardıma koşana kadar...

İbrahim aleyhisselam ve hanımı Hazret-i Hacer yeni doğan çocukları İsmail ile birlikte Mekke'ye gelerek, Kâbe civarında bir yere gelip yerleşiyor. İbrahim aleyhisselam tebliğ için vazifelendiriliyor.

Hazret-i Hacer ve oğlu İsmail'i Kâbe civarında bir yere yerleştirdikten sonra onlarla helalleşerek yola çıkmaya hazırlanıyor... Hazret-i Hacer'in kalbi mahzunlaşıyor, içini endişe kaplıyor... Ne yer ne içeriz diye düşünüyor ve İbrahim aleyhisselamın arkasından “Ey İbrahim bizi kime bırakıyorsun?” diye feryat ediyor. Hazret-i İbrahim de; “Sizi Allah'a bırakıyorum ey Hacer” cevabını vererek Allah'a olan eşsiz teslimiyetini tekrar gösteriyor. Hazret-i Hacer'in kalbi yumuşuyor, içi ferahlıyor ve gözü arkada kalmıyor..

Cebrail kanadı ile yeri kazdı

Hazret-i Hacer ve oğlu İsmail yapayalnızdır. Mekke'nin kızgın güneşinin altında yiyecekleri de bitiyor. Susuzluktan bitkin düşüyorlar ve bu hali ile Hacer validemizin sütü kesiliyor. Oğlu İsmail'in açlıktan ve susuzluktan kıvranmasına dayamayan Hazret-i Hacer, İsmail'i yere bırakarak köşe bucak su aramaya başlıyor. Bir gözü çocuğunda olan Hacer validemiz, aynı zamanda su aramaya devam ediyor. Hacer validemiz Safa Tepesi'ne çıkıp, “belki birilerini görürüm” umudu ile Merve arasında gidip gelirken çukur olan yeri koşarak geçiyordu.

İsmail'i göremeyeceğim endişesiyle koşarak onu bıraktığı yere geliyor. Hacer validemiz döndüğünde bir ses duyuyor bu ses Cebrail aleyhisselam'a aitti. Yanına gidiyor. Cebrail aleyhisselam ayağını yere vurduktan sonra kanadı ile yeri kazıyor, bir müddet sonra kazdığı yerden su görünüyor. Hacer validemiz hemen suyu havuz yapıyor ondan hem içiyor hem de kırbasını dolduruyordu...

Bu su onun hem susuzluğunu hem de açlığını gidermişti. Suyun boşa aktığını gören Hacer validemiz “zem” yani “dur” demek manasına gelen “zem, zem” dur, dur diyerek suyun boşa akmasından ve bitmesinden korktu. İşte o günden sonra bu suyun ismi “Zemzem” olarak kaldı. Mübarek sudan kana kana içen Hacer validemiz çocuğuna tekrar süt emzirmeye devam etti.

Peygamber Efendimiz şöyle buyurmuştur:

“Allahü teala İsmail'in annesine rahmet etsin! O, Zemzem'i kendi haline bıraksaydı, suyun etrafında kum gerip havuz yapmasaydı, muhakkak zemzem akar ve bir ırmak olarak devam ederdi.”

Aç olan zemzem ile doyar

Zemzem, İslâm dinine göre mukaddes olarak kabul edilen bir sudur. Açlığını gidermek için içen kişinin açlığını, susuzluğunu gidermek için içenin susuzluğunu gideriyor. Şifa niyetiyle içene de şifa buluyor. Dünyanın her yerinden hac ve umre için Mekke'ye giden mü'minler, memleketine zemzem götürüyor ve yakınlarına ikram ediyor. Rivayetlere göre cennetten de geldiği söylenen zemzem suyu üzerinden o kadar zaman geçmesine rağmen hâlâ o yumuşak ve doyulmaz tadı ile aç olanları doyuruyor, hastalara şifa oluyor, kim ne niyet ile içerse hasıl olduğu biliniyor...

 

TÜRKİYE GAZETESİ

YAŞAM Kategorisindeki Diğer Haberler