YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Polise müebbet istemi
Polise müebbet istemi
27 Ekim 2011 16:46
Yanında kalan kişinin intihar ettiği polis memuru hakkında, 'kasten adam öldürmek' suçundan muebbet istemiyle iddianame hazırlandı.

İstanbul'un Güngören ilçesinde, 8 ay önce, Yeşim Çelik'in, sosyal paylaşım sitesi üzerinden tanışarak, bir süre yanında kaldığı ve evinde intihar ettiği polis memuru hakkında, ''kasten adam öldürmek'' suçundan müebbet hapis cezası istemiyle iddianame hazırlandı.

Bakırköy Cumhuriyet Savcısı Mutlu Berkman tarafından hazırlanan iddianamede, Yeşim Çelik'in, 20 Şubat'ta, Güngören Merkez Mahallesi Çokünlü Sokak'ta, polis memuru S.K'nin ikamet ettiği evde, ona ait tabancayla başından vurulmuş şekilde öldüğünün bildirildiği, olayın şüpheli bulunarak gerekli incelemelerin yapıldığı kaydedildi.

İddianamede, polis memuru S.K'nin, soruşturma aşamasındaki ifadesinde, ''sosyal paylaşım sitesi üzerinden tanıştığı Yeşim Çelik'in, bir süredir yanında kaldığını, olay günü cep telefonundan başka erkeklerle mesajlaştığını fark ederek, evden gitmesini istediği Çelik'in hazırlanmak üzere odaya girdiğini, kendisinin de arkadaşı Mehmet Koyuncu ile mutfakta bulunduğu sırada bir ses duyduklarını, oda kapısının camını kırıp kilidini açtığını ve Çelik'i yerde yatar vaziyette gördüğünde, önce amirini, sonra 112 Acil Servisini aradığını'' söylediğine yer verildi.

Tanık ifadelerine, olay yeri inceleme raporu, ölü muayene ve otopsi raporları ile ekspertiz raporlarının da yer aldığı iddianamenin sonuç bölümünde, S.K'nin, olaydan sonra ilk telefon görüşmesini polis olan amcası ile daha sonra da amiriyle yaptığı belirtildi.

Savcılığa, olayın ilk olarak intihar ihtimaliyle bildirildiği kaydedilen iddianamede, Yeşim Çelik'in, tanık olarak ifadeleri alınan arkadaşlarının, intihar etmiş olamayacağını söylediklerine yer verildi.

Olay mahallinde, olay yeri inceleme ekibi tarafından çekilen fotoğrafların incelenmesinde, Çelik'in evden gitme hazırlığı içinde olduğu, evden dışarıya çıkacak şekilde giyinip tüm eşyalarını topladığı, deri ceketine kadar tüm hazırlığını yaptığının gözlemlendiği belirtilen iddianamede, Çelik'in, S.K ile 21 günlük tanışıklığının ve 8 gün aynı evde yaşıyor olmasının, reddedilme nedeniyle, başedilemeyecek terk edilme duygusu yaratmayacağı, ayrıca tarafların arasında vazgeçilemeyecek ölçüde bir psikolojik bağın olmadığı kaydedildi.

Olayda kullanılan tabancanın, maktulenin bacaklarının altında bulunduğu, başına tabanca ile ateş eden kişinin fiziki gücü kalmayacağından tabancanın tepkimesi sonucu cesetten uzağa düşmesi gerektiğine dikkat çekilen iddianamede, tabancanın maktullenin bacaklarının altında bulunmasının doğal olmadığı vurgulandı.

Olay yerinde bulunan, ''Ben bir tek seni sevdim ve asla ihanet etmedim sana, hoşçakal'' yazılı notun, Çelik'in eli ürünü olduğu, bunun intihar notu değil, yanlış anlaşılma karşısında yazılmış veda notu olarak değerlendirildiği belirtilen iddianamede, olayda kullanılan tabancanın ve maktulenin cesedinin altında cam kırıklarının oluşu, dikkate alındığında, oda kapısının camının, Çelik'in tabanca ile vurulması anından önce kırıldığını ve maktullenin yerde kırık olan camların üzerine düştüğünü gösterdiği kaydedildi.

Tanık olarak ifadesi alınan SK'nin ev arkadışı Mehmet Koyuncu'nun, bilgisayar masasının altında bulunan mavi renkli terliğin olaydan önce S.K tarafından kullanıldığını belirttiği kaydedilen iddianamede, bu durumun, S.K'nin olaydan önce odaya girdiğini gösterdiği, ancak camı terlikle kırdığını söyleyen S.K'nin, olaydan sonra terlikleri buraya bırakmasının, hayatın olağan akışına uymadığı belirtildi.

Merminin kapıya yakın duvara bıraktığı iz ve odaya yayılan tozlar incelendiğinde, olay sırasında kapının tamamen kapalı değil, hafif aralık olduğu sonucuna varıldığı belirtilen iddianamede, şöyle denildi:

''Oda kapısının arkasında, mont, gömlek, pantolon ve havlu gibi eşyaların asılı olup, kapının camlı bölümünü tamamını kapattığı, buna karşın, kapının muhtemelen odadan çıkış yönünde üst sağ tarafta olması gereken büyük cam parçasının cesedin üzerinde bulunmasının, kapı ile camın bulunduğu yer arasındaki mesafe dikkate alındığında, camın buraya ulaşmasının mümkün olmadığı, kapının açılmasından sonra düştüğü düşünülse dahi, bu halde camın güney yönde duvara doğru düşmesi gerektiği, cenazenin sırtında görünen aynanın bulunuş şekli ile olayın arasında herhangi bağlantı göstermediği, tabancanın tetik bölgesindeki iki adet cam parçasının, belirli bir uygunlukla yan yana gelmesinin mümkün olmayacağı, tüm bu hususların, fiziki açıdan mümkün olmayacağından, olaydan sonra intihar görüntüsü vermek amacıyla düzenlendiğini ortaya koyduğu kanaatine varılmıştır.

Ekspertiz raporlarına göre, olay sırasında Yeşim Çelik'in üzerinde bulunan beyaz renkli boğazlı kazağın sol ve sağ kol ağızlarında el svaplarında, atış artıklarına rastlanılmaması, olayda kullanılan tabanca üzerinde Çelik'in parmak izinin bulunmaması dikkate alındığında, olayda kullanılan tabancayı Çelik'in eline almadığı ve ateşlemediği sonucu doğurduğu, S.K'nin olaydan sonra önce polis memuru olan amcası, ardından amirini, daha sonra 112 Acil Servisi aradığı, olay yerine cesede herhangi bir sağlık müdahalesi yapılmadığından muhtemelen acil servise ulaşmadığı ve başka da aramasının olmadığı dikkate alındığında, hayatın olağan ve normal akışı içerisinde evinde intihar vakası ile karşılaşan bir kişinin öncelikle 112 Acil Servisi arayarak, yaralının hayata dönmesini sağlayacak çabayı harcaması gerekirken, S.K'nin işlediği suçtan dolayı, öncelikle kendini kurtarma çabası olarak değerlendirilmesi gerekir.''

İddianamede, S.K'nin ''kasten öldürmek'' suçundan müebbet hapis cezasına çarptırılması istendi. AA

YAŞAM Kategorisindeki Diğer Haberler