YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Peygamber Efendimizin mucizesi bilim adamlarını şaşırttı
Tam 14 asır önce Peygamber Efendimizin emri ve yön tayiniyle yaptırılan Cami-ül Kebir’in kıblesinin belirlenmesi şaşkınlık içinde bırakıyor.
Peygamber Efendimizin mucizesi bilim adamlarını şaşırttı
02 Haziran 2014 / 12:05 Güncelleme: 02 Haziran 2014 / 12:43

Yemen'in başkenti Sana’da Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed’in (SAV) emri ile Hicri 6. yılda inşa edilen Mescid-i Sana’nın (Bugünkü ismi Cami-ül Kebir) kıblesinin yine Peygamber Efendimiz tarafından yön verilerek tayin edilmesini bilim adamları uydu teknolojisi ile şaşkınlık içinde test etti. Cami-ül Kebir’in kıblesi milimetrik olarak Kabe’ye denk geliyor. 

Haber7'nin haberine göre; koordinatların milim şaşmadığı kıble tayininin 14 asır önce, Hz. Muhammed (SAV) tarafından hiç gitmediği Yemen'den yine hiçbir teknoloji yokken dağ işareti verilerek yaptırılması insanı hayretler içerisinde bırakıyor.

12 metrekarelik bir alaan inşa edilmiş

Hicretin 6. yılında İslam’ı yaymak için dünyanın dört bir yanına dağılan sahabelerden Vabr Bin Yuhannas El-Huzai, Sana’ya gider. Hazreti Muhammed'in (SAV) emri ile Yemenlileri İslam'a çağırır ve İslam'ın ilk camilerinden olan Mescid-i Sana’yı yaptırır.

Cami ilk olarak 12 metrekarelik küçük bir alana inşa edilmiş. Daha sonra Emevi Halifesi Velid Bin Abdulmelik döneminde şu anki haline kavuşmuş ve Cami-ül Kebir (Büyük cami) adını almış.

Peki caminin kıblesi o yılda nasıl belirlendi?

İslam tarihinde inşa edilen üçüncü cami olma özelliğiyle dikkati çeken Cami-ül Kebir bulunduğu sarp araziye rağmen kıbleye kusursuz çevrilmiş mihrabı ile biliniyor.

cm.jpg
 
Caminin yapımı hakkındaki rivayetlerde, Vabr Bin Yuhannes El-Huzai'yi Yemen'e gönderen alemlerin efendisi Hz. Muhammed'in (SAV), "Yemen'e git onları imana, tevhide davet et. Eğer davetini kabul ederlerse, onlara namazı emret. Namazı da kabul ederlerse, Bathan adlı araziye bir mescit inşa et ve bu mescidin yönü, Dyin adı verilen dağa dönük olsun" dediği belirtiliyor.

Kıble yönünü nasıl belirleyeceğim?

Ayrıca El-Huzai'nin şöyle anlattığı ifade ediliyor:

"Resulullah Efendimiz (sav) bana şöyle dedi: “San’a da bina edeceğin mescidi Diyn Dağı denilen dağın sağında kalacak şekilde inşa et. Kıblesini ise yine tam olarak Diyn Dağı'na gelecek şekilde yap.”

İşte Cami-ül Kebir ve Hz. Muhammed'in kusursuz kıble tayininin bugünkü uydu teknolojisiyle test edilmesi:

Fazla söze ne hacet, söz kısa ve net !
 // Mühr-ü Süleyman
Lailahe illallah, Muhammedür resülullah

Yani "SÖZÜN BİTTİĞİ YER"...
02 Haziran 2014 Pazartesi 23:26
11:57
 // FANUS GERÇEĞİ
Bunda şaşıracak ne var? O bir Peygamber (s.a.v.)... Bilimadamları, iğne deliğinden Bağdat'ı görmüş; o kadar. Bir insana Dünya, öküz ile balığın üzerinde duruyor derseniz, normal bir insan bunu zihninde söylendiği gibi canlandırır. Fakat bir astrolog yada bilimadamına söylediğiniz zaman, zihni ile değil de, ilmi ile yorumlar. Düz mantık: dünya herhangi bir şey üzerinde durmuyorsa, kendi üzerinde duruyor; deniz, kara üzerine; kara ise, deniz üzerinde durmaktadır demektir. Aslında hepimiz bir nevi balığız. Atmosfer içinde yüzüp duruyoruz. Balıkların atmosferi de, su'dur. Dünya ile gezegenler de, uzayda bir balıktır. İşte Rahman ve Rahim Esması, bize bu fanus ve akvaryum gerçeğini işaret ediyor. Evren, yokluk içinde dev bir fanustur....
02 Haziran 2014 11:57
YAŞAM Kategorisindeki Diğer Haberler