YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Kutlu doğum haftası ne zaman? 2016 Hz. Muhammed'in doğum tarihi ne zaman?
Kutlu doğum haftası ne zaman? 2016 Hz. Muhammed'in doğum tarihi ne zaman?
08 Nisan 2016 18:02
Kutlu Doğum peygamber efendimizin yeryüzüne geldiği günü haftasını temsil eder. Kutlu doğum haftası ne zaman? 2016'da kutlu doğum haftası hangi tarihe tekabül ediyor? Peygamberimizin müjdecisi kutlu doğum haftanın tarihi belli oldu.

Kutlu doğum haftası, peygamber efendimizin doğduğu haftayı simgeler. Kutlu Doğum haftası her yıl Nisan ayında idrak edilir. Bu yıl 2016'da kutlu doğum haftası ne zaman olacak? Kutlu doğum haftasında bazı etkinlikler yapılır. Dualar edilir, ibadetler yapılır.. Peygamber efendimiz anılır..

İşte kutlu doğum haftasının tarihi...

Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed (S.A.V)'in doğum gününü kutlamak amacıyla kutlanan haftaya "Kutlu Doğum Haftası" denir. Peki Kutlu Doğum Haftası ne zaman? İşte Kutlu Doğum Haftası ile ilgili tüm detaylar haberimizde...

KUTLU DOĞUM HAFTASI NEDİR?

Kutlu Doğum Haftası, Türkiye Diyanet Vakfı tarafından 1989 yılında başlatılan, Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından da desteklenerek Peygamber efendimiz Hz. Muhammed (S.A.V)'in doğum tarihinin miladi olarak doğum günü olan 20 Nisan'ın içinde geçen haftaya denir.
Mevlid gecesi ise 13.yy'dan beri kutlanmaktadır. Kutlu doğum haftasında Hz. Muhammed (s.a.v) yad edilir ve kendisine salavat okunur. Bu hafta da anma etkinlikleri yapılır.

KUTLU DOĞUM HAFTASI NE ZAMAN?

Peygamber Efendimizin doğum tarihi, hicri takvimde 12 Rebiü’l evvel, miladi takvimde ise 20 Nisan olup, 1989 yılında başlayan Kutlu Doğum Haftası etkinlikleri bir dönem hicri tarih, bir dönem de miladi takvim esas alınarak gerçekleştirilmiş, Diyanet işleri başkanlığı; 2007 yılında bir genelge ile Kutlu Doğum etkinliklerinin 14-20 Nisan tarihleri arasında yapılmasını ve bu tarihlerin dışında program düzenlenmemesini karar altına almıştır.

Kutlu Doğum Haftası, peygamberimiz Hz. Muhammed (S.A.V)'in doğum gününü kutlamak amacıyla her yıl 14-20 Nisan arasında kutlanır.

Kuran-ı Kerim'de Peygamberimiz için indirilen ayetlerden bazıları:

“Biz seni ancak âlemlere rahmet olarak gönderdik.”
(Enbiyâ, 107)

İnsanlığın kurtuluşu için gönderilen son ve en büyük peygamber, bizim Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.s.) 571 yılında Kameri aylardan Rebiü’l-evvel ayının 12.gecesi doğmuştur. Milâdî takvime göre ise bu, 571 yılı Nisan ayının yirmisine rastlamaktadır. Bu mübarek geceye “Mevlid Kandili” denir.

O’nun doğduğu çağda dünyanın her tarafında cehalet, zulüm ve ahlâksızlık almış yürümüş, Allah inancı unutulmuş, insanlık korkunç ve karanlık bir duruma düşmüş, dünya yaşanmaz hale gelmişti.
O’nun doğduğu gece, insanlığın kurtuluşu için çok hayırlı ve mübarek bir başlangıçtır.O gecenin sabahı gerçekten de feyizli bir sabahtı. İnsanlık için yepyeni bir gün doğmuş, aydınlık bir devir açılmıştı. Bir fazilet güneşi ve hidâyet meşalesi olan sevgili peygamberimizin gönderilişi, Yüce Allahın bütün insanlara en büyük nimetlerinden birisidir. Bu hususta Kur’an-ı Kerim’de şöyle buyurulmuştur:
“Andolsun ki içlerinden, kendilerine Allah’ın âyetlerini okuyan, (kötülüklerden ve inkârdan) kendilerini temizleyen, kendilerine Kitap ve hikmeti öğreten bir Peygamber göndermekle Allah, müminlere büyük bir lütufta bulunmuştur. Halbuki daha önce onlar apaçık bir sapıklık içinde idiler.”
(Âl-i İmrân, 164)

Bu gece, müslümanlar arasında yüzyılllardan beri büyük bir coşku ile kutlanmakta, Sevgili Peygamberimiz derin bir saygı ile anılmaktadır. Büyük Türk Alimi Süleyman Çelebi tarafından yazılan ve asıl adı “Vesiletün’necat” olan mevlid kitabı O’nun doğumunu, üstünlüğünü ve mucizelerini en güzel bir şekilde dile getiren değerli bir eserdir.

Peygamberimizin doğum yıldönümlerinde okunan mevlidleri saygı ile dinlemek, O’nun mübarek ruhuna salât ve selâm okumak hiç şüphesiz büyük milletimizin Sevgili Peygamberimize olan engin sevgi ve bağlılığının bir ifadesidir.

Bununla beraber, O’nun ahlâk ve fazilet dolu hayatını öğrenmek ve kendimize örnek almak başta gelen görevlerimizdendir. Asıl o zaman O’nun sevgisini ve hoşnutluğunu kazanmış oluruz.
O âlemlerin Rabbinden, “Alemlere rahmet olarak gönderildi.” Asırlara sığmayacak inkılapları birkaç sene içerisinde gerçekleştirdi. Evlâtlarını diri diri toprağa gömen babalar O’na ve getirdiği prensiplere iman ettikten sonra mükemmelleştiler, dünyaya insanlık, adalet ve medeniyet rehberi olacak hale geldiler. İnsanlar O’nun tek emriyle, kökü yüzlerce yıl derinde olan alışkanlıklarını bıraktı.
O, yirminci asır insanının yüzyılda yerleştiremediği hakkı, hukuku, adâleti, hürriyeti, demokrasiyi ve insan haklarını bir solukta yerleştirdi. Böylece cehâlet asrı bir saâdet asrı olup, çıktı. Nihayet asır, asırlara taştı. Ve O, çağlar ötesiyle kucaklaştı.

Sevgili Peygamberimiz Hz. Muhammed kendisinden önceki peygamberler gibi sadece bir kavme veya millete değil, bütün insanlığa peygamber olarak gönderilmiştir. O’nun diğer peygamberlerden en farklı yönlerinden birisi budur. Nitekim Kur’an-ı Kerim’de şöyle buyurulur:

“Biz seni bütün insanlara ancak müjdeci ve uyarıcı olarak gönderdik; fakat insanların çoğu bilmezler.”
(Sebe, 28)

İnsanlığın her zaman ve mekânda Hz. Peygamber’in tebliğ ettiği ilâhî mesaja ve bu mesajın hayata geçirilmiş şekli olan onun sünnetine ihtiyacı vardır. O’nu örnek almak, Kur’an’a uymaktır. Çünkü Hz. Aişe (r.a.)’nın ifâdesiyle O’nun ahlâkı Kur’an’dı. (Müslim, Misâfirîn, 139). Kur’an-ı Kerim, Peygamberimiz Hz. Muhammed’in inananlar için en güzel örnek olduğunu bildirmekte ve bu hususta şöyle buyurulmaktadır:

“Andolsun, Allah’ın rasûlünde sizin için, Allah’a ve âhiret gününe kavuşmayı umanlar için ve Allah’ı çok ananlar için güzel bir örnek vardır.” (Ahzâb, 21)

YAŞAM Kategorisindeki Diğer Haberler