YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Kürt Sorunu’na çözüm önerisi
Kürt Sorunu’na çözüm önerisi
Kürt Sorunu’na çözüm önerisi
18 Haziran 2008 / 18:04 Güncelleme: 18 Haziran 2008 / 00:00

Son 30 yılımız bu konuyu konuşmakla geçti. Hâlâ da konuşuluyor, üzerine yazılıp çiziliyor. Neredeyse herkes Kürt sorununun çözümü konusunda hemfikir. Ortaya bir uzlaşma tablosu çıkınca da ‘Peki neden çözülmüyor?’ diye sormadan geçilemiyor.


Timaş Yayınları’ndan çıkan, “Kürt Meselesi ile Yüzleşmek’ isimli kitabında çözümü tartışan gazeteci-yazar Osman Güzelgöz, bu konuda bazı öneriler de sunuyor. Güzelgöz ile çözüm önerileri üzerine konuştuk.



  • Kürt meselesinde sürekli bir şeyler söyleniyor, yazılıyor. Neden ilerleme sağlanamadı?

Gelişme sağlanıyor ancak terör boyutu sürekli gündemde olduğu için çözümsüzlük ön plana çıkıyor. Kürt meselesi sadece terörden ibaret değil. Sosyolojik, psikolojik, etimolojik, iktisadi, tarihî boyutları var. Olaya kendi pencerelerinden bakanların olumlu görüşlerinin bir potada eritilmesi ile ortak paydalar etrafında bir üslup geliştirilmeli, herkesin olumlu kanaatinden istifade edilmeli.



  • Siz, 13 yıl önce yazdığınız yazıları tekrarlıyorsunuz ve durumun değişmediğini söylüyorsunuz. Gerçekten değişmedi mi?

25 yıldır hâlâ aynı dağlarda isek, PKK’ya katılım sürüyorsa, analar evlatlarının arkasından gözyaşı döküyorsa demek ki, bu meseleyi çözememişiz. Bunu asker de, siyasetçi de, gazeteci de söylüyor. Elbette, kültürel ve ekonomik anlamda çok önemli ilerlemeler kaydedildi.



  • Kim öneride bulunmalı bir sonuç çıkması için? Muhatabı kimdir?

Bence Türkiye’nin bir Kürt sorunu yok. Kürtlerin bazı sorunları veya Kürtlerle birlikte anılan sorunlar olabilir. Bizdeki asıl sorun algılama, önyargı, meseleyi suhuletli zeminlerde yeteri kadar konuşamamadır. Çözüm adına ortak paydalarımız çerçevesinde kim ne söylemişse hepsinden istifade edelim. Bunun dışında kalan algılama, ifade etme ve üslup hatalarını da dikkate almayalım.



  • Askerî çözümlerden ziyade sosyal ve ekonomik çözümlerin sorunu kökten çözeceğini artık herkes biliyor. Bu gerçek bilinirken, bu yöndeki iddia neden devam ediyor?

Askere, dağa çıkmış, seninle çatışmaya girenlere karşı görevini yapma diyemezsiniz. Meselenin diğer yönleri ile ilgili çözümler hissedildikçe zaten askerî uygulamalar da azalır. Ancak bu sabır kararlılık ve samimiyet isteyen bir husustur.



  • Hem 30 bin insanın öldüğü belirtiliyor hem de ekonomik olarak büyük bir bedel ödeniyor. Buna rağmen çatışmanın devam etmesi sağlanıyor. Bu kimin işine geliyor?

Birileri maddî ve manevî rant çarklarının çalışmaya devam etmesi adına çatışmaların devamından yana olabilir. Önemli olan bunun farkında olup olmadığımız ve önüne geçebilecek neler yapıldığıdır. Hadise siyasî otoritenin iradesi ile iç ve dış bütün etkenleri kontrol altına alınabildiğinde, çözüm daha net konuşulabilir bence.



  • Gerçekçi, akılcı ve uygulanabilir çözüm nedir o zaman?

Mesele tamamen insanî bir meseledir. Problemin içinde görünen herkesi bu memleketin ortak paydalarını sever, benimser ve paylaşır duruma getirmek şarttır. Bunun gereği cehaleti ve zarureti ortadan kaldırmaktır. Samimi hürmet, ciddi merhamet, riyasız hizmet bu sosyal çözümün en önemli gerekleridir. Siyasî iradenin de emniyeti temin etmesi, adaleti tesis etmesi gerekmektedir.



  • Sizce PKK, çözümsüzlüğü devam ettiren bir unsur olarak eski gücüne sahip mi?

Eski gücüne sahip değil. Terörü sonsuza kadar sürdüremeyeceğini bildiği için yapılanmanın bir kısmını şehirlerin varoşlarına taşıdı. Bu, bizim de strateji değiştirmemizi gerektiriyor. PKK bir süredir planlı bir legalleşme süreci uyguluyor. Siyasetle ilgili açılımları da bunun bir örneğidir.



  • AK Parti’nin ve Tayyip Erdoğan’ın Kürt sorununun çözümü ile ilgili ciddi politikalara sahip olduğunu düşünüyor musunuz?

Şunu sorumluluk anlayışım gereği söylemek durumundayım: AK Parti hükümetleri hadisenin sosyal boyutunun önemli bir bölümünü çözdü. Halen de gayretleri sürüyor. Sayın Başbakan’ın da bu konuda emek ve gayretlerinin olduğunu ortaya konulan iradeden anlamak mümkündür.



  • Bölgeye yönelik siyaset yapan partiler, bugüne kadar tabanla bütünleşemediler. Onlar nasıl bir yol izlemeli?

Kürt kimliğini kullanarak siyaset yapan partilerin, tavırlarını çözümden yana koymaları gerekir. Gerginlik üzerinden siyasî ve manevî rant elde etmeyi bırakmaları gerekir.


“Aşiretler ve varoşlar sosyalleşmeli, maneviyat derinleşmeli”


Osman Güzelgöz, Kürt sorununun çözümüne yönelik öneriler sunarken, bunları üç madde altında topluyor.


Aşiretlerin eğitilerek sosyalleştirilmesi projesi (AŞESOP),


varoşların eğitilerek sosyalleştirilmesi projesi (VARESOP)


ve manevî dinamiklerden yararlanma projesi (MADİYAP)


olarak ortaya koyduğu projeleri uygulamak için de muhataplar ortaya koyuyor. Konunun sorumluları ve tarafları olarak; Başbakanlık ve ilgili bakanlıklar, siyasî partiler, üniversiteler, sivil toplum örgütleri, gönüllü kültür teşekkülleri ve medyayı bu çözüme dahil ediyor. Her üç çözüm önerisinde yapılacaklar arasında da ilginç başlıklar bulunuyor:


‘İnsan hakları, demokrasi, hukuk gibi normların aşiret fertlerince içselleştirilmesinin temini’,


‘Metropollerdeki çeteler, mafya yapılanmaları, rant şebekeleri gibi modern aşiretlerin bilgilendirilmesi ve bilinçlendirilmesi’,


‘Manevî değerlerin ülkenin ortak paydaları ile bütünleştirilmesi’,


‘Çeşitli toplumsal olaylarda sükuneti temin ve provokasyonları önleme gibi hususlarda gerçek kanaat önderlerinden yararlanılmasının önünün açılması.’ (Zaman)

YAŞAM Kategorisindeki Diğer Haberler