YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Kadim saray geleneği: Enderûn Usûlü Teravih
Yaklaşık yüz yıllık bir geçmişe sahip olan Osmanlı geleneği Enderun Usulü Teravih, Klasik Türk musikisinin en önemli ismi olan Itrî tarafından tertip edildiği şekliyle salat-u selam ve salat-ı ümmiyeler eşliğinde bugün tekrar can buluyor.
Kadim saray geleneği: Enderûn Usûlü Teravih
18 Haziran 2016 / 01:05 Güncelleme: 18 Haziran 2016 / 09:33

Enderûn Usûlü Teravih adıyla bilinen ve Itrî diye bilinen Buhurîzâde Mustafa Efendiye dayandırılan teravih namazı, Osmanlı iç teşkilatında sarayda, saray cami ve mescitlerinde, Hırka-i Saadet'te, selatin camiler başta olmak üzere büyük camii ve dergâhlarda uygulanan bir ibadet geleneğidir. Enderûn Usûlü Teravih 'in makamları Klasik Türk musikisinin en önemli ismi olan Itrî tarafından düzenlenmiştir.

Yüzyıllardır başta saray olmak üzere İstanbul camilerinde dergahlarında ev konaklarında iyi eğitim almış güzel sesli musikişinas hafızlar tarafından kıldırılan teravih namazının her dört rekatının Türk Musikisi'nin teamül haline gelmiş makamlarında eda edile gelmiştir.

Enderun'da başlayan bu tertipte, farklı makamların nağmelerinin insan ruhu üzerindeki tesirleri düşünülerek sıralama yapılmıştır. Böylelikle ibadetteki coşku, ferahlık; okumalardaki ahenk, dualardaki samimiyet ve ihlas sürdürülerek, otuz üç rek'at olan bu ibadet bitimine kadar sıkılmadan zevk ve huşu içinde eda edilmiş oluyor.

Bütün sünnet namazları tek başına kılınırken, teravih namazı sünnet olmasına rağmen cemaatle kılınır. Teravih namazının cemaatle kılınmasının iki büyük hikmeti vardır.

Birincisi; müminleri kaynaştırıp cemaat yapmak İkincisi; Kur'an kültürünü yaymaktır.

Eyyubi bestekarlar

Enderûn Usûlü Teravih adını Türk Musikisinin değişik makamlarında eda edilmesi ve bu makamlarda bestelenen ilahiler ile süslenmesinden almıştır. Saray dışında en çok Eyüp Camii'nde kılınması sebebiyle bestekârlar “Eyyubi" lakabını taşırlardı.

Bir dönem İstanbul'un bütün camilerinde kılınan Enderûn Usûlü Teravih namazı zamanla unutularak büyük camilerden dahi kalkmıştır. Fakat son dönemde Enderun teravihi hızla tekrar yayılmaktadır.

7 makam birden

İmamın takip edeceği makamlardan her dört rekatta bir Ramazan'ın ruhuna uygun, namazın huşu ve coşkusunu artırmak için dinlenme anlamına gelen tervihalarda, yine eğitimli ve güzel sesli müezzinler topluluğunca ilahilerin okunması adetine de “Cumhur Müezzinliği" denir.

Osmanlı sarayında doğan ve günümüze kadar sürdürülen köklü geleneklerden Enderûn Usûlü Teravih öncelikle müezzinin namaz öncesi getirdiği kamet ile yatsı namazının hicaz veya uşşak makamında kılınacağı belirlenir.

Ardından teravih namazının ilk dört rekâtı neva makamı,ikinci dört rekâtı hüseyni makamı, üçüncü dört rekâtı bestenigâr makamı, dördüncü dört rekâtı eviç makamı son dört rekâtı ise acemaşiran makamlarında kılınarak tamamlanır.

Her dört rekât arası bir sonra gelecek olan dört rekâtın makamında bestelenmiş ramazan ilahileri okunur. İmam son rekâtta mahur makamı'nda selamını verir ardına yine mahur makamında bestelenen salat-ü selam ve segâh, salat-ı ümmiye okunarak teravih namazı tamamlanır.

Vitir namazına ise müezzinin son salavatın makamına göre hüzzam, segâh veya saba makamında kılınır. Böylece yatsı namazı teravih ve vitir ile birlikte yedi makam da namaz içerisinde kullanılır.

İlk Enderûn Usûlü Teravih müezzini Dede Efendi

1831 yılının Ramazan ayında sarayda musikişinas padişahlardan Sultan II. Mahmud'un da hazır bulunduğu, saray baş imamı üstün kıraat sahibi Zeynel Abidin Efendi tarafından kıldırılan ve müezzinliğini Türk musikisinin dahi isimlerinden Hamamizade İsmail Dede Efendi'nin yaptığı teravih namazını Enderûn Usûlü Teravih'in ilk sayılabilecek örneklerinden biri olarak göstermemiz mümkün.

YAŞAM Kategorisindeki Diğer Haberler